de- - Turc Anglais Dictionnaire

de-

Sens de "de-" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
de facto adj. fiili
de facto adv. fiilen
General
coup de grace n. ölüm acısına son veren darbe
nom de plume n. yazarın takma adı
valet de chambre n. erkek hizmetçi
cul de sac n. çıkmaz yol
costa de la luz n. ışık kıyısı, güney ispanya'nın atlantik kıyıları
cheval de frise n. kazıklı duvar
coup de main n. darbe
costa de prata n. gümüş kıyı, kuzeyde oporto'dan güneyde costa de lisboa'ya kadar uzanan portekiz sahil şeridi
coup de theatre n. piyeste ani değişiklik
mal de mer n. deniz tutması
de facto free movement n. fiilen serbest dolaşım
eau de cologne n. kolonya
costa de almeria n. güney ispanya'da, costa del sol'un doğusu
nom de guerre n. takma ad
esprit de corps n. bir grup içindeki birlik ruhu
corps de ballet n. bale topluluğu
costa de lisboa n. portekiz'de lizbon civarındaki kıyılar
coup de main n. ani hücum
piece de resistance n. en önemli şey
piece de resistance n. ana yemek
piece de resistance n. ana şey
piece de resistance n. en önemli olan
piece de resistance n. en önemli eser
bureaux de change n. döviz bürosu
tour de force n. yetenek gösterisi
tour de force n. zoru başarma
tour de force n. güç gösterisi
tour de force n. beceri ile elde edilen başarı
fin de siècle n. asrın sonu
eau de javel n. javel suyu
pas de deux n. eşli dans
pas de deux n. ikili dans
aid-de-camp n. emir subayı
aide-de-camp n. yaver
aid-de-camp n. yaver
aide-de-camp n. emir subayı
fleur-de-lis n. zambak
cul-de-sac n. tuzak
de-icer n. buz çözücü
de-gazing n. gaz tahliyesi
de-mining n. mayın temizleme
fiddle-de-dee n. saçma
cul-de-sac n. çıkmaz
cul-de-sac n. çıkmaz sokak
de-ionization n. iyonsuzlaşma
fiddle-de-dee n. zırva
fiddle-de-dee n. boş laf
de-icer n. buz kırıcı
trou-de-loup n. hendek
trou-de-loup n. savaş hendeği
nom de guerre n. anonim
king de jure n. meşru kral
cul de sac n. çıkmaz sokak
de'ang n. güneydoğu asya'da yaşayan bir halk
de-urbanisation n. kentsel niteliklerinden mahrum etme
de-urbanization n. kentsel niteliklerinden mahrum etme
de-urbanization n. kentsel niteliklerden arındırma
de-urbanisation n. kentsel niteliklerden arındırma
corrida de toros n. boğa güreşi
corrida de touros n. boğa güreşi
creme de la creme n. kaymak tabaka
creme de la creme n. kaymağın kaymağı (fr)
pièce de résistance n. görülmeye değer parça
savon de marseille n. marsilya sabunu
de-emphasising n. verilen önemi azaltma
de-emphasizing n. üzerindeki vurguyu kaldırma
de-emphasising n. üzerindeki vurguyu kaldırma
de-emphasizing n. verilen önemi azaltma
pot de chambre n. lazımlık
joie de vivre n. yaşama sevinci
femme de ménage n. temizlikçi/gündelikçi kadın
chambre de bonne n. hizmetçi odası (fransızca)
de-linking n. kopma
de-linking n. ayrılma
joie de vivre n. yaşam sevinci
eau de vie n. konyak
salle de cinéma (fr) n. sinema salonu
chef de partie n. mutfak bölüm şefi
chef de partie n. mutfak kısım şefi
corbeille de mariage n. evlilik sepeti
de-icing of roads n. yolların tuzlanması
coup de grace n. son darbe
ligne de fuite (line of flight) n. kaçış çizgisi
de-icing n. buzu kırma
de-icing n. buzu çözme
dia de los muertos n. (meksika) ölüler günü festivali
hotel de ville (city hall) n. belediye binası
de-demonising n. korkutucu bir şey olmaktan çıkarma
embarras de richesses n. şaşırtıcı fazlalık
eau-de-nil n. su yeşili
château de chenonceau n. chenonceau şatosu
eau de toilette n. hafif parfüm
cinco de mayo n. 1862'de III. Napolyon komutasındaki Fransız ordularına karşı elde edilen zaferin kutlandığı meksika bayramı
de-emphasis n. gösterilen ilgide/vurguda azalma
de-identification n. kimliği gizleme
élixir de jeunesse (french) n. gençlik iksiri
fin-de-siecle n. (özellikle 19.) yüz yılın sonu
