be out - Turc Anglais Dictionnaire
Historique

be out

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Sens de "be out" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 79 résultat(s)

Anglais Turc
General
be out v. yayımlanmak
be out v. bitmiş olmak (hafta/ay)
be out v. söz konusu olmamak
be out v. çıkmak (ay/güneş)
be out v. kütüphaneden alınmış olmak (kitap)
be out v. bayılmış olmak
be out v. yeşillenmek
be out v. sönmek
be out v. yanmak (çocuk oyunlarında)
be out v. alçalmış olmak (deniz)
be out v. dışarıda olmak
be out v. yanmak
be out v. açığı olmak (para)
be out v. çıkmak (kitap/gazete/resmi ilan)
be out v. auta çıkmak
be out v. bozulmuş olmak (makine)
be out v. yeşermek
be out v. düşünülmemek
be out v. sızmış olmak
be out v. yapraklanmak (bitki vb)
be out v. nakavt olmak
be out v. sönmüş olmak
be out v. sona ermek
be out v. gitmek (belirli bir miktar para)
be out v. uygun sayılmamak
be out v. açmak (çiçek/yaprak)
be out v. (hapisten) çıkmak
be out v. demode olmak
be out v. nuh nebiden kalmak
be out v. eski moda olmak
be out v. bitmek
be out v. sonuçlanmak
be out v. modası geçmek
be out v. zararda olmak
be out v. daha fazla ilgilenmemek
Colloquial
be out v. gitmek
be out v. çalışmamak
be out v. uyumak
be out v. eşcinselliğini açıklamış/duyurmuş olmak
be out v. kovalamak
be out v. bir amaç peşinde olmak
be out v. peşine düşmek
be out v. gökyüzünde belirmek/ortaya çıkmak
be out v. uygulanabilir bir seçenek olmaktan çıkmak
be out v. artık seçenekler arasında olmamak
be out v. içini dökmek
be out v. dürüstçe açığa vurmak
be out v. açıkça ortaya koymak
be out v. doğrudan/dürüstçe anlatmak
be out v. olduğu gibi anlatmak
be out v. (beysbolda) vuruş kaçırıp oyun dışı kalmak
be out v. tüketmiş olmak
be out v. bitirmiş olmak
be out v. kalmamak
be out v. evde olmamak
be out v. ay, güneş, yıldızlar çıkmak
be out v. kapatılmak
be out v. söndürülmek
be out v. kullanılmaz olmak
be out v. bağlantısı kesilmek/kopmak
be out v. çalışmamak
be out v. bir seçenek/olasılık olmamak
be out v. imkansız olmak
be out v. yapmayı aklına koymak
be out v. yapmakta kararlı olmak
be out v. açık olmak
be out v. dürüst olmak
be out v. açıkça söylemek/anlatmak
be out v. eşcinselliğini gizlememek
be out v. eşcinselliğini açık yaşamak
be out v. (beysbolda) koşucu veya atıcı olarak pozisyon kaybetmek/oyun dışı kalmak
be out v. bir şey için dışarı çıkmak
be out v. bir amaçla dışarı çıkmak
be out v. bir şeye çıkmak
be out v. bir şey yapmaya/getirmeye çıkmak
be out v. bitirmek
be out v. tüketmek
be out v. sonuna kar kullanmak/harcamak
Football
be out v. aut olmak

Sens de "be out" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 500 résultat(s)

Anglais Turc
General
be average out at v. ortalaması (belirli bir miktar) olmak
be unable to work out v. içinden çıkamamak
be out of date v. süresi bitmek
be on one's way out v. çıkmak
be unable to work (something) out v. işin içinden çıkamamak
be put out v. gönüllenmek
be burnt out v. yanıp kül olmak
be out of sorts v. keyfi olmamak
be out on strike v. grevde olmak
be out of order v. uygunsuz olmak
be out of place v. uygun düşmemek
be clapped out v. ahı gitmek vahı kalmak
be worn out v. aşınmak
be out of plumb v. şakulden kaçmak
be out of practice v. formdan düşmüş olmak
be out of one's mind v. çok öfkeli olmak
be out of order v. (makine/aygıt) bozulmuş olmak
be left out in the cold v. cascavlak kalmak
be out of train v. idmansız olmak
be out at grass v. otlamak
be out of the running v. adaylıktan elenmiş olmak
be out of character v. (bir davranış için) birinin karakterine uymamak
be out of sync v. senkronik olmamak
