kargaşa - Turc Anglais Dictionnaire

kargaşa

Sens de "kargaşa" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
kargaşa disorder n.
Such disorder in court was perhaps witnessed for the first time.
Mahkemede böylesine bir kargaşaya belki de ilk kez tanık olundu.

More Sentences
kargaşa chaos n.
As the story unfolds Markus attempts to sort out the chaos leading to more turmoil.
Hikaye ilerledikçe Markus daha fazla kargaşaya yol açan kaosu çözmeye çalışır.

More Sentences
kargaşa tumult n.
The whole concert hall is in tumult.
Tüm konser salonu kargaşa içinde.

More Sentences
kargaşa disturbance n.
He was arrested for causing a disturbance.
Kargaşaya neden olduğu için tutuklandı.

More Sentences
kargaşa commotion n.
Being alerted by the commotion, the cops entered the pub.
Kargaşadan haberdar olan polisler bara girdi.

More Sentences
kargaşa confusion n.
General
kargaşa storm n.
The new tax system caused a storm of protests in the country.
Yeni vergi sistemi ülkede protesto gösterilerinden oluşan bir kargaşaya neden oldu.

More Sentences
kargaşa uproar n.
The whole town was in an uproar.
Bütün kasaba bir kargaşa içindeydi.

More Sentences
kargaşa mayhem n.
Black Friday sales caused mayhem at the shopping mall.
Kara Cuma indirimleri alışveriş merkezinde kargaşaya neden oldu.

More Sentences
kargaşa turmoil n.
The president's statement threw the crowd into turmoil.
Başkan'ın açıklaması kalabalığı kargaşaya sürükledi.

More Sentences
kargaşa disarray n.
The talks between the two countries broke up in disarray.
İki ülke arasındaki görüşmeler kargaşa içerisinde son buldu.

More Sentences
kargaşa unrest n.
Racial problems are often the cause of social unrest.
Irksal sorunlar genellikle sosyal kargaşa nedenidir.

More Sentences
kargaşa havoc n.
No Democrat will object to the fact that trouble-makers who come to cause havoc are arrested.
Hiçbir Demokrat, kargaşa çıkarmaya gelen sorun çıkaranların tutuklanmasına itiraz etmeyecektir.

More Sentences
kargaşa bedlam n.
The protest turned into bedlam as the crowd grew unruly.
Kalabalık kontrolden çıkınca protesto kargaşaya dönüştü.

More Sentences
kargaşa maelstrom n.
The company was caught in a maelstrom of scandals.
Şirket skandallar kargaşasına sürüklenmişti.

More Sentences
Colloquial
kargaşa jungle n.
The jungle of gates of the airport was confusing.
Havaalanı kapılarındaki kargaşa kafa karıştırıcıydı.

More Sentences
Law
kargaşa disorder n.
Such disorder in court was perhaps witnessed for the first time.
Mahkemede böylesine bir kargaşaya belki de ilk kez tanık olundu.

