ifade - Turc Anglais Dictionnaire

ifade

Sens de "ifade" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 58 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
ifade expression n.
She sang a song as an expression of her love.
Aşkının ifadesi olarak bir şarkı söyledi.

More Sentences
ifade statement n.
His statement was vague; none of us was sure what he meant.
İfadesi muğlaktı, hiçbirimiz ne demek istediğinden emin değildik.

More Sentences
General
ifade wording n.
The wording of questions influences the answers.
Soruların ifade şekli cevapları etkiler.

More Sentences
ifade recital n.
It is therefore in my view appropriately reflected in the recitals of the current text.
Bu nedenle benim görüşüme göre, mevcut metnin ifadelerinde uygun bir şekilde yansıtılmıştır.

More Sentences
ifade look n.
Mike wore an indignant look.
Mike kızgın bir ifade takındı.

More Sentences
ifade term n.
The term 'family reason' in the amendment is, in my view, too vague.
Değişiklikte yer alan 'ailevi neden' ifadesi bence çok muğlak.

More Sentences
ifade deposition n.
The depositions will be taken from the witnesses tomorrow.
Tanıkların ifadeleri yarın alınacak.

More Sentences
ifade utterance n.
This utterance is not a sentence.
Bu ifade bir cümle değil.

More Sentences
ifade expression n.
She sang a song as an expression of her love.
Aşkının ifadesi olarak bir şarkı söyledi.

More Sentences
ifade phrase n.
He is known to frequently use this phrase in his work.
Çalışmalarında bu ifadeyi sıklıkla kullandığı biliniyor.

More Sentences
ifade statement n.
His statement was vague; none of us was sure what he meant.
İfadesi muğlaktı, hiçbirimiz ne demek istediğinden emin değildik.

More Sentences
ifade testimony n.
I told you everything in my testimony.
İfademde size her şeyi anlattım.

More Sentences
Trade/Economic
ifade statement n.
His statement was vague; none of us was sure what he meant.
İfadesi muğlaktı, hiçbirimiz ne demek istediğinden emin değildik.

More Sentences
ifade testimony n.
I told you everything in my testimony.
İfademde size her şeyi anlattım.

More Sentences
Law
ifade statement n.
His statement was vague; none of us was sure what he meant.
İfadesi muğlaktı, hiçbirimiz ne demek istediğinden emin değildik.

More Sentences
ifade recital n.
It is therefore in my view appropriately reflected in the recitals of the current text.
Bu nedenle benim görüşüme göre, mevcut metnin ifadelerinde uygun bir şekilde yansıtılmıştır.

More Sentences
ifade deposition n.
The depositions will be taken from the witnesses tomorrow.
Tanıkların ifadeleri yarın alınacak.

More Sentences
Computer
ifade emoticon n.
An emoticon is a textual portrayal of a writer's mood or facial expression.
İfade, bir yazarın ruh halinin veya yüz ifadesinin metinsel bir tasviridir.

More Sentences
Math
ifade statement n.
His statement was vague; none of us was sure what he meant.
İfadesi muğlaktı, hiçbirimiz ne demek istediğinden emin değildik.

More Sentences
General
ifade declaration n.
ifade enunciation n.
ifade exposition n.
ifade evidence n.
ifade proposition n.
ifade denotation n.
ifade signification n.
ifade diction n.
ifade dixit n.
ifade representation n.
ifade connotation n.
ifade locution n.
ifade strain n.
ifade recital of fact n.
ifade expo n.
ifade import n.
ifade voice n.
ifade affirmation n.
ifade mention n.
ifade reddition [obsolete] n.
ifade termination [obsolete] n.
ifade enouncement n.
ifade upcome [dialect] n.
ifade delivery [obsolete] n.
ifade presentment n.
ifade speakout n.
ifade prolation [obsolete] n.
ifade expressional adj.
ifade -logy suf.
ifade conn (connotation) abrev.
ifade articulation N.
Law
ifade assertion n.
ifade declaration n.
ifade plea n.
Logic
ifade proposition n.
Biology
ifade emotion n.
Tobacco
ifade mention n.
Abbreviation
ifade expr n.
Archaic
ifade state n.

