takdir - Turc Anglais Dictionnaire

takdir

Sens de "takdir" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 43 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
takdir admiration n.
For this reason, the report warrants our support and our admiration.
Bu nedenle rapor, desteğimizi ve takdirimizi hak etmektedir.

More Sentences
takdir appreciation n.
Those who bear political and military responsibility also deserve our appreciation.
Siyasi ve askeri sorumluluk taşıyanlar da takdirimizi hak ediyor.

More Sentences
General
takdir commendation n.
I will certainly pass on the commendation of Members.
Üyelerin takdirlerini kesinlikle ileteceğim.

More Sentences
takdir opinion n.
In its opinion, the Committee on Constitutional Affairs said YES to the establishment of a European Prosecutor.
Anayasal İşler Komitesi, bir Avrupa Savcılığının kurulmasına kendi takdirinde EVET demiştir.

More Sentences
takdir admiration n.
For this reason, the report warrants our support and our admiration.
Bu nedenle rapor, desteğimizi ve takdirimizi hak etmektedir.

More Sentences
takdir tribute n.
You paid tribute to the modernising efforts of the financial services programme.
Mali hizmetler programının modernizasyon çabalarını takdirle karşıladınız.

More Sentences
takdir discretion n.
We should leave this to the discretion of the Management Committee.
Bunu Yönetim Komitesi'nin takdirine bırakmalıyız.

More Sentences
takdir recognition n.
At the European Council in Brussels, we expressed recognition of the progress that has been made.
Brüksel'deki Avrupa Konseyi'nde kaydedilen ilerlemenin takdir edildiğini ifade ettik.

More Sentences
takdir appreciation n.
Those who bear political and military responsibility also deserve our appreciation.
Siyasi ve askeri sorumluluk taşıyanlar da takdirimizi hak ediyor.

More Sentences
Trade/Economic
takdir appreciation n.
Those who bear political and military responsibility also deserve our appreciation.
Siyasi ve askeri sorumluluk taşıyanlar da takdirimizi hak ediyor.

More Sentences
Technical
takdir tribute n.
You paid tribute to the modernising efforts of the financial services programme.
Mali hizmetler programının modernizasyon çabalarını takdirle karşıladınız.

More Sentences
Computer
takdir appreciation n.
Those who bear political and military responsibility also deserve our appreciation.
Siyasi ve askeri sorumluluk taşıyanlar da takdirimizi hak ediyor.

More Sentences
General
takdir homage n.
takdir plaudit n.
takdir approbation n.
takdir esteem n.
takdir estimate n.
takdir case n.
takdir regard n.
takdir extolment n.
takdir eventuality n.
takdir fate n.
takdir estimation n.
takdir foreordain n.
takdir predestination n.
takdir encomia n.
takdir front n.
takdir rating n.
takdir account n.
takdir testimonial n.
takdir salutation n.
takdir orchid n.
takdir stock n.
takdir credit n.
takdir kudos N.
takdir acclaim N.
Trade/Economic
takdir rating n.
takdir judgement n.
takdir fixing n.
Statistics
takdir estimation n.
Archaic
takdir prease n.
takdir slaver n.
takdir steem n.