More Sentences
General
kargaşa kettle of fish n.
kargaşa babel n.
kargaşa moil n.
kargaşa roughhouse n.
kargaşa scramble n.
kargaşa coil n.
kargaşa snarl n.
kargaşa ruction n.
kargaşa riot n.
kargaşa muss n.
kargaşa welter n.
kargaşa estuation n.
kargaşa row n.
kargaşa upheaval n.
kargaşa nonperformance n.
kargaşa anarchism n.
kargaşa tailspin n.
kargaşa pandemonium n.
kargaşa turbulence n.
kargaşa anarchy n.
kargaşa shemozzle n.
kargaşa bouleversement n.
kargaşa ruckus n.
kargaşa tumultuation n.
kargaşa topsy-turvyness n.
kargaşa topsy-turvydom n.
kargaşa hurly-burly n.
kargaşa tumble n.
kargaşa tumultuousness n.
kargaşa intricacy n.
kargaşa meleei n.
kargaşa non-performance n.
kargaşa babelesque n.
kargaşa babel n.
kargaşa babelism n.
kargaşa babeldom n.
kargaşa rabblement n.
kargaşa racketiness n.
kargaşa racketry n.
kargaşa alarums and excursions n.
kargaşa tempest n.
kargaşa termagancy n.
kargaşa tintamar [obsolete] n.
kargaşa tintamarre n.
kargaşa tirrivee [scottish] n.
kargaşa tirrivie [scottish] n.
kargaşa toss n.
kargaşa tumultuariness n.
kargaşa attroopment n.
kargaşa upheaval n.
kargaşa unquiet n.
kargaşa esture [obsolete] n.
kargaşa upstir [obsolete] n.
kargaşa larum n.
kargaşa blather n.
kargaşa whemmle [scotland] n.
kargaşa whirl n.
kargaşa whirlpool n.
kargaşa bolix n.
kargaşa hassel n.
kargaşa brulzie [dialect] n.
kargaşa hubble [scotland] [uk] n.
kargaşa hubble-bubble n.
kargaşa hugger mugger n.
kargaşa huggermuggery n.
kargaşa misguggle n.
kargaşa mizzy maze [dialect] [southwest england] n.
kargaşa hurly burly n.
kargaşa hurrah n.
kargaşa hurry [dialect] [uk] n.
kargaşa hurry-skurry n.
kargaşa lurry n.
kargaşa deordination n.
kargaşa guddle n.
kargaşa logjam n.
kargaşa rousing n.
kargaşa ruffle n.
kargaşa rumble n.
kargaşa disord [obsolete] n.
kargaşa disordination n.
kargaşa dispeace n.
kargaşa disturb [obsolete] n.
kargaşa disturbation n.
kargaşa dog's breakfast n.
kargaşa dog's dinner n.
kargaşa inquietation [obsolete] n.
kargaşa coil n.
kargaşa corroboree [australia] n.
kargaşa corrobory n.
kargaşa disarrangement n.
kargaşa discomfiture n.
kargaşa fissle [scotland] n.
kargaşa flap n.
kargaşa phraise [scotland] n.
kargaşa rookery [dialect] n.
kargaşa shimozzle n.
kargaşa shlemozzle n.
kargaşa shuffle n.
kargaşa sinuosity n.
kargaşa skelter n.
kargaşa slip n.
kargaşa soss [dialect] [uk] n.
kargaşa stirabout n.
kargaşa stishie [scotland] n.
kargaşa suq n.
kargaşa reel n.
kargaşa steery n.
kargaşa stoushie [scotland] n.
kargaşa rumble v.
kargaşa pell-mell adj.
Colloquial
kargaşa coil n.
kargaşa hurly-burly n.
kargaşa chinese fire drill n.
kargaşa bobsy-die [new zealand] n.
kargaşa dust n.
kargaşa carry-on [uk] n.
Idioms
kargaşa abdabs n.
Law
kargaşa anarchy n.
Politics
kargaşa riot n.
kargaşa tumultuous disturbance n.
kargaşa outburst n.
kargaşa fitna n.
Technical
kargaşa hash n.
Psychology
kargaşa complex n.
Literature
kargaşa sturm und drang [german] n.
Military
kargaşa riot n.
Art
kargaşa stewpot n.
Theatre
kargaşa alarum n.
Archaic
kargaşa rout n.
kargaşa disarrayment [rare] n.
Slang
kargaşa razzle-dazzle n.
kargaşa cluster fuck n.
Modern Slang
kargaşa a cluster fuck n.

Sens de "kargaşa" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 90 résultat(s)

