speech - Turc Anglais Dictionnaire

speech

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

speech — Definition

Signification:
konuşma
Prononciation (IPA):
(AmE /spiːtʃ/ – BrE /spiːtʃ/)
Partie du discours:
İsim: speech (speeches)

Sens de "speech" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 38 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
speech n. konuşma
The actor had difficulty memorizing the long speech.
Aktör uzun konuşmayı ezberlemekte zorluk çekti.

More Sentences
General
speech n. konuşma şekli
The medication had inhibited his speech.
İlaç tedavisi onun konuşma şeklini bozmuştu.

More Sentences
speech n. konuşma yeteneği
Cats are not capable of speech.
Kedilerde konuşma yeteneği yoktur.

More Sentences
speech n. dil
Music is a common speech for humanity.
Müzik insanlık için ortak bir dildir.

More Sentences
speech n. demeç
The president handed the speech to the reporter.
Başkan, muhabire demeç verdi.

More Sentences
speech n. konuşma
The actor had difficulty memorizing the long speech.
Aktör uzun konuşmayı ezberlemekte zorluk çekti.

More Sentences
Technical
speech n. konuşma
The actor had difficulty memorizing the long speech.
Aktör uzun konuşmayı ezberlemekte zorluk çekti.

More Sentences
speech n. söz
Speech is silver, silence is gold.
Söz gümüşse, sukut altındır.

More Sentences
Linguistics
speech n. sözlü dil
We only use that expression in speech.
Bu ifadeyi sadece sözlü dilde kullanırız.

More Sentences
speech n. söylem
The Union's foreign and defence policy exists more in speeches than in actions, and I regret this.
Birliğin dış ve savunma politikası eylemlerden ziyade söylemlerde kalmaktadır ve bundan üzüntü duyuyorum.

More Sentences
speech n. söz
Speech is silver, silence is gold.
Söz gümüşse, sukut altındır.

More Sentences
General
speech n. diskur
speech n. anlatma
speech n. nutuk
speech n. hitabe
speech n. söz söyleme
speech n. söylev
speech n. şive
speech n. savunma
speech n. beyanat
speech n. lisan
speech n. tekellüm
speech n. natıka
speech n. konuşma tarzı
speech v. konuşma yapmak
speech v. adına konuşmak
speech v. (birine) laf anlatmak
speech v. (biriyle) konuşmak
Law
speech n. konuşma hakkı
Medical
speech n. langaj
Music
speech n. (müzik aleti) çıkan ses
speech n. (ses) çalma
Theatre
speech n. (oyunda) replik
Archaic
speech n. değinme
speech n. anma
speech n. bahis
speech n. atıf
speech n. zikir