tour-de-table n. yuvarlak masa toplantısı
tour-de-table n. masaların gezilmesi suretiyle katılımcıların bilgilerinin alındığı toplantı şekli
affaire de coeur n. aşıktaşlık
affaire de coeur n. aşk ilişkisi
affaire de coeur n. gönül ilişkisi
affaire de coeur n. aşk meşk
affaire de coeur n. korte
affaire de coeur n. aşk macerası
carte de visite n. kartvizit
carte de visite n. (eskiden) ziyaretçi kartı olarak kullanılacak boyutta portre fotoğraf
carte de visite n. ziyaretçi kartı
eau-de-cologne n. ilk kez köln'de üretilmiş bir çeşit parfüm
eau-de-cologne n. kolonya
eau de toilette n. banyo yapmak için ya da vücut kokusu olarak kullanılan yüksek alkollü ve hafif kokulu parfüm
edition de luxe n. şatafat
edition de luxe n. gösteriş
edition de luxe n. ihtişam
embarras de richesses n. arasından seçim yapılamayacak kadar bolluk
embarras de richesses n. lüzumsuz fazlalık
embarras de richesses n. şaşırtıcı bolluk
valet-de-place n. yabancılara ve yolculara rehberlik eden kimse
mariage de convenance n. mantık evliliği
mariage de convenance n. formalite evliliği
mariage de convenance n. aşk veya sevgi temelli olmayıp çıkar veya uygunluk temelli olan evlilik
mariage de convenance n. anlaşmalı evlilik
martel-de-fer n. orta çağ'da süvarilerin zırh delmek için kullandıkları, başının bir kısmı sivri olan çekice benzer bir silah
martel de fer n. orta çağ'da süvarilerin zırh delmek için kullandıkları, başının bir kısmı sivri olan çekice benzer bir silah
whoop-de-do n. tanıtım çalışması
whoop-de-doo n. siyasi çekişme
whoop-de-do n. hararetli kamusal müzakere
whoop-de-doo n. eğlence
whoop-de-do n. eğlence
whoop-de-doo n. abartılı reklam
whoop-de-do n. reklam kampanyası
whoop-de-do n. canlı ve gürültülü şenlikler
whoop-de-doo n. reklam kampanyası
whoop-de-doo n. tantana
whoop-de-doo n. cümbüş
whoop-de-doo n. halka açık etkinlikler
whoop-de-do n. abartılı reklam
whoop-de-doo n. abartılı propaganda
whoop-de-doo n. eğlenceli parti
whoop-de-doo n. hararetli tartışma
whoop-de-doo n. abartılı tanıtım
whoop-de-doo n. canlı ve gürültülü şenlikler
whoop-de-do n. hararetli tartışma
whoop-de-doo n. hararetli münazara
whoop-de-do n. etkileyici manevra
whoop-de-do n. abartılı propaganda
whoop-de-doo n. etkileyici manevra
whoop-de-do n. coşkulu hitabet

Sens de "de-" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
(öykü/film vb'de) kötü adam villain n.
yine de still adv.
yine de even so adv.
yine de nevertheless adv.
yine de however conj.
General
israil'de komünal yerleşim kibbutz n.
abd'de hizmet veren bir telefon firması telco n.
kenanlılar'ın incil'de bahsi geçen gaddar tanrısı moloch n.
ms 950 yıllarında dnyeper havzasının kuzey kesimlerinde başlayıp bugün de süren medeniyet orthodox christian n.
ingilizce'de bar veya pub anlamında argo sözcük watering hole n.
hinduizm ve budizm'de ölüm ve yeniden doğma devri samsara n.
jainizm ve budizm'de toplantı sangh n.
iki elini de aynı beceriyle kullanabilme ambidexterity n.
ingilizce'de özellikle kırsal kesimlerdeki dar sokak veya patikalara verilen isim lane n.
müziği varolan hareketleri bilinmeyen 13.yüzyılda napoli'de yaygın olan hareketli bir dans türü saltarello n.
türkiye'de ms 680 civarında doğup bugün de süren medeniyet orthodox christian n.
erkin bir hükümdarın elinde değil de halkın elinde bulunduğu yönetim biçimi republic n.
portekiz'de lizbon civarındaki kıyılar costa de lisboa n.
jainizm ve budizm'de toplantı sangha n.
(abd'de 1920-1933 arasında) alkollü içeceklerin üretiminin ve satışının yasak olduğu dönem prohibition era n.
abd'de ana yola katılan veya onu kesen bir başka yol crossroad n.
her iki kategoriye de girebilecek bir durum borderline case n.
birkaç küçük kabileyi de kapsayan malaya orman insanları sakai n.
