drill - Turc Anglais Dictionnaire

drill

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

drill — Definition

Prononciation (IPA):
(AmE /drɪl/ – BrE /drɪl/)
Partie du discours:
İsim: drill (drills); Fiil: drill (drills – drilled – drilling)
Synonymes:
bore, practice
Antonymes:
patch, improvise

Sens de "drill" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 103 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
drill n. tatbikat
A rifle drill will take place today in the yard.
Bugün avluda bir tüfek tatbikatı yapılacaktır.

More Sentences
drill n. matkap
We need an electric drill to install that.
Bunun kurulumunu yapmak için elektrikli matkap lazım.

More Sentences
drill n. talim
This is not a drill.
Bu bir talim değildir.

More Sentences
drill v. delmek
We are drilling the roof.
Çatıyı deliyoruz.

More Sentences
drill n. delgi
General
drill n. alıştırma
This is not a drill.
Bu bir alıştırma değil.

More Sentences
drill n. matkap
We need an electric drill to install that.
Bunun kurulumunu yapmak için elektrikli matkap lazım.

More Sentences
drill n. tohum ekme makinesi
They planted melon seeds with a drill.
Tohum ekme makinesi kullanarak kavun tohumları ektiler.

More Sentences
drill n. tekrar alıştırması
The beginning-level English students met for a grammar drill.
Başlangıç seviyesindeki İngilizce öğrencileri dilbilgisi tekrar alıştırması için bir araya geldiler.

More Sentences
drill n. ekilen bir dizi tohum
We planted six drills of parsley and four drills of sage.
Altı sıra maydanoz ve dört sıra adaçayı tohumu ektik.

More Sentences
drill v. açmak
The holes drilled for arthroscopy heal in a few days.
Artroskopi için açılan delikler birkaç gün içinde iyileşir.

More Sentences
drill v. matkapla delmek
I drilled through the metal plate by accident.
Yanlışlıkla metal plakayı matkapla deldim.

More Sentences
drill v. sondaj yapmak
Also, drilling in the Earth to reap this resource is extremely expensive.
Ayrıca, bu kaynağı elde etmek için Dünya'da sondaj yapmak son derece pahalıdır.

More Sentences
drill v. delmek
We are drilling the roof.
Çatıyı deliyoruz.

More Sentences
drill v. tekrar yapmak
After weeks of being drilled in vocabulary, we moved on to grammar.
Haftalarca kelime bilgisi tekrarı yaptıktan sonra dilbilgisine geçtik.

More Sentences
drill v. makineyle tohum ekmek
He's been drilling pumpkin seeds all morning.
Sabahtan beri makineyle kabak çekirdeği tohumları ekiyor.

More Sentences
Technical
drill n. matkap
We need an electric drill to install that.
Bunun kurulumunu yapmak için elektrikli matkap lazım.

More Sentences
drill v. sondaj yapmak
Also, drilling in the Earth to reap this resource is extremely expensive.
Ayrıca, bu kaynağı elde etmek için Dünya'da sondaj yapmak son derece pahalıdır.

More Sentences
Textile
drill v. matkapla delmek
I drilled through the metal plate by accident.
Yanlışlıkla metal plakayı matkapla deldim.

More Sentences
Automotive
drill n. matkap
We need an electric drill to install that.
Bunun kurulumunu yapmak için elektrikli matkap lazım.

More Sentences
Linguistics
drill n. alıştırma
This is not a drill.
Bu bir alıştırma değil.

More Sentences
Military
drill n. talim
This is not a drill.
Bu bir talim değildir.

More Sentences
drill v. talim yaptırmak
Recruits are being drilled on the square.
Acemi erlere meydanda talim yaptırıyorlar.

