Pilot - Turc Anglais Dictionnaire

Pilot

Sens de "Pilot" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 52 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
pilot n. pilot
General
pilot n. deneme
pilot n. uçucu
pilot n. deney
pilot n. rehber
pilot n. yedek
pilot n. havacı
pilot n. kılavuz
pilot n. pilot dalgası
pilot n. uçurtma uçuran kimse
pilot n. uçak kaptanı
pilot n. pilot bölüm
pilot n. dizinin ilk bölümü
pilot v. pilotluk yapmak
pilot v. kılavuzluk etmek
pilot v. kullanmak
pilot v. yol göstermek
pilot v. kullanmak (uçak)
pilot v. uçak kullanmak
pilot v. deneme amaçlı kullanmak
pilot v. yönetmek
pilot adj. kontrol
pilot adj. deneme niteliğinde olan
pilot adj. öncü
pilot adj. örnek
Media
pilot n. dizinin ilk bölümü
Technical
pilot n. pilot kaptan
pilot n. (havşa gibi çeşitli aletlerin ucundaki) silindirik kılavuz çıkıntısı
pilot n. kılavuz çubuğu
pilot n. kılavuz elemanı
pilot n. (başka bir mekanizmayı harekete geçiren) yardımcı mekanizma
pilot n. daha büyük bir tünelin başında yapılan nispeten küçük kazı
pilot n. kılavuz ışığı
pilot n. pusula hatasını tespit eden alet
Computer
pilot n. pilot dalgası
pilot n. pilot sinyali
Telecom
pilot n. pilot
Television
pilot n. deneme yayını
Automotive
pilot n. pilot
Transportation
pilot v. motorlu araç sürmek
pilot v. motorlu araç operatörlüğü yapmak
Railway
pilot n. davar kovan
pilot n. lokomotif mühendisi
Marine
pilot n. dümenci
pilot n. gemileri limanlara sokup çıkarmada yol gösterme yetkisine sahip kimse
pilot n. kılavuz
pilot n. pilot
pilot n. (su araçlarında) uzman kaptan
pilot v. gemiye kılavuzluk etmek
pilot v. gemiyi kıyı sularında kılavuzlamak
Marine Biology
pilot n. kuzey amerika'nın kuzeyinde ve sibirya'da yaşayan, sırtı bronz olan bir beyaz balık
Sport
pilot n. beyzbol takımı yöneticisi

Sens de "Pilot" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 50 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
pilot pilot n.
General
pilot flier n.
pilot flyer n.
pilot aircraftman n.
pilot flyboy n.
pilot birdman n.
pilot navigator n.
pilot airman n.
pilot aviator n.
pilot aeroplanist n.
pilot aircraftsman n.
pilot jockey n.
pilot manbird n.
pilot skipper n.
pilot steer [obsolete] n.
Colloquial
pilot blah n.
pilot bobo n.
pilot crashed adj.
pilot crunk adj.
pilot krunk adj.
pilot cut adj.
pilot drunk back adj.
pilot bashed adj.
pilot basted adj.
pilot batted adj.
pilot bats adj.
pilot batty adj.
pilot aced adj.
Technical
pilot aeroplanist n.
pilot aviator n.
Telecom
pilot pilot n.
Automotive
pilot pilot n.
pilot flyboy n.
Aeronautic
pilot captain n.
pilot airman n.
pilot loadsman n.
Marine
pilot pilot n.
Slang
pilot blue n.
pilot boiled adj.
pilot bonkers adj.
pilot on the blink adj.
pilot bunked adj.
pilot crumped adj.
pilot crumped out adj.
pilot barreled (up) adj.
pilot bashed adj.
pilot busted adj.
pilot milled adj.
pilot smashed out of (one's) mind adj.
Modern Slang
pilot airplane driver n.

