akraba - Turc Anglais Dictionnaire

akraba

Sens de "akraba" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 44 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
akraba kin n.
She will live with her husband's kin after the marriage.
Evlendikten sonra kocasının akrabalarıyla yaşayacak.

More Sentences
akraba relative n.
I received a letter from a distant relative.
Uzak bir akrabamdan bir mektup aldım.

More Sentences
akraba relatives n.
Game animals are naturally also for sale on shop shelves or they are given or sold to neighbours and relatives.
Oyun hayvanları doğal olarak dükkan raflarında da satılıyor ya da komşulara ve akrabalara veriliyor veya satılıyor.

More Sentences
General
akraba cognate n.
Some studies suggest that Siberian and Greek spoke cognate dialects.
Bazı çalışmalar Sibiryalılar ve Yunanlıların akraba lehçeler konuştuklarını ileri sürmektedir.

More Sentences
akraba relative n.
I received a letter from a distant relative.
Uzak bir akrabamdan bir mektup aldım.

More Sentences
akraba relation n.
My mother has relations in Italy.
Annemin İtalya'da akrabaları var.

More Sentences
akraba kindred n.
The two countries have kindred languages.
İki ülkenin dili akraba dillerdir.

More Sentences
akraba cousin n.
This dog breed is a close cousin to wolves.
Bu köpek türü kurtlarla yakın akrabadır.

More Sentences
akraba akin to adj.
A buffalo is akin to an ox.
Bufalo, öküzle akrabadır.

More Sentences
akraba related adj.
Humans are more closely related to apes than to monkeys.
İnsanlar kuyruksuz maymunlarla, maymunlarla olduğundan daha yakın akrabadır.

More Sentences
akraba kin adj.
She will live with her husband's kin after the marriage.
Evlendikten sonra kocasının akrabalarıyla yaşayacak.

More Sentences
akraba cognate adj.
Some studies suggest that Siberian and Greek spoke cognate dialects.
Bazı çalışmalar Sibiryalılar ve Yunanlıların akraba lehçeler konuştuklarını ileri sürmektedir.

More Sentences
Law
akraba relative n.
I received a letter from a distant relative.
Uzak bir akrabamdan bir mektup aldım.

More Sentences
General
akraba blood relation n.
akraba connection n.
akraba family n.
akraba consanguine n.
akraba flesh and blood n.
akraba kinsfolk n.
akraba flesh n.
akraba folks n.
akraba connexion n.
akraba kinfolk n.
akraba kynrede [obsolete] n.
akraba fellow man n.
akraba fellowman n.
akraba stirps n.
akraba agnate adj.
akraba allied adj.
akraba consanguineous adj.
akraba blood related adj.
akraba connected adj.
akraba akin adj.
akraba connate adj.
akraba akin adj.
akraba german adj.
akraba congenite [obsolete] adj.
akraba cog (cognate) abrev.
Colloquial
akraba rellie [aus] n.
akraba fam (family) n.
Medical
akraba parent n.
Biology
akraba congenial [obsolete] adj.
Social Sciences
akraba sibling n.
Slang
akraba rellie or relo n.

