çok kötü - Turc Anglais Dictionnaire
Historique

çok kötü



Sens de "çok kötü" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 62 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
çok kötü awful adj.
General
çok kötü appalling adj.
çok kötü arrant adj.
çok kötü calamitous adj.
çok kötü sad adj.
çok kötü abominable adj.
çok kötü atrocious adj.
çok kötü terrible adj.
çok kötü vicious adj.
çok kötü wretched adj.
çok kötü egregious adj.
çok kötü miserable adj.
çok kötü unspeakable adj.
çok kötü nefarious adj.
çok kötü abysmal adj.
çok kötü evil adj.
çok kötü villainous adj.
çok kötü bad adj.
çok kötü deplorable adj.
çok kötü diabolical adj.
çok kötü ghastly adj.
çok kötü criminal adj.
çok kötü execrable adj.
çok kötü unmentionable adj.
çok kötü dire adj.
çok kötü chronic adj.
çok kötü abominable adj.
çok kötü ungodly adj.
çok kötü unholy adj.
çok kötü excruciating adj.
çok kötü viced [obsolete] adj.
çok kötü awfully adv.
Colloquial
çok kötü bliddy adj.
çok kötü crumbum adj.
çok kötü dreadful adj.
çok kötü dook adj.
çok kötü duke adj.
çok kötü festy adj.
çok kötü a (damn) sight worse expr.
çok kötü a deuce of a expr.
çok kötü the deuce of a expr.
çok kötü something awful expr.
Idioms
çok kötü a dog's breakfast n.
çok kötü a dog's dinner n.
çok kötü no good to gundy [obsolete] [australia] adj.
çok kötü to high heaven adv.
Speaking
çok kötü that's awful expr.
çok kötü it is too bad expr.
Gastronomy
çok kötü very bad adj.
Archaic
çok kötü rascally adj.
çok kötü villanous adj.
çok kötü vitious adj.
Slang
çok kötü wack (rap slang) adj.
çok kötü hellacious adj.
çok kötü vrot [south africa] adj.
çok kötü (something) blows expr.
çok kötü wigity-wack (rap slang) expr.
çok kötü sucks ass expr.
çok kötü fubar (fucked up but all right) expr.
çok kötü fubar (fouled up beyond any/all recognition) expr.
çok kötü so suck exclam.
British Slang
çok kötü total pants expr.

Sens de "çok kötü" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 115 résultat(s)