be out of practice v. uzun zamandan beri bir şeyi yapmadığı için onu iyi yapamamak
be out of reach v. erişilemez olmak
be out of sync v. senkronize edilmemiş olmak
be out in the cold v. açıkta kalmak
be out to lunch v. öğle yemeği yemeye çıkmış olmak
be out of earshot v. uzakta olduğu için işitememek
be out of earshot v. duyamamak
be out of order v. bozuk olmak (makine/aygıt)
be out of shape v. formdan düşmüş olmak
be tired out v. turşusu çıkmak
be out of touch with v. ile temasta bulunmamak
be out of shape v. şeklini kaybetmiş olmak
be out of something v. bitmek
be out of print v. kitapçılarda bulunmamak
be out of reach v. el altında olmamak
be out of keeping with something v. bir şeye uygun olmamak
be out of question v. düşünülemez olmak
be out of place v. yerinde olmamak (her zamanki)
be out of print v. kitap yayımcısında mevcut olmamak
be out of place v. yakışık almamak
be out on the town v. şehirde yiyip içip eğlenmek
be fagged out v. turşu gibi olmak
be out of print v. kitabın baskısı tükenmiş olmak
be like a fish out of water v. sudan çıkmış balığa dönmek
be out of breath v. nefesi kesilmek
be out of one's mind v. kafadan kontak olmak
be out of order v. çalışmamak
be kicked out v. kovulmak
be out of one's senses v. aklını kaçırmak
be out in one's reckoning v. hesabında yanılmak
be out of practice v. paslanmak
be out of control v. kontrolden çıkmak
be fagged out v. çok yorgun olmak
be out of plumb v. şakulünde olmamak
be out of place v. yakışıksız olmak
be completely shut out v. kaput olmak
be tired out v. bitap düşmek
be talked out v. söyleyecek sözü kalmamak
be out of character v. (bir davranış için) birinin her zamanki davranışlarına uymamak
be out of luck v. şansı olmamak
be out of season v. mevsimi bitmiş olmak
be out to v. bir amaç peşinde olmak
turn out to be tasteless v. kabak çıkmak
be out of shape v. formda olmamak
be sorted out v. ayıklanmak
be out of control v. frenlenemez olmak
be out of favor with v. birinin gözünden düşmüş olmak
be out of line v. uygunsuz olmak
be out of luck v. şansı yaver gitmemek
be sold out v. kalmamak
be out of one's mind v. aklını kaçırmış olmak
be cut out v. biçilmek
be out of order v. düzensiz olmak
be out of fashion v. modası geçmek
be out of breath v. soluğu kesilmek
be out of question v. olanaksız olmak
be out of step with v. ayak uydurmamak
be out of a job v. işsiz olmak
be out of line v. sıradan çıkmış olmak
be out of the woods v. hasta hayati tehlikeyi atlatmış olmak
be out of spirits v. keyfi kaçmak
be out of work v. işsiz olmak
be worn out v. aşırı ısınmak
be out of one's senses v. çıldırmak
be out of order v. usule aykırı olmak
be out of date v. süresi dolmak
be out of the way v. sapa düşmek
be out of place v. yerinde olmamak (fiilen)
be out of place v. abes kaçmak
be out to v. bir şey için fırsat kollamak
be taken out of circulation v. tedavülden kalkmak
be burnt out v. yangın yüzünden sokakta kalmak
be out of step with v. ayak uydurmamak (birisine)
be out of shape v. kalıpsız olmak
be out of line v. yakışık almamak
be out of luck v. şanssız olmak
turn out to be v. çıkmak
be out of shape v. formunda olmamak
be cut out for v. uygun olmak
be way out in left field v. ıskalamak
be out of place v. uygunsuz olmak
be invalid out of the army v. çürüğe çıkarılmak
be out at grass v. yayılmak
be out of touch v. dünyada olup bitenlerden haberi olmamak
be tired out v. canı burnunda olmak
be out of control v. kontrolden çıkmış olmak
be out of something v. yoksun olmak
be out of breath v. soluk soluğa olmak
be out of the running v. yarışmadan elenmiş olmak
be out at grass v. emekli olmak
