lips - Turc Anglais Dictionnaire

lips

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Sens de "lips" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 3 résultat(s)

Anglais Turc
Dentistry
lips n. dudaklar
Once again please read my lips.
Bir kez daha lütfen dudaklarımı okuyun.

More Sentences
Linguistics
lips n. dudaklar
Once again please read my lips.
Bir kez daha lütfen dudaklarımı okuyun.

More Sentences
British Slang
lips n. cinsel organ dudağı

Sens de "lips" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
General
prominent lips n. etli dudaklar
the smile on one's lips n. dudaklarındaki tebessüm
vaginal lips n. vajina dudakları
hang on somebody's lips v. ağzının içine bakmak
lick one's lips v. ağzının suyu akmak
smack one's lips v. ağzını şapırdatmak
smack one's lips v. dudaklarını şapırdatmak
hang on somebody's lips v. can kulağıyla dinlemek
kiss on the lips v. dudaktan öpmek
bite one's lips v. dudaklarını ısırmak
bite lips v. dudak ısırmak
unseal one's lips v. dili çözülmek
read someone's lips v. birinin dudaklarını okumak
with red lips adj. kiraz dudaklı
smacking one's lips adv. şapır şupur
on the lips adv. dudaktan
Phrases
seal up your lips and give no words but mum expr. sır olarak sakla
seal up your lips and give no words but mum expr. kimseye söyleme
Proverb
loose lips sink ship boşboğazlık adam öldürür
Colloquial
on everyone's lips expr. herkesin dilinde olan
Idioms
latrine lips n. ağzı bozuk kimse
latrine lips n. edepsizlik
latrine lips n. terbiyesizlik
latrine lips n. edepsiz kimse
latrine lips n. küfür etme
latrine lips n. terbiyesiz kimse
latrine lips n. küfürlü konuşma
latrine lips n. küfürbaz kimse
latrine lips n. ağzını bozma
loose lips n. gevşek ağız
loose lips n. çenesi düşük olma
loose lips n. ağzı gevşeklik
loose lips n. boşboğazlık
hang on someone's lips v. ağzının içine bakmak
escape from one's lips v. ağzından kaçmak
escape one's lips v. ağzından kaçmak
button one's lips v. ağzına kilit vurmak
hang on someone's lips v. birinin ağzının içine bakmak
purse one's lips v. dudak bükmek
hang on someone's lips v. kulak kesilmek
hang on the lips of v. can kulağı ile dinlemek
dash the cup from one's lips v. birinin bir şeyi elde etmesini engellemek
dash the cup from one's lips v. yolunu kesmek
curl one's lips v. dudak bükmek
bite one's lips v. öfkesini gizlemek
button one's lips v. çenesini kapamak
curl one's lips v. dudak buruşturmak
button one's lips v. susmak
bite one's lips v. duygularını kontrol altında tutmaya çalışmak
lick one's lips v. ağzı sulanmak
lick one's lips v. istek göstermek
bite one's lips v. dudaklarını ısırmak
be on everyone's lips v. herkesin dilinde olmak
read someone's lips v. söyleneni anlayıp idrak etmek
read someone's lips v. argümanın doğruluğunu kabul etmek
read someone's lips v. (birinin) sözüne kulak vermek
hang on the lips v. büyülenmişçesine dinlemek
not pass (one's) lips v. (birinden) laf çıkmamak
not pass (one's) lips v. (biri) tarafından sır olarak tutulmak
not pass your lips v. ağzını açmamak
not pass your lips v. bir şey söylememek
not pass (one's) lips v. (birinin) ağzına/dudağına değmemek
not pass your lips v. ağzından laf çıkmamak
not pass (one's) lips v. (birinin) ağzından laf çıkmamak
not pass your lips v. ağzına bir şey sürmemek/değdirmemek
not pass your lips v. tek söz etmemek
not pass (one's) lips v. (birinin) ağzına sürülmemek
not pass your lips v. laf çıkmamak