More Sentences
General
drill n. kaba pamuklu kumaş
drill n. delme
drill n. burgu
drill n. sondaj aleti
drill n. tohum yatağı
drill n. diril
drill n. tarh
drill n. eker
drill n. sondajla açma
drill n. egzersiz
drill n. (iş, spor, eğitim) tekrarlanan talimatlar ve sıkıca denetlenen eğitimler
drill n. bir şeyi verimli gerçekleştirmeye yarayan prosedür
drill n. rutin
drill n. pamuklu tok kumaş
drill n. tohum sırası
drill v. delik açmak
drill v. makine ile tohum ekmek
drill v. alıştırma yaptırmak
drill v. kuyu açmak
drill v. delmek (matkapla)
drill v. tohum ekmek
drill v. çalıştırmak
drill v. alıştırma yapmak
drill v. sondalamak
drill v. burgulamak
drill v. bir dizi metalik ses çıkarmak
drill v. fikri sık sık yineleyerek ezberletmek
drill v. bir şeyi daha detaylı araştırmak
drill v. enine boyuna incelemek
drill v. tohum eker kullanmak
drill N. tekrar çalışması
Colloquial
drill v. (topa) düz bir hatta hızla vurmak
Technical
drill n. delgi
drill n. delik
drill n. kaba pamuklu bez
drill n. matkap ucu
drill n. sondaj
drill n. sondaj aleti
drill n. sondajla açma
drill v. matkap ile delik açmak
drill v. (araba) patinaj yapmak
drill v. (araba) kaymak
drill v. (araba) yana kaymak
Textile
drill n. delme makinesi
drill n. diril
drill v. burgulamak
drill v. delik açmak
drill v. sondalamak
Railway
drill v. aynı ray üzerindeki bir vagonu makas değiştirerek diğerlerinin arasından çıkarmak
Medical
drill n. cerrahi matkap
Dentistry
drill n. anguldurva
drill n. delici
drill n. frez
Marine Biology
drill n. istiridye kabuklarını delerek yumuşak yerlerini yiyen bir deniz salyangozu
drill n. abd'nin atlantik kıyısına özgü bir deniz salyangozu
drill n. muricidae familyasından olan çeşitli yumuşakçalara verilen ad
Zoology
drill n. batı afrika'ya özgü bir babun
Agriculture
drill n. ekim makinesi
drill n. eker
drill n. mibzer
drill n. tohum yatağı
drill n. tahıl ekim makinası
drill v. deliklere (tohum) ekmek
drill v. açılan deliklere fidan dikmek
Education
drill v. sıkı alıştırmalarla öğretmek
drill v. sıkı çalıştırarak belletmek
Military
drill n. eğitim
drill v. talim yapmak
Sport
drill n. dril
drill n. oyun çeşiti
drill n. oyun varyasyonu
Music
drill n. tiz ve tekrarlanan vuruşlar
drill n. tekrarlayan vurmalı tonlar
Archaic
drill n. çay
drill n. dere
drill v. matkap gibi dönmek
drill v. matkap gibi döndürmek
Slang
drill v. kurşunlarla delmek
drill v. (biriyle) sevişmek
drill v. içine girmek

