slate - Turc Anglais Dictionnaire

slate

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

slate — Definition

Signification:
arduvaz, programlamak
Prononciation (IPA):
(AmE /sleɪt/ – BrE /sleɪt/)
Partie du discours:
İsim: slate (slates); Fiil: slate (slates – slated – slating)
Synonymes:
schedule
Antonymes:
cancel

Sens de "slate" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 63 résultat(s)

Anglais Turc
General
slate n. yazı tahtası
The teacher started to write some sentences on the slate.
Öğretmen yazı tahtasına bazı cümleler yazmaya başladı.

More Sentences
slate n. aday listesi (seçim için)
There will be two candidates on the left's slate.
Sol aday listesinde iki aday yer alacak.

More Sentences
slate n. arduvaz
He used slates to decorate his aquarium.
Akvaryumunu süslemek için arduvaz kullandı.

More Sentences
slate v. şiddetle eleştirmek
The film was slated by critics.
Film eleştirmenler tarafından şiddetle eleştirildi.

More Sentences
Technical
slate n. kiremit
The cats dropped some of the slates from the roof.
Kediler çatıdan bazı kiremitleri düşürdü.

More Sentences
Computer
slate n. arduvaz
He used slates to decorate his aquarium.
Akvaryumunu süslemek için arduvaz kullandı.

More Sentences
General
slate n. sleyt
slate n. kayağantaş levhası
slate n. barut rengi
slate n. arduvaz levhası
slate n. kayağantaş
slate n. kayrak
slate n. taş tahta
slate n. yazı taşı
slate n. film çekim tahtası
slate v. cezalandırmak
slate v. arduaz kaplamak
slate v. belirlemek
slate v. kararlaştırmak
slate v. azarlamak
slate v. kınamak
slate v. yerden yere çarpmak
slate v. önermek (aday)
slate v. adını çizelgeye kaydetmek
slate v. belirli bir zaman veya yer için planlamak
slate v. iş veya amaca tayin etmek
slate v. hedefe yönelik hareket ettirmek
slate v. takvim belirlemek
slate v. çizelgelemek
slate v. zamanlamak
slate v. saptamak (tarih/gün)
slate v. önceden belirlemek
slate v. geleceğini belirlemek
slate v. önceden takdir etmek
slate v. peşinen buyurmak
slate v. (etini) kesici aletle sıyırmak
slate v. arduvaz döşemek
slate v. kesici aletle etleri derisinden sıyırmak
slate v. fena dövmek
slate v. şiddetle yumruklamak
slate v. programlamak
slate adj. kayağantaşından yapılmış
slate adj. arduvaz renginde olan
slate adj. koyu mavimsi gri
slate adj. arduvaz içeren
Politics
slate n. aday listesi
slate n. atamaya veya seçime aday gösterilen grup
Technical
slate n. damtaşı
slate n. kara kayağan
slate n. tabakalı kayaca ait ince ve düz levha
slate n. tabakalı kayaç parçası
slate n. tabakalı kayaç katmanı
slate n. karbonlu şeyl
slate n. kemik kömürü
slate n. yüksek miktarda kül içeriğine sahip yapraklı kömür
slate n. çatı ve dış cephe kaplamasında kullanılan kiremit şekilli yapı unsuru
slate n. yassı tuğla
Geology
slate n. kayrak taşı
slate n. kayağan taş
Sport
slate n. at yarışına katılanlarının bahis oranlarıyla yayınlanmış listesi
slate n. spor etkinlikleri çizelgesi
Cinema
slate n. çekim tahtası
slate n. klaket

