ağ - Turc Anglais Dictionnaire

Sens de "ağ" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 4 résultat(s)

Anglais Turc
General
ag n. gümüş
Colloquial
ag adj. sinirli
ag adj. kızgın
ag adj. öfkeli

Sens de "ağ" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 48 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
network n.
Germany has an elaborate network of highways.
Almanya'da ayrıntılı bir otoyol ağı vardır.

More Sentences
net n.
A catfish was found entangled in the fishing net.
Balık ağına dolanmış bir yayın balığı bulundu.

More Sentences
web n.
They were caught in a tangled web of relationships.
Arapsaçına dönmüş bir ilişkiler ağına yakalanmışlardı.

More Sentences
General
net n.
A catfish was found entangled in the fishing net.
Balık ağına dolanmış bir yayın balığı bulundu.

More Sentences
netting n.
There was therefore no reason to prohibit 4 mm thick double-twine netting for fisheries in the Irish Sea.
Bu nedenle İrlanda Denizi'ndeki balıkçılık için 4 mm kalınlığında çift sicim ağın yasaklanması için bir neden yoktur.

More Sentences
mesh n.
But the mesh is so wide that every salmon slips through.
Ama o kadar geniş ki her somon balığı geçebiliyor.

More Sentences
Technical
network n.
Germany has an elaborate network of highways.
Almanya'da ayrıntılı bir otoyol ağı vardır.

More Sentences
Computer
network n.
Germany has an elaborate network of highways.
Almanya'da ayrıntılı bir otoyol ağı vardır.

More Sentences
net n.
A catfish was found entangled in the fishing net.
Balık ağına dolanmış bir yayın balığı bulundu.

More Sentences
Telecom
network n.
Germany has an elaborate network of highways.
Almanya'da ayrıntılı bir otoyol ağı vardır.

More Sentences
net n.
A catfish was found entangled in the fishing net.
Balık ağına dolanmış bir yayın balığı bulundu.

More Sentences
Construction
network n.
Germany has an elaborate network of highways.
Almanya'da ayrıntılı bir otoyol ağı vardır.

More Sentences
Medical
mesh n.
But the mesh is so wide that every salmon slips through.
Ama o kadar geniş ki her somon balığı geçebiliyor.

More Sentences
Marine Biology
netting n.
There was therefore no reason to prohibit 4 mm thick double-twine netting for fisheries in the Irish Sea.
Bu nedenle İrlanda Denizi'ndeki balıkçılık için 4 mm kalınlığında çift sicim ağın yasaklanması için bir neden yoktur.

More Sentences
Linguistics
network n.
Germany has an elaborate network of highways.
Almanya'da ayrıntılı bir otoyol ağı vardır.

More Sentences
General
crotch n.
graticule n.
cobweb n.
gin n.
trawl n.
system n.
plexus n.
fishnet n.
filet n.
dragnet n.
spider's web n.
nett n.
reticulum n.
lace [obsolete] n.
tissue n.
kell n.
mask [uk] [scotland] n.
moke n.
panter [obsolete] n.
plight [obsolete] n.
snarl n.
rete n.
Technical
node n.
spider n.
grit n.
Telecom
loop n.
Textile
roll n.
Anatomy
plexus n.
Math
reticle n.
Statistics
grid n.
Biochemistry
reticulum n.
Marine Biology
net reticulum n.
bunt n.