Sens de "takdir" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
takdir etmek appreciate v.
General
takdir eden lauder n.
ilahi takdir providence n.
takdir edicilik appreciativeness n.
kıymet takdir etme valorization n.
yüksek takdir appreciation n.
müzikte takdir music appreciation n.
takdir eden admirer n.
takdir eden kişi admirer n.
takdir yetkisi judicial discretion n.
takdir yetkisi discretionary power n.
yüksek takdir high regard n.
takdir yetkisi discretion n.
kıymet takdir etme appraisal n.
idari takdir administrative discretion n.
takdir hakkı discretionary power n.
takdir hakkı discretion n.
takdir kararı valuation resolution n.
takdir hakkı judicial discretion n.
yegane takdir yetkisi sole discretion n.
takdir-i ilahi act of god n.
takdir ödülü recognition award n.
kıymet takdir etme valorisation n.
i takdir etme admirance n.
takdir bekleme captation [obsolete] n.
kıymet takdir etme reckoning n.
değerini yeniden takdir etme rediscovery n.
bir şeyi takdir eden kimse thanksgiver n.
kıymet takdir etme apprizal n.
bedel takdir etme assessment n.
takdir etmeme unappreciation n.
kıymetini az takdir eden kimse undervaluer n.
takdir etme yeteneği eye n.
takdir gören kimse winner n.
takdir görmeyen alan blind spot n.
komik olanı takdir veya ifade becerisi humour n.
bir şeyin değerini takdir edememe misprision n.
takdir yetkisi government [obsolete] n.
takdir hakkının bulunması optionality n.
takdir edememe inappreciation n.
takdir etmeme inappreciation n.
takdir edilme praise n.
(bazı kültürlerde) malını yabancının takdir ettiği değerde satma hakkı preemption n.
önceden takdir etme preorder n.
toplumda takdir görme izzat n.
idari veya mali takdir yetkisinin kullanımını içeren konular prudentials n.
takdir etmek ordain v.
takdir kazanmak win appreciation v.
takdir etmek evaluate v.
takdir etmek (tanrı) ordain v.
takdir etmek predestinate v.
takdir edilmek be appreciated v.
birine karşı takdir nişanesi göstermek pay tribute to v.
takdir etmek go for v.
takdir etmek recognize v.
takdir etmek applaud v.
kıymet takdir etmek appraise v.
takdir kazanmak gain appreciation v.
takdir etmek think highly of v.
kıymet takdir etmek assess v.
takdir görmek be appreciated v.
takdir etmek estimate v.
takdir etmek pay tribute v.
takdir etmek esteem v.
takdir etmek admire v.
takdir etmek (kıymetini) estimate v.
takdir etmek predestine v.
önceden takdir etmek foreordain v.
takdir edilmek win recognition v.
takdir etmek appreciate v.
takdir etmek regard v.
takdir toplamak win general approval v.
takdir etmek predestine for v.
bir şeyden dolayı birini takdir etmek give someone credit for v.
takdir etmek assess v.
takdir etmek prize v.
takdir etmek hold in high esteem v.
takdir etmek hold in esteem v.
takdir almak gain appreciation v.
takdir almak be appreciated v.
takdir biçmek appraise v.
takdir etmek commend v.
takdir etmek hold-in-high-regard v.
kıymet takdir etmek value v.
takdir etmek pay tribute to v.
geniş ölçüde takdir edilmek be widely acclaimed v.
takdir almak/edilmek get credit v.
takdir etmek hail v.
takdir edilmek be hailed v.
takdir etmek recognise v.
kıymet takdir etmek affeer v.
değerini yeniden takdir etmek rediscover v.
takdir sunmak remember v.
takdir etmek speak well for v.
(birini/bir şeyi) takdir etmeye başlamak become a fan of (someone or something) v.
takdir etmek balance v.
kıymetini az takdir etmek underween v.
(takdir etmek için) şapka çıkarmak unhat v.
takdir etmemek unpraise v.
takdir etmek judgement v.
takdir etmek judgment v.
(değer) takdir etmek measure v.
takdir etmek hosanna v.
(bir şeyi) takdir etmek love v.
takdir etmek determine v.
önceden takdir etmek determine v.
kıymetini az takdir etmek disprise [obsolete] v.
kıymetini az takdir etmek disprize [obsolete] v.
takdir edememek dispraise v.
(askeriyede) topluluk önünde takdir etmek cite v.
kıymet takdir etmek count v.
yüksek takdir göstermek salute v.
takdir etmek contribute [obsolete] v.
önceden takdir etmek foreordinate v.
takdir etmek prise v.
takdir almak praise [obsolete] v.
önceden takdir etmek predetermine v.
önceden takdir etmek preorder v.
takdir etmek cry [obsolete] v.
önceden takdir etmek slate v.
takdir etmek acknowledge v.
takdir edilmek admire v.
takdir görmek recognize v.
takdir) sunmak pay v.
takdir etmek steem v.
takdir eden appreciative adj.
takdir edilemez inappreciable adj.
takdir edilen admired adj.
önceden takdir edilen foreordained adj.
takdir edebilen estimative adj.
kimsenin takdir etmediği thankless adj.
takdir eden appreciatory adj.
takdir edici appreciative adj.
takdir edilen appreciated adj.
takdir edilebilen estimative adj.
takdir ettiğini belirten admiring adj.
değeri takdir olunamayan nonassessable adj.
takdir edilmeyen unappreciated adj.
takdir edilmeyen unsung adj.
geniş ölçüde takdir edilen widely acclaimed adj.
takdir eden appreciating adj.
yeterince takdir edilmemiş under-appreciated adj.
takdir eden admirative adj.
takdir eden testimonial adj.
takdir edilmeyen unadmired adj.
takdir ettiğini belirtmeyen unadmiring adj.
takdir edilmeyen unapplausive adj.
takdir edilmemiş uncommended adj.
takdir edemeyen uncritical adj.
takdir edilmemiş unevaluated adj.