(ingiltere'de bazı bölgeler) metro hattı tube n.
iş ilanları (gazete'de vb) job ads n.
mektup ve yazışmaları okuyan görevli (ordu, okul vb'de) censor n.
abd'de missouri ırmağının iki yakasında kurulu minneapolis ve st paul şehirleri twin cities n.
güneydoğu ingiltere'de bir kent epsom n.
portekiz'de lizbon civarındaki kıyılar costa del sol n.
güney ingiltere'de bir kıyı bölgesi bournemouth n.
nisan 1 de kandırılan kişi april fool n.
müslümanların belli mevsimlerde mekke'de kabe'yi ziyaretleri hajj n.
çin'de bulunan bir sıradağ kuenlun n.
gümüş kıyı, kuzeyde oporto'dan güneyde costa de lisboa'ya kadar uzanan portekiz sahil şeridi costa de prata n.
ingilizce'de meksika ve orta amerika için kullanılan ifade middle america n.
ibranice'de yedinci harf zayin n.
abd'de dışarda bulunan tuvalet privy n.
portekiz'de turistik kıyı şeridi costa verde n.
abd'de kongre azası congressman n.
hem geçişli hem de geçişsiz olabilen eylemler ergative verbs n.
ingilizce'de turistler için kullanılan aşağılayıcı ifade rubberneck n.
budizm'de öğrenci ve ustası arasında öğrencinin meditasyon gelişmesi üzerine günde iki kere yapılan günlük toplantı sanzen n.
hem karada hem de denizde yaşayan canlı amphibian n.
suyun 0*'de donup 80*'de kaynadığı eski bir ısı ölçeği réaumur n.
sıcaklık bakımından ne çok sıcak ne de çok soğuk olan, havanın değişken olduğu iklim kuşağı temperate n.
kuyruksuyu (baraj vb'de) tailwater n.
ebeveyn ya da onların ebeveyninin ingiltere'de doğmuşlukları nedeniyle orada yaşama hakkı patriality n.
abd'de eyalet delaware n.
hem karada hem de suda işleyebilen taşıtlar amphibian n.
iki elini de kullanabilme ambidexterity n.
ingiltere'de alkollü içeceklerin satış ve tüketimine tahsis edilmiş bina public house n.
ingiltere'de kontluk idare bölgesi shire n.
(abd'de) iş tulumu overall n.
hem avrupalı hem de siyahi kökenden gelen kimse veya bu kimselerin konuştuğu dil creole n.
çin'de yüksek memur mandarin n.
özelikle abd'de toplumun alt seviyesindeki insanların üst seviyedeki insanların hayatlarına girmelerine engel olan sosyal bariyer marble ceiling n.
bilgisayar çıktısından alınan değil de elle yazılan dokümanlar için kullanılan ifade manual issue n.
abd'de gizli bir yasadışı grup cosa nostra n.
ingiltere'yle fransa'yı birleştiren ve dover boğazı'nı geçen tünele ingiltere'de halk arasında veril chunnel n.
ingilizce'de vergi veya geçiş ücreti anlamında sözcük levy n.
iki elini de kullanabilen kimse ambidexter n.
fransız doğabilimci jean de lamarck'ın teorilerini destekleyen kişiler lamarckian n.
kuzey kore'de bir bölge kyongsong n.
ibranice'de altıncı harf waw n.
incil'de adı geçen hoş kokulu ağaç lignaloes n.
kuyruksuyu batıklığı (baraj vb'de) tailwater submergence n.
israil'de kolektif çiftlik kibbutz n.
genellikle meyve de içeren kahveli kek kuchen n.
suriye'de bulunan liman şehir latakia n.
ingiltere'de, katedrali olan büyük yerleşim yeri city n.
asociacion mayoristas agencias de viajes espanolas amave n.
başmeleklerden mikail´in 29 eylül´de kutlanan yortusu michaelmas n.
yahudiler'de giyilen bir tür başlık yarmelke n.
ingilizce'de menfi anlamda almanları nitelemek için kullanılır hun n.
portekiz'de yerel üslupla inşa edilmiş ve devletin sahibi olduğu otel pousada n.
devlet dairelerinin ve ticari işletmelerin de çoğunun kapalı olduğu gün public holiday n.
ibranice'de onuncu harf yod n.
incil'de jonah jon n.
mekke'de kabe'yi ziyaret etmiş müslüman hajji n.
keşmir'de yüksek bir dağ k2 n.
rio de jenaryo janeiro n.
daha çok filipinler'de görülen küçük otobüs jeepney n.
israil'de bir aşiret dan n.
eskiden ingiltere'de sopa ve topla oynanan bir tür takım oyunu shinty n.
nepal de himalayalar da yaşayan tibetli sherpa n.
musevilik'de roşaşana ve yom kipur bayramlarında çalınan koç veya keçiboynuzundan yapılmış bir boru shofar n.