Sens de "slate" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
General
argillaceous slate n. killi şist
crude slate n. ham petrol
clean slate n. temiz bir sayfa
clean slate n. yeni bir başlangıç
slate pencil n. levha kalemi
slate-pencil n. taş kalem
dark slate blue n. koyu arduvaz mavisi
blank slate n. beyaz/boş sayfa
blank slate n. boş levha
braille slate n. braille alfabesi yazma aleti
slate globe n. yüzeyi arduvaza benzeyen yapay malzemeden üretilmiş küre
slate club [uk] n. belirli bir amaç için ortak fonda para biriktiren bir grup insan
slate [uk] n. parça başı iş yapılan bir atölyede dizgicinin nüsha bitince üzerine adını yazdığı taş
clean the slate v. geçmişe sünger çekmek
start with a clean slate v. beyaz bir sayfa açmak
start with a clean slate v. beyaz sayfa açmak
wipe the slate clean v. geçmişe sünger çekmek
slate [dialect] [uk] v. takip etmek
slate [dialect] [uk] v. köpeği üzerine salmak
slate-grey adj. barut rengi
slate-gray adj. barut rengi
on the slate [uk] adv. dizgilenecek kopya olmadan
on the slate [uk] adv. dizgilenecek kopya olmadan
on the slate [uk] adv. ismi tahtada yazılı olarak
on the slate [uk] adv. ismi tahtada yazılı olarak
Phrasals
slate for v. bir şeyi ilerde belirli bir zamanda yapmayı planlamak
slate for v. bir kimseyi bir görev için seçmek veya önermek
slate (someone or something) for (something) v. (birinin/bir şeyin bir şey) yapmasını kararlaştırmak
slate (someone or something) for (something) v. (birinin/bir şeyin bir şeyi) belirli bir zamanda yapmasını planlamak
Colloquial
on (one's) slate expr. (birinin) ileri/sonraki planlarında
on (one's) slate expr. (birinin) gelecekteki programında/takviminde
on (one's) slate expr. (birinin) önünde
on (one's) slate [old-fashioned] expr. (birinin) borç/veresiye listesine
on (one's) slate expr. (birinin) listesinde
on (one's) slate expr. (birinin) ilerleyen programında/takviminde
on (one's) slate [old-fashioned] expr. (birinin) hesabına
Idioms
a clean slate n. yeni bir başlangıç
a clean slate n. temiz bir sayfa
a clean slate n. yeni bir sayfa
the slate wiped clean n. temiz defter
start with a clean slate v. sil baştan yapmak
scrub the slate clean v. geçmişe sünger çekmek
have a slate loose v. keçileri kaçırmak
wipe the slate clean v. sil baştan yapmak
wipe someone's slate clean v. geçmişe sünger çekmek
start off with a clean slate v. beyaz bir sayfa açmak
start off with a clean slate v. temiz bir sayfa açmak
start off with a clean slate v. yeni bir başlangıç yapmak
start over with a clean slate v. temiz bir sayfa açmak
start over with a clean slate v. beyaz bir sayfa açmak
start over with a clean slate v. yeni bir başlangıç yapmak
keep (one's) slate clean v. adı herhangi bir olaya karışmamak
keep (one's) slate clean v. temiz bir sicili olmak
keep (one's) slate clean v. hiçbir suça bulaşmamak
keep (one's) slate clean v. beladan uzak durmak
(put something) on the slate v. veresiye almak
(put something) on the slate v. veresiye defterine yazdırmak
(put something) on the slate v. veresiye yazdırmak
(put something) on the slate v. sonra ödemek
(put something) on the slate v. hesaba yazdırmak
start with a clean slate v. temiz bir sayfa açmak
start with a clean slate v. yeni bir başlangıç yapmak
have a clean slate v. sil baştan başlamak
have a clean slate v. temiz bir sayfa açmak
have a clean slate v. beyaz bir sayfa açmak
start with a clean slate v. yeni bir sayfa açmak
have a clean slate v. yeni bir sayfa açmak
have a clean slate v. yeni bir başlangıç yapmak
on the slate [uk] expr. veresiye
on the slate [old-fashioned] [uk] expr. ileride ödemek şartıyla
on the slate expr. sırada
on the slate [old-fashioned] [uk] expr. veresiye
on the slate expr. önünde
on the slate [uk] expr. sonra ödemek şartıyla
on the slate expr. planlanmış