be out of breath v. katılmak
be out of line v. yakışıksız olmak
be tired out v. pestili çıkmak
be out of practice v. formda olmamak
be unable to work something out v. içinden çıkamamak
turn out to be in the wrong v. haksız çıkmak
be tired out v. yorgunluktan canı çıkmak
be out of one's mind v. aklı yerinde olmamak
be burned out v. yangın yüzünden sokakta kalmak
be on its way out v. devri kapanmak üzere olmak
be out of touch with v. habersiz olmak
be out of stock v. stokta bulunmamak
be out of v. kalmamak
be way out in left field v. fena halde yanılmak
be out of control v. dizginlenemez olmak
be out of breath v. nefes nefese olmak
be out of touch with v. iletişim içinde olmamak
be spread out v. serilmek
turn out to be right v. haklı çıkmak
turn out to be clear v. netlik kazanmak
be tired out v. yorgun düşmek
be worn out v. yorgun düşmek
be locked out v. çıkarılmış olmak
be locked out v. kapılar yüzüne kapanmış olmak
be locked out v. işsiz (olmak/kalmak)
be locked out v. dışlanmış olmak
be sifted out v. elekten geçmek
be out of one's power (control) v. elden çıkmak
be out of one's hands (control) v. elden çıkmak
be long and drawn out v. fos çıkmak
be out of date v. zamanı geçmek
be found out v. meydana çıkmak
be out of v. dışında bulunmak
be put out with someone v. dargın olmak
be out of v. dışında olmak
turn out be somebody one knows before v. tanışık çıkmak
turn out be somebody one knows before v. tanış çıkmak
be voted out v. oylanmak
turn out to be profitable v. karlı çıkmak
be portioned out v. paylaştırılmak
be singled out for criticism v. eleştirilere maruz kalmak
be coming out v. belirmeye başlamak
be found out v. ortaya çıkarılmak
be out of patience v. tahammülü kalmamak
be out of breath v. nefessiz kalmak
be prevented from setting out on a journey v. yolundan kalmak
be prevented from setting out on a journey v. yoldan kalmak
be out of patience v. sabır kalmamak
be out of patience v. sabrı tükenmek
be carried out v. gerçekleştirilmek
be washed out v. hali olmamak
be worn out v. kolunu kaldıracak hali olmamak
be worn out v. hali olmamak
be pooped out v. kolunu kaldıracak hali olmamak
be fagged out v. hali olmamak
be petered out v. hali olmamak
be petered out v. kolunu kaldıracak hali olmamak
be pooped out v. hali olmamak
be tuckered out v. kolunu kaldıracak hali olmamak
be fagged out v. kolunu kaldıracak hali olmamak
be washed out v. kolunu kaldıracak hali olmamak
be tuckered out v. hali olmamak
be conked out v. kolunu kaldıracak hali olmamak
be conked out v. hali olmamak
turn out to be a mafia v. mafyalaşmak
be put out to tender v. ihale edilmek
be out of one's senses v. kafayı yemek
be out of one's senses v. kafayı çizmek
be out of one's senses v. balatayı sıyırmak
be out of the city v. şehir dışında olmak
be cut out for v. biçilmiş kaftan olmak
be carried out feet foremost v. toprağa verilmek
be tired (out) v. yorgunluk çökmek
(electricity) be cut out v. (elektrik) kesilmek
be worn-out v. turşusu çıkmak
be on the look-out for v. aramak
be worn-out v. yorgunluktan canı çıkmak
be out of v. tükenmiş olmak
be out of touch with v. yeni gelişmeler hakkında bilgisi olmamak
be long-drawn-out v. sürüncemede kalmak
be scared out of one's mind v. çok korkmak
be scared out of one's mind v. yusuf yusuf etmek
be chewed out v. bir araba dolusu laf işitmek
be out of danger v. tehlikeyi atlatmış olmak
be carried out v. yürütülmek
be out of one's mind v. çıldırmak
be out of one's mind v. aklını kaçırmak
be out of circulation v. tedavülden kalkmak
be out to lunch v. öğle yemeği için dışarı çıkmak
be worn out from working v. çalışmaktan yorgun düşmek
