-proof - Turc Anglais Dictionnaire

-proof

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Sens de "-proof" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 1 résultat(s)

Anglais Turc
General
-proof adj. geçirmez

Sens de "-proof" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
proof n. kanıt
proof n. ispat
General
proof n. senet
proof n. belgit
proof positive n. kesin bir delil
proof theory n. kanıt teorisi
fire proof district n. yangın geçirmez bölüm
proof n. tecrübe
proof n. ispat etme
positive proof n. kesin delil
proof n. alkol derecesi
proof stress n. zorlama gerilimi
revise proof n. tashih nüshası
proof and certification n. kanıt ve belgelendirme
proof n. kanıtlama
galley proof n. ilk dizgi
proof n. düzelti
proof positive n. kesin deliller
bullet proof vest n. kurşun geçirmez yelek
proof n. imtihan
proof n. deneme
proof n. delil
proof n. kanıt
burden of proof n. kanıtlama zorunluluğu
proof of drunkenness n. sarhoşluğun tespiti
fire-proof door n. yangına dayanır kapı
bullet-proof vest n. kurşun geçirmez yelek
proof-by-contradiction n. olmayana ergi
proof-by-contradiction n. abese irca
proof-by-contradiction n. açma olana indirgeme
identity proof n. kimlik belgesi
proof n. içkinin alkol derecesinin ölçüsü
proof n. ispat
proof n. sınama
proof of payment n. yolcu giriş kartı
proof of payment n. toplu taşıma araçlarında gösterilmesi zorunlu olan paso
proof of payment n. ödeme belgesi
spill-proof drinking cup n. damla akıtmayan/damlatmaz bardak
water-proof watch n. su geçirmez saat
stab proof vest n. (özellikle bıçaklı saldırılar için kullanılan) koruyucu yelek
page proof n. (son) prova baskı
galley proof n. (son) prova baskı
living proof n. canlı kanıt
proof of purchase n. satın alma kanıtı
proof of purchase n. satın alım kanıtı
clinching proof n. aksi iddia edilemeyen kanıt
proof of life n. yaşam kanıtı
proof of delivery n. teslim belgesi/kanıtı
proof of work n. talep edilen bir iş için gerekli eforun sarfedildiğini kanıtlayan gösterge
proof of work n. çalışma ispatı
uncorrected proof n. doğrulanmamış kanıt
solid proof n. sağlam kanıt
india proof paper n. hint prova kağıdı
proof of reserve n. rezerv kanıtı
right to proof n. ispat hakkı
foul proof n. taslak
foul proof n. düzeltilmemiş nüsha
skeleton proof n. (yalnızca fırça darbesi ile yazılmış) gravür veya baskı provası
proof n. aksiyomdan teoreme götüren ifade veya formüller zinciri
proof [dialect] n. iyi durumda olma
proof n. (levha, blok veya taştan alınan) deneme baskısı
proof reader n. son okuma yapan kimse
proof load n. normal mühimmattan daha ağır bir barutla yapılan test fişeği
proof of concept n. uygulanabilirliği belirleme amaçlı yapılan kısa sunum
proof charge n. test edilecek silaha deneme amacıyla bolca doldurulan mühimmat
proof [obsolete] n. sonuç
proof n. delilleri inceleyerek ikna olma
proof reader n. düzeltmen
proof [obsolete] n. netice
proof n. kitabın kırpılmamış olduğunun kanıtı olarak kabul edilen bitişik yaprak çifti
proof [dialect] n. kalite
proof [obsolete] n. tanık
proof n. düzeltme veya inceleme için alınan baskı
proof reader n. düzeltici
proof [obsolete] n. zırh
proof n. gravürde prova baskı
proof reader n. musahhih
proof n. fotoğraf negatifinden elde edilen prova baskı
proof n. ekipman veya mühimmatın uygunluğunu belirleyen deneme
proof [obsolete] n. teşebbüs
proof n. arşivleme amaçlı erken dönemde basılan sikke numunesi
proof n. hamurun standart hafifliğe getirilmesi
proof n. alkol numunesinin asgari kuvveti
put to the proof v. sınamak
proof v. dayanıklı hale getirmek
give proof v. kanıt göstermek
produce proof v. kanıt göstermek
give proof v. delil göstermek
age-proof v. bir şeyi eskimez kılmak
age-proof v. bir şeyi eskimez yapmak
proof v. son okumasını yapmak
proof v. düzeltmek
future-proof v. uzun ömürlü kılmak
proof v. … geçirmez hale getirmek
proof v. (maya) uyanınca kabarıp köpürmek
proof v. son okuma yapmak
proof-arm v. dayanıklı zırhla silahlanmak
proof v. (bir şeye karşı) dayanıklı kılmak
proof v. düzeltmenlik yapmak
future-proof v. gelecekteki gelişmelere hazır etmek
proof-arm v. sağlamca korumak
proof v. (hamuru) uygun hafiflik için gece boyu mayalamak
proof adj. emin
proof adj. kuvvetli
bomb proof adj. bombaya dayanıklı
proof adj. dirençli
cold proof adj. soğuk geçirmeyen
cold proof adj. soğuk geçirmez
accident-proof adj. kaza güvenceli
bomb-proof adj. bombaya dayanıklı
accident-proof adj. kazaya yol açmayan
bomb-proof adj. bomba geçmez
bullet-proof adj. kurşun geçirmez
explosion-proof adj. patlamaönler
conscience-proof adj. duygusuz
fail-proof adj. tedbirli
corrosion-proof adj. aşınmaya dayanıklı
dust-proof adj. toz geçirmez
fool-proof adj. insan hatalarını önleyecek şekilde tasarlanmış
drip-proof adj. sızdırmaz
fail-proof adj. hazırlıklı
fool-proof adj. hatasız
escape-proof adj. sızdırmaz
damp-proof adj. rutubet geçirmez
crease-proof adj. buruşmaz
frost-proof adj. donma yapmaz
light-proof adj. ışık geçirmez
explosion-proof adj. antigrizu
conscience-proof adj. yüzsüz
frost-proof adj. donmaz
shatter-proof adj. kırılmaz
storm-proof adj. fırtınaya dayanıklı
storm-proof adj. fırtınadan etkilenmez
vandal-proof adj. vandalizme dayanıklı
mildew-proof adj. küflenmez
weather proof adj. her çeşit havaya dayanıklı
proof adj. geçirmez
proof adj. dayanıklı
proof adj. -e karşı dayanıklı
proof adj. (içki) belli bir ayarda olan
proof adj. işlemez
ex-proof adj. alev sızdırmaz
storm-proof adj. fırtınaya karşı dayanıklı
future-proof adj. gelecekte olabilecek değişikliklerden etkilenmeyen
smoke-proof adj. duman geçirmez
food-proof adj. gıda maddelerine dayanıklı
vermin-proof adj. haşaratı önleyen
shot-proof adj. kurşun geçirmez
acid proof adj. aside dayanıklı
scratch-proof adj. çizilmez