Sens de "ifade" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
yeminli ifade affidavit n.
ifade etmek state v.
ifade etmek express v.
General
heyecan ifade eden söz expletive n.
zarf niteliğinde ifade adverbial expression n.
yeminli ifade verme deposition n.
bölge veya iklim anlamında kullanılan kısa ifade clime n.
tahriri ifade written expression n.
bir şeyi sözlü olarak ifade eden kimse sayer n.
ifade tarzı locution n.
ekvator üstünde veya yakınındaki bölgeler için kullanılan ingilizce ifade low latitudes n.
sıradan ifade cliche n.
motorlu bir taşıtın gümrükten geçiş iznini ifade eden fransız kökenli terim triptyque n.
ifade edilemezlik inexpressibleness n.
parametrelerle ifade eden parameterizing n.
yüzdeki ifade expression n.
ifade etme phrasing n.
açıklık (ifade vb) explicity n.
kaçamak ifade eden equivocator n.
temiz ifade articulation n.
ifade tarzı wording n.
sembollerle ifade symbolism n.
gramer açısından ifade grammar n.
sembollerle ifade etme embleming n.
önceki ifade previous statement n.
ifade verme testimony n.
güney amerika'da ağaçsız düzlükler, bozkırlar için kullanılan ifade llano n.
bir yazıda anlatılmak istenen konuyu tamamen karşılayan ifade thesis statement n.
bilgisayar çıktısından alınan değil de elle yazılan dokümanlar için kullanılan ifade manual issue n.
mahkemede tanığın ifade verdiği yer witness stand n.
kendini ifade etme self expression n.
romanesk ve gotik üslupların arap mimari tarzıyla karışmasını ifade eden ispanyolca terim mudejar n.
metrik ifade metric expression n.
yeniden ifade restatement n.
ifade edilebilirlik communicableness n.
yarımada anlamına gelen yunanca ifade, özellikle trakya yarımadası için kullanılır chersonese n.
süslü ifade euphuism n.
hayretini ifade eden exclaimer n.
ifade edilebilirlik expressibility n.
ifade (yüzdeki) look n.
pişmanlık ifade eden bir deyim lackaday n.
yeminli ifade deposition n.
kelime ifade eden işaret logogram n.
ifade yapısı phrase structure n.
birkaç sözcükten oluşan ifade phrase n.
bir şeyi olduğundan hafif gösteren ifade understatement n.
ifade eden enunciator n.
kuzey ve güneyin uç enlemlerinde yazları güneşin 24 saat görülebilme durumunu ifade eden terim midnight sun n.
yeminli ifade veren tanık dethroner n.
ifade etme expression n.
ingilizce'de meksika ve orta amerika için kullanılan ifade middle america n.
simgelerle ifade etme (ruh hali) symbolism n.
hayretini ifade etme exclaiming n.
ifade mantığı logic of expression n.
ifade eden şey exponent n.
kişiye özgü hareket veya ifade tarzı mannerism n.
kaçamak ifade etme equivocating n.
yanlış ifade misstatement n.
ifade etme emitting n.
ifade etme expressing n.
bir tanım ile tanımlanan sözcük veya ifade definiendum n.
birimlerle ifade olunan doğruluk absolute precision n.
etkileyici ifade veya üslup felicity n.
yeminle yazılı ifade deposition n.
ingilizce'de turistler için kullanılan aşağılayıcı ifade rubberneck n.
sembollerle ifade eden symbolist n.
özentili ifade preciosity n.
gerçek ifade true statement n.
müzikteki ahenk ve ritmi vücut hareketleriyle ifade etme sanatı eurythmics n.
üstü kapalı ifade inexplicit expression n.
kendi kendini ifade etme self relation n.
bir dinin temel ilkelerini içeren ifade creed n.
açık ve kesin ifade formulation n.
bir fikri ifade eden kelime semanteme n.
yeminli ifade sworn statement n.
yazılı ifade deposition n.
yalan ifade prevarication n.
