freedom - Turc Anglais Dictionnaire

freedom

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

freedom — Definition

Signification:
özgürlük
Prononciation (IPA):
(AmE /ˈfriːdəm/ – BrE /ˈfriːdəm/)
Partie du discours:
İsim: freedom (uncountable)
Synonymes:
liberty, autonomy
Antonymes:
oppression, bondage

Sens de "freedom" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 64 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
freedom n. özgürlük
Some misuse the freedom of speech on social networks.
Bazıları sosyal ağlarda ifade özgürlüğünü kötüye kullanıyor.

More Sentences
freedom n. serbestlik
I think teenagers have too much freedom these days.
Bence gençler bugünlerde çok fazla serbestliğe sahipler.

More Sentences
freedom n. bağımsızlık
General
freedom n. serbesti
This new proposal, the Fifth Directive, does not infringe the fundamental principle of tariff freedom.
Bu yeni teklif, Beşinci Direktif, tarife serbestisi temel ilkesini ihlal etmemektedir.

More Sentences
freedom n. muafiyet
Think of the issue of new organisations and of freedom from visas.
Yeni örgütler ve vize muafiyeti konusunu düşünün.

More Sentences
freedom n. hürriyet
Regional governors have been granted extensive powers by decree to restrict fundamental rights and freedoms.
Kararname yoluyla, bölgedeki valilere, temel hak ve hürriyetleri kısıtlamak için geniş yetkiler verilmiştir.

More Sentences
freedom n. özgürlük
Some misuse the freedom of speech on social networks.
Bazıları sosyal ağlarda ifade özgürlüğünü kötüye kullanıyor.

More Sentences
freedom n. (nahoş bir şeyden) uzak olma
A happy life primarily consists of freedom from worry.
Mutlu bir yaşam öncelikle endişeden uzak olmaktan geçer.

More Sentences
Politics
freedom n. hürriyet
Regional governors have been granted extensive powers by decree to restrict fundamental rights and freedoms.
Kararname yoluyla, bölgedeki valilere, temel hak ve hürriyetleri kısıtlamak için geniş yetkiler verilmiştir.

More Sentences
freedom n. özgürlük
Some misuse the freedom of speech on social networks.
Bazıları sosyal ağlarda ifade özgürlüğünü kötüye kullanıyor.

More Sentences
freedom n. serbesti
This new proposal, the Fifth Directive, does not infringe the fundamental principle of tariff freedom.
Bu yeni teklif, Beşinci Direktif, tarife serbestisi temel ilkesini ihlal etmemektedir.

More Sentences
Technical
freedom n. özgürlük
Some misuse the freedom of speech on social networks.
Bazıları sosyal ağlarda ifade özgürlüğünü kötüye kullanıyor.

More Sentences
General
freedom n. ihtiyar
freedom n. laubalilik
freedom n. irade
freedom n. istiklal
freedom n. açık sözlülük
freedom n. köle olmama
freedom n. kabul görmüş gelenek ve kurallarca kısıtlanmama
freedom n. hür irade
freedom n. sınırsız kullanım hakkı
freedom n. tam erişim
freedom n. hareket kolaylığı
freedom n. muaf olma
freedom n. dokunulmazlık
freedom n. rahat tavır
freedom n. içtenlik
freedom n. manevi tatmin
freedom n. kendi kaderini tayin hakkı
freedom n. cömertlik
freedom n. bolluk
freedom n. alicenaplık
freedom n. yüce gönüllülük
freedom n. pürüzsüz işleme
freedom n. engelsiz çalışma
freedom n. dürüstlük
freedom n. açıklık
freedom n. uygunsuz samimiyet
freedom n. yakışıksız özgürlük
freedom n. adab-ı muaşeret ihlali
freedom n. hak
freedom n. ayrıcalık
freedom n. dokunulmazlık
Law
freedom n. fahri üyelik hakkı
freedom n. yasalarca tanınan hak veya özgürlük
freedom n. dinini özgürce ifade edebilme
freedom n. (eskiden) iskoçya'da hür birine tahsis edilen umumi arazi payı
Politics
freedom n. bağımsızlık
freedom n. istiklal
freedom n. siyasi bağımsızlık
freedom n. kişisel özgürlük
freedom n. kişisel dokunulmazlık
Technical
freedom n. arınma
Philosophy
freedom n. (irade veya birey) tamamen kısıtlanmamış olma
freedom n. birbirinin aynısı olan koşullardaki alternatifler arasında seçim yapabilme
Geography
freedom n. new hampshire eyaletinde yerleşim yeri
freedom n. maine eyaletinde yerleşim yeri
freedom n. oklahoma eyaletinde yerleşim yeri
freedom n. pensilvanya eyaletinde yerleşim yeri
freedom n. new york eyaletinde yerleşim yeri
freedom n. wisconsin eyaletinde yerleşim yeri
Archaic
freedom n. davranışlarda görülen cüret
freedom n. tevazu eksikliği
freedom n. ihtiyatsızlık

