loss - Turc Anglais Dictionnaire

loss

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

loss — Definition

Signification:
kayıp, zarar
Prononciation (IPA):
(AmE /lɔːs/ – BrE /lɒs/)
Partie du discours:
İsim: loss (losses)
Synonymes:
damage, deprivation
Antonymes:
gain, profit

Sens de "loss" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 47 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
loss n. zarar
The famous technology company made a loss of a million in the first quarter.
Ünlü teknoloji şirketi ilk çeyrekte bir milyon zarar etti.

More Sentences
loss n. kayıp
The loss of her husband must have devastated Lina.
Kocasının kaybı Lina'yı yıkmış olmalı.

More Sentences
loss n. hasar
General
loss n. kayıp
The loss of her husband must have devastated Lina.
Kocasının kaybı Lina'yı yıkmış olmalı.

More Sentences
loss n. kaybetme
Her loss of confidence was caused by her father's attitude.
Güvenini kaybetmesine babasının tutumu neden oldu.

More Sentences
loss n. eksilme
My dad's absence makes me feel a heavy sense of loss.
Babamın yokluğu bana ağır bir eksilme hissi veriyor.

More Sentences
Trade/Economic
loss n. zarar
The famous technology company made a loss of a million in the first quarter.
Ünlü teknoloji şirketi ilk çeyrekte bir milyon zarar etti.

More Sentences
Technical
loss n. kaybetme
Her loss of confidence was caused by her father's attitude.
Güvenini kaybetmesine babasının tutumu neden oldu.

More Sentences
Telecom
loss n. kayıp
The loss of her husband must have devastated Lina.
Kocasının kaybı Lina'yı yıkmış olmalı.

More Sentences
Sport
loss n. mağlubiyet
We're deeply saddened by this loss.
Bu mağlubiyet bizi derinden üzdü.

More Sentences
General
loss n. heba
loss n. dokunca
loss n. fire
loss n. telef
loss n. heder
loss n. ziyan
loss n. zayiat
loss n. yenilgi
loss n. yitim
loss n. kayboluş
loss n. hasar
loss n. hasar
loss n. can kaybı
loss n. azalma
loss n. kısma
loss n. hafifletme
loss n. (sevilen biri) ölüm
loss adj. ne yapacağını şaşırmış
loss adj. afallamış
loss adj. şaşkına dönmüş
Trade/Economic
loss n. hasar
loss n. israf
loss n. maliyetin geliri karşılayamaması
loss n. ziyan
Law
loss n. gaiplik
Insurance
loss n. ziyan
loss n. sigortalanan kimsenin sigortacıdan talep ettiği para miktarı
loss n. poliçe sahibinin para talep etmesine yol açacak bir olayın vuku bulması
Electric
loss n. direncin sebep olduğu güç düşmesi
Construction
loss n. boşalma
Biochemistry
loss n. yitik
Linguistics
loss n. düşme
loss n. yitim
Military
loss n. ölü
loss n. ölen veya esir düşen askeri personel
Sport
loss n. (futbolda) hücum hattının gerisinde biten hücum oyununun sebep olduğu mesafe dezavantajı
loss v. kaybetmek