Sens de "Pilot" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
General
pilot fish n. maltapalamudu
pilot boat n. kılavuz gemi
pilot light n. ateşleme brülörü
pilot's licence n. kılavuz ruhsatı
pilot light n. pilot alevi (şofben, fırın vb'nde)
chief pilot n. baş pilot
pilot school n. deneme okulu
pilot area n. pilot bölge
pilot balloon n. pilot balon
pilot scale testworks n. deneme çalışmaları
test pilot n. deneme pilotu
pilot balloon n. kılavuz balon
pilot plant n. deneme kuruluşu
airplane pilot n. uçak pilotu
pilot certificate n. pilotluk ruhsatı
pilot light n. işaret lambası
pilot burner n. kontrol alevi
pilot experiment n. pilot deneyi
chief pilot n. kaptan pilot
pilot project n. deneme projesi
pilot chart n. kılavuz harita
pilot burner n. ateşleme brülörü
pilot film n. deneme filmi
pilot's error n. pilot hatası
pilot parachute n. pilot paraşüt
pilot scheme n. pilot proje
pilot scheme n. pilot uygulama
amateur pilot n. amatör pilot
pilot pen n. pilot kalem (marka)
instructor pilot n. öğretmen pilot
a licensed pilot n. lisanslı pilot
aircraft pilot n. uçak pilotu
co-pilot n. kopilot
co-pilot n. yardımcı pilot
pilot jacket n. denizci paltosu
pilot jacket n. denizci montu
pilot judgments n. pilot kararlar
pilot hat n. pilot şapkası
brave pilot n. cesur pilot
pilot program n. pilot faaliyet
pilot cloth n. (üniforma) üst giysilerinin yapımında kullanılan kalın ve mavi kumaş
pilot program n. sponsor çekmeyi amaçlayan program
be a pilot v. pilot olmak
become a pilot v. pilot olmak
Phrasals
pilot something out v. (uçak/gemi vb. kullanarak) bir yerden çıkarmak
pilot something out of something v. (uçak/gemi vb. kullanarak) bir yerden çıkarmak
pilot something into something v. (bir yere) kılavuzluk/pilotluk etmek
pilot something in v. (bir yere) kılavuzluk/pilotluk etmek
pilot someone or something through (something) v. (bir yere) kılavuzluk/pilotluk etmek
pilot into v. '-e doğru rota vermek
pilot (something) in(to something or some place) v. (bir şeye bir yere/bir şeye kadar/doğru) kılavuzluk/pilotluk/kaptanlık etmek
pilot into v. -e (doğru) kılavuzluk/pilotluk/kaptanlık etmek
pilot out of v. '-den dışarı doğru rota vermek
pilot through v. boyunca rota vermek
pilot into v. '-e yönlendirmek
pilot out of v. '-den dışarı yönlendirmek
pilot (something) out (of something or some place) v. (bir şeye bir yerden/bir şeyden dışarı doğru) rota vermek
pilot (something) through (something or some place) v. (bir şeye bir yer/bir şey boyunca) rota vermek
pilot out of v. -den dışarı doğru kılavuzluk/pilotluk/kaptanlık etmek
pilot through v. boyunca kılavuzluk/pilotluk/kaptanlık etmek
pilot (something) out (of something or some place) v. (bir şeye bir yerden/bir şeyden dışarı doğru) kılavuzluk/pilotluk/kaptanlık etmek
pilot (something) out (of something or some place) v. (bir şeyi bir şeyden/bir yerden dışarı) yönlendirmek
pilot (something) through (something or some place) v. (bir şeyi bir şey/bir yer boyunca) yönlendirmek
pilot (something) through (something or some place) v. (bir şeye bir yer/bir şey boyunca) kılavuzluk/pilotluk/kaptanlık etmek
pilot through v. boyunca yönlendirmek
pilot (something) in(to something or some place) v. (bir şeye bir yere/bir şeye doğru) rota vermek
pilot (something) in(to something or some place) v. (bir şeyi bir şeye/bir yere) yönlendirmek
Colloquial
a pilot n. pilot bölüm
automatic pilot n. otomatiğe bağlama
automatic pilot n. alışılmış şeyleri bilinçsizce kendiliğinden yapma
Idioms
drop the pilot v. değerli bir işçiyi işten atmak
be on automatic pilot v. otomatiğe bağlamış olmak
be on automatic pilot v. (bir şeyi yaparken vb.) otomatiğe bağlamak
on automatic pilot expr. otomatiğe bağlamış (biçimde/şekilde)
Speaking
I am a pilot expr. ben pilotum
Trade/Economic
pilot region n. pilot bölgesi
qualified pilot n. lisanslı pilot
pilot study n. pilot çalışma
pilot production n. pilot üretim
amateur pilot n. amatör pilot
sea pilot n. deniz kılavuzu
pilot line operation n. örnek imalat
pilot line production types n. örnek imalat tipleri
Politics
pilot project n. pilot proje
model village pilot project n. örnek köy projesi
pilot project for model village n. örnek köy projesi
selected pilot local governments n. seçilmiş pilot yerel yönetimler
Tourism
pilot region n. pilot bölge
Technical
pilot lamp n. pilot lamba
pilot lamp n. pilot lambası
pilot engine n. kılavuz lokomotifi
pilot hole n. kılavuz delik
auto pilot n. oto pilot
air pilot n. hava pilotu
pilot running n. pilot işletim
pilot injection valve n. pilot yakıt püskürtme enjektörü
automatic pilot n. otomatik pilot
pilot tape n. pilot şerit
pilot running n. pilot koşum
pilot light n. kılavuz alevi
robot pilot n. otomatik pilot
pilot model n. pilot modeli
pilot light n. kontrol lambası
pilot light n. pilot ışığı
pilot system n. pilot sistem
pilot lamp n. kontrol lambası
pilot carrier n. pilot taşıyıcı
pilot fuel n. kılavuz yakıt
pilot system n. örnek dizge
pilot reamer n. pilot genişletici
pilot exciter n. kılavuz uyarıcı
pilot valve n. pilot valf
synchronizing pilot n. eşzamanlama pilotu
pilot electrode n. pilot elektrodu
pilot balloon n. kılavuz balonu
pilot light n. tutuşturma alevi
co-pilot n. yardımcı pilot
pilot static system n. altımetreler ve dikey hız indikatörleri için basınç sistemi
pilot static system n. havahızı indıkatörleri
pilot biscuit n. peksimet
pilot action n. pilot müdahalesi
chief pilot n. kaptan
chief pilot n. baş pilot
pilot punch n. kılavuz delik zımbası
pilot light n. şofben pilot alevi
pilot project n. pilot proje
pilot tube n. pilot tüpü
pilot wave n. pilot dalga
pilot project n. öncü proje
pilot engine n. kılavuz lokomotif
pilot wire n. kılavuz tel
pilot tunnel n. kılavuz tünel
pilot plant n. deneme tesisi
pilot project n. örnek proje
pilot valve n. kılavuz supabı
pilot shaft n. kılavuz tünel
pilot light n. kılavuz ışığı
pilot shaft n. kılavuz baca
pilot valve n. kılavuz valf
pilot wire n. deney teli
pilot run n. öncü geçiş
pilot receiver n. pilot alıcısı
pilot nail n. kılavuz çivi
pilot light n. gösterge ışığı
pilot-scheme n. örnek plan
pilot plant n. deneme kuruluşu
pilot shaft n. deneme tüneli
pilot plant n. pilot tesis
test pilot n. deneme pilotu
pilot balloon n. sondaj balonu