çin'de yıllarca yaşamış batılı gazeteciler ya da diplomatlar old china hands n.
(çin'de) muhtar village headman n.
ingiltere'de bir şehir chester n.
israil'de nasıra şehri nazareth n.
ne erkek ne de dişi olan hayvan neuter n.
çin'de yaşayan müslüman kesim hui n.
cezayir'de bir şehir constantine n.
benin'de ticaretin merkezi olan şehir cotonou n.
abd'de bir şehir plymouth n.
ingiltere'de bir şehir plymouth n.
modern ama yine de klişe olmuş yeni kelime buzzword n.
etin yanı sıra süt ve süt ürünleri de yemeyen kimse vegan n.
15. yüzyıla kadar ispanya ve portekiz'de yaşamış museviler sephardic jew n.
ismin -de hali the locative n.
-de usta skilled in n.
ingiltere'de tekerlekli, motorlu veya motorsuz kara taşıma aracı car n.
abd'de bar veya gece kulübü café n.
abd'de otomobilin kısaltması auto n.
ingiltere'de hint alt kıtası veya çevresinden gelen kişi asian n.
abd'de uzakdoğu dahil asya'nın herhangi bir yerinden gelen kişi asian n.
abd'de arabaya servis yapan restoranlarda garsonlara halk arasında verilen isim carhop n.
ingiltere'de milli eğitim programının dört basamağından her biri key stage n.
(harita vb'de) açıklayıcı bilgiler legend n.
(patates vb'de) kabuk peelings n.
(tv'de) izlenme oranı rating n.
(arı vb'de) iğne sting n.
her iki elini de kullanamayan ambisinister n.
kentucky'de bir bölge bluegrass n.
olumlu özellikleriyle birlikte olumsuz özellikleri de olan şey mixed blessing n.
her iki elini de kullanma mixed-handedness n.
her iki elini de kullanma cross-dominance n.
nepal'de bir halk gorkha n.
filipinler'de bir etnik grup bicolano n.
türkiye’de yaşayan gürcüler'in gürcüce olarak kendilerini adlandırdıkları isim chveneburi n.
güneydoğu ingiltere'de bölge chelsea n.
çin'de sincan uygur özerk bölgesi'nde yaşayan bir halk dolan n.
çin'de sincan uygur özerk bölgesi'nde yaşayan bir halk dolang n.
çin'de yaşayan bir türk halkı salar n.
güney afrika cumhuriyeti ve zimbabve’de yaşayan bantu halkı matebele n.
çin'de yaşayan müslüman kesim hwei n.
(davranış/giyim vb'de) ortak standartlar convention n.
ingiltere'de bir şehir brighton n.
abd'de kadın kongre üyesi congresswoman n.
(ingiltere'de) trafik polisi traffic warden n.
heteroseksüel olup kendi cinsine de ilgi duyan kimse heteroflexible n.
abd'de bir genç kızın 16. yaşgününde yapılan doğumgünü kutlaması sweet sixteen n.
eskiden ingiltere'de zenginlerin ve soyluların kullandığı bir yaka türü piccadilly n.
hem et hem de balıktan oluşan öğün surf 'n' turf n.
hem et hem de balıktan oluşan öğün surf and turf n.
faaliyeti bir arada özellikle de güçlükle sürdürmeye çalışma juggling n.
(roman/oyun vb 'de) kahraman protagonist n.
abd'de yaşayan hispanik nüfusun konuştuğu ingilizce espanglish n.
abd'de yaşayan hispanik nüfusun konuştuğu ingilizce spanglish n.
abd'de yaşayan hispanik nüfusun konuştuğu ingilizce espaninglish n.
iki kişinin de çok istediği halde yapamadığı bir şeyi belki karşıdaki kişi teklif eder diye birbirleriyle bakışması mamihlapinatapei n.
iki kişinin de çok istediği halde yapamadığı bir şeyi belki karşıdaki kişi teklif eder diye birbirleriyle bakışması mamihlapinatapai n.
galler'de bir yerleşim yeri pontypool n.
kelimenin hem başına hem de sonuna getirilen ek circumfix n.
hawai'de taze çiçeklerden yapılan taç haku n.
-de olmayan bir özellik a feature absent in n.
hinduizm'de tanrı veya ilahi varlık deva n.
aynı anda hem özne hem de nesne konumunda olma durumu assujetissement n.
celile (israil'de bir bölge) galilee n.
aynı yere giden kişilerin her ay birinin aracını ortaklaşa kullanarak hem trafik sıkışıklığını hem de yakıt vb gibi masrafları azaltması ride-sharing n.