colour - Turc Anglais Dictionnaire

colour

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

colour — Definition

Signification:
renk, nitelik
Prononciation (IPA):
(AmE /ˈkʌlər/ – BrE /ˈkʌlə/)
Partie du discours:
İsim: color (colors)
Synonymes:
hue
Antonymes:
colorlessness

Sens de "colour" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 46 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
colour n. renk
You don't have to choose just one colour of nail polish.
Sadece tek bir renk oje seçmek zorunda değilsin.

More Sentences
colour n. boya
Gel food colouring is perfect for cake icings.
Jel gıda boyasın pasta kreması için idealdir.

More Sentences
General
colour n. ton
Seawater is not naturally blue in colour.
Deniz suyu, doğal olarak mavi tonda değildir.

More Sentences
colour n. bet beniz
Karen doesn't have a colour today, and there must be something wrong.
Bugün Karen'in beti benzi atmış, sıkıntılı bir şeyler olmalı.

More Sentences
colour n. renk
You don't have to choose just one colour of nail polish.
Sadece tek bir renk oje seçmek zorunda değilsin.

More Sentences
colour n. boya
Gel food colouring is perfect for cake icings.
Jel gıda boyasın pasta kreması için idealdir.

More Sentences
colour n. ırk
People of all colours can come to this rally.
Her ırktan insan bu mitinge gelebilir.

More Sentences
colour v. yüzü kızarmak
When she couldn't give a proper answer, she coloured.
Düzgün bir cevap veremeyince yüzü kızardı.

More Sentences
colour v. boyamak
If I didn’t colour my hair I’d be totally white.
Eğer saçımı boyamasaydım tamamen beyaz olurdum.

More Sentences
Technical
colour n. boya
Gel food colouring is perfect for cake icings.
Jel gıda boyasın pasta kreması için idealdir.

More Sentences
colour n. renk
You don't have to choose just one colour of nail polish.
Sadece tek bir renk oje seçmek zorunda değilsin.

More Sentences
colour v. boyamak
If I didn’t colour my hair I’d be totally white.
Eğer saçımı boyamasaydım tamamen beyaz olurdum.

More Sentences
Computer
colour adj. renkli
We need a colour TV to watch the movies more clearly.
Filmleri daha net izleyebilmek için renkli bir televizyona ihtiyacımız var.

More Sentences
General
colour n. nüans
colour n. içyüzü
colour n. canlılık
colour n. kaba
colour n. ten rengi
colour n. forma
colour n. yüz rengi
colour n. gerçek yüz
colour n. maske
colour n. dış görünüş
colour n. coşkunluk
colour n. sancak
colour n. işaret
colour v. çarpıtmak
colour v. renk katmak
colour v. renk değiştirmek
colour v. saptırmak
colour v. renklenmek
colour v. abartmak
colour v. kızarmak
colour v. renklendirmek
colour v. boya renklendirmek
colour v. renk vermek
colour adj. kaba
colour N. nitelik
Law
colour n. bahane
colour n. görünüş
colour n. hak karinesi
Technical
colour v. renkli olmak
colour v. renk vermek
colour v. renklendirmek
Computer
colour expr. renkte göster
Medical
colour n. kolor