ifade özgürlüğü freedom of speech n.
(anlatmaya) yetersiz kalan ifade understatement n.
yeni kelime ifade veya kullanım neologism n.
dudakla ifade edilen labiovelar n.
ifade edememe inexpression n.
ifade edilemezlik inexpressibility n.
garip bir ifade a strange expression n.
ifade mantığı explicandum n.
donuk ifade frozen expression n.
ifade biçimi explicandum n.
boş ifade blank expression n.
ifade mantığı explanandum n.
ifade biçimi explanandum n.
ifade aracı a means of expression n.
boş ifade vacant expression n.
garip ifade strange expression n.
sözlü ifade etme verbalization n.
kelimelerle ifade etme verbalization n.
kelimelerle ifade etme verbalisation n.
sözlü ifade etme verbalisation n.
kapalı ifade close expression n.
açık ifade open expression n.
kelimelerle ifade edilememezlik ineffability n.
dolaylı ifade etme implicity n.
başka kelimelerle ifade etme rephrasing n.
tekrar ifade etme rephrasing n.
başka kelimelerle ifade etme rewording n.
başka kelimelerle ifade etme recasting n.
irticalen ifade etme spontion n.
irticalen ifade etme spont n.
irticalen ifade etme spontaneity n.
ifade edilebilirlik communicability n.
basın ve ifade özgürlüğü freedom of press and expression n.
kabul veya doğrulama ifade etmek için başını eğme niddle-noddle n.
kabul veya doğrulama ifade etmek için başını eğme nid-nod n.
kendini ifade etme self-expression n.
yazılı ifade affidavit n.
bar veya şarap dükkanı anlamına gelen ve özellikle meksika'da yaygın ispanyolca bir ifade cantina n.
feministlerin men kelimesini kullanmadan ifade ettikleri kadınlar anlamına gelen kelime womyn n.
ikilenik ifade quadratic form n.
karesel ifade quadratic form n.
yetersiz kalan ifade understatement n.
genel ifade general expression n.
ifade bozukluğu incoherency n.
ifade bozukluğu incomprehensibility n.
kendini, özelliklerini, yetkilerini abartarak ifade etme self dramatization n.
kendini, özelliklerini, yetkilerini abartarak ifade etme dramatising oneself n.
kendini, özelliklerini, yetkilerini abartarak ifade etme dramatizing oneself n.
kendini, özelliklerini, yetkilerini abartarak ifade etme self dramatisation n.
açık ifade plain language n.
açıklayıcı ifade descriptive name n.
kendini ifade etme kabiliyeti ability of self-expression n.
ifade kabiliyeti ability of expressing n.
ifade becerisi ability of expressing n.
kendini ifade etme becerisi ability of self-expression n.
ifade yeteneği ability of expressing n.
kendini ifade etme kabiliyeti self-expression skill n.
kendini ifade etme becerisi self-expression skill n.
ön ifade preliminary statement n.
ifade etme güçlüğü the difficulty of expressing n.
doğru ifade correct expression n.
ciddi ifade serious expression n.
ciddi ifade serious look n.
sıradan ifade stereotypical expression n.
çirkin bir ifade an ugly remark n.
(dalga geçmek veya karşıdakine katılmama gibi durumları ifade etmek veya konuşmanın bir yerine dikkat çekmek için) ellerle havada yapılan tırnak işareti air quote n.
bilgisayar oyunlarında bir oyunun konusunun ve temel oyun mekaniğinin ne kadar iyi tasarlanmış ve oyunda ne kadar verimli bir şekilde uygulanmış olduğunu ifade eden sözcük gameplay n.
özel ifade subjective expression n.
kendinden emin ifade confident expression n.
hatalı ifade edilme misexpression n.
çeşitli şekillerde ifade edilen ifade veya cümle amphibology n.
iki anlamlı ifade amphibology n.
iki anlamlı ifade amphiboly n.