pass one's lips v. ağzından çıkmak
pass one's lips v. söylemek
pass (one's) lips v. ağzına atmak
pass someone's lips v. yemek
pass someone's lips v. ağzına atmak
pass someone's lips v. ağzından çıkmak
pass (one's) lips v. içmek
pass someone's lips v. söylemek
pass someone's lips v. içmek
pass (one's) lips v. yemek
be licking your lips v. ağzı sulanmak
be licking (one's) lips v. ağzının suyu akmak
be licking (one's) lips v. ağzı sulanmak
be licking your lips v. ağzının suyu akmak
keep (one's) lips sealed v. ağzını açmamak
keep (one's) lips sealed v. ağzını/çenesini tutmak
keep (one's) lips sealed v. dilini tutmak
keep (one's) lips sealed v. çenesini/ağzını kapalı tutmak
lick lips v. ağzı sulanmak
lick lips v. istek göstermek
lick/smack your lips v. dudaklarını yalamak
lick/smack your lips v. yalanmak
lick lips v. ağzının suyu akmak
lick/smack your lips v. ağzı sulanmak
lick/smack your lips v. ağzının suyu akmak
lick/smack your lips v. sabırsızlanmak
pass lips v. yemek
pass lips v. söylemek
pass lips v. içmek
pass lips v. ağzından çıkmak
pass lips v. ağzına atmak
read lips v. söyleneni anlayıp idrak etmek
read lips v. sözüne kulak vermek
read lips v. dudak okumak
read lips v. dudaklarını okumak
read lips v. iyi dinlemek
read lips v. argümanın doğruluğunu kabul etmek
loose lips sink ships expr. yerin kulağı vardır
on everyone's lips expr. herkesin dilinde
watch my lips! expr. beni iyi dinle!
read my lips! expr. beni iyi dinle!
from your lips to god's ears expr. umalım da öyle olsun
on (one's) lips expr. (birinin) dilinin ucunda
on someone's lips expr. birinin ağzında/dilinde
on someone's lips expr. birinin dilinin ucunda
on (one's) lips expr. herkesin ağzında/dilinde
on someone's lips expr. herkesin ağzında/dilinde
on (one's) lips expr. (birinin) ağzında/dilinde
(one's) lips are sealed expr. (birinin) dudakları mühürlü
(one's) lips are sealed expr. (biri) hiçbir şeyi açık etmez
(one's) lips are sealed expr. (biri) bunu sır olarak saklar
(one's) lips are sealed expr. (birinden) laf çıkmaz
(one's) lips turn blue expr. (birinin) dudakları morarmış (soğuktan veya dolaşım yetersizliğinden)
(one's) lips are sealed expr. (birinin) dudakları mühürlüdür
(one's) lips are sealed expr. (biri) kimseye söylemez/anlatmaz
(one's) lips are sealed expr. (birinin) ağzı sıkıdır
your lips are sealed expr. bununla ilgili konuşmaz
your lips are sealed expr. hiçbir şeyi açık etmez
your lips are sealed expr. dudakları mühürlü
your lips are sealed expr. ağzı sıkıdır
your lips are sealed expr. laf çıkmaz
your lips are sealed expr. asla anlatamaz
Speaking
lips are sealed expr. bununla ilgili konuşmayacağım
lips are sealed expr. asla anlatamam
my lips are sealed expr. bunu kimseye söylemem
my lips are sealed expr. bu bende kalır
my lips are sealed expr. dudaklarım mühürlü
my lips are sealed expr. dudaklarım mühürlüdür
no I did not get my lips done expr. hayır dudaklarımı yaptırmış değilim
no I did not get my lips done expr. hayır dudaklarımı yaptırmadım
keep your lips sealed expr. çeneni kapa
my lips are dry expr. dudağım kurudu
Technical
shear lips n. kesme yanakları
Medical
thin lips n. ince dudaklar
chapped lips n. çatlak dudak
chapping of lips n. dudakta çatlama
chapping of lips n. dudaklarda çatlama
chapped lips n. dudaklarda çatlama
chapped lips n. dudak çatlaması
chapping of lips n. çatlak dudak
chapped lips n. dudakta çatlama
chapping of lips n. dudak çatlaması