be thrown out of window v. pencereden atılmak
be locked out v. kapı dışarı edilmek
be out in a year with good behavior v. iyi halden bir yılda çıkmak
be out in the cold for hours v. saatlerce soğukta dışarıda kalmak
be out of one's price range v. ödeyebileceği fiyatın üzerinde olmak
be kicked out of school v. okuldan atılmak
be thrown out of school v. okuldan atılmak
turn out to be a blessing in disguise v. bir şerrin hayırla sonuçlanması
turn out to be a blessing in disguise v. sonu hayra çıkmak
be out of a job v. işsiz kalmak
be born out of the ashes v. küllerinden doğmak
be blown out v. patlama yaşamak
(power) be out v. elektrik kesik olmak
be out of key v. akortsuz olmak
be out of tune v. uyumsuz olmak
be out of key v. akordu bozuk olmak
be out of tune v. ahenksiz olmak
be out of tune v. akortsuz olmak
be out of tune v. akordu bozuk olmak
be photographed on their way out of a movie v. sinema çıkışı görüntülenmek
be spotted out v. görüntülenmek
be/go out on the town v. şehre eğlenmeye gitmek
turn out to be v. olduğu ortaya çıkmak
be out in a year with good behaviour v. iyi halden bir yılda çıkmak
be out in a year with good behaviour v. iyi halden bir senede çıkmak
be out in a year with good behavior v. iyi halden bir senede çıkmak
be out of ammo v. cephanesi bitmek
be out of v. bitmek
be kicked out of high school v. liseden atılmak
be knocked out v. nakavt olmak
be the second out of 60 v. 60 kişi arasından ikinci olmak
be sprawled out v. iki seksen uzanmak
be sold out v. (tamamı) satılmak
be burned out v. yangın sonucu zarar görmek
be burned out v. yanıp kül olmak
be left out in the cold v. soğukta sokakta kalmak
Phrasals
be out for v. amaçlamak
be out for v. sahip olmayı amaçlamak
be leaked out v. (haber vb) sızdırılmak
be caught out v. yakayı ele vermek
Proverb
ne'er cast a clout till may be out mart kapıdan baktırır kazma kürek yaktırır
Colloquial
be freaked out v. çok heyecanlanmak
be freaked out v. çılgına dönmek
be out for (something) v. (terfi, intikam gibi bir şey) peşinde olmak/peşinden koşmak
be out for (something) v. (bir şey) elde etmek/almak için çok uğraşmak/çalışmak
be out for (something) v. (bir şey) için dışarıda olmak
be out for (something) v. (bir şey) için dışarıya çıkmak
be out for (something) v. bir süreliğine işte/okulda olmamak
be out for (something) v. bir süre için işe/okula gelememek
be unable to get a word out v. dili tutulmak
be scared out of one's wits v. ödü bokuna karışmak
be chickened out v. korkmak
be scared out of one's wits v. korkudan ödü patlamak
be unable to get a word out v. söyleyecek söz bulamamak
be burnt out v. pestili cıkmak
be chickened out v. tırsmak
be scared out of one's wits v. üç buçuk atmak
be scared out of one's mind v. üç buçuk atmak
be out to get (one) v. (birinin) peşinde olmak
be out to get (one) v. (birini) yakalamaya çalışmak
be out to get (one) v. (birini) aramak
be out to get (one) v. (birinin) peşine düşmek
be out to get (one) v. (birinin) açığını aramak
be out to get (one) v. (birinin) itibarını zedelemeye çalışmak
be out to get someone v. birine zarar vermeye çalışmak
be out to get someone v. birine kötülük etmeye çalışmak
be out to get someone v. birini gafil avlamaya çalışmak
be as (something) as all get-out v. düşünebileceğinden daha (sıcak, hızlı) olmak
be as (something) as all get-out v. inanamayacağın kadar (sıcak, hızlı) olmak
be as (something) as all get-out v. son derece (sıcak, hızlı) olmak
be out for v. niyetinde olmak
be out for v. peşinde olmak
be out for v. amacında olmak
be out for v. intikam peşinde olmak
be out for v. kan gütmek
