üzerinden - Turco Inglés Diccionario

üzerinden

Significados de "üzerinden" en diccionario inglés turco : 12 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
üzerinden over prep.
We jumped over the stream instead of wading through it.
Dereden geçmek yerine üzerinden atladık.

More Sentences
üzerinden through prep.
Those who dream of advancing without any difficulties through landscapes in bloom fail to understand the matter.
Çiçek açmış manzaralar üzerinden hiç zorlanmadan ilerlemeyi hayal edenler meseleyi anlayamıyorlar.

More Sentences
üzerinden via prep.
They flew to Kraków via Frankfurt.
Frankfurt üzerinden Kraków'a uçtular.

More Sentences
üzerinden by way of prep.
He returned home by way of Hong Kong.
Hong Kong üzerinden eve döndü.

More Sentences
General
üzerinden via prep.
They flew to Kraków via Frankfurt.
Frankfurt üzerinden Kraków'a uçtular.

More Sentences
Colloquial
üzerinden off of expr.
A great weight was lifted off of me at that moment.
O an üzerimden büyük bir yük kalktı.

More Sentences
Law
üzerinden in terms of n.
I myself would be prepared to talk in terms of one or two, or even three, criteria.
Ben kendim bir ya da iki, hatta üç kriter üzerinden konuşmaya hazırım.

More Sentences
General
üzerinden ower [geordie] prep.
Phrasals
üzerinden off (one's) back expr.
Colloquial
üzerinden offa prep.
üzerinden at expense expr.
Law
üzerinden on the basis of n.

