gaz - Turc Anglais Dictionnaire

gaz

Sens de "gaz" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 30 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
gaz gas n.
The operation can be made without anesthetic gas.
Operasyon anestezik gaz olmadan yapılabiliyor.

More Sentences
General
gaz flatulence n.
Certain foods can cause flatulence.
Bazı yiyecekler gaz yapabilir.

More Sentences
gaz gas n.
The operation can be made without anesthetic gas.
Operasyon anestezik gaz olmadan yapılabiliyor.

More Sentences
gaz accelerator n.
But in the interim this should not be used as a reason for taking our foot off the accelerator on this important issue.
Ancak bu arada bu durum, bu önemli konuda ayağımızı gazdan çekmek için bir neden olarak kullanılmamalıdır.

More Sentences
gaz gaseous adj.
The hydrosphere includes all the gaseous, liquid, and solid water of the planet earth.
Hidrosfer, dünya gezegeninin tüm gaz, sıvı ve katı sularını içerir.

More Sentences
Colloquial
gaz gas n.
The operation can be made without anesthetic gas.
Operasyon anestezik gaz olmadan yapılabiliyor.

More Sentences
Technical
gaz gas n.
The operation can be made without anesthetic gas.
Operasyon anestezik gaz olmadan yapılabiliyor.

More Sentences
gaz gaseous adj.
The hydrosphere includes all the gaseous, liquid, and solid water of the planet earth.
Hidrosfer, dünya gezegeninin tüm gaz, sıvı ve katı sularını içerir.

More Sentences
Automotive
gaz gas n.
The operation can be made without anesthetic gas.
Operasyon anestezik gaz olmadan yapılabiliyor.

More Sentences
Meteorology
gaz gas n.
The operation can be made without anesthetic gas.
Operasyon anestezik gaz olmadan yapılabiliyor.

More Sentences
General
gaz kerosene n.
gaz motor oil n.
gaz wind n.
gaz fuel gas n.
gaz oil n.
gaz paraffin n.
gaz exhalation n.
gaz fume n.
gaz kerosine n.
gaz aero pref.
Technical
gaz remote metering n.
gaz port n.
gaz fumes n.
Chemistry
gaz nonsolid n.
gaz gas oil n.
Slang
gaz beef n.
gaz beef-hearts n.
gaz bender n.
gaz anal applause n.
British Slang
gaz bump start n.