Sens de "colour" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
General
fundamental colour n. ana renk
colour photography n. renkli fotoğrafçılık
skin colour n. cilt rengi
colour correction n. renk düzeltme
colour matching n. renk uyuşumu
colour tv n. renkli televizyon
colour chart n. renk kataloğu
earth colour n. toprak rengi
colour balance n. renk dengesi
colour excess n. renk artışı
colour blindness n. renk körlüğü
colour fidelity n. doğal renklere sadakat
fundamental colour n. esas renk
colour carrier n. renk taşıyıcısı
main colour n. ana renk
colour indicator n. renk göstergesi
colour hue n. renk nüansı
light brown colour n. devetüyü
colour dipping n. renk daldırması
depth of colour n. renk koyuluğu
yellow colour n. sarılık
colour killer n. renkönleyici
colour of the face n. beniz
bright scarlet colour n. galibarda
colour error n. renk hatası
luminous colour n. fosforlu renk
colour diagram n. renk diyagramı
colour chemistry n. renk kimyası
rose colour n. pembe
solid colour n. düz renk
hair colour n. saç rengi
environment colour n. çevre rengi
bright colour n. parlak renk
base colour n. zemin rengi
base colour n. ana renk
colour change n. renk değişimi
combination colour n. karışım rengi
colour fidelity n. renk doğruluğu
dark colour n. koyu renk
enamel colour n. emay rengi
fast colour n. solmaz renk
ground-colour n. fon
iridescent colour n. yanardöner renk
intense colour n. koyu renk
natural colour n. doğal renk
light colour n. açık renk
water colour n. suluboya
lose colour n. soluk renk
lose colour n. uçuk renk
eye colour n. göz rengi
body colour n. ten rengi
british colour council n. ingiliz renk konseyi
skin colour n. ten rengi
dull colour n. mat renk
dull colour n. donuk renk
colour block n. renkli klişe
colour-blindness n. akromatopsi
colour-blindness n. renkkörlüğü
colour assortment n. renk çeşitleri
colour assortment n. renk çeşitliliği
mustard colour n. hardal rengi
colour sticker n. renkli çıkartma
accent colour n. ara renk
color removal; colour removal n. renk giderimi
colour cosmetics n. renkli kozmetik ürünleri
colour balloon n. renkli balon
vocal colour n. ses rengi
local colour n. yer veya zamanın ayırt edici özellikleri
local colour n. yerel doku
local colour n. yer veya zamanın ayırt edici özellikleri
local colour n. zamansal özellik
local colour n. dönemsel özellik
local colour n. (yere veya zamana ait) atmosfer
local colour n. örf ve adetlerin bir yöreye kazandırdığı nitelik
poster colour [uk] n. suda çözünür yapışkan maddelerle karıştırılmış pigment
poster colour [uk] n. afiş boyası
pseudo-colour n. yalancı renk
pseudo-colour n. aldatıcı renk
change colour v. rengi atmak
colour up v. kızarmak
change colour v. renkten renge girmek
change colour v. kızarıp bozarmak
change the colour of v. rengini değiştirmek
turn the colour of copper v. bakırlaşmak
change the colour v. rengini değiştirmek
take on a gray colour v. bozarmak
change colour v. solmak
change colour v. yüzü kızarmak
grow back to one's natural colour v. doğal rengini geri kazanmak
colour someone (red-faced) v. yüzünü kızartmak
look at the colour of v. rengine bakmak
fry the onions until pink in colour v. soğanları pembeleşinceye kadar kızartmak
fry the onions until pink in colour v. soğanları pembeleşinceye kadar kavurmak
off colour adj. rahatsız
under colour of adj. bahanesiyle
off colour adj. keyifsiz
colour blind adj. renk körü
bright colour adj. parlak renkli
colour-blind adj. renk körü
colour-blind adj. renkkörü
off-colour adj. belirsiz
off-colour adj. keyifsiz
off-colour adj. açık saçık
three-colour adj. üçrenkli
off-colour adj. solmuş
off-colour adj. müstehcen
single-colour adj. tekrenkli
pastel colour adj. pastel renki
colour-fast adj. renk vermez
colour-fast adj. solmaz
off-colour adj. doğal renkte olmayan
colour-fast adj. rengi atmaz
multi-colour adj. farklı ve genellikle parlak renklerde boyanmış bölümleri bulunan
off-colour adj. beklenen renkten farklı
off colour [us] adj. açık saçık
off-colour adj. müstehcen
off-colour adj. normalden farklı olan
off-colour adj. zevksiz
off-colour adj. normal renkten farklı
off colour [us] adj. nezaketsiz
off colour [us] adj. inceliksiz
off-colour adj. istenen renkten farklı
off-colour adj. yanlış renkte olan
off-colour adj. uygunsuz renkte olan
off-colour adj. kaba
off-colour adj. açık saçık
off-colour adj. kirli
off colour [us] adj. uygunsuz
off-colour [uk] adj. halsiz
off-colour [uk] adj. kötü
off-colour [uk] adj. kırık
off-colour [uk] adj. hasta
off-colour adj. zevksiz
colour-blind adj. ırkçı olmayan
colour-blind adj. etnik kökene göre ayırmayan
colour-blind adj. cilt rengine göre ayırmayan
in colour [uk] prep. renkli
Phrasals
colour in v. renklendirmek
Phrases
of every stripe and colour expr. her türden
of every stripe and colour expr. her renkten
of every stripe and colour expr. her çeşitten
this colour, please expr. bu renk olsun lütfen
Colloquial
a horse of another colour n. başka bir konu
a horse of another colour n. bambaşka bir konu
a horse of another colour n. tamamıyla farklı bir konu
horse of a different colour n. başka bir konu
horse of a different colour n. bambaşka bir konu
horse of a different colour n. tamamıyla farklı bir konu
lend colour to v. canlandırmak
lend colour to v. renk katmak