Significados de "üzerinden" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
alçak veya sulak kesimler yahut sığ sular üzerinden geçen yükseltilmiş yol causeway n.
üzerinden atlama leaping n.
üzerinden atma spill n.
birdirbirde ebenin üzerinden atlama leapfrogging n.
kazıklı yol (göl/bataklık üzerinden geçen) causeway n.
on üzerinden on ten out of ten n.
eyerlerin üzerinden geçen ve at arabası milini destekleyen koşum ipi ridger n.
eyerlerin üzerinden geçen ve at arabası milini destekleyen koşum ipi ridgeband n.
çimlerin üzerinden aşırmak için vuruş (golf) putt n.
vadi gibi çukurluk bir alan üzerinden kara veya demiryolunu geçiren ayaklı köprü viaduct n.
uzun köprü (göl/bataklık üzerinden geçen) causeway n.
atın biniciyi üzerinden atmak için hareket etmesi estrapade n.
kayak yapan kişinin bir at ya da araç tarafından buzlu bir yüzeyin üzerinden çekilmesi skijoring n.
yuların atın burnu üzerinden geçen kısmı noseband n.
üzerinden geçme crossing n.
internet üzerinden yayıncılık web-casting n.
10 üzerinden dokuz 9 on a 10 point scale n.
on üzerinden dokuz nine on a ten point scale n.
10 üzerinden dokuz nine on a ten point scale n.
on üzerinden dokuz 9 on a 10 point scale n.
sibirya üzerinden gelen soğuk hava dalgası siberian cold front (to affect) n.
(giysiye takılan/giysinin üzerinden) sallanan etiket swing tag n.
yeni evli çiftin süpürge üzerinden atlamasını içeren gelenek jumping the broom n.
bir takı m bilgilerin kullanıcının omuzu üzerinden bakılarak elde edilmesi shoulder surfing n.
internet üzerinden yapılan alışveriş günü cyber monday n.
atların üzerinden atladığı engel cavalletti n.
atların üzerinden atladığı engel cavaletti n.
(belli bir sayı üzerinden) geriye kalan kişiler remainder [obsolete] n.
bir bölge üzerinden sürekli geçilmesiyle oluşmuş doğal yol trackway n.
üzerinden geçme transmeation n.
üzerinden atlanılan yer leap n.
bir şahsiyetle veya doğaüstü bir varlıkla başka bir kimsenin üzerinden iletişim kurulabileceği inancı mediumism n.
asılı bir ağın üzerinden veya altından bağlanan güçlendirici şerit meter [us] n.
sirk göstericisinin üzerinden atlaması için tutulan şerit veya flama garter n.
üzerinden kamu yolu geçen arazi right of way n.
balıklar üzerinden gerçekleştirilen kehanet ichthyomancy n.
(jonglörlükte) kafanın üzerinden atma overhead n.
(edebi eserin üzerinden ilerlediği) ana düşünce donnée n.
otelde kalmak yerine web sitesi üzerinden anlaşarak başkalarının evinde kalma couchsurfing n.
bir şeyi keserek üzerinden geçen çizgi cross stroke n.
ip üzerinden kayarak geçiş yapılan bir dağcı manevrası pendulum n.
mat veya alet üzerinden havaya balıklama atlayıp öne yuvarlanma dive n.
karadaki gözetleme ekibinin üzerinden yapılan alçak uçuş fly-by n.
belirli bir bölge üzerinden ödenek alma prebendary [obsolete] n.
belirli bir bölge üzerinden ödenek alma prebend n.
(pinball oyununda) top üzerinden geçtiğinde aktifleşen hedef rollover n.
avustralya'ya özgü mal taksim prosedürü üzerinden alınan arazi selection n.
e-posta üzerinden gönderilebilen el ilanı self-mailer n.
konuşmacının farklı bir nesne veya kimse üzerinden izleyici ile iletişim kurduğu retorik bir araç türü sermocination [obsolete] n.
farklı bir nesne veya kimse üzerinden izleyici ile iletişim kuran konuşmacı sermocinator n.
üzerinden ayrılmaksızın bir noktasından diğerine geçilemeyen yüzey sheet n.
(bir şeyi) kanal üzerinden gönderen kimse shooter n.
telefon veya e-posta üzerinden sipariş alan kimse shopper n.
gözlemler üzerinden çizilen kabataslak harita sketch map n.
kişinin kendi hayvanlarının ürünlerinden elde ettiği gelirler üzerinden ödediği ondalık vergi small tithes n.
cep telefonu mesajları üzerinden kimlik avcılığı smishing n.
(ağaç kabuğu üzerinden gerçekleştirilen) bir tür yazı falı stignomancy n.
(telefon üzerinden bilgi verilen) sessiz yangın alarmı still n.
(ağaç kabuğu üzerinden gerçekleştirilen) bir tür yazı falı stigonomancy n.
(telefon üzerinden bilgi verilen) sessiz yangın alarmı still alarm n.
yalan beyan üzerinden varılan sonuç subreption n.
semboller üzerinden tasvir symbology n.
semboller üzerinden tasvir symbolology n.
yayaların üzerinden geçerek açtığı yol path n.
cilt üzerinden emilen madde içeren disk patch n.
nehrin üzerinden geçme pass n.
üzerinden geçmek fly over v.
on üzerinden on almak get ten out of ten v.
üzerinden geçmek pass over v.
üzerinden geçirmek cross over v.
üzerinden geçmek bestride v.
buldozerle üzerinden geçmek bulldoze v.
üzerinden atmak throw off v.
üzerinden geçmek hump v.
at ile üzerinden geçmek override v.
üzerinden atmak shake off v.
üzerinden atlamak leap v.
yürüyerek üzerinden geçmek step over v.
üzerinden atlamak jump v.
üzerinden atlamak fly v.
üzerinden geçmek retrace v.
üzerinden geçmek walk through v.
üzerinden atmak slough v.
üzerinden geçmek cross over v.
üzerinden atlamak leap over v.
yüklemek (internet üzerinden bilgisayara program) download v.
üzerinden geçmek (bir yerin) sweep v.
üzerinden almak (yük vb) take off v.
üzerinden çıkarmak remove one's clothes v.
üzerinden atmak get over v.
birbiri üzerinden geçmek intersect v.
internet sitesi üzerinden satış yapmak sell online v.
internet sitesi üzerinden satış yapmak make sales through a website v.
internet sitesi üzerinden satış yapmak sell through a website v.
internet sitesi üzerinden satış yapmak make sales over the internet v.
üzerinden atlamak vault v.
sorumluluğu üzerinden atmak shift responsibility v.
sorumluluğu üzerinden atmak evade responsibility v.
sorumluluğu üzerinden atmak abdicate responsibility v.
sorumluluğu üzerinden atmak shift off responsibility v.
sorumluluğu üzerinden atmak shirk responsibility v.
bir şeyin üzerinden atlamak jump over v.
üzerinden hareket etmek move through v.
üzerinden atlamak overleap v.
üzerinden güç kazanmak gain ground upon v.
üzerinden uçmak fly over v.
üzerinden büyük bir hızla uçmak fly over something at high speed v.
üzerinden çıkarmamak not to take off v.
(kemerin vb) üzerinden sarkmak overhang v.
üzerinden uçmak overfly v.
(üzerinden) para kazanmak monetize v.
(üzerinden) para kazanmak monetise v.
gözlüğün üzerinden bakmak look over glasses v.
üzerinden geçmek transmeate v.
gerginliğini üzerinden atmak unstrain v.
üzerinden atlamak beleap v.
yürüyerek üzerinden geçmek bestride v.
üzerinden atmak excuss v.
kar kayağı faaliyetler sırasında engelin üzerinden atlamak huck v.
(engel) üzerinden atlamak hurdle v.
engel üzerinden atlamak hurdle v.
(gemi/tekne ile) suyun üzerinden geçmek hydroplane v.
tekneyi kıyıdaki çalılıkların üzerinden itmek bushwhack v.
(arma üzerindeki işareti) arma üzerinden geçirmek debruise v.
(arma üzerindeki işaretler) üzerinden geçmek veya üzerini kısmen örtmek debruise v.
dudaklarını dişlerinin üzerinden kaldırmak grin v.
üzerinden akıp geçmek overglide v.
üzerinden geçmek overgo v.
üzerinden geçmek overgang [scotland] v.
üzerinden geçirmek overgo v.
üzerinden bakmak overpeer v.
üzerinden geçmek override v.
(bir şey ile bir şeyin) üzerinden geçmek override v.
üzerinden geçmek overshoot v.
üzerinden akmak overrun v.
üzerinden kaymak overslide v.
üzerinden atlamak overslip [obsolete] v.
yürüyerek üzerinden geçmek overstride v.
üzerinden kaymak overslip [obsolete] v.
üzerinden akmak overtop v.
üzerinden geçmek run v.
avans üzerinden çekmek imprest [obsolete] v.
üzerinden çıkarmak douse v.
üzerinden çıkarmak dowse v.
üzerinden geçmek pace v.
öykü üzerinden anlatmak parable v.
üzerinden atlamak clear v.
(medya içeriğini) komünikasyon ağı üzerinden iletmek feed v.
platform üzerinden konuşma yapmak platform v.
kartpostal üzerinden haberleşmek postcard v.