Sens de "gaz" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
gaz bombası gas bomb n.
doğal gaz natural gas n.
gaz gibi gaseous adj.
General
güldürücü gaz laughing gas n.
sıkıştırılmış doğal gaz compressed natural gas n.
gaz maskesi gas mask n.
gaz sobası gas stove n.
gaz tenekesi kerosene can n.
delik (gaz veya sıvının giriş çıkışını sağlayan) vent n.
gaz memesi burner n.
zayıf gaz lean gas n.
gaz ışığı avizesi gasalier n.
çürük gaz exhaust n.
gaz haline getirme gassification n.
gaz yakan aletler appliances burning gaseous fuels n.
gaz tahliyesi degazing n.
gaz üreteci gas generator n.
gaz dedektörü gas detector n.
karada gaz petrol onshore oil gas n.
bir sıvıda gaz kabarcıkları oluşması foaming n.
gaz kelepçesi gas pliers n.
gaz pedalı gas n.
midede gaz birikmesi flatulency n.
gaz fırını gas oven n.
gaz deposu gas tank n.
gaz tüpü gas tube n.
gaz geçiti flue n.
gaz fırını gas furnace n.
patlayıcı gaz detonating gas n.
gaz sobası kerosene stove n.
gaz torbası gasbag n.
gaz sondaj şaftı gas sounding shaft n.
soy gaz inert gas n.
gaz lambası ışığı gaslight n.
gaz bezi gauze n.
gaz lambası kerosene lamp n.
gaz kesme gas cutting n.
gaz ışığı avizesi gaslight chandelier n.
soy gaz noble gas n.
gaz maskesi gasmask n.
gaz deliği port n.
gaz alevi gas jet n.
gaz hali gaseous state n.
gaz özelliğinde olma gassiness n.
gaz bombası stinkpot n.
gaz verme egging n.
gaz makinesi gas engine n.
havadan hafif uçakların kaldırma gücünü artırabilmek için kullanılan durağan ve hafif bir gaz helium n.
gaz vanası gas valve n.
gaz yakan aletler gas appliances n.
gaz giderici getter n.
lambanın gaz haznesi font n.
gaz pompası gas pump n.
gaz odası gas chamber n.
gaz regülatörü gas regulator n.
sıcak hava ve gaz karışımlı balon rozier n.
gaz (mide ve bağırsaktaki) wind n.
gaz sistemi gas system n.
gaz memesi gas burner n.
sıvı gaz liquid gas n.
gaz halinde olma durumu gaseousness n.
gaz (midede) gas n.
gaz haline gelme gasifying n.
zehirli gaz poisonous gas n.
gaz yayın çözümü gas chromatography n.
gaz şirketi gas company n.
gaz verme gassing n.
gaz sayacı gas counter n.
gaz ışığı avizesi gasolier n.
keskin kokulu gaz fume n.
gaz lambası oil lamp n.
gaz geçirmezlik gastightness n.
bunsen gaz lambası bunsen burner n.
gaz haline getirme gasifying n.
gaz haline koyma gasification n.
asitli gaz sour gas n.
gaz sayacı gas meter n.
midede gaz toplanması flatulence n.
gaz bombası gasoline bomb n.
gaz yakıt gaseous fuel n.
gaz saati gas meter n.
gaz ocağı kerosene burner n.
gaz haline getirme gasification n.
doğal gaz boru hattı natural gas pipelines n.
etkisiz gaz inert gas n.
propan (gaz) propa n.
gaz gemisi tanker n.
gaz bulutu cloud n.
gaz giderme degassing n.
gaz lambası gasolier n.
gaz lambası gaslight chandelier n.
gaz kabarcıkları gas bubbles n.
gaz yağı gas oil n.
gaz kıtlığı gas shortage n.
gaz tesisatı gas fixture n.
gaz tesisatı gas fittings n.
doğal gaz mühendisliği natural gas engineering n.
gaz giderme outgassing n.
soğutucu gaz refrigerant gas n.
tüp gaz bottled gas n.
gaz arıtıcı gas purifier n.
gaz jeneratörü gas generator n.
midedeki gaz flatulence n.
uçak gaz türbinleri aircraft gas-turbines n.
gaz tahliyesi de-gazing n.
gaz türbinleri gaz-turnibes n.
petrol-gaz-kimyasal oil-gas chemicals n.
denizde gaz petrol offshore oil-gas n.
petrol-gaz depolama dağıtım oil-gas storage-distribution n.
gaz emisyonu gas emission n.
gaz ocağı cooker n.
kirli gaz exhaust n.
asal gaz noble gas n.
gaz yolu port n.
gaz sayacı telltale n.
gaz kelebeği throttle n.
gaz satın alma gas purchase n.
gaz alımı gas purchase n.
gaz durumu gas state n.
sızıntı (su gaz vb) leakage n.
doğal gaz sayacı natural gas meter n.
doğal gaz boru hattı natural gas pipe line n.
doğal gaz servis hattı natural gas service line n.
gaz yakan ev tipi pişirici cihazlar gas-burning domestic cooking appliances n.
gaz sobası gas-stove n.
göz yaşartıcı gaz teargas n.
gözyaşartıcı gaz tear-gas n.
gaz pedalını hafifçe bırakma tip-out n.
gaz pedalına hafifçe basma tip-in n.
doğal gaz boru hatları natural gas pipelines n.
gaz lambası paraffin lamp n.
gaz önleyici antigas n.
gaz salımı gas emission n.
doğal gaz kullanımı natural gas usage n.
gaz çıkarma flatulation n.
uçucu gaz volatile gas n.
gaz haline dönüşme aerification n.
19.yüzyılda fransa'da kullanılan gaz lambası carcel lamp n.
yağ veya gaz haznesinin üstünde pompalama, temizleme gibi amaçlara yarayan çıkıntı casinghead n.
elektriğin olmadığı dönemde sokaktaki gaz lambalarını akşam yakıp sabah söndüren kişi leerie [scottish] n.
elektriğin olmadığı dönemde sokaktaki gaz lambalarını akşam yakıp sabah söndüren kişi lamplighter n.
(içecek) küçük gaz baloncukları çıkarmak effervescence n.
gaz lambası kerosine lamp n.
pürüzlü yüzeye sürtüldüğünde yanabilen, ahşap ve gaz sobasını tutuşturmaya elverişli ahşap kibrit kitchen match n.
eskiden havada olduğuna inanılan bir gaz etherion n.
bacadaki gaz geçitleri arasındaki bölmelerden biri with n.
alevin etrafında sıcak gaz bulunan bölge mantle n.
gaz ocağının üzerinde bulunan sıcaklık ayarlarından biri mark n.
yapay olmayan yeraltı petrol, gaz veya su hareketi migration n.
sıvının gaz içindeki koloidal süspansiyonu mist n.