Turc Anglais
General
çok kötü dövmek wallop v.
çok kötü hissetmek feel terrible v.
bilgisayar oyununa yeni başlayıp da çok kötü oynamak noob v.
çok kötü olma atrociousness n.
çok kötü olma ickiness n.
çok kötü durum ruin n.
çok kötü bir durum misery n.
çok kötü olma beastliness n.
çok kötü olma terribility [rare] n.
çok kötü koku male-odor n.
çok kötü halde at a low ebb adj.
çok kötü (şey) wicked adj.
çok kötü durumda at a low ebb adj.
çok kötü yazılmış (kitap/yazı) putdownable adj.
çok kötü ve itici minging adj.
çok kötü durumda on the rack adv.
çok kötü bir şekilde calamitously adv.
çok kötü biçimde atrociously adv.
çok kötü biçimde abominably adv.
çok kötü bir şöhretle nefariously adv.
-den çok daha kötü far worse than prep.
Phrases
çok kötü/çirkin as sin adv.
en/çok (komik/iyi/kötü) quite the (most something) expr.
ya çok iyi ya da çok kötü sonuçlanan durum boom or bust expr.
Colloquial
çok kötü durumda olmak be up against it v.
çok kötü olmak bite the big one v.
çok kötü düşmek take a nasty fall v.
çok kötü sonuçlar doğurmak explode in someone's face v.
çok kötü sonuçlar doğurmak blow up in someone's face v.
gönlünü çok kötü kaptırmak have got it bad v.
kötü bir durumdan mümkün olduğunca çok yarar sağlamaya çalışmak make the best of it v.
çok kötü/zayıf durumda olmak have had it v.
çok kötü bir şey the pits n.
çok kötü boksör tomato can n.
çok kötü durumda far gone adj.
rezil/çok kötü/bombok (bir şey veya kişi) a hell of a someone or something adv.
rezil/çok kötü/bombok (bir şey veya kişi) a helluva someone or something adv.
(daha çok kadın için) kötü yola girmiş/kötü yola düşmüş no better than (one) ought to be expr.
(daha çok kadın için) kötü yola girmiş/kötü yola düşmüş no better than (one) should be expr.
berbat/çok kötü/tam bir baş belası (kişi/şey) one heck of a (something or someone) expr.
bu çok kötü that's sucks expr.
çok kötü bir durumda out of it expr.
çok kötü! so gross! expr.
çok kötü durumda at its lowest ebb expr.
çok kötü/berbat (something) from hell expr.
sigara içmek çok kötü bir alışkanlıktır smoking is a very bad habit expr.
gönlünü çok kötü kaptırmış got it bad expr.
Idioms
olumsuz/fena/çok kötü eleştirmek rip (someone or something) apart v.
olumsuz/fena/çok kötü eleştirmek rip (someone or something) to pieces v.
kötü bir alışkanlığı devam ettirebilmek için çok para/emek/çaba harcamak feed the beast v.
çok kötü bir iş çıkarmak make a poor fist of (something) v.
birisini çok kötü benzetmek knock the stuffing out of someone v.
birisini çok kötü benzetmek kick the natural stuffing out of someone v.
birisini çok kötü benzetmek knock the starch out of someone v.
bir şeyi berbat etmek/çok kötü yapmak make a dog's breakfast of something v.
birisini çok kötü benzetmek take the stuffing out of someone v.
bir işte çok kötü/beceriksiz olmak can’t do something for toffee v.
birine karşı çok kötü olmak be hard on v.
birisini çok kötü benzetmek beat the stuffing out of someone v.
birine çok kötü davranmak be hard on v.
birisini çok kötü benzetmek beat the natural stuffing out of someone v.
birisini çok kötü benzetmek kick the stuffing out of someone v.
çok kötü öksürmek cough up a storm v.
çok kötü duruma düşmek go all to pieces v.
çok kötü dalaşmak fight like kilkenny cats v.
olumsuz/fena/çok kötü eleştirmek rip someone to bits v.
çok kötü sonuçlar yaşamadan vazgeçmek quit while the going is good v.
stadyum ya da tiyatroların ucuz ama çok kötü bir görüş açısı olan oturma bölümleri the nosebleeds n.
çok kötü (bir şey) a deuce of a (something) n.
çok daha kötü a (damn) sight worse adv.
kötü etkiledi/çok derinden etkiledi hit the hardest expr.
(bir yer) gerçekten çok kötü kokuyor! it smells like someone died in (some place)! expr.
burası çok kötü kokuyor! somebody died in here! expr.
burası gerçekten çok kötü kokuyor? who died in here? expr.
iyi muameleden çok kötü muamele more kicks than halfpence [obsolete] expr.
oyunda (futbol gibi ayakla oynanan oyunlarda) çok kötü/berbat wouldn't get a kick in a horsebox expr.
Speaking
bu çok kötü that's too bad expr.
bu çok kötü that's pretty awful expr.
çok kötü soğuk almışım I had a really bad cold expr.
çok kötü üşütmüşüm I had a really bad cold expr.
çok kötü bir anda yakaladınız beni you caught me at just a bad time expr.
çok kötü görünmüyor it doesn't look so bad expr.
çok kötü görünmüyor it doesn't look very bad expr.
çok kötü görünmüyor it doesn't look too bad expr.
gerçekten çok kötü bir gün geçiriyorum I'm having a really bad day expr.
sesin çok kötü geliyor you sound terrible expr.
(geçmiş zaman) çok kötü olmalı it must have been so bad expr.
Medical
habis ve çok kötü bir santral sinir sistemi tümörü glioblastoma multiforme n.
habis ve çok kötü bir santral sinir sistemi tümörü glioblastoma n.
Botanic
tohumları saflık bozucu madde olarak kahveye karıştırılan çok yapraklı kötü kokulu bitki cassia occidentalis (senna occidentalis) n.
tohumları saflık bozucu madde olarak kahveye karıştırılan çok yapraklı kötü kokulu bitki coffee senna n.
tohumları saflık bozucu madde olarak kahveye karıştırılan çok yapraklı kötü kokulu bitki mogdad coffee n.
tohumları saflık bozucu madde olarak kahveye karıştırılan çok yapraklı kötü kokulu bitki stinking weed n.
tohumları saflık bozucu madde olarak kahveye karıştırılan çok yapraklı kötü kokulu bitki styptic weed n.
Military
çok kötü durumdayız this is fucking fubar expr.
Music
bir müzik parçasını çok kötü çalmak murder the piece of music v.
Latin
çok kötü bir yıl annus horribilis n.
Slang
birine/bir şeye çok kötü davranmak shit all over somebody/something v.
çok kötü olmak suck v.
eline yüzüne bulaştırmak/çok kötü yapmak be (totally) fucked up v.
çok kötü olmak suck balls v.
çok kötü olmak suck donkey balls v.
(birine) çok kötü davranmak hate on (someone) v.
(birini) çok kötü dövmek molly whop (one) v.
çok kötü kokan osuruk cheezer n.
çok kötü kimse scumbag n.
çok kötü bir şey the pits n.
bir şeyin çok kötü ya da yetersiz olduğunu vurgulamak için kullanılan sıfat naffing adj.
çok/aşırı/korkunç kötü shit-ass adj.
çok/aşırı/korkunç kötü shitass adj.
bu çok kötü that's a pisser expr.
bu çok kötü! that’s so suck! expr.
British Slang
çok kötü kokan smellies n.
çok kötü! that’s total pants! expr.
çok başarısız/kötü piss poor expr.