faiz - Turc Anglais Dictionnaire

faiz

Sens de "faiz" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 10 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
faiz interest n.
The interest on the business loan is set at 5%.
İşletme kredisinin faizi %5 olarak belirlendi.

More Sentences
General
faiz interest n.
The interest on the business loan is set at 5%.
İşletme kredisinin faizi %5 olarak belirlendi.

More Sentences
Trade/Economic
faiz interest n.
The interest on the business loan is set at 5%.
İşletme kredisinin faizi %5 olarak belirlendi.

More Sentences
Law
faiz interest n.
The interest on the business loan is set at 5%.
İşletme kredisinin faizi %5 olarak belirlendi.

More Sentences
General
faiz return n.
faiz usury n.
faiz feneration n.
Trade/Economic
faiz ocker [dialect] n.
Law
faiz usury n.
Latin
faiz usurae n.

Sens de "faiz" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Turc Anglais
General
fahiş faiz ruinous interest n.
cari faiz interest in black n.
efektif faiz oranı effective interest rate n.
aşırı yüksek faiz usury n.
birikmiş faiz accrued interest n.
faiz ve vergi öncesi kazanç earnings before interest and tax n.
faiz ve tefecilik interest and usury n.
faiz kuponu coupon n.
aşırı faiz gombeen n.
faiz getirisi interest yield n.
faiz oranı bank rate n.
adi faiz ordinary interest n.
faiz oranı özellikleri interest rate futures n.
faiz karşılığı borç para veren kimse moneylender n.
aşırı faiz usury n.
gecelik faiz overnight interest n.
günlük faiz daily interest n.
brüt faiz gross interest n.
faiz geliri interest earned n.
toplam faiz total interest n.
faiz dönemi interest period n.
faiz karşılama oranı interest coverage ratio n.
yasal faiz oranından fazla indirimle banknot satın alan kişi a note shaver n.
faiz günü gale day [uk] n.
yüksek faiz uygulaması gombeenism [ireland] n.
paranın getirdiği faiz gavel [obsolete] n.
faiz getirmek draw interest v.
bono vb faiz getirmek pay interest v.
faiz almak charge interest v.
faiz ödemek pay interest v.
faiz getirmek yield interest v.
özellikle faiz karşılığında ödünç para vermek loan v.
getirmek (faiz) draw v.
faiz uygulamak cause somebody to repay with interest v.
faiz almak get interest v.
getirmek (faiz vb) return v.
getirmek (faiz) produce v.
faiz düşürmek decrease the interest rates v.
faiz oranlarını düşürmek decrease the interest rates v.
faiz getirmek bear interest v.
faiz oranlarını %1'e düşürmek cut the interest rates to one-percent v.
yasal faiz oranından daha büyük indirimle satın almak shave a note v.
(faiz vb) yürütmek apply v.
yüksek faiz getirisi elde etmek get a high interest rate v.
faiz ödemelerini ödemeyi alan kişinin imzasıyla kaydetmek indorse v.
(faiz) yılın tamamı için ödenen curtate adj.
belirli bir yüzdede faiz veren percent adj.
sınırlandırılmış (faiz, oran) capped adj.
faiz eklenerek with interest expr.
Phrasals
faiz bindirmek charge something on something v.
Colloquial
düşük faiz oranı için sürekli banka değiştiren kredi kartı kullanıcısı card tart n.
birleşik krallık merkez bankasının iskonto kurumlarına borç verirken uyguladığı faiz oranı base rate [uk] n.
tefecinin aldığı faiz vigorish n.
tefecinin aldığı faiz vig n.
artı faiz plus interest expr.
Trade/Economic
faiz satım işlemleri interest rate sale transactions n.
faiz oranı ve vadesinin belirli bir fondan ödenmesi gereken yıllık düzenli taksit miktarlarını belirleyici fonksiyonu annuity factor n.
faiz ödemesi payment of interest n.
faiz oranlarının risk yapısı risk structure of interest rates n.
bankalar arası kredi işlemlerinde uygulanan faiz oranı interbank rate n.
temel faiz oranı base rate of interest n.
faiz hesabı interest account n.
yalnız faiz ödemesi yapılan ipotek zero rate mortgage n.
faiz arbitrajı arbitrage on interest rate n.
müşterilerden alınan diğer faiz gelirleri other interests received from customers n.
faiz sübvansiyonu interest subsidy n.
tasarruf sandığında açtırılan üzerine çek çekilen ve sahibine faiz geliri sağlayan mevduat hesabı share draft account n.
etkin faiz oranı effective rate of interest n.
tavan faiz oranı cap n.
negatif faiz oranı negative rate of interest n.
finansal kiralamada saklı faiz oranı interest rate implict in a lease n.
faiz tavanı cap n.
bir faiz hesaplama yöntemi agricultural subsidies n.
komisyon ve faiz cost insurance n.
