Pot - Turc Anglais Dictionnaire

Pot

Sens de "Pot" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 128 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
pot n. çanak
pot n. demlik
General
pot n. bol (para)
pot n. saksı
pot n. tencere
pot n. lazımlık
pot n. toprak kap
pot n. kavanoz
pot n. testi
pot n. demlik
pot n. pota (maden)
pot n. cezve
pot n. koca göbek
pot n. göbek
pot n. şiş göbek
pot n. pot
pot n. kadeh
pot n. ortaya konan para
pot n. toplam para (kumarda ortaya konan)
pot n. hokka
pot n. kupa
pot n. çömlek
pot n. kap
pot n. pota
pot n. çaydanlık
pot n. çok sayıda olan şey
pot n. büyük miktar
pot n. büyük ölçü
pot n. büyük oran
pot n. çukur
pot n. çökme
pot n. çöküntü
pot n. (17. yüzyılda kullanılan) koruyucu deri başlık
pot n. (17. yüzyılda kullanılan) koruyucu çelik başlık
pot n. kazanılacak toplam ödül
pot n. kazanılacak toplam bahis miktarı
pot n. ortaya konan para
pot n. ortak kaynak
pot n. ortak fon
pot n. ortak sermaye
pot n. ortak kaynak
pot n. kağıt havai fişek roketi başlığı
pot n. rastgele atış
pot n. silahla gelişine vuruş
pot n. önemli kimse
pot n. nüfuzlu kimse
pot n. yıkım
pot n. çöküş
pot n. kötüleşme
pot n. bozulma
pot n. tahribat
pot n. likör
pot n. içki
pot n. içecek
pot n. bir sıvı ölçü birimi
pot n. yüzü açık kask
pot n. büyük kupa
pot n. büyük bardak
pot n. ot
pot n. vuruş
pot v. saksıya dikmek
pot v. cebe indirmek
pot v. konservelemek
pot v. bilardo topunu deliğe sokmak
pot v. rastgele ateş edip öldürmek
pot v. kavanoza koymak
pot v. (av hayvanını) vurmak
pot v. (av hayvanını) öldürmek
pot v. avlamak
pot v. (çömlek) şekillendirmek
pot v. (çömlek) yapmak
pot v. (çömleğe) şekil vermek
pot v. (mecazen) parlatmak
pot v. üstünkörü çekici hale getirmek
pot v. olumlu yanlarını öne çıkarmak
pot v. güzelleştirmek
pot v. çekici hale getirmek
pot v. rastgele atış yapmak
pot v. rastgele ateş etmek
pot v. çömlekte pişirmek
pot v. lazımlığa oturtmak
pot v. topa vurmak
Colloquial
pot n. ortak birikim
pot n. ortak ödenek
pot v. sağlama almak
pot v. ele geçirmek
pot v. elde etmek
pot v. ulaşmak
Technical
pot n. pota (cam)
pot n. eritme kazanı
pot n. eritme potası
pot n. (imbikte) yuvarlak büyük hazne
pot n. imbik kazanı
pot n. kompozit basınçlı buhar pompasına ait vana odası
pot n. buhar vana odası
pot n. metallerin geri kazanımında kullanılan elektrolitik hücre
pot n. potansiyometre
Textile
pot n. kumaşta bolluk
Automotive
pot n. karbüratör
pot n. reosta
pot n. silindir
Railway
pot n. (üçün ray yalıtımında kullanılan) izolatör
Gastronomy
pot n. çömlek
pot n. kap
Chemistry
pot v. (sodyum nitrata) sülfürik asitle işlem uygulamak
Marine Biology
pot n. sepet
Fishery
pot n. balık kafesi
pot n. ıstakoz sepeti
Hunting
pot v. (sabit durur haldeyken) av hayvanını vurmak
Sport
pot n. bilardo topunun deliğe sokulduğu atış
pot n. (bilardoda) pot vuruşu
Card
pot n. pokerde bir tam el
pot n. pokerde bir tam oyun süresi
Wagering
pot n. kumar masasında bahislerin konulduğu bölüm
Archaic
pot n. cehennemin haritası
pot n. cehennem çukuru
Slang
pot n. esrar
pot n. göbek
pot n. klozet
pot n. elektronik volüm ayar cihazı
pot n. elektronik volüm kontrol cihazı
British Slang
pot n. favori
pot n. en sevilen şey
pot v. kandırmak
pot v. aldatmak
pot v. dolandırmak
pot v. atlatmak
pot v. kerizlemek

Sens de "Pot" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 30 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
pot blunder n.