Sens de "freedom" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
freedom of thought n. düşünce özgürlüğü
General
freedom of movement n. dolaşım/hareket özgürlüğü
freedom of press n. basın özgürlüğü
freedom of vocational choice n. hakkı
freedom of vocational choice n. meslek seçme hürriyeti
punishment restricting freedom n. hürriyeti bağlayıcı ceza
freedom of information n. haberleşme özgürlüğü
academic freedom n. akademik özgürlük
person in freedom n. hür
freedom of association n. dernek özgürlüğü
freedom of movement n. serbest dolaşım
freedom of economic action n. serbest girişim
sexual freedom n. cinsel özgürlük
freedom of movement n. hareket serbestisi
freedom of decision n. karar özgürlüğü
organization freedom n. hakkı
freedom of the press n. basın özgürlüğü
freedom of religion n. din özgürlüğü
intellectual freedom n. düşünce özgürlüğü
fifth freedom n. beşinci özgürlük
personal freedom n. kişisel özgürlük
freedom of economic action n. hür teşebbüs
organization freedom n. örgütlenme hürriyeti
person in freedom n. özgür insan
academic freedom n. akademik hürriyet
freedom from arrest n. yasama dokunulmazlığı
freedom of will n. irade özgürlüğü
freedom of action n. hareket özgürlüğü
freedom of speech n. ifade özgürlüğü
freedom of speech n. konuşma özgürlüğü
religious freedom n. dini özgürlük
freedom from debts n. borçsuzluk
freedom of press and expression n. basın ve ifade özgürlüğü
freedom of conscience n. vicdan hürriyeti
freedom of teaching n. öğretim özgürlüğü
promise of freedom n. özgürlük vaadi
realm of freedom n. özgürlük alanı
freedom of information n. bilgi edinme özgürlüğü
freedom of information n. haber alma özgürlüğü
freedom of decision making n. karar verme özgürlüğü
freedom to choose religion n. din seçme özgürlüğü
maximum freedom n. maksimum özgürlük
the cost of freedom n. özgürlüğün bedeli
degree of freedom n. serbestlik derecesi
freedom-loving people n. özgürlük seven insanlar
freedom-loving people n. özgürlük sevdalıları
freedom lovers n. özgürlük sevdalıları
freedom lovers n. özgürlük seven insanlar
freedom lovers n. özgürlüğüne düşkün insanlar
freedom-loving people n. özgürlüğüne düşkün insanlar
creative freedom n. yaratıcı serbestlik
struggle for freedom n. özgürlük mücadelesi
the taste of freedom n. özgürlüğün tadı
certificate of freedom to marry n. evlenme izin belgesi
freedom of communication n. iletişim özgürlüğü
right to freedom of expression n. ifade etme özgürlüğü
artistic freedom n. sanatsal özgürlük
freedom of thought and faith n. düşünce ve inanç özgürlüğü
freedom of choice n. seçme özgürlüğü
freedom to operate n. faaliyet serbestliği
fight for freedom n. özgürlük mücadelesi
fight for freedom n. özgürlük kavgası
the wings of freedom n. özgürlüğün kanatları
real freedom n. gerçek özgürlük
freedom day n. 19 haziran siyah amerikanın kölelikten kurtuluş günü
freedom day n. abd'de her sene 19 haziran'da kutlanan kölelikten kurtuluş günü
degree of freedom n. serbestlik derecesi
freedom of the city n. özgür bir kent vatandaşının hak ve ayrıcalıklara sahip olması
freedom of the city n. britanya'nın kültür ve eğitimini dünyaya yayma amaçlı kurulmuş bir konsey tarafından verilen modern bir onur ödülü
freedom of the city n. şehirde ikamet etmeyen seçkin kimselere verilen şehir vatandaşlığı
freedom of the city n. onursal olarak verilen kent vatandaşlığı hak ve ayrıcalıkları
financial freedom n. finansal özgürlük
creative freedom n. kreatif özgürlük
curtail one's freedom v. özgürlüğünü kısıtlamak
inhibit one's freedom v. özgürlüğünü kısıtlamak
reduce one's freedom v. özgürlüğünü kısıtlamak
restrict one's freedom v. özgürlüğünü kısıtlamak
give someone freedom v. özgürlük tanımak
permit someone freedom v. özgürlük tanımak
allow someone freedom v. özgürlük tanımak