Sens de "ağ" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
ağ gözü mesh n.
General
ağ işi netting n.
ağ yapma netting n.
ağ ipi net rope n.
ağ gibi sarma enmeshment n.
ağ yerel alanı network local area n.
büyük ağ seine n.
ağ atma casting n.
hidrolojik ağ hydrological network n.
ağ gibi olma reticulation n.
kağıt ağ paper web n.
ağ iğnesi netting needle n.
ağ kurşunu sinker n.
ağ örgüsü meshwork n.
ağ yatak hammock n.
ağ ile çevirme webbing n.
hareket eden ağ moving net n.
ağ işi webwork n.
ağ çekme draught n.
büyük bir ağ ile yakalanmış olan balık seined n.
iç içe geçmiş ağ yapı interpenetrating n.
mevcut ağ current network n.
ağ örgüsü network n.
ağ örme netting n.
ağ kalınlığı web thickness n.
optik ağ optical network n.
ağ ismi network name n.
ağ kablosu network cable n.
ağ örgüsü netting n.
ağ geçidi gateway n.
koruyucu ağ guard net n.
ağ düğümü node of a network n.
ağ kurma networking n.
sosyal ağ kurma social networking n.
ağ oluşturma networking n.
sosyal ağ oluşturma social networking n.
ağ mühendisi network engineer n.
örümceğin ağ ile aşağıya doğru sallanması abseiling n.
örümceğin ağ ile aşağıya doğru inmesi abseiling n.
ağ çekme draft n.
fiziksel bağımsız sinirsel ağ physically independent neural network n.
çocukların üzerinde zıpladığı gergin ve esnek ağ thrombolin n.
ağ halat netted rope n.
video veya ses sinyallerinin düzenlenmemiş formatta doğrudan bir ağ veya stüdyoya genellikle uydu ile iletilmesi backhaul n.
sarmak ya da dolamak için kullanılan ağ caul [obsolete] n.
peruğun başa oturan ağ benzeri taban bölümü caul [obsolete] n.
(balık tutmak için) ağ kullanan kimse netter n.
kaçaklara yardım ve yataklık eden gizli bir ağ underground railroad n.
1990'da kurulmuş bir ağ oluşturma ekipmanı üreticisi marconi® n.
kuş yakalamak için kullanılan bir çeşit ağ hallier n.
mikroskobik boşlukları olan ağ micromesh n.
(ingiltere'de) ormanlardaki açıklıklarda çulluk gibi kuşları yakalamak için kullanılan ağ glade net n.
(boru, demiryolu) bölümlerden oluşan ağ gridiron n.
yatay ve dikey çizgilerden oluşan ağ grid n.
koordinat sisteminde belirli bir noktayı göstermek için kullanılan kareli ağ grid n.
ağ eğirme cobwebbery n.
ağ trafiği kontrol yazılımı policer n.
avcının kullandığı ağ panter [obsolete] n.
(gotik tarzı ağ tonoz) kenet tabanında yer alan oyma süs pendant n.
küçük kuş yakalamaya yarayan ağ day-net n.
ağ programlarını yerel olarak aktaran istasyon outlet n.
ağ gözü shale [dialect] n.
ağ atan balıkçı shooter n.
ağ sistemi system n.
ağ fırlatma cast n.
ağ atma cast n.
kablosuz ağ wireless n.
ağ yapmak net v.
ağ ile tutmak mesh v.
ağ kurmak set up a network v.
ağ ile örtmek net v.
ağ kurmak create a network v.
ağ ile yakalamak net v.
ağ çekmek draw the net v.
ağ örmek net v.
ağ atmak sling v.
ağ örmek make a net v.
ağ ile balık tutmak haul v.
(örümcek) ağ örmek spin v.
ağ ile çevirmek webbing v.
ağ bırakmak cast a net v.
etrafına ağ çekmek web v.
ağ ile tutmak net v.
ağ ile suyun dibini taramak drag v.
ağ gibi bölünmek reticulate v.
ağ atmak cast a net v.
ağ toplamak collect the nets v.
ağ örmek spin v.
örmek (koza, ağ) spin v.
ağ yapmak nett v.
ağ ile yakalamak nett v.
ağ oluşturmak form a network v.
ağ gibi sarmak reticulate v.
ağ gibi örmek reticulate v.
ağ gibi örmek interlace v.
ağ örmek spin a web v.
ağ gibi kaplamak network v.
ağ gibi yayılmak network v.
ağ örmek web v.
ağ gibi çevrelemek web v.
ağ ile tuzağa düşürmek benet v.
ağ ile donatmak web v.
ağ haline getirmek bread v.
(ağ varmışçasına) üzeri örtülmek overnet v.
ağ ile örtmek overnet v.
ağ ile kapatmak overnet v.
ağ atmak throw web v.
ağ ile balık tutmak seine v.
ağ ile aramak seine v.
ağ atmak cast v.
ağ ile balık yakalamak net v.
ağ örgüsüne benzer çizgilerle işaretlemek reticulate v.
ağ şeklinde reticulate adj.
ağ şeklinde reticulated adj.
ağ gibi weblike adj.
ağ şeklinde cancellate adj.
ağ gibi sarmış enmeshed adj.
ağ gibi netty adj.
ağ ile yakalanabilir nettable adj.
ağ gibi netted adj.
ağ biçimi reticular adj.
ağ biçiminde reticulated adj.
ağ gibi reticulate adj.
ağ gibi reticular adj.
ağ şeklinde cancellated adj.
ağ benzeri networklike adj.
ağ ile çevrilmiş webby adj.
ağ ile bağlanan webbed adj.
ağ gibi meshy adj.
ağ gibi meshed adj.
ağ gibi ince iplik veya çizgilerden oluşan spidery adj.
ağ veya fileye ait retiary adj.
ağ veya fileye benzer retiary adj.
ağ veya file oluşturan retiary adj.
ağ biçimli retecious adj.
ağ biçiminde reticularly adv.
ağ anlamı veren ön ek dictyo- pref.
ağ anlamı veren ön ek dicty- pref.
sosyal ağ facebook N.
karmaşık ağ warren N.
çevrimiçi ağ geçidi portal N.
ağ dokusu webbing N.
Colloquial
çevirmeli ağ bağlantısı dial-up n.
çevirmeli ağ ile bağlanılan dial-up adj.
Idioms
küçük ağ ya da işletme cottage industry n.
daha geniş bir ağ oluşturmak cast/spread your net wide v.
ağ kurmak join (up) the dots v.
ağ oluşturmak join (up) the dots v.
Trade/Economic
kurumsal ağ enterprise network n.
ağ ve güvenlik uzmanı network and security specialist n.