General
pot ineptitude n.
pot crease n.
pot fauxpas n.
pot break n.
pot atrocity n.
pot pot n.
pot gaff n.
pot contretemps n.
pot goof n.
pot bloomer n.
pot kitty n.
pot pool n.
pot wrinkle n.
pot jackpot n.
pot clanger n.
pot gaffe n.
pot boner n.
pot faux pas n.
pot bobble n.
pot boob [uk] n.
pot misstep n.
pot prattfall n.
pot screw-up n.
pot snapper [scotland] n.
Colloquial
pot brick n.
pot goof-up n.
Wagering
pot stake n.
Slang
pot bubu n.
British Slang
pot clanger n.

Sens de "Pot" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
General
melting pot n. çeşitli ırk ve ulustan insanların kaynaştığı yer
drip pot n. filtre kahve makinesi
lobster pot n. ıstakoz avlama sepeti
pot holder n. tutacak
chamber pot n. oturak
pot cheese n. süzme peynir
chamber pot n. sürgü
pepper pot n. biberlik
a pot n. külek
hot pot n. güveç
earthenware pot n. çömlek
pot holder n. fırın eldiveni
chimney pot n. baca külahı
press pot n. kahve demleme aparatı
flower pot n. çiçek saksısı
melting pot n. pota
pot life n. kap ömrü
a pot of tea n. bir çaydanlık dolusu çay
coffee pot n. cezve
paint pot n. patlak
paint pot n. plastik boya kabı
pot smoker n. esrarkeş
earthenware pot n. toprak çömlek
pot smoker n. esrar içicisi
flower pot n. saksı
pepper-pot n. biberlik
pot-holder n. tutacak
pot barley n. kabuksuz arpa
pot life n. kullanma süresi
pot life n. uygulama süresi
melting pot of civilizations n. medeniyetlerin buluşma noktası
beer pot n. bira göbeği
coffee pot set n. cezve takımı
pot plants n. saksı bitkileri
pot liquor n. yemek suyu
sugar pot n. şeker kabı
sugar pot n. şekerlik
steamer pot n. buharlı tencere
chamber pot n. lazımlık
thunder pot n. lazımlık
pot de chambre n. lazımlık
pot of gold n. hayal mahsulü ödül
pot of gold n. altın küpü
pot light n. gömme ışık
melting pot n. farklı özelliklere sahip (benzer) nesnelerin bir araya gelip, birbirlerini etkiledikleri ortam
pot of gold n. hayali ödül
pot of gold n. altın çanağı
cooking pot n. tencere
coffee pot n. kahve demliği
thunder pot n. eskiden yatağın yanına konulan portatif tuvalet
piss pot n. eskiden yatağın yanına konulan portatif tuvalet
chamber pot n. eskiden yatağın yanına konulan portatif tuvalet
pot-shot n. rasgele vuruş
pot-shot n. ateşli silahla yapılan rasgele vuruş
watering pot n. çiçek sulama kabı
pot haircut n. mantar kafa saç kesimi
brewing pot n. demleme kabı
smudge pot n. tütsü kabı
pot companion n. içki arkadaşı
plant pot n. bitki saksısı
plant pot n. saksı
brass pot n. pirinç çömlek
melting pot n. artık
melting pot n. ıskarta
monkey-pot n. eskiden sert cam yapımında kullanılan silindirik ergitme kabı
garden pot n. çiçek sulama kabı
gum pot n. vernik yapımında zamkı eritip diğer malzemelerle karıştırmak için kullanılan alet
crock pot® n. bir elektrikli ocak markası
crock-pot® n. bir elektrikli ocak markası
pot (potential) n. potansiyel
pot-belly n. şiş göbek
pot still n. damıtma imbiği
pot [uk] n. baca külahı
pot (pottery) n. çanak çömlek
