affluence - Turc Anglais Dictionnaire

affluence

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

affluence — Definition

Signification:
zenginlik, bolluk
Prononciation (IPA):
(AmE /ˈæfluəns/ – BrE /ˈæflʊəns/)
Partie du discours:
İsim: affluence (uncountable)
Synonymes:
prosperity, wealth
Antonymes:
poverty, scarcity

Sens de "affluence" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 10 résultat(s)

Anglais Turc
General
affluence n. zenginlik
For us Europeans, this cow is, of course, a symbol of affluence.
Biz Avrupalılar için bu inek elbette bir zenginlik sembolüdür.

More Sentences
affluence n. refah
The two-story captains' houses built on the highest part of the village are a reminder of the village's former affluence.
Köyün en yüksek kısmına inşa edilen iki katlı kaptan evleri, köyün eski refahını hatırlatıyor.

More Sentences
affluence n. varsıllık
affluence n. çokluk
affluence n. servet
affluence n. varlık
affluence n. bolluk
affluence n. akış
affluence n. akıntı
Ottoman Turkish
affluence n. mebzul

Sens de "affluence" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 9 résultat(s)

Anglais Turc
Colloquial
under the affluence of incohol expr. alkollü
under the affluence of incohol expr. sarhoş
under the affluence of incohol expr. alkol etkisi altında
under the affluence of incohol expr. under the influence of alcohol ifadesinin heceleri yer değiştirilerek yapılan mizahi telaffuzu
under the affluence of incohol expr. alkolün etkisinde
Trade/Economic
affluence trap n. bir ülkenin zenginleştikçe artan ihtiyaçları karşılamak için daha fazla doğal kaynak kullanması
affluence trap n. çevre tahribatı kapanı/tuzağı
Modern Slang
affluence trap n. ailelerin, çiftlerin zenginliğe ulaştıktan sonra artan ödemelerini karşılamak için daha çok çalışmak zorunda kalması
affluence trap n. zenginlik kapanı