Sens de "loss" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
General
expected loss n. beklenen kayıplar
profit and loss account n. kar zarar hesabı
consequential loss n. dolaylı kayıp
loss of memory n. hafıza kaybı
loss on ignition n. akkor kaybı
loss function n. kayıp işlevi
the loss of the earning capacity in the profession n. meslekte kazanma gücü kaybı
energy loss n. enerji kaybı
loss of reputation n. itibar kaybı
loss of energy n. enerji kaybı
consequential loss n. aslen başka bir kayıptan kaynaklanan kayıp
head loss n. irtifa kaybı
loss of head n. yük kaybı
loss chart n. kayıp çizelgesi
loss leader n. zararına satış
loss of citizenship n. vatandaşlığı kaybetme
low loss line n. düşük kayıplı hat
loss of water n. su kaybı
defense against loss n. kayba karşı savunma
loss of motivation n. isteksizlik
loss of prestige n. prestij kaybı
loss of lives n. can kaybı
loss of n. kayıp
memory loss n. hafıza kaybı
the loss of the earning capacity in the profession n. meslek ifa edememe
loss in weight n. kilo kaybı
fire loss n. yangın zararı
fire loss n. yangın hasarı
fire loss adjuster n. yangın hasar tespitçisi
loss of votes n. oy kaybı
mass loss n. kütle kaybı
loss of life n. can kaybı
loss of life and property n. can ve mal kaybı
great loss n. büyük kayıp
direct economic loss n. doğrudan ekonomik kayıp
financial loss n. maddi kayıp
financial loss n. maddi hasar
hair loss n. saç dökme
hair loss n. saç dökülmesi
hair loss n. kelleşme
heavy loss n. ağır bilanço
heavy loss n. ağır kayıp
loss claim n. hasar tazminatı
loss settlement n. hasar tazminatı
severe loss n. ağır zarar
revenue loss n. gelir kaybı
virginity loss n. bekaret kaybı
maximum loss n. azami kayıp
total loss of life n. toplam ölü sayısı
loss in meaning n. anlam kaybı
meaning loss n. anlam kaybı
entry loss n. giriş kaybı
weight-loss medication n. zayıflama ilacı
weight-loss diet n. zayıflama dieti
weight-loss pill n. kilo verme hapı
weight-loss diet n. zayıflama diyeti
weight-loss pill n. zayıflama hapı
fire loss assessment n. yangın hasarının takdiri
percentage of loss n. zararın yüzdesi
division of loss n. zararın bölünmesi
semantic loss n. anlam kaybı
water loss n. su kaybı
loss of appetite n. iştahsızlık
loss in weight n. fire
loss of consciousness n. bilinç kaybı
cause of loss n. zarar sebebi
person causing the loss n. zarar veren kişi
loss of appetite n. iştah kaybı
power loss n. elektrik kesintisi
loss of appetite n. iştah azalması
hair loss risk n. saç dökülmesi riski
hair loss risk n. saç dökülme riski
loss of meaning n. anlam kaybı
weight loss resort n. zayıflama merkezi
weight loss resort n. kilo verme merkezi
loss of property n. mal kaybı
loss of n. ... kaybı
loss of time n. vakit kaybı
loss of time n. zaman kaybı
a great loss of time n. büyük zaman kaybı
loss of motion n. hareket kaybı/yitimi
loss of confidence n. güven kaybı
loss of trust n. güven kaybı
loss of goodwill n. itibar kaybı
mutual loss n. ortak kayıp
devastating loss n. acı kayıp
big loss n. büyük kayıp
major loss n. büyük kayıp
loss of cultural values n. kültürel değerlerin kaybı
healthy loss of weight n. sağlıklı kilo vermek
healthy loss of weight n. sağlıklı zayıflama
flood loss n. sel kaynaklı kayıp
productivity loss n. verim düşüklüğü
productivity loss n. verim kaybı
yield loss n. verim düşüklüğü
yield loss n. verim kaybı
reputational loss n. itibar kaybı
opportunity loss n. fırsat kaybı
make a loss v. zarar etmek
suffer loss v. ziyan etmek
be at a loss v. ne yapacağını bilmemek
sell at a loss v. zararına satış yapmak
sell at loss v. zararına satmak
be at a loss v. şaşırmak
be at a loss for words v. söyleyecek söz bulamamak
sell something at a loss v. bir şeyi zararına satmak
be at a loss for words v. ne diyeceğini şaşırmak
suffer a loss v. zarara uğramak
cause a loss v. zarar vermek
make a loss v. ziyan etmek
sustain a loss v. zarara maruz kalmak
make good a loss v. zararı gidermek
cause loss v. zarara sokmak
cause loss v. kayba uğratmak
be at a loss for words v. söyleyememek
be at a loss for words v. ağzında düğümlenmek
sell something at a loss v. zararına satmak
announce loss v. zarar açıklamak
declare loss v. zarar açıklamak
make loss v. zarara girmek
incur loss v. zarar yapmak
make loss v. zarar etmek
die of blood loss v. kan kaybından ölmek
make loss v. zarar yapmak
make a loss v. zarara sokmak
make good (a loss) v. zararını tazmin etmek
work at a loss v. zararına çalışmak
turn into a loss v. zarara dönüşmek
recoup the loss v. zarardan dönmek
offset the loss v. zarar kapatmak
recover the loss v. zarar kapatmak
recoup the loss v. zararı gidermek
sustain loss v. zarar yapmak
recover from loss v. zarardan dönmek
recoup the loss v. zarar kapatmak
operate at a loss v. zararına iş yapmak
operate at a loss v. zararına çalışmak
indemnify a loss v. zararı gidermek
recover loss v. zararı kapatmak
indemnify a loss v. zararı kapatmak
recover loss v. zararı gidermek
be at a loss v. zararda olmak
incur loss v. zarara uğramak
make a loss v. zararda olmak
be in loss v. zararda olmak
be at a loss as to whom to believe v. iki arada kalmak
be at loss v. zararda olmak
retrieve a loss v. zararı tazmin etmek
sustain a loss v. zarara uğramak
bear a loss v. zarara tahammül etmek