on the slate [uk] expr. ileride ödemek şartıyla
on the slate expr. gelecek
on the slate [old-fashioned] [uk] expr. sonra ödemek şartıyla
on your slate [uk] expr. sonra ödemek şartıyla
on your slate [uk] expr. krediyle
on the slate [old-fashioned] [uk] expr. krediyle
on your slate [uk] expr. ileride ödemek şartıyla
on the slate [uk] expr. krediyle
on your slate [uk] expr. veresiye
Politics
slate of electors n. seçmenler listesi
Industry
slate ax n. çatı kaplamada kullanmak üzere arduvaz levhaları şekillendirmeye ve çiviler için üzerlerinde delikler açmaya yarayan balta uçlu bir alet
Technical
ferruginous slate n. demirli kayağantaş
ferruginous slate n. demirli arduvaz
bond of a slate n. bir levhanın üstü ile diğer levhanın altı arasındaki mesafe
bond of a slate n. alttaki levhanın çivisiyle üstteki levhanın alt köşesi arasındaki mesafe
polishing slate n. cam, mermer ve metallerin cilalanmasında kullanılan bir mineral
polishing slate n. perdah taşı
talc slate n. saf olmayan arduvazlı bir talk çeşidi
Construction
clay slate n. killi şist
asbestos slate n. asbestli çimento karo
clay slate n. pişmiş toprak karo
ridge slate n. mahya kiremidi
diamond slate n. baklava karo
roofing slate n. çatı arduvazı
slate roof n. kayrak taşı ile kaplı çatı
slate roof n. arduvaz çatı
Dyeing
slate black n. siyahın morumsu bir tonu
slate-gray n. mavimsi grinin koyu bir tonu
slate-grey n. koyu grinin bir tonu
slate black n. siyah arduvaz öğütülerek elde edilen siyah bir pigment
slate-colour n. mavimsi grinin koyu bir tonu
blue slate n. soluk grimsi bir mavi tonu
slate blue n. soluk grimsi bir mavi tonu
slate-blue n. mavimsi grinin koyu bir tonu
slate-color n. mavimsi grinin koyu bir tonu
slate-black adj. koyu griye çalan siyah
slate-colored adj. koyu mavimsi gri
slate-colored adj. arduvaz renginde olan
slate-coloured adj. arduvaz renginde olan
slate-coloured adj. koyu mavimsi gri
slate blue adj. mavimsi grinin koyu bir tonunda olan
slate-blue adj. mavimsi grinin koyu bir tonunda olan
slate black adj. morumsu siyah renkte
Marine
log slate n. seyir defterine kaydedilecek verilerin not alındığı katlanır sayfa
Mining
argillaceous slate n. killi yapraktaşı
argillaceous slate n. killi şist
adhesive slate n. suyu çabuk abzorbe eden bir tür kayrak taşı
whet slate n. novakülit
whet slate n. kesici aletleri bileylemek için kullanılan bir çeşit taş
whetstone slate n. kesici aletleri bileylemek için kullanılan bir çeşit taş
whetstone slate n. novakülit
hone slate n. bohemya ve auvergne bölgelerinde bulunup cam, mermer ve metalleri cilalamak için kullanılan gri veya sarı bir arduaz
slate spar n. bir kalsit çeşidi
Gastronomy
slate pencil n. anason aromalı, çubuk şeklinde gri ve sert bir şekerleme
Geography
slate springs n. mississippi eyaletinde yerleşim yeri
horn slate n. gri bir silis taşı
Geology
spotted slate n. benekli sleyt
turkey slate n. turkuaz minerali
turkey slate n. novakülit
turkey slate n. firuze
aluminous slate n. alüminyum oksidin sülfatını içeren bir kayaç türü
alum slate n. pirit içeren killi şist
bituminous slate n. bitümlü kayraktaşı
hornblende slate n. hornblend ve feldispat içeren kül rengi bir taş
hornblende slate n. hornblend kayrak
chlorite slate n. alümin, demir ve magnezyumdan oluşan şistli veya arduvazlı bir kaya
slate rocks n. ince katmanlara ayrılmış kayaçlar
slate rocks n. yapraklı kayalar
slate spar n. gümüşi beyaz parlaklığı olan bir kalsit çeşidi
Sport
clean slate n. taraflardan birinin hiç sayı alamadığı oyun
clean slate n. sayı vermeme
Painting
drawing slate n. (mum boya ile yapılan resimlerde kullanılan) yumuşak ve kaygan madde
Photography
transparent slate n. şeffaf kayrak taşı
Ornithology
slate-colored snowbird n. kara gözlü junko
slate-colored junco n. kanada ve doğu abd'ye özgü, beyaz karınlı koyu gri bir kuş