Sens de "drill" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
General
machine drill n. deler çekiç
seed drill n. tohumeker
disaster fighting drill n. afete müdahale tatbikatı
blunt drill n. kör burgu
drill bit n. matkap ucu
metal drill n. maden matkabı
drill field n. talim meydanı
fire drill n. yangından kaçma talimi
drill plough n. mibzerli pulluk
electric drill n. elektrikli matkap
twist drill n. matkap
twist drill n. helezon matkap
electric drill n. matkap
rotary drill n. döner matkap
unannounced drill n. önceden duyurulmamış tatbikat
fire drill n. yangın tatbikatı
drill ship n. sondaj gemisi
hand drill n. el matkabı
drill cartridge n. manevra fişeği
diamond drill n. elmas uçlu delici
disaster drill n. afet tatbikatı
practice drill n. uygulama alıştırması
drill for oil n. petrol çıkarma
fire fighting drill n. yangın söndürme tatbikatı
emergency drill n. acil durum tatbikatı
burr-drill n. delgi
burr-drill n. matkap
sword drill n. kılıç talimi
mock drill n. gerçek provalı tatbikat
rescue drill n. kurtarma tatbikatı (itfaiyede)
arms drill n. silah talimi
burr drill n. matkap
burr drill n. delgi
failure drill n. gövdeye iki kafaya tek atış
mozambique drill n. gövdeye iki kafaya tek atış
mozambic drill n. gövdeye iki kafaya tek atış
failure to stop drill n. düşmanın çelik yelek giyme ihtimaline karşı iki kez gövdesine bir kez kafasına ateş edilmesi
failure to stop drill n. gövdeye iki kafaya tek atış
mozambic drill n. düşmanın çelik yelek giyme ihtimaline karşı iki kez gövdesine bir kez kafasına ateş edilmesi
failure drill n. düşmanın çelik yelek giyme ihtimaline karşı iki kez gövdesine bir kez kafasına ateş edilmesi
mozambique drill n. düşmanın çelik yelek giyme ihtimaline karşı iki kez gövdesine bir kez kafasına ateş edilmesi
escape drill n. temsili tahliye
escape drill n. kaçış tatbikatı
escape drill n. temsili kaçış
escape drill n. tahliye tatbikatı
drill plan n. tatbikat planı
mozambique drill n. iki kez gövdeye sonrasında kafaya yapılan ateş etme şekli
fire drill n. yangın tatbikatı
drill rod n. döner matkap ucunu hareket ettiren çubuk
drill an oil well v. petrol kuyusu açmak
drill or bore a well v. sondaj kuyusu açmak
drill oil v. petrol çıkarmak
drill a hole v. delik delmek
drill a hole on the surface v. yüzeye delik açmak
conduct a rescue drill v. kurtarma tatbikatı yapmak
conduct a fire drill v. yangın tatbikatı yapmak
carry out a fire drill v. yangın tatbikatı yapmak
drill a well v. kuyu açmak
drill [dialect] [uk] v. aylaklık etmek
drill [dialect] [uk] v. zaman harcamak
drill [obsolete] v. damlamak
drill [dialect] [uk] v. çekmek
drill [obsolete] v. sızmak
drill [dialect] [uk] v. cezbetmek
drill [dialect] [uk] v. (bir şeyi) devam ettirmek
drill [dialect] [uk] v. oyalanmak
counter-drill v. karşı yönde tatbikat yapmak
drill-like adj. matkaba benzeyen
drill-like adj. matkap gibi delen
Phrasals
drill down v. detaylı araştırmak
drill down (to something) v. kuyu açmak
drill down v. detaylı incelemek
drill down v. derinlemesine araştırmak
drill down v. derinlemesine incelemek
drill down v. ayrıntılı araştırmak
drill down (to something) v. delik açmak
drill down v. aşağıya doğru delmek
drill down v. delik açmak
drill down v. ayrıntılı incelemek
drill down (to something) v. aşağıya doğru delmek
and drill something in v. iyice öğretmek/belletmek
drill in v. tekrar ederek kafasına sokmak
drill someone in something v. birine bir konuyu ayrıntılı/derinlemesine çalıştırmak/öğretmek
drill something into someone or something v. zorla öğretmek
drill in v. zorla/kafasına vura vura öğretmek
drill someone in something v. birine bir konuyu belletmek
drill in (to something) v. (bir şeyde) delik açmak
and drill something in v. zorla kafasına sokmak
drill in (to something) v. (bir şeyi) delip geçmek
and drill something in v. kafasına sokmak
drill something into someone or something v. zorla kafasına sokmak
drill into v. sondajla delmek
drill someone in something v. birini bir konuya çalıştırmak
drill into v. sondaj yapmak
drill into v. sondajla delmek
drill in v. tekrar ede ede öğretmek
and drill something in v. zorla öğretmek
drill in (to something) v. matkapla delmek
drill something into someone or something v. iyice öğretmek/belletmek
drill something into someone or something v. kafasına sokmak
drill into v. sondaj yapmak
drill in (to something) v. (bir şeyi) delmek
drill someone in something v. birine bir konuyu öğretmek
drill in (something) v. (birine) belletmek
drill into (something) v. (birine) tekrar ede ede öğretmek
drill into (something) v. (birinin) kafasına vura vura öğretmek
drill into (something) v. (bir şeyi) delmek
drill into (something) v. (bir şeyde) delik açmak
drill in (something) v. (birinin) zorla kafasına sokmak
drill into (something) v. (birinin) kafasına sokmak
drill in (something) v. (birine) zorla öğretmek
drill into (something) v. (birine) zorla öğretmek
drill in (something) v. (bir şeyi) delmek
drill into (something) v. (birine) belletmek
drill in (something) v. (birinin) kafasına sokmak
drill into (something) v. (birinin) zorla kafasına sokmak
drill in (something) v. (birinin) kafasına vura vura öğretmek
drill in (something) v. (birine) tekrar ede ede öğretmek
drill in (something) v. (bir şeyde) delik açmak
Phrases
this is not a drill expr. bu bir tatbikat değildir
Colloquial
drill-and-kill math n. sadece testlere hazırlayan matematik eğitimi
fire drill n. zaman kaybı
blanket drill n. battaniye tatbikatı
fire drill n. işe yaramazlık
fire drill n. boşuna vakit harcama
fire drill n. son dakikada iş yüklemek/kitlemek
fire drill n. havacıva
chinese fire drill n. kaos
chinese fire drill n. kırmızı ışıkta beklerken arabadan inip etrafında dönerek yer değiştirme
chinese fire drill n. kargaşa
fire drill n. son dakika golü
fire drill n. verimsizlik
fire drill n. beklenmeyen görev/durum
chinese fire drill n. karmaşa
blanket drill n. uyku (askerlikte)
chinese fire drill n. keşmekeş
fire drill n. aniden ortaya çıkan durum/görev
fire drill n. bir sonuca varmama
Idioms
chinese fire drill n. çılgın, karmaşık durum
chinese fire drill n. kaos
chinese fire drill n. tam bir karmaşa
chinese fire drill n. çin işi yangın talimi
chinese fire drill n. kaotik durum
chinese fire drill n. velvele
chinese fire drill n. kırmızı ışıkta dururken arabaları değiştirme şakası
chinese fire drill n. keşmekeş
fire-drill n. kaotik faaliyet
fire-drill n. ani hareket
fire-drill n. beklenmedik uygulama
fire-drill n. kaos yaratan faaliyet