be out for v. kana kan istemek
be out there v. olağandışı olmak
be out there v. ayrıksı olmak
be out there v. eksantrik olmak
be out there v. garip olmak
be out there v. tuhaf olmak
be out there v. alışılmadık olmak
be out there v. değişik olmak
be out there v. ilginç olmak
be frozen out v. dışlanmak
be frozen out v. kadro dışı kalmak
be (all) out to (do something) v. (bir şeyi yapmayı) istemek ya da tasarlamak
be (all) out to (do something) v. (bir şeyi yapmayı çok) istemek
be (all) out to (do something) v. (bir amaç) uğruna çalışmak
be (all) out to do something v. bir şeyi yapmayı istemek ya da tasarlamak
be (all) out to do something v. bir şeyi yapmayı çok istemek
be (all) out to do something v. bir amaç uğruna çalışmak
be (all) out for something v. bir şeyi yapmayı istemek ya da tasarlamak
be (all) out for something v. bir şeyi yapmayı çok istemek
be (all) out for something v. bir amaç uğruna çalışmak
be out of this world v. körkütük sarhoş olmak
be out of this world v. zilzurna sarhoş olmak
be rained out v. yağmur nedeniyle ertelenmek
be rained out v. yağmur nedeniyle iptal edilmek
be rained out v. yağmur nedeniyle geciktirilmek
be snowed out v. kar nedeniyle ertelenmek
be snowed out v. kar nedeniyle iptal edilmek
be snowed out v. kar nedeniyle geciktirilmek
be well out of something [uk] v. bir şeyden ayrılması isabet olmak
be well out of something [uk] v. iyi ki bir şeyden ayrılmış/çıkmış olmak
be well out of something [uk] v. bir şeyden ayrıldığı/çıktığı için şanslı olmak
be well out of something [uk] v. şansı varmış ki bir şeyden ayrılmış olmak
be well out of something [uk] v. artık bir şeyin içerisinde bulunmadığı için şanslı olmak
be out (some amount of money) v. (belli bir miktar) içeri girmek
be out (some amount of money) v. (belli bir miktar para) kaybetmek
be out (some amount of money) v. (belli bir miktar parası) boşa gitmek
be out (some amount of money) v. (belli biri miktar para) harcamak
be out an amount of money v. belli bir miktar içeri girmek
be out an amount of money v. belli bir miktar para kaybetmek
be out an amount of money v. belli bir miktar parası boşa gitmek
be out an amount of money v. belli biri miktar para harcamak
Idioms
be out at the heels v. perişan olmak
be out of her reckoning v. (gemi) tahmin edilen yerden daha uzakta olmak
be out at the heels v. kötü bir durumda olmak
be out to get (one) v. peşine/arkasına düşmek
be out to get someone v. peşine/arkasına düşmek
be out to get (one) v. peşinde olmak
be out to get someone v. peşinde olmak
be out to get (one) v. yakalamaya çalışmak
be out to get someone v. yakalamaya çalışmak
be out to get (one) v. açığını aramak
be out to get someone v. açığını aramak
be out for somebody’s blood v. intikam almaya çalışmak
be out for somebody’s blood v. kan gütmek
be out for somebody’s blood v. intikam aramak
be out for somebody’s blood v. kellesini istemek
be out for somebody’s blood v. intikam peşinde olmak
be turfed out [uk] v. çıkarılmak
be turfed out [uk] v. atılmak
be turfed out [uk] v. kovulmak
be turfed out [uk] v. kapı dışarı edilmek/atılmak
be turfed out [uk] v. (birine) kapıyı göstermek
be well out of (something) v. (bir şeyden veya kişiden) ayrılması isabet olmak
be well out of (something) v. iyi ki (bir şeyden veya kişiden) ayrılmak
be well out of (something) v. ayrıldığı için şanslı olmak
be well out of (something) v. şansı varmış ki ayrılmış olmak
be well out of (something) v. iyice (bir şey) dışına çıkmak/dışında olmak
be well out of v. (bir şeyden veya kişiden) ayrılması isabet olmak
be well out of v. iyi ki (bir şeyden veya kişiden) ayrılmak