pot belly n. şişkin karın
pot still n. imbik
pot farm n. (genelde ormanlık alanda gizlenmiş) esrar yetiştirilen toprak parçası
pot [dialect] [uk] n. küfe
pot hunter n. torbasını doldurmak için önüne geleni vuran avcı
pot foot n. bozuk biçimli ayak
pot-belly n. bira göbeği
pot (pottery) n. çömlekçilik
pot-belly n. şişkin karın
pot foot n. çarpık ayak
pot belly n. bira göbeği
pot wheel n. su çarkı
pot hanger n. s biçimli kanca
pot hunter n. (ticari veya beslenme amaçlı avlanan) avcı
pot hanger n. s biçimli askı
pot belly n. şiş göbek
pot [dialect] [uk] n. kutu
pot [dialect] [uk] n. sepet
pot farm n. esrar tarlası
coffee-pot n. cezve
coffee-pot n. kahve demliği
fire pot n. ateşlik
fire pot n. ateş çanağı
hot pot n. jakuzi
hot pot n. sıcak su havuzu
go to pot v. berbat olmak
go to pot v. suya düşmek
melt in the same pot v. aynı pota içinde eritmek
take pot luck v. razı olmak
go to pot v. hayrı kalmamak
go to pot v. bozulmak
go to pot v. mahvolmak
pot [obsolete] v. büyük bardaktan içki içmek
pot holed adj. derin çukurlu
pot-bellied adj. karınlı
pot-bellied adj. şişkin
tin-pot adj. minör
tin-pot adj. değersiz
tin-pot adj. önemsiz
pot-trained adj. tuvaletini yapmayı bilen
pot-trained adj. tuvalet eğitimi almış
pot training [rare] adj. tuvalet eğitimi
pot-holed adj. derin çukurlu
pot-valiant adj. sarhoşluğun verdiği cesaretle davranan
pot-sure adj. içtikçe kendine güveni gelen
pot-holed adj. oluklu
pot-holed adj. yarıklı
Phrasals
pot something up v. bir şeyi saksıya koymak
pot something up v. bir şeyi saksılamak
Phrases
the pot calling the kettle black expr. dinime dahleden müslüman olsa
Proverb
the pot calls the kettle black tencere dibin kara seninki benden kara
the pot calling the kettle black tencere dibin kara seninki benden kara
the pot calling the kettle black dinime küfreden müslüman olsa
watched pot never boils başında kaynasın diye beklenen su asla kaynamaz
a watched pot never boils başında beklenen su kaynamaz
you can't get a quart into a pint pot hacmi büyük bir şeyi küçük bir şeyin içine sığdıramazsın
you can't get a quart into a pint pot bir şeyi hacminden küçük bir yere sığdıramazsın
you cannot get a quart into a pint pot küçücük bir yere alacağından fazla şeyi sığdıramazsın
you can't get a quart into a pint pot koca şeyi küçücük yere sığdıramazsın
Colloquial
the pot n. kişiler arasında toplanan para
the pot n. hep birlikte toplanan para
the pot n. poker gibi kumar oyunlarında bir elde oyuncular tarafından riske edilen toplam para
gone to pot v. kötüleşmek
all to pot v. kötüleşmek
gone to pot v. kötü duruma düşmek
all to pot v. kötü duruma düşmek
go to pot v. heba olmak
up-pot v. bitkiyi başka bir saksıya/toprağa dikmek
up-pot v. saksı değiştirmek
up-pot v. bitkinin saksısını değiştirmek
up-pot v. daha büyük/iyi bir saksıya dikmek
pot up v. saksıya aktarmak
pot up v. saksıya dikmek
all to pot expr. harap olmuş
gone to pot expr. harap olmuş
put water into the pot expr. tencereye su koy