grant freedom to v. bağımsız kılmak
grant freedom to v. serbestlik getirmek
win one's freedom v. özgürlüğünü kazanmak
gain one's freedom v. özgürlüğünü kazanmak
have a taste of freedom v. özgürlüğü tatmak
limit someone's freedom v. özgürlüğünü kısıtlamak
get a taste of freedom v. özgürlüğü tatmak
Phrases
freedom is just another word for nothing left to lose expr. özgürlük kaybedecek hiçbir şeyin kalmaması demektir
Colloquial
freedom to all expr. herkese özgürlük
freedom for all expr. herkes için özgürlük
Idioms
freedom of for manoeuvre n. hareket özgürlüğü
freedom of maneuver n. kımıldayacak alan
freedom of maneuver n. değişiklik yapma olanağı/imkanı
freedom of for manoeuvre n. değişiklik yapma olanağı/imkanı
freedom of maneuver n. hareket özgürlüğü
freedom of for manoeuvre n. kımıldayacak alan
freedom of maneuver n. değişiklik yapacak yer/zaman
freedom of for manoeuvre n. değişiklik yapacak yer/zaman
freedom of for manoeuvre n. değişiklik yapacak alan
freedom of maneuver n. değişiklik yapacak alan
give one one's freedom v. birine özgürlüğünü vermek
give one one's freedom v. birinden boşanmak
give one freedom v. birinden boşanmak
give one freedom v. birini özgür bırakmak
give one freedom v. birine özgürlük vermek
Speaking
how does freedom feel? expr. özgürlük nasıl bir duygu?
how much freedom do you have? expr. ne kadar özgürsün?
Trade/Economic
area of job freedom n. tüm kısıtlamalar uygulandıktan sonra görevliye kalan serbest hareket alanı
freedom of contract n. akit serbestisi
freedom of entry n. giriş serbestisi
area of job freedom n. iş alanı serbestliği
freedom of choice n. mal ve para sahiplerinin bu mal ve paralan diledikleri biçimde kullanma özgürlüğüne sahip olmaları
freedom of choice n. seçim serbestisi
freedom of contract n. sözleşme özgürlüğü
freedom of enterprise n. girişim özgürlüğü
economic freedom n. ekonomik özgürlük
degree of freedom n. serbestlik derecesi
freedom of travel n. seyahat özgürlüğü
freedom of labour n. çalışma özgürlüğü
freedom of enterprise n. ticari girişim özgürlüğü
freedom of labour n. çalışma hürriyeti
freedom of trade and industry n. ticaret ve sanayi özgürlüğü
freedom of enterprise and choice n. teşebbüs ve seçim özgürlüğü
entrepreneurial freedom n. girişim serbestliği
freedom of choice n. seçenek özgürlüğü
freedom of navigation n. seyrüsefer serbestisi
Law
felonies against political freedom n. siyasi hürriyet aleyhinde cürümler
felonies violating freedom to engage in business and freedom of labour n. iş ve çalışma hürriyeti aleyhinde cürümler
felonies against freedom of religion n. din hürriyeti aleyhinde cürümler
political freedom n. siyasi hürriyet
freedom of information act n. bilgiye erişim özgürlüğü yasası
temporary punishment restricting personal freedom n. muvakkat şahsi hürriyeti bağlayıcı ceza
crime against political freedom n. siyasi hürriyet aleyhinde cürüm
disqualification from freedom n. özgürlüğün kısıtlanması
crimes against freedom of religion n. din hürriyeti aleyhinde cürümler
crimes against freedom of conducting business and freedom of labour n. iş ve çalışma hürriyeti aleyhinde cürümler
freedom of obtainment of information n. haber alma hürriyeti
freedom of enterprise n. teşebbüs hürriyeti
freedom of contract n. sözleşme özgürlüğü
freedom of press n. basın hürriyeti
freedom of action n. hareket serbestisi
freedom of contract n. mukavele serbestliği
freedom of thought and faith n. din ve vicdan hürriyeti
freedom of science and arts n. bilim ve sanat hürriyeti
freedom of travel n. seyahat hürriyeti
freedom of communication n. haberleşme hürriyeti
freedom of residence n. yerleşme hürriyeti
freedom of religion n. din serbestisi
freedom of the press n. basın hürriyeti
freedom of contract n. akit serbestisi