Turc Anglais
General
toplumsal kargaşa civil disturbance n.
büyük kargaşa/karmaşa a big commotion n.
sivil kargaşa civil unrest n.
toplumsal kargaşa cataclysm n.
kargaşa çıkaran kimse tumulter [obsolete] n.
gürültülü kargaşa hullaballoo n.
kargaşa bölgesi heck n.
ani ve şiddetli kargaşa incident [uk] n.
ani kargaşa flaw [obsolete] n.
büyük kargaşa mahalli shamble n.
canı istediği için kargaşa yaratan kimse chaos agent n.
kargaşa yaratan kimse agent of chaos n.
kargaşa yaratan kimse chaos agent n.
canı istediği için kargaşa yaratan kimse agent of chaos n.
kargaşa yaratma disorder n.
kargaşa nedeni perturbant n.
kargaşa çıkarmak incite anarchy v.
kargaşa yaratmak bring into disorder v.
kargaşa yaratmak bring disorder v.
kargaşa çıkarmak cause confusion v.
kargaşa yaratmak brought into disorder v.
kargaşa çıkarmak riot v.
kargaşa çıkarmak create trouble v.
kargaşa çıkarmak make an uproar v.
kargaşa çıkarmak create an uproar v.
kargaşa çıkarmak tumult v.
kargaşa çıkarmak tumultuate v.
kargaşa çıkarmak upstir v.
kargaşa yaratmak dislocate v.
kargaşa içinde koşmak clutter [dialect] [uk] v.
kargaşa çıkaran riotous adj.
kargaşa içinde upside-down adj.
kargaşa çıkaran upstirring [obsolete] adj.
kargaşa içinde frowzled adj.
kargaşa içinde pellmell adv.
kargaşa halinde tumultuarily adv.
kargaşa içinde unquietly adv.
kargaşa halinde hurly-burly [obsolete] adv.
kargaşa halinde hurly burly [obsolete] adv.
köklü yeniden yapılanmayı içeren bir kargaşa içinde inside out adv.
kargaşa içinde incontinent adv.
kargaşa içinde incontinently adv.
kargaşa içerisinde pell-mell adv.
Phrasals
kargaşa yaratmak kick up v.
Colloquial
kargaşa çıkarmak raise cain v.
kargaşa dolu like a bear garden expr.
ne kargaşa it's a zoo expr.
ne kargaşa what a zoo expr.
Idioms
büyük kargaşa/karmaşa hell on a holiday n.
tam bir kargaşa confusion worse confounded n.
kargaşa yaratmak raise havoc with someone v.
kargaşa yaratmak play havoc with someone v.
kargaşa çıkarmak raise the devil v.
kargaşa çıkarmak raise dust v.
(bir yerde) kargaşa/karışıklık/karmaşa çıkmak/olmak be up for grabs v.
kargaşa/karışıklık yaratmak make the feathers/fur fly v.
(birinde/bir şeyde) büyük kargaşa/telaş yaratmak knock the bejesus out of (someone or something) v.
kargaşa çıkarmak play (up) old gooseberry [obsolete] v.
kargaşa yaratmak play havoc v.
(birinde/bir şeyde) kargaşa yaratmak play havoc with (someone or something) v.
kargaşa yaratmak raise havoc with v.
kargaşa yaratmak throw into disarray v.
kargaşa yaratmak throw into confusion v.
kargaşa/karışıklık çıkacak the sparks will fly expr.
kargaşa/karışıklık çıkacak the feathers will fly expr.
kargaşa/karışıklık çıkmış the feathers fly expr.
kargaşa/karışıklık çıkacak the fur will fly expr.
Trade/Economic
iç kargaşa civil strife n.
mevduat sahiplerinin bankadan hesaplarını çekmek için yarattıkları kargaşa run on the bank n.
Law
kargaşa hali excitement n.
sık sık kargaşa ve huzursuzluğa sebebiyet verme barretry n.
sık sık kargaşa ve huzursuzluğa sebebiyet verme barratry n.
Politics
toplumsal kargaşa social disorder n.
toplumsal kargaşa civil disorder n.
siyasi kargaşa political turmoil n.
siyasi kargaşa political disturbance n.
iç kargaşa civil strife n.
abd hükümetinin, terör, kargaşa, isyan ve savaş gibi risklerle karşı karşıya kalmakta olan memurlarına vediği) ek risk/tehdit maaşı danger pay n.
toplumu kışkırtıp kargaşa çıkaran kimse rabble-rouser n.
politik kargaşa political bedlam n.
Insurance
grev, kargaşa ve halk hareketleri strikes riots and civil commotions n.
Aeronautic
kargaşa yoğunluğu clutter density n.
Math
kargaşa kuramı olarak bilinen bir matematik kuramı chaology n.
Literature
fani kargaşa mortal coil n.
Archaic
kargaşa çıkaran davranış riotise n.
kargaşa sesi çıkarmak hurtle v.
Slang
kargaşa/arbede habdabs (uk) n.
kargaşa/arbede abdabs (uk) n.
kargaşa halinde olma hot mess n.
Star Wars
kargaşa projesi project pandemonium n.