Sens de "akraba" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Turc Anglais
General
akraba erkek kinsman n.
uzaktan akraba distant relative n.
akraba diller cognate languages n.
yakın akraba ile cinsel ilişki kurma incest n.
akraba katili parricide n.
anne tarafından akraba enate n.
hısım akraba kith and kin n.
akraba kayırma nepotism n.
uzak akraba distant relative n.
akraba evliliği kin marriage n.
çekme (akraba) throwback n.
bayan akraba kinswoman n.
arkadaş ve akraba ziyareti visiting friends and relatives n.
yakın akraba close relative n.
akraba evliliği consanguineous marriage n.
akraba katili patricide n.
erkek akraba kinsman n.
akraba kurbanları incest victims n.
akraba kadın kinswoman n.
en yakın akraba next of kin n.
akraba ve yakın arkadaşlarını kayıran nepotist n.
yakın akraba near of kin n.
akraba evliliği cross-cousin marriage n.
akraba ile cinsel ilişki incest n.
akraba çevresi collateral kin n.
birinci dereceden akraba first degree relative n.
birinci derece akraba first degree relative n.
üçüncü dereceden akraba third-degree relative n.
en yakın akraba next to kin n.
birinci derece akraba immediate family n.
hasta bir akraba an ailing relative n.
uzaktan bir akraba a distant relative n.
uzun süredir görülmeyen akraba a long-lost relative n.
baba tarafından akraba agnate n.
baba tarafından akraba agnatical n.
akraba bakımı kinship care n.
hayatta kalan akraba living relative n.
yaşayan akraba living relative n.
tek akraba only relative n.
akraba (kayınvalide/kayınpeder/kayın) in-laws n.
evlilik bağından doğan akraba affine n.
alt soydan kadın akraba niece [obsolete] n.
birbiriyle akraba olmayan hane halkı nonfamily n.
kayın akraba relative-in-law n.
kan bağı veya evlilik yolu ile akraba olan insan grubu kinship group n.
karşılaşınca öpüşülecek kadar samimi olunan uzak akraba kissing cousin n.
anne tarafından akraba matrilineal kin n.
anne tarafından akraba matrilineal sib n.
anne tarafından akraba olan kimse matrisib n.
akraba grubu blood group n.
erkek akraba brother n.
mohegan ve pequot dillerine akraba olan algonkin dili montauk n.
yakın akraba german [obsolete] n.
munsee kabilesi ile akraba kabilelerin konuştuğu doğu algonkin dili munsee n.
litvanyalılarla akraba olup vistula'nın doğusunda baltık denizi'nin kıyılarında yaşayan eski bir halkın üyesi old prussian n.
evlilik yoluyla akraba connection n.
uzaktan akraba connection n.
şehre adapte olamamış taşralı akraba country cousin n.
birbirine akraba kabilelerin yaşadığı birden fazla bölgeye yayılmış kabile örgütlenmesi gau n.
erkek akraba parent n.
parnassius veya akraba cinse mensup kelebek parnassian n.
parnassius veya akraba cinse mensup kelebek parnassien n.
akraba grubu sib n.
kadın akraba sister n.
akraba olmayan kimse stranger n.
akraba olmayan kimse stranger in blood n.
akraba evliliği inbreeding n.
akraba cinayeti parricide n.
birinci derece akraba immediate family n.
annesiyle babası akraba olmayan çocuk outbreeding n.
baba tarafından akraba patrilineal kin n.
baba tarafından akraba patrisib n.
baba tarafından akraba patrilineal sib n.
akraba olmak be relative v.
akraba olmak have kinship with v.
yakın akraba olmak be closely related v.
uzaktan akraba olmak be distantly related to v.
uzaktan akraba olmak be a distant relative v.
akraba evliliği yapmak intermarry v.
akraba olunmayan kimselerle bir daireyi paylaşmak flat-share v.
akraba ile çiftleştirmek self v.
akraba olan kindred adj.
baba tarafından akraba agnate adj.
akraba olmayan unrelated adj.
akraba olan cognate adj.
akraba olan related adj.
yakın akraba closely related adj.
akraba ve yakın arkadaşları kayırma ile ilgili nepotistic adj.
uzaktan akraba distant adj.
akraba (olan) consanguineous adj.
akraba evliliği sonucu doğmuş inbred adj.
akraba olmayan non-kin adj.
baba tarafından akraba olan agnatic adj.
üyelerinin akraba olmadığı hane halkı, kuruluş veya ilişkilerle ilgili nonfamily adj.
akraba kayırmayla ilgili nepotic adj.
akraba olmayan unkindred [obsolete] adj.
(akraba) birinci dereceden immediate adj.
(akraba) yakın immediate adj.
akraba olan own [rare] adj.
akraba olan consanguine adj.
akraba olan consanguined adj.
kayın (akraba) good [scotland] adj.
gerçekte akraba olmayan kişiler arasındaki (yakın bağ) fictive adj.
aynı ebeveynlere sahip olma yoluyla akraba olan full-blooded adj.
akraba içi incestuous adj.
akraba içi inbred adj.
akraba olarak consanguineously adv.
akraba çocuk cousin N.
akraba içi üreme inbreeding N.
Proverb
bir peygamber, kendi memleketinden, akraba çevresinden ve kendi evinden başka yerde hor görülmez a prophet is not without honor save in his own country
Colloquial
yakın akraba one's own flesh and blood n.
yakından akraba olunmayan ama tanınan/iyi bilinen aile ferdi kissing cousin n.
yakından akraba olunmayan ama tanınan/iyi bilinen aile ferdi kissing cousins n.
yakından akraba olunmayan ama tanınan/iyi bilinen aile ferdi kissing kin n.
uzak akraba a distant cousin n.
uzaktan akraba a distant cousin n.
kayın akraba outlaw n.
Idioms
hısım akraba kith and kin n.
uzaktan akraba shirttail kin n.
uzaktan akraba second cousin n.
yakın akraba first cousin n.
Speaking
kim kiminle akraba who's related to who expr.
Law
akraba evliliği katsayısı coefficient of inbreeding n.
akraba evliliği katsayısı inbreeding coefficient n.
çok uzak akraba quarter cousin n.
birinci dereceden akraba first-degree kinship n.
birinci dereceden akraba first degree relatives n.
birinci dereceden akraba immediate family n.
uzak bir akraba cater cousin n.
uzak bir akraba quater-cousin n.
akraba kayırıcılığı nepotism n.
en yakın akraba next-of-kin n.
akraba kayırma nepotism n.
birinci derecede akraba next-of-kin n.
baba tarafından akraba akin by the father's side n.
baba tarafından akraba agnate n.
birinci dereceden akraba first degree relative n.
birinci derece akraba first degree relative n.
yakın akraba propinquus n.
en yakın akraba blood kindred n.
akraba olan kimse cognatus n.
yakın akraba ilişkisi olan germane adj.
uzaktan (akraba) removed adj.
anne tarafından akraba olan cognate adj.
Politics
yurtdışı türkler ve akraba topluluklar başkanlığı the presidency for turks abroad and related communities n.
Institutes
yurtdışı türkler ve akraba topluluklar başkanlığı administration for turks living abroad and related communities n.
Textile
pireneler'de yaşayan, köstebek ve sivri farelere akraba bir memelinin kürkü veya pöstekisi desman n.
Medical
bağışçı ve doku alıcısının yakın akraba oldukları transplantasyon syngenesiotransplantation n.
akraba evlilikleri consanguineous marriages n.
canlı akraba donörü lrd (living related donor) n.