periled - Turc Anglais Dictionnaire

periled

periled — Definition

Signification:
tehlike
Prononciation (IPA):
(AmE /ˈpɛrəl/ – BrE /ˈpɛrɪl/)
Partie du discours:
İsim: peril (perils)
Synonymes:
danger, risk
Antonymes:
safety, security

Sens de "periled" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 19 résultat(s)

Anglais Turc
General
peril n. risk
The perils of racing decreased with the modern safety standards.
Modern güvenlik standartları ile yarışmanın riskleri azaldı.

More Sentences
peril n. tehlike
The firemen put their lives in peril to save the little child.
İtfaiyeciler küçük çocuğu kurtarmak için hayatlarını tehlikeye attılar.

More Sentences
Trade/Economic
peril n. risk
The perils of racing decreased with the modern safety standards.
Modern güvenlik standartları ile yarışmanın riskleri azaldı.

More Sentences
Law
peril n. tehlike
The firemen put their lives in peril to save the little child.
İtfaiyeciler küçük çocuğu kurtarmak için hayatlarını tehlikeye attılar.

More Sentences
Insurance
peril n. tehlike
The firemen put their lives in peril to save the little child.
İtfaiyeciler küçük çocuğu kurtarmak için hayatlarını tehlikeye attılar.

More Sentences
Technical
peril n. tehlike
The firemen put their lives in peril to save the little child.
İtfaiyeciler küçük çocuğu kurtarmak için hayatlarını tehlikeye attılar.

More Sentences
General
peril n. tehlikeye uğrama
peril n. vahamet
peril n. suç davranışı
peril n. suç unsuru
peril n. suç
peril v. tehlikeye atmak
Trade/Economic
peril n. tehlike doğuran nedenler
peril n. zarar doğuran nedenler
Law
peril n. muhatara
Insurance
peril n. muhatara
Archaic
peril n. tehlikeye girme riski
peril n. ceza yeme riski
peril n. istenmeyen netice

Sens de "periled" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 43 résultat(s)

Anglais Turc
General
peril point n. kritik nokta
peril of losing n. kaybetme riski
yellow peril [canada] n. (quebec'te) okul otobüsü
yellow peril [canada] n. (quebec'te) okul servisi
be in peril v. tehlikede bulunmak
be at peril v. risk altında olmak
at one's peril adv. başına gelebileceklerden kendisi sorumlu olarak
at your peril adv. günahı boynuna
at one's peril adv. mesulyeti altında
at one's peril adv. kendini riske atarak
at the peril of adv. tehlikesinde
in peril of prep. tehlikede
Phrases
fraught with peril expr. tehlike dolu
(do something) at your (own) peril expr. (bir şeyin) riskini/sorumluluğunu (kendisi) alarak (yapmak)
at (one's) own peril expr. riskini/sorumluluğunu kendisi alarak
(do something) at your (own) peril expr. (bir şeyi) başına gelebileceklerden (kendisi) sorumlu olarak (yapmak)
at (one's) own peril expr. (birinin) kendi mesuliyeti altında
(do something) at your (own) peril expr. (bir şeyin) mesuliyetini (kendisi) alarak (yapmak)
at (one's) own peril expr. (birinin) başına gelebileceklerden kendisi sorumlu olarak
at (one's) own peril expr. (birinin) kendi sorumluluğu dahilinde
(do something) at your (own) peril expr. (bir şeyi kendi) sorumluluğu dahilinde (yapmak)
(do something) at your (own) peril expr. (bir şeyi kendi) mesuliyeti altında (yapmak)
Idioms
grave peril n. ölüm tehlikesi
be in grave peril v. ölüm tehlikesi ile karşı karşıya olmak
fraught with peril adj. çok riskli
fraught with peril adj. tehlike dolu
Trade/Economic
peril point n. gümrük tarifesi ile korumada belirlenen bir sınır
multi peril crop insurance n. çok bileşenli tarım sigortası
sea peril n. deniz tehlikesi
sea peril n. deniz rizikosu
imminent peril n. yakın tehlike
peril-point provisions n. tehlikeli nokta hükmü
maritime peril n. deniz tehlikesi
marine peril n. deniz tehlikesi
Politics
yellow peril n. asya halklarının batı uygarlığı ve yaşam standartlarına oluşturduğu bir sözde tehlike
yellow peril n. sarı tehlike
Insurance
special multi-peril policy n. çok rizikolu özel poliçe
multi peril n. çok rizikolu
peril insured against n. sigortalı muhatara
insured peril n. sigortalı tehlike
peril point n. tehlike noktası
Technical
peril point n. tehlike noktası
Marine
marine peril n. deniz rizikosu