sevgi - Turc Anglais Dictionnaire

sevgi

Sens de "sevgi" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 30 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
sevgi love n.
The puppy just needs some love.
Yavru köpeğin sadece biraz sevgiye ihtiyacı var.

More Sentences
General
sevgi affection n.
You will also be able to build deeper bonds of affection with each other.
Ayrıca birbirinizle daha derin sevgi bağları kurabileceksiniz.

More Sentences
sevgi attachment n.
sevgi affinity n.
sevgi agape n.
sevgi sympathy n.
sevgi dilection n.
sevgi amity n.
sevgi fancy n.
sevgi sympathies n.
sevgi favor n.
sevgi dearness n.
sevgi compassion n.
sevgi liking n.
sevgi fondness n.
sevgi favour n.
sevgi affectionateness n.
sevgi regard n.
sevgi aloha [hawaiian] n.
sevgi aroha [new zealand] n.
sevgi chierte n.
sevgi woo n.
sevgi loo n.
sevgi endearment n.
sevgi lou [scotland] v.
sevgi loo [scotland] v.
Chat Usage
sevgi luv n.
Literature
sevgi lurve n.
Archaic
sevgi tendre n.
sevgi benevolence n.

Sens de "sevgi" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Turc Anglais
General
platonik sevgi platonic love n.
özel sevgi partiality n.
sevgi bağı attachment n.
kardeşçe sevgi brotherly love n.
taşkın sevgi gibi hisleri açığa vurma emoting n.
şefkat içerikli sevgi affectionate love n.
arkadaşça sevgi companionate love n.
sevgi tavrı lovingness n.
sevgi dolu olma warmheartedness n.
taşkın sevgi gibi hisleri açığa vuran emoter n.
sevgi gösterisi demonstration of affection n.
sevgi gösterisi demonstration of love n.
sevgi ilişkileri sympathetic contacts n.
geçici sevgi passing fancy n.
kardeşçe sevgi sisterly love n.
karşılıklı sevgi ve saygı mutual love and respect n.
karşılıksız sevgi unrequited love n.
derin sevgi deep love n.
aşırı sevgi overlove n.
haddinden fazla sevgi overlove n.
haddinden fazla sevgi excessive love n.
aşırı sevgi excessive love n.
sevgi gösterisi display of endearment n.
-e sevgi attachment for n.
sevgi ifadesi endearment n.
sevgi belirtisi endearment n.
büyük sevgi flame n.
aşırı sevgi adoration n.
sevgi eksikliği lack of love n.
yakınlar arasındaki doğal sevgi ve şefkat ilişkisi natural affection n.
gerçek sevgi real love n.
kişinin kendi çıkarları doğrultusunda bir şeyi elde etmek için gösterdiği sahte sevgi cupboard love n.
sevgi ve barış love and peace n.
sevgi ve saygı affection and respect n.
sevgi ve saygı love and respect n.
sevgi boncukları love beads n.
sevgi dolu olma warm-heartedness n.
sonsuz sevgi endless love n.
barış, sevgi, birlik ve saygı plur (peace, love, unity, and respect) n.
karşılıklı sevgi ve saygı çerçevesinde gerçekleşen yüzleşme carefrontation n.
sevgi sözcüğü term of affection n.
(tatlım/canım gibi) sevgi sözcüğü term of affection n.
sevgi sözcüğü term of endearment n.
(tatlım/canım gibi) sevgi sözcüğü term of endearment n.
anne babanın çocuklarına duyduğu sevgi storge n.
doğal sevgi storge n.
doğal sevgi familial love n.
anne babanın çocuklarına duyduğu sevgi familial love n.
sevgi kanunu law of love n.
koşulsuz sevgi unconditional love n.
kullanılmış kitaplara karşı hissedilen garip sevgi vellichor n.
özel sevgi acception of persons n.
özel sevgi acceptance of persons n.
sahte sevgi fake love n.
sevgi sözcükleri address n.
aşırı sevgi adorement n.
köpeklere karşı aşırı sevgi duyan kişi canophilist n.
saf sevgi agape love n.
doğal sevgi agape love n.
insanlığa duyulan sevgi charity n.
yoksullara sevgi/şefkat charity n.
sevgi hissi tendresse [obsolete] n.
