kaplayan - Turco Inglés Diccionario

kaplayan

Significados de "kaplayan" en diccionario inglés turco : 6 resultado(s)

Turco Inglés
General
kaplayan coating adj.
kaplayan superjacent adj.
kaplayan wraparound adj.
kaplayan covering adj.
kaplayan surrounding adj.
kaplayan over adj.

Significados de "kaplayan" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
mineyle kaplayan enameller n.
mineyle kaplayan enameler n.
yüz (şilte/yatak veya yastığı kaplayan) tick n.
mineyle kaplayan enamellist n.
mineyle kaplayan enamelist n.
çim (bir alanı kaplayan) sod n.
çatıları padavra ile kaplayan kişi shingler n.
yer kaplayan occupant n.
tüm vücudu kaplayan dar kıyafet zentai n.
tüm vücudu kaplayan dar kıyafet zentai suit n.
üzengi üzerini kaplayan deri tapadera n.
çeneyi kaplayan etli kısım chao n.
çeneyi kaplayan etli kısım chaps n.
bir şeyi kaplayan veya saran doğal nesne natural covering n.
lastik kaplayan kimse treader n.
belden veya dizden ayak bileğine kadar kaplayan koruyucu zırh greave n.
seramik eşyaları fırınlama sırasında kum ve kille kaplayan çömlekçi bedder n.
yüzeyi kaplayan örtü vestiture n.
şişirildiğinde döşek görevi gören, kullanılmayıp katlandığında az hacim kaplayan hava geçirmez şişme yatak mattress n.
uzayda yer kaplayan şey body n.
bir yüzeyi kaplayan her yeri aynı kalınlıkta materyal herb layer n.
doğumda bebeğin kafasını kaplayan amniyotik kese hoo [dialect] n.
kubbemsi nesneyi kaplayan üçgen parça gare n.
kırağı ile kaplayan şey riming [rare] n.
(sevkiyat öncesi) ürünleri buz ile kaplayan kimse icer n.
tamamen kaplayan şey overcover n.
gökyüzünün tamamını kaplayan bulut overcast n.
üzerini kaplayan kimse overlayer n.
kubbe, şemsiye, balon gibi nesneleri kaplayan üçgen parça gore n.
üzerinde halı serilmiş zemini kaplayan kumaş crash n.
(kumaşla) kaplayan kimse draper n.
alt gövdeyi sarıp iki bacağı da ayrı ayrı kaplayan iç çamaşırı drawer n.
bebek bezini kaplayan örtü pilch n.
çan ipini kaplayan örgülü yün kumaş sally n.
kaplayan şey cocoon n.
bütün bir katı kaplayan daire floor-through n.
kaplayan şey roof n.
yeni doğmuş bebeğin başını kaplayan amniyotik kesenin bir bölümü sillyhow [scotland] n.
tüm kolu kaplayan dövme sleeve n.
(sütunda) iki inçlik yer kaplayan baskı harfi stick n.
kaplayan şey surrounding n.
eğrelti otlarında spor üretici yapıyı kaplayan yaprak uzantısı indusium n.
gövdeyi kaplayan tüy palea n.
avuç içini kaplayan şey palm n.
avuç içini kaplayan şey palm n.
az yer kaplayan storable adj.
tüm yüzeyi kaplayan allover adj.
omurgayı ve panoların dörtte birini kaplayan half adj.
ufku kaplayan horizonal adj.
bütün bir katı kaplayan floor-through adj.
her yeri kaplayan stiff adj.
(gemi) omurgayı tamamen kaplayan full adj.
her şeyi kaplayan consuming adj.
iri ve yer kaplayan bulky adj.
Colloquial
-in her yerini kaplayan from here to sunday expr.
Idioms
boşa yer kaplayan kimse a waste of space [uk] n.
Industry
şekeri kazanda döndürerek şurup veya renklendirici ile kaplayan makineyi işleten kimse glazer n.
cila solüsyonuna batırarak çömlek, tuğla veya kiremitleri kaplayan kimse glazer n.
ürünleri ambalajla kaplayan fabrika işçisi coverer n.
Media
(gazete veya dergide) büyük yer kaplayan spread adj.
Advertising
(gazete içinde) karşılıklı iki sayfayı kaplayan reklam double-spread n.
Technical
cihazı kaplayan metal koruyucu dust cover n.
duvar kağıdı kaplayan kimse paper hanger n.
hamurun makineye yapışmasını önlemek için hamuru un ile kaplayan makine flour duster n.
çatıyı/damı kamış ile kaplayan kimse reeder n.
ayakkabı topuğunun ön kısmını kaplayan malzeme breasting n.
camları ince tabaka cam veya metal oksitle kaplayan işçi flasher n.
yer kaplayan occupant adj.
yanarak kaplayan degressive adj.
Computer
ekranın yalnızca bir kısmını kaplayan windowed adj.
Textile
yakaya oturan, gömleğin önünü kaplayan kumaş parçası rabat n.
özellikle roman katolik ve ingiliz kilisesi rahiplerinin giydiği yakaya oturan, gömleğin önünü kaplayan kumaş parçası rabat n.
özellikle topuklu ayakkabının ön kısmını kaplayan kauçuk toe rubber n.
yüzeyin çoğunu kaplayan kumaş allover n.
yüzeyin çoğunu kaplayan işlemeli, baskılı veya dantelli kumaş all over n.
çan ipini kaplayan örgülü yün kumaş grip n.
tarak makinelerinin silindirlerini kaplayan yün veya kumaş malzeme clothing n.
tekstil makinelerinin çelik merdanelerini kumaşla kaplayan kimse clothier n.
kumaşı veya halıyı kaplayan kabarık püskül yığını pile n.
Architecture
kilisede rahip ve koronun olduğu çevrili alanın üstündeki ana açıklığı kaplayan kemer chancel arch n.
kilisedeki sunağın önünü kaplayan süslü dekoratif parça altar front n.
kilisedeki sunağın önünü kaplayan süslü dekoratif parça altar facing n.
kilisedeki sunağın önünü kaplayan süslü dekoratif parça frontal n.
duvar veya bölmeyi kaplayan döşemeli set banquette n.
Construction
boruları yalıtım maddesiyle kaplayan kimse lagger n.
çatıyı kaplayan taşları veya kiremitlerini sabitleyen çiviler arasındaki mesafe gauge n.
Furniture
yatak ya da duvar gibi şeylerin üzerini kaplayan örtü malzemesi ceiler n.
Automotive
yolcu (araçta yer kaplayan) occupant n.
üstü açılabilen bir otomobile benzemesi için aracın tavanını kaplayan (örtü veya vinil) landau adj.
Aeronautic
uçağın kokpitini, kabinini, başlığını veya burnunu kaplayan plastik kabuk greenhouse n.
Marine
gemi direğini kaplayan bir pruva yelkeni lapper n.
(ahşap geminin tabanını) kaplayan kabuk benzeri oluşumları temizleyip ziftlemek grave v.
Mining
(daha kalın bir damarı kaplayan) mineral damarı rider n.
cevheri kaplayan maddeler deads n.
Medical
bazı iç organların iç yüzünü kaplayan tabaka mucosa n.
yer kaplayan lezyonlar space-occupying lesions n.
supratentoriyal yer kaplayan lezyonlar supratentorial space-occupying lesions n.
fetüsün cildini kaplayan beyaz kremsi koruyucu tabaka vernix n.
fetüsün cildini kaplayan beyaz kremsi koruyucu tabaka vernix caseosa n.
korneanın iç yüzeyini kaplayan esnek yapıya sahip şeffaf bir zar descemet's membrane n.
mide ve kalın bağırsağa bağlı olup ince bağırsakları kaplayan karın zarı gastrocolic omentum n.
Anatomy
neuraxon (sinir uyarılarının ileten sinir lifi) u kaplayan tabaka neurilema n.
iç kulaktaki korti organını kaplayan zar tectorial membrane n.
doğum esnasında bebeğin başını kaplayan amniyotik kesenin bir bölümü caul n.
orta kulağı kaplayan ince kemik tabakası tegmen tympani n.
bir organı veya vücudun bir bölümünü kaplayan zar tegmentum n.
orta kulağı kaplayan ince kemik tabakası tegmen n.
uyluğu kaplayan şey thigh n.
göz akının ön yüzünü ve korneanın yüzeyindeki epitel dokuyu kaplayan ince zar tunica conjunctiva bulbi n.
göz akının ön yüzünü ve korneanın yüzeyindeki epitel dokuyu kaplayan ince zar conjunctival layer of bulb n.
göz kapaklarının arka yüzeyini kaplayan ince zar conjunctival layer of eyelids n.
göz akının ön yüzünü ve korneanın yüzeyindeki epitel dokuyu kaplayan ince zar bulbar conjunctiva n.
göz kapaklarının arka yüzeyini kaplayan ince zar tunica conjunctiva palpebrarum n.
göz kapaklarının arka yüzeyini kaplayan ince zar palpebra conjunctiva n.
testisleri kaplayan beyazımsı tünika tunica albuginea testes n.
insan vücudunu kaplayan kısa ince renksiz kıllar vellus hair n.
akciğerleri kaplayan zar visceral pleura n.
akciğer apeksini kaplayan plevral kesenin tepesi cupula n.
bir folikülü kaplayan epitel hücresi follicular cell n.
göğsün iç duvarlarını örten ve diyaframı kaplayan akciğer zarı parietal pleura n.
vücut boşluğunu veya iç organların yüzeyini kaplayan zarlar pleuroperitoneum n.
organı veya vücut bölümünü kaplayan zar roof n.
kemiğin iç yüzeyini kaplayan zar dokusu internal periosteum n.
neuraxon (sinir uyarılarının ileten sinir lifi) u kaplayan tabaka ile ilgili neurilemmal adj.
iç kulaktaki korti organını kaplayan (zar) tectorial adj.
(küçük çekirdek) optik kiazmayı kaplayan supraoptic adj.
Dentistry
dişin yüzeyini kaplayan sert kalsiyumlu madde enamel n.
Pathology
mide asidinin anormal geri akışının özofagusu kaplayan mukoza zarına zarar verdiği ciddi bir reflü hastalığı erosive esophagitis n.
mide asidinin anormal geri akışının özofagusu kaplayan mukoza zarına zarar verdiği ciddi bir reflü hastalığı reflux esophagitis n.
mide asidinin anormal geri akışının özofagusu kaplayan mukoza zarına zarar verdiği ciddi bir reflü hastalığı reflux oesophagitis n.
Pharmaceutics
toz halindeki bir ilacı kaplayan pirinç kağıdı tableti veya kuru un macunu wafer n.
Optics
göz küresinin içini kaplayan çok katmanlı ve ışığa duyarlı zar jacob's membrane n.
Biology
deliği kaplayan zarın kalınlaşması torus n.
yenidoğanın yüzünü kaplayan amniyonun bir kısmı veil n.
doğum esnasında bebeğin başını kaplayan amniyotik kesenin bir bölümü veil n.
amniyotik kesenin yenidoğanın yüzünü kaplayan kısmı veil n.
endoplazmik retikulumu kaplayan kese cisterna n.
genellikle limon ağacı gibi ince dalları kaplayan bir mantarlanma türü felt fungus n.
vücudunu kaplayan derisi olmayan unhidebound adj.
(bitki veya hayvan grubu) geniş bir ekolojik niş kaplayan successful adj.
Marine Biology
ispermeçet balinasının vücudunu kaplayan kalın sert doku twitter n.
bazı balıkların pullarını kaplayan mine benzeri madde ganoin n.
yengeç kabuğunun orta solungaç bölgesini kaplayan kısmına ait veya ilişkin mesobranchial adj.
yengeç karapaksındaki arka solungaçları kaplayan lopla ilgili metabranchial adj.
yengeç karapaksındaki arka solungaçları kaplayan loba ait metabranchial adj.
Zoology
bazı memelilerin fetüsünü kaplayan yumuşak yünlü tüy tabakası lanugo n.
fetüsü kaplayan yumuşak yünlü tüy tabakasının aşırı gelişerek kalıcı hale gelmesi trichostasis n.
yosun hayvancıklarının dışını kaplayan zar ectocyst n.
geyiğin yeni çıkan boynuzlarını kaplayan kıllı tabaka velvet n.
yumuşakçalarda ve kolsu ayaklılarda kabuğun iç kısmını kaplayan vücut duvarında görülen, tek veya çift olabilen çıkıntı mantle n.