be well out of v. ayrıldığı için şanslı olmak
be well out of v. şansı varmış ki ayrılmış olmak
be well out of v. iyice (bir şey) dışına çıkmak/dışında olmak
be badly turned out v. kötü giyinmek
be badly turned out v. üstüne başına dikkat etmemek
be badly turned out v. giydiklerine dikkat etmemek
be badly turned out v. giysilerine/görünüşüne dikkat etmemek
be badly turned out v. üstü başı/giydikleri/görünüşü kötü olmak
make (someone or something) out to be (something) v. olduğundan farklı göstermek/resmetmek
make (someone or something) out to be (something) v. yaftayı yapıştırmak
make (someone or something) out to be (something) v. yok/boş yere (bir şeyle) suçlamak
make (someone or something) out to be (something) v. (bir şey) olduğunu iddia etmek
make something out to be (something else) v. olduğundan farklı göstermek/resmetmek
make something out to be (something else) v. yaftayı yapıştırmak
make something out to be (something else) v. yok/boş yere (bir şeyle) suçlamak
make something out to be (something else) v. (bir şey) olduğunu iddia etmek
be first out of the box [us] v. en önce yapan/ortaya atan olmak
be knocked out of the box v. (beyzbolda atıcı) (çok fazla vuruş kaçırdığı için) oyundan alınmak
be put out of business v. işleri durmak/azalmak
be put out of business v. işleri kesat gitmek
be put out of business v. satışları azalmak/durmak
be put out of business v. satışların/işin önü kesilmek
be put out of business v. (şirket için) bir projeden/ihaleden çekilmek zorunda kalmak
be put out of business v. (şirket için) kapanmak/işi bırakmak
be put out of business v. (şirket için) işi bırakmak zorunda kalmak
be out of focus v. açık olmamak
be out of focus v. açıkça anlaşılmamak
be out of one's head v. aklını kaçırmak
be out of one's mind v. aklını oynatmak
be out of one's head v. aklını yitirmek
be out on the razzle v. alem yapmak
be out on the tiles v. alemlere/ortamlara akmak
be out of one's depth v. anlamamak
be out of one's depth v. anlaması zor olmak
be out like a light v. ansızın bilincini yitirmek
be out like a light v. ansızın kendini kaybetmek
be out like a light v. ansızın komaya girmek
be out to lunch v. aptalca davranmak
be out of kilter v. ayarı kaçmak
be left out in the cold v. ayazda kalmak
be out of one's league v. aynı klasmanda olmamak
be out of somebody's league v. aynı kulvarda olmamak
be out of the starting blocks v. başlangıç aşamasını geçmiş olmak
cut out to be something v. biçilmiş kaftan olmak
be tuckered out v. bitap düşmek
be out on the piss (brit) v. bar bar dolaşmak
be out like a light v. birden uykuya dalmak
be all tuckered out v. bitap düşmek
be out of the hole v. borçsuz olmak
be carried out feet first v. bir yerden ölene kadar ayrılmamak
be fresh out of something v. bitmek
be out of sorts v. bozuk çalmak
be pooped out v. bitap düşmek
be out of the hole v. borçtan kurtulmuş olmak
be out of one's depth v. boyunu aşan işlere kalkışmak
be out of one's depth v. boyunu aşmak
be scared out of one's wits v. bet beniz kalmamak
be out of the starting blocks v. bir şeye/işe başlamış olmak
be out of gas v. benzini/yakıtı bitmek
be out earning a crust v. bir parça ekmek kazanmak için kendinden geçmek
turned out to be hot air v. boş çıkmak
be cut out for v. biçilmiş kaftan olmak
be laughing out of the other side of one's mouth v. burnu sürtülmek
be out of somebody's league v. biriyle aynı ayarda olmamak
be out of kilter v. balansı bozulmak
be out on the piss (brit) v. bar bar dolaşıp içki içmek
be out of luck v. bahtı kara olmak
be out of pocket v. çok para kaybetmek
be out of earshot v. duyamayacak kadar uzakta olmak