sevgi gösterisi tumble n.
bir sevgi ifadesi asthore n.
sevgi dolu olmama unlovingness n.
sevgi göstermeme unlovingness n.
bilgiye duyulan aşırı sevgi epistemophilia n.
sevgi dolu bakış belgard [obsolete] n.
sevgi dolu bakış chierte n.
aşk veya sevgi temelli olmayıp çıkar veya uygunluk temelli olan evlilik mariage de convenance n.
sevgi ve ilgi isteyen kimse mash n.
sevgi gösterisi lovingness n.
sevgi ifadesi handsome n.
kadınlar ve çocuklar için kullanılan bir sevgi sözcüğü hinny [dialect/scotland] [uk] n.
geçmiş ile ilişkili şeylere beslenen yoğun sevgi retrophilia n.
geçmiş ile ilişkili şeylere yoğun sevgi besleyen kimse retrophiliac n.
sevgi gösterisi love feat n.
sevgi ısırığı love bite n.
gözün sevgi ile aydınlanması lovelight n.
saygı veya sevgi işareti garland n.
beğenilen erkeğe hitaben kullanılan bir sevgi sözcüğü dad n.
dini sembollere duyulan sevgi iconophilism n.
özel sevgi odds n.
mektubun imzadan önce saygı, sevgi bildiren kısmı complimentary closing n.
mektubun imzadan önce saygı, sevgi bildiren kısmı complimentary close n.
ebeveynine duyulan sevgi filial love n.
yoğun sevgi fire n.
birinin kendisine duyduğu sevgi self-charity n.
öz sevgi self-charity n.
kişinin kendine duyduğu sevgi self-love n.
(sevgi maksadıyla) hafifçe vurma bop n.
sevgi sözcüğü petal n.
küçültmeli sevgi sözcüğü pet name n.
abartılı sevgi gösterisi fuss n.
sevgi dolu koca loving husband n.
sevgi gösterilerinde bulunmak cheer over v.
sevgi ile muamele etmek cherish v.
sevgi gösterileriyle karşılanmak be greeted with cheers v.
aşk, sevgi gibi hisleri açığa vurmak emotionalise v.
sevgi gösterileriyle karşılanmak be welcomed with cheers v.
aşk, sevgi gibi hisleri açığa vurmak emotionalize v.
sevgi göstermek exhibit love v.
sevgi beslemek love v.
sevgi duymak love v.
sevgi beslemek have a strong liking for v.
sevgi duymak have a strong liking for v.
büyük sevgi beslemek hold in high esteem v.
sevgi istemek want love v.
biraz sevgi göstermek show a little love v.
sevgi pıtırcığı olmak turtledove v.
coşkulu sevgi gösterileri yapmak turtledove v.
(sevgi gösterisi olarak) burnunun ucunu sıkmak tweag [dialect] v.
(sevgi gösterisi olarak) burnunun ucunu sıkmak tweak v.
sevgi ve saygıyla bağlanmak attach v.
(köpek vb.) sevgi gösterisi yapmak fawn v.
sevgi duymak yearn v.
çok sevgi beslemek cherish v.
(bir şeye) sevgi göstermek much [dialect] v.
aşırı sevgi gösterisinde bulunmak gush v.
büyük sevgi duyulan hearted v.
(hayvan) sevgi gösterisi yapmak flatter [obsolete] v.
(sevgi maksadıyla) yumruğuyla hafifçe dokunmak bop v.
sevgi dolu soft adj.
sevgi gösteren loving adj.
sevgi dolu warmhearted adj.
sevgi dolu affectionate adj.
sevgi dolu warm adj.
sevgi dolu full of love adj.
sevgi dolu exorable adj.
sevgi dolu adoring adj.
sevgi dolu fond adj.
taşkın sevgi gibi hisleri açığa vurmuş emoted adj.
sevgi dolu warm-hearted adj.
sevgi gösteren affectionate adj.
sevgi dolu loving adj.
koşulsuz sevgi gösteren agapeic adj.
sevgi dolu tender adj.
sevgi dolu amorant adj.
sevgi dolu fain [scotland] adj.
sevgi dolu lovesome adj.
sevgi dolu lovely [obsolete] adj.
sevgi dolu loveful adj.
sevgi veya yakınlık belirten bir kelime old adj.
sevgi dolu cooing adj.
hareketlerimiz ardındaki esas motivasyon veya anlamın öz sevgi olduğuna inanan selfish adj.
aşırı sevgi dolu overaffectionate adj.
sevgi dolu bir halde warmly adv.
sevgi dolu bir şekilde dotingly adv.
sevgi dolu bir halde adoringly adv.
sevgi ile lovingly adv.