verdict - Turc Anglais Dictionnaire

verdict

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

verdict — Definition

Signification:
hüküm, karar
Prononciation (IPA):
(AmE /ˈvɜːrdɪkt/ – BrE /ˈvɜːdɪkt/)
Partie du discours:
İsim: verdict (verdicts)
Synonymes:
judgment, ruling

Sens de "verdict" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 15 résultat(s)

Anglais Turc
General
verdict n. jüri kararı
The jury brought in their verdict within the hour.
Jüri kararını bir saat içinde verdi.

More Sentences
verdict n. mahkeme kararı
Policeman Holm is suspended from his job and waiting for the court’s verdict.
Polis memuru Holm işinden uzaklaştırıldı ve mahkemenin kararını bekliyor.

More Sentences
verdict n. hüküm
A verdict and a sentence are different things.
Karar ve hüküm farklı şeylerdir.

More Sentences
verdict n. karar
The coach objected to the referee's verdict.
Antrenör hakemin kararına itiraz etti.

More Sentences
verdict n. görüş
He was asked his verdict on the play.
Kendisine oyun hakkındaki görüşü soruldu.

More Sentences
Law
verdict n. hüküm
A verdict and a sentence are different things.
Karar ve hüküm farklı şeylerdir.

More Sentences
verdict n. jüri kararı
The jury brought in their verdict within the hour.
Jüri kararını bir saat içinde verdi.

More Sentences
verdict n. jüri kararı
The jury brought in their verdict within the hour.
Jüri kararını bir saat içinde verdi.

More Sentences
verdict n. mahkeme kararı
Policeman Holm is suspended from his job and waiting for the court’s verdict.
Polis memuru Holm işinden uzaklaştırıldı ve mahkemenin kararını bekliyor.

More Sentences
General
verdict n. karar (mahkeme vb)
verdict n. kanı
verdict n. fikir
verdict n. ilam
verdict n. yargı
verdict n. kanaat

Sens de "verdict" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 88 résultat(s)

Anglais Turc
General
general verdict n. genel karar
special verdict n. özel jüri kararı
partial verdict n. kısmi hüküm
compromise verdict n. uzlaşma kararı
date of the verdict n. karar tarihi
quotient verdict n. hatalı bir şekilde ortak karara varma
scotch verdict n. tesirsiz karar
scotch verdict n. sonuca varmayan karar
scotch verdict n. ikna edici olmayan duyuru
render a verdict v. karara varmak
return a verdict of guilty v. suçlu bulmak
read out the verdict v. kararı tefhim etmek
announce the verdict v. kararı tefhim etmek
pronounce the verdict v. kararı tefhim etmek
object to verdict v. karara karşı gelmek
Idioms
hand a verdict down (to someone) v. kararı duyurmak
hand a verdict down (to someone) v. kararı açıklamak
bring a verdict in v. mahkeme kararı vermek
bring a verdict in v. hüküm vermek
bring a verdict in v. hükmüne varmak
bring a verdict in v. karara varmak
Trade/Economic
majority verdict n. çoğunluk kararı
Law
return a verdict of guilty n. jürinin suçlu olduğuna karar vermesi
letter engrossment of verdict n. ilamlı karar
detailed description of verdict n. hükmün tafsilen tasavvuru
printed verdict n. karar ilamı
return a verdict of innocent n. jürinin suçsuz olduğuna karar vermesi
decision not to prosecute or verdict of non-prosecution n. takipsizlik kararı
verdict becoming a dead-letter n. kararın hükmünü yitirmesi
verdict of non-prosecution n. takipsizlik kararı
quotient verdict n. jüri tarafından belli bir meblağın ödenmesiyle ilgili olarak verilen karar
sealed verdict n. mühürlü bir zarfa konan karar
general verdict n. bütün sorunu kapsayan jüri kararı
verdict contracry to law n. kanuna aykırı karar
verdict of guilty n. jürinin verdiği mahkumiyet kararı
verdict of not guilty n. jürinin verdiği beraat kararı
verdict against evidence n. yeterli kanıta dayanmayan karar
verdict against evidence n. kanıtlara uymayan karar
special verdict n. mahkemeye hüküm verme yetkisi veren karar
judgment on the verdict n. mahkeme kararı
judgment on the verdict n. mahkemenin jürinin lehinde karar verdiği karar
verdict of guilty n. verilen mahkumiyet kararı
an open verdict n. cinayeti tespit edip cinayet zanlısını tespit etmemiş olan karar
an open verdict n. açık karar
true verdict n. gerçek karar
adverse verdict n. aykırı jüri kararı
adverse verdict n. aykırı mahkeme kararı
verdict of conviction n. mahkumiyet kararı
final verdict n. kesinleşmiş karar
validity of a verdict n. kararın kesinleşmesi
deferment of the announcement of the verdict n. hükmün açıklanmasının geriye bırakılması
a verdict of accidental death n. kaza sonucu ölüm kararı
announcement of the verdict n. hükmün açıklanması
deferment of the announcement of the verdict n. hükmün açıklanmasının geri bırakılması
deferment of the announcement of the verdict n. hükmün açıklanmasının geri bırakılması (hagb)
directed verdict n. jürinin mahkeme kararından farklı bir sonuca ulaşamayacağının öngörüldüğü durumlarda davaya bakan hakimin verdiği karar
open verdict n. adli tabip jürisinin nedenini belirtmeden ölüm bulgusuna ulaşması
false verdict n. haksız jüri kararı
false verdict n. adaletsiz karar
false verdict n. yanlış hüküm
false verdict n. yanlış karar
partial verdict n. ihtilaflı konuların yalnızca bir kısmını kapsayan hüküm
scotch verdict n. kanıta dayanmayan hüküm
scotch verdict n. kanıta dayanmayan mahkeme kararı
party verdict n. ortak hüküm
party verdict n. müşterek hüküm
return a verdict of innocent v. suçsuz olduğuna karar vermek
return a verdict of innocent v. suçsuz olduğuna karar vermek (jüri)
return a verdict of guilty v. suçlu olduğuna karar vermek (jüri)
return a verdict of guilty v. suçlu olduğuna karar vermek
return a verdict of not guilty v. beraat kararı vermek
bring in a verdict v. karara varmak
bring in a verdict v. hüküm vermek
bring in a verdict v. hükümüne varmak
bring in a verdict of guilty v. suçlu bulmak
render a verdict v. karar vermek
render a verdict v. hüküm vermek
reach a verdict v. karara varmak
reach a verdict v. karar vermek
give a verdict v. hüküm vermek
give a verdict v. karar vermek
pass verdict v. (mahkeme) karar vermek
deliver a verdict v. kararı açıklamak
deliver a verdict v. karar vermek
deliver a verdict v. karara varmak
Politics
nation's verdict n. halkın kararı
nation's verdict n. kamuoyunun kanaati
unanimous verdict n. oy birliğiyle alınan karar