bankalar arası uygulanan faiz oranı interbank rate n.
komisyon ve faiz commission and interest n.
gösterge faiz indicator interest n.
faiz oranı rate of interest n.
net faiz geliri net interest income n.
yönetimli faiz oranı managed interest rate n.
merkez bankasının kendi ülkesindeki parasal kuruluşlara ödünç verirken uyguladığı faiz oranı bank rate n.
referans faiz oranı imputed rate of interest n.
tahsil edilecek faiz interest receivable n.
nominal faiz oranı nominal rate of interest n.
faiz tablosu interest table n.
geçmiş dönemler ait ve henüz ödenmemiş faiz back interest n.
vadeli faiz oranı takası interest rate swap n.
faiz oranı etkisi interest rate effect n.
denge faiz oranının ödünç verilebilir fonlar teorisi loanable funds theory of interest n.
kredili menkul kıymet işlemlerinden faiz gelirleri interests received from margin trading n.
ana para ve faiz principal and proceeds n.
piyasa faiz oranı nominal rate of interest n.
kredileri ve öteki faiz getiren varlıkları çıktı ölçüsü olarak kabul ederek bankacılık çıktısını ölçmeye yönelik yaklaşım asset approach n.
faiz oranını düşürme conversion n.
faiz haddi rate of interest n.
bileşik faiz interest on interest n.
tahakkuk eden faiz accrued interest n.
hazine bonosu faiz oranı treasury bill rate n.
faiz ilave edilmeden önceki fiyat flat price n.
londra bankalararası faiz oranı london interbank offer rate n.
korumasız faiz arbitrajı uncovered interest arbitrage n.
faiz dışı bütçe dengesi primary balance n.
kanuni orandan daha yüksek faiz talep eden loan shark n.
faize faiz yürütme anatocism n.
net faiz pure interest n.
londra bankalararası piyasasında verdikleri faiz oranları london interbank offered rates n.
müşterilerden alınan faiz gelirleri interests received from customers n.
faiz ve gider reeskontları interest and expense accruals and rediscounts n.
faiz oranı sürekli değişen borçlar floating debts n.
uygulanabilecek en düşük faiz oranı interest rate floor n.
reeskont faiz giderleri rediscounted interest expense n.
faiz ya da fırsat maliyeti gibi unsurları kapsayan elde tutma maliyeti cost of carry n.
faiz maliyetli pasifler ortalaması interest bearing liabilities average n.
cif komisyon ve faiz c.i.f. commission and interest n.
reel faiz real interest rate n.
faiz kuponu interest coupon n.
faiz geliri interest yield n.
cari piyasa faiz oranı effective interest rate n.
net efektif faiz oranı net effective interest rate n.
ek faiz spread n.
yeni çıkartılan hazine bonolarının veya tahvillerin ilan edilen faiz oranlarından satışa sunulması subscription n.
finansal varlık veya yükümlülüklerin etkin faiz yöntemiyle hesaplanan itfa edilmiş değeri amortised cost of a financial asset or financial liability n.
faiz yüzdesi interest rate n.
faiz dışı yatırım belirleyicileri noninterest determinants of investment n.
kabul edilmiş tam faiz full interest admitted n.
artan oranlı faiz graduated interest n.
hedef faiz oranı target interest rate n.
satış fiyatına idare faiz ve satış benzeri masrafların eklenmesi loading n.
faiz oranı vadeli işlem tabanı interest rate swap n.
faiz maliyeti interest cost n.
sabit faiz oranı fixed interest rate n.
altı ayda bir faiz işleme semi annual compounding n.
finansal kiralama sözleşmesinde zımni faiz oranı interest rate implict in the lease n.
kademeli faiz graduated interest n.
reeskont faiz gelirleri rediscount on interest gain n.
tahvil gibi değerli kağıtların üzerinde bulunan ve belirli zamanlarda sahibine faiz veya kazanç payı sağlayan kesilmiş parça coupon n.
piyasa faiz oranı market interest rate n.
özel sektör sgmk faiz gelirleri interest income on private fixed income securities n.
bileşik faiz faktörü accumulation factor n.
faiz tablosu interest annuity table n.
gerçekleşen reel faiz oranı ex post real rate of interest n.
reeskont faiz gelirleri rediscounted interest income n.
mevduat faiz gelirleri interest income on bank deposits n.
reel faiz kazancı actual interest yield n.
yasaya göre uygulanabilecek en yüksek faiz oranı interest ceiling n.
bileşik faiz anatocism n.
ana faiz oranı prime rate n.
yabancı menkul kıymet faiz gelirleri interest income on foreign fixed income securities n.
değişken oranlı borç senetlerinde faiz oranı için belirlenmiş üst sınır cap n.
risksiz faiz oranı riskless interest rate n.