not be out of the wood v. düzlüğe çıkamamak
be out of hand v. denetlenemez durumda olmak
not be out of the woods v. düzlüğe çıkamamak
be out of date v. çağdışı olmak
be out of joint v. çivisi çıkmak
be out of humor v. canı sıkkın olmak
be left out in the cold v. dımdızlak kalmak
be out of one's brain v. çok sarhoş olmak
be out of the woods v. düzlüğe çıkmak
be bent out of shape v. çok endişelenmek
be out of humour v. canı sıkkın olmak
be out of earshot v. duyamayacak kadar uzak olmak
be out on a limb v. destekten yoksun olmak
be out of one's mind v. çıldırmak
be out of one's mind v. delirmek
be out for the count v. derin uykuda olmak
be out of date v. demode olmak
be out of pocket v. çok para harcamak
be out of the doghouse v. cezalı olmak
be bent out of shape v. çok sinirlenmek
be out of step v. çizgi dışı olmak
be tuckered out v. canı çıkmak
be out of true v. düzgün olmamak
be out of earshot of v. duyma erimi dışında olmak
be out of the wood v. düzlüğe çıkmak
be out of step v. diğerlerinden değişik davranmak
be all tuckered out v. canı çıkmak
be out of the loop v. devre dışı/dışında kalmak
be out of true v. düz olmamak
be way out of line with what others get v. diğerlerinden çok çok fazla/az almak
be out of one's league v. dengi olmamak
be out of earshot of v. duyma menzili dışında olmak
be out of touch v. gelişmelerden habersiz olmak
be out of humour v. hiddetli almak
be out of one's depth v. harcı olmamak
be out of one's element v. havasında/gününde olmamak
be out of keeping with v. gitmemek
be out of one's mind with worry v. endişeden kafayı yemek
be out of humor v. hiddetli almak
be out earning a crust v. ekmeğini gerçekten zor kazanmak
be out of the running v. göz doldurmamak
be down and out v. fakir olmak
be out of practice v. hamlamak
be out of step v. farklı davranmak
be laughing out of the other side of one's mouth v. gününü görmek
be out of keeping with v. garip kaçmak
be out in force v. hepsi/tümüyle orada olmak
be out on the piss (brit) v. içki içmeye çıkmak
be out on someone's ear v. işten atılmak/kovulmak
be out of earshot of v. işitilemeyecek kadar uzakta olmak
come out to be good v. iyi/olumlu sonuçlanmak
be out for blood v. intikam istemek/aramak
be out for somebody's scalp v. kellesini istemek (mecazi)
be out of wind v. nefes nefese kalmak
be out for the count v. kendinden geçmek
be puffed out v. nefes nefese kalmak
be out of breath v. nefesi kesilmek
be out of the way v. olağandışı olmak
be stoned out of one's mind v. küfelik olmak
be out of one's element v. kendi gibi olmamak
be out of one's mind v. kaçırmak
be out for blood v. kan istemek
be out of one's element v. ona göre olmamak
be scared out of one's skin v. ödü kopmak
be out of the picture v. konunun dışında olmak
be out of humor v. öfkesi burnunda olmak
be out for the count v. ne olup bittiğinin farkında olamayacak durumda olmak
be out of the ark v. modası geçmiş olmak
be carried out feet first v. önce/ancak ölüsü/cenazesi çıkmak
be out of one's mind v. kafayı üşütmek
be out of puff v. nefes nefese kalmak
be out of the picture v. olup bitenden habersiz olmak
be scared out of one's life v. ödü kopmak
be out of date v. nuh nebiden kalma olmak
be out of wind v. nefesi kesilmek
be out of one's mind with fear v. korkudan kafayı yemek
be out of breath v. nefes nefese kalmak
be scared out of one's skin v. ödü patlamak
be out of focus v. karanlıkta kalmak
be out of humour v. öfkesi burnunda olmak
be out of whack v. nefes nefese kalmak
be scared out of one's life v. ödü patlamak
be out of hand v. kontrolden çıkmak
be stoned out of one's mind v. kör kütük olmak