grev - Turc Anglais Dictionnaire
Historique

grev



Sens de "grev" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 15 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
grev strike n.
General
grev turnout n.
grev industrial action n.
grev stoppage n.
grev strike n.
grev walkout n.
Trade/Economic
grev turn-out n.
grev work stoppage n.
grev labour disruption n.
grev strike n.
grev walk-out n.
grev strike action n.
grev walkout n.
Law
grev strike n.
Technical
grev strike n.

Sens de "grev" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 138 résultat(s)

Turc Anglais
General
grev yapmak strike v.
grev yapmak go out v.
grev yapmak walk out v.
grev yapmak go on strike v.
ilan etmek (toplantı/seçim/grev vb'nin yapılacağını) call v.
grev yapmak strike work v.
grev gözcülüğü yapmak picket v.
grev yapmak be on strike v.
grev kararı almak go on strike v.
grev başlatmak pull v.
grev gözcüsü picket n.
grev türleri types of strike n.
grev kırıcı blackleg n.
kesinti (grev yüzünden meydana gelen) stoppage n.
bir grup grev gözcüsü picket n.
grev sırasında çalışmak isteyen işçilere engel olma picketing n.
yasadışı grev yapma wildcatting n.
grev sigortası strike insurance n.
grev kırıcı scab n.
grev bozucu rat n.
grev kırıcı strike breaker n.
genel grev general strike n.
grev kırıcılığı strikebreaking n.
grev bozucu strikebreaker n.
grev kırıcı strikebreaker n.
grev gözcülüğü picketing n.
küçük çaplı grev lightning strike n.
(hindistan'da) genel grev bandh n.
Phrasals
bir şey için grev yapmak strike for something v.
Idioms
grev yapmak hit the bricks v.
grev yapmak walk out v.
grev yapmak hit the pavement v.
grev yapmak go out on strike v.
grev yapmak down tools v.
grev yapmak lay down tools v.
grev yapmak down tools [uk] v.
grev yapmak take to the bricks v.
1929'da new orleans'ta grev yapan işçilere bölgedeki bir restoranın yapıp verdiği sandviç (poor boy'un kısaltılmışı) po' boy n.
Speaking
bu iş yerinde grev var this company is on strike expr.
bu işyerinde grev vardır this workplace is on strike expr.
bu iş yerinde grev var this workplace is on strike expr.
bu işyerinde grev vardır this company is on strike expr.
Trade/Economic
grev gözcülüğü yapmak picket v.
grev yapmak come out on strike v.
grev yapmak come out v.
grev gözcülüğü yapmak form a picket line v.
grev nedeniyle işsiz kalmak be unemployed due to a strike v.
grev yapmak strike v.
grev yaptırmak bring out [uk] v.
ani grev lightning strike n.
çapraz grev sözcülüğü cross picketing n.
dolaylı grev secondary strike n.
direkt grev direct strike n.
doğrudan grev direct strike n.
grev kırıcısı strikebreaker n.
grev kırma strike breaking n.
grev kırıcı işçi blackleg n.
grev kırıcı işçi strike breaker n.
grev gözcülüğü picketing n.
grev yapan işçiler arasında karışıklık yaratarak onlar haksız duruma düşürmeye çalışan kimse goon n.
genel grev general strike n.
grev komitesi strike committee n.
grev maaşı strike pay n.
grev hattı picket line n.
grev sırasında çalışan işçi blackleg n.
grev oylaması strike ballot n.
grev görevlisi picket n.
grev sırasında işçilere yapılan ödeme strike pay n.
grev sigortası strike insurance n.
grev kırıcı strikebreaker n.
grev ve lokavt strike and lock-out n.
grev sırasında çalışan işçi strikebreaker n.
grev hakkı right of strike n.
grev kırıcılığı strikebreaking n.
grev kırıcılığı blacklegging n.
grev kırıcılığı scabbing n.
genel grev general strike n.
grev oylaması strike vote n.
grev kırıcı işçi scab n.
grev tehdidi walkout threat n.
grev ücreti strike pay n.
grev sırasında rakip iki sendika arasında patlak veren müdahale krizi cross picketing n.
grev gözcüsü picket n.
grev fonu strike fund n.
grev kırma strikebreaking n.
grev kampanyası strike campaign n.
grev hakkı right to strike n.
grev kırıcı strikebraker n.
grev çağırışı strike call n.
grev ödemesi strike pay n.
grev şartı strike clause n.
grev çağrısı strike call n.
iş karışıklıkları (grev vb) labor disturbances n.
işçilerin iş yerini terk etmeden yaptıkları grev sit-down strike n.
kanundışı grev quick strike n.
kanunsuz grev unofficial strike n.
kanuni grev lawful strike n.
liman vb'nin grev nedeniyle hizmet verememe durumu strikebound n.
meşru grev lawful strike n.
resmi grev official strike n.
resmi olmayan grev wild-cat n.
sınırlı grev pin strike n.
sendika onayı alınmadan yapılan grev wildcat strike n.
sendika onayı olmadan yapılan grev wild-cat strike n.
umumi grev general strike n.
yasal grev lawful strike n.
yasadışı grev wild-cat strike n.
yasadışı grev illegal strike n.
yasadışı grev wild-cat n.
yasal grev legal strike n.
grev nedeniyle hizmet veremeyen strikebound adj.
grev yüzünden çalışamayan strikebound adj.
grev nedeniyle felç olmuş strikebound adj.
grev nedeniyle sekteye uğramış strikebound adj.
grev eğilimli strike-prone adj.
grev halinde on strike expr.
Law
grev kıran kişi blackleg n.
genel grev general strike n.
grev ve lokavt danışma kurulu strike and lockout advisory committee n.
grev yapma strike n.
kanunsuz grev illegal strike n.
kanunsuz grev wildcat strike n.
Politics
genel grev general strike n.
toplu sözleşme ve grev hakkı right to bargain collectively and to strike n.
sendikaların grev yapmasını engellemeyi amaçlayan antistrike adj.
sendikanın onayını almamış (grev) unofficial adj.
Institutes
kuruluşa aykırı grev unconstitutional strike n.
Industry
grev kırıcı jackleg n.
Insurance
grev teminatı strikes cover n.
grev, kargaşa ve halk hareketleri strikes riots and civil commotions n.
grev, lokavt, kargaşalık, halk hareketleri, kötü niyetli hareketler ve terör (glkhh-knh) strike, lockout, riot, civil commotion-malicious acts and teror n.
grev, kargaşalık, halk hareketleri ve kötü niyetli zararlar strike, riot, civil commotions and malicious damage n.
kargaşalık, halk hareketleri ve grev riot and civil commotion and strikes n.
Slang
grev kırıcı işçi olarak görev yapmak rat n.
grev kırmak rat n.
grev kırıcı ratter n.
grev kırıcıların kaptanı noble n.
grev kırıcı operasyonlardan sorumlu gözetmen noble n.