Sens de "speech" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
speech balloon n. konuşma balonu
opening speech n. açılış konuşması
give a speech v. konuşma yapmak
General
speech pattern n. konuşma kalıbı
vulgr speech n. kayışdili
liberty of speech n. konuşma özgürlüğü
a dry speech n. tatsız konuşma
figures of speech n. mecazlar
opening speech n. açış konuşması
style of speech n. deyiş
canned speech n. teyp bandına kaydedilmiş konuşma
speech in literature n. edebiyatta konuşma
speech on press n. basında söylev
speech processing systems n. konuşma işleme sistemleri
a dry speech n. yavan söz
intelligibility of speech n. konuşmanın anlaşılabilirliği
nasal speech n. hımhımlık
speech defect n. sürçü lisan
speech defect n. dil sürçmesi
speech and social status n. konuşma ve sosyal statü
figure of speech n. mecaz
figure of speech n. kinaye
liberty of speech n. öz hürriyeti
freedom of speech n. ifade özgürlüğü
freedom of speech n. konuşma özgürlüğü
speech disorders n. konuşma bozuklukları
speech therapy n. konuşma tedavisi
clean speech n. düzgün konuşma
speech perception n. konuşma algısı
folk speech n. halkdili
folk speech n. halk dili
brief speech n. kısa konuşma
public speech n. konuşma
closing speech n. son arzu
last speech n. veda hutbesi
direct speech n. dolaysız anlatım
figure of speech n. eğretileme
figure of speech n. istiare
a speech-ripe idea n. hakkında konuşulacak kadar olgunlaşmış fikir
speech-act n. söz edimi
speech-act theory n. söz eylem kuramı
speech-act n. konuşma edimi
speech-act n. söz eylem
indirect speech n. dolaylı anlatma
acceptance speech n. kabul konuşması
part of speech n. sözcük türü
clipped speech n. geveleyerek konuşma
scamping speech n. yutarak konuşma
scamping speech n. geveleyerek konuşma
clipped speech n. yutarak konuşma
persons mentioned in the speech n. konuşmada adları geçen kişiler
speech bubble n. konuşma balonu
speech bubbles n. (karikatürlerde) konuşma balonları
hate speech n. nefret söylemi
elevator speech n. asansör konuşması
farewell speech n. veda konuşması
a candid speech n. samimi bir konuşma
the title of my speech n. konuşmamın başlığı
fourteen point speech n. on dört maddelik konuşma
speech platform n. konuşma kürsüsü
speech desk n. konuşma kürsüsü
speech stand n. konuşma kürsüsü
funeral speech n. cenaze konuşması
opening speech n. başlangıç konuşması
speech disorder n. konuşma bozukluğu
speech mark n. tırnak işareti
foul speech n. küfürlü konuşma
interactive speech n. etkileşimli konuşma
quoted speech n. alıntı konuşma
speech giver n. konuşmacı
birthday speech n. doğum günü konuşması
direct speech interpreting n. birinci ağızdan çeviri
direct speech interpreting n. birinci tekil şahıs çeviri
direct speech interpreting n. ilk ağızdan tercüme
nasal speech n. burundan konuşma
nasal speech n. genizden konuşma
welcoming speech n. karşılama konuşması
caregiver speech n. çocuk diliyle konuşma
caregiver speech n. çocuğun anlamasına yönelik basit ve melodik dil
ill speech n. kötü konuşma
by-speech n. (dolaylı) çene çalma
by-speech n. (dolaylı) laklak etme
by-speech n. (dolaylı) hoşbeş etme
concatenated speech n. sistemi kullanan kişinin sesli yanıt alabilmesi için bir yazılım program tarafından birbirine eklenmiş olan birleştirilmiş veya kaydedilmiş sözcükler
figure of speech n. sahip olduğu kelimelerin her zamanki veya gerçek anlamlarının kullanılmayıp benzetme, metafor veya kişileştirme içeren ifade
phatic speech n. gündelik konuşma
phatic speech n. günlük muhabbet
second-hand speech n. kulak misafiri olunan konuşma
set speech n. hazırlıklı konuşma
set speech n. üzerine hazırlanılmış konuşma
set speech n. resmi konuşma
motivational speech n. motivasyon konuşması
inspirational speech n. etkileyici konuşma
free speech absolutist n. sınırsız ifade özgürlüğüne inanan
inspirational speech n. esinlendirici konuşma
inspirational speech n. ilham verici konuşma
advocate of free speech n. ifade özgürlüğü savunucusu
speech spectrum n. ses spektrumu
speech training n. konuşma eğitimi
speech-reading n. dudak okuma
speech communication n. sözlü iletişim
speech training n. diksiyon kursu
speech spectrum n. insan sesinin ortalama spektrumu
speech limit n. konuşma sınırı
have speech with v. konuşmak
deliver a speech v. söylev vermek
give a speech v. bir konuşma yapmak
deliver a speech v. nutuk çekmek
make a speech v. nutuk çekmek
give a speech v. söylev vermek
make a speech v. bir konuşma yapmak
make speech v. konuşma yapmak
broadcast a speech v. konuşma yayınlamak
deliver a speech v. sunum yapmak
make a speech v. sunum yapmak
make an opening speech v. açılış konuşması yapmak
finish the speech v. konuşmayı bitirmek
continue one's speech v. sözüne devam etmek
finish one's speech v. sözlerini noktalamak
do a speech v. konuşma yapmak
imitate human speech v. insanların konuşmasını taklit etmek
engage in private speech v. kendi kendine konuşmak
want to give a speech v. konuşma yapmak istemek
work on one's speech v. konuşması üstünde çalışmak
speech-read v. dudak okumak
speech-read v. dudak okuyarak tercüme etmek
habitually unkind in speech adj. akrep gibi
speech-ripe adj. konuşulacak kadar olgunlaşmış
speech handicapped adj. konuşma engelli
deaf without speech adj. sesler çıkarabilen fakat konuşamayan
speech-endowed adj. konuşmada yetenekli
speech-endowed adj. etkili konuşan
speech-endowed adj. güzel konuşabilen
speech-endowed adj. konuşma becerileri iyi olan
in colloquial speech adv. halk ağzıyla
in colloquial speech adv. halk dilinde
in colloquial speech adv. halk ağzında
Phrases
in this speech expr. bu konuşmada
Proverb
speech is silver, but silence is gold söz gümüşse sükut altındır
speech is silver, but silence is gold söz gümüş ise sükut altındır
speech is silver, silence is golden söz gümüşse sükut altındır
speech is silver, but silence is golden söz gümüşse sükut altındır
Colloquial
maiden speech n. mecliste bir milletvekilinin ilk konuşması
figure of speech n. lafın gelişi
figure of speech expr. mecazen
Idioms
figures of speech n. mecaz
figures of speech n. istiare
figures of speech n. kinaye
keynote speech n. konunun ana hatlarını açılışta belirtme
keynote speech n. ana tema