verdict - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

verdict

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "verdict" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 13 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
verdict n. hüküm
verdict n. ilam
verdict n. jüri kararı
verdict n. mahkeme kararı
verdict n. karar (mahkeme vb)
verdict n. kanı
verdict n. yargı
verdict n. fikir
verdict n. karar
Law
verdict jüri kararı
verdict mahkeme kararı
verdict hüküm
verdict jüri kararı

Bedeutungen, die der Begriff "verdict" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 66 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
render a verdict v. karara varmak
return a verdict of guilty v. suçlu bulmak
read out the verdict v. kararı tefhim etmek
pronounce the verdict v. kararı tefhim etmek
announce the verdict v. kararı tefhim etmek
object to verdict v. karara karşı gelmek
compromise verdict n. uzlaşma kararı
general verdict n. genel karar
partial verdict n. kısmi hüküm
special verdict n. özel jüri kararı
date of the verdict n. karar tarihi
Idioms
hand a verdict down (to someone) kararı açıklamak
hand a verdict down (to someone) kararı duyurmak
Trade/Economic
majority verdict çoğunluk kararı
Law
return a verdict of guilty suçlu olduğuna karar vermek (jüri)
return a verdict of guilty jürinin suçlu olduğuna karar vermesi
return a verdict of innocent suçsuz olduğuna karar vermek
detailed description of verdict hükmün tafsilen tasavvuru
return a verdict of guilty suçlu olduğuna karar vermek
letter engrossment of verdict ilamlı karar
return a verdict of innocent jürinin suçsuz olduğuna karar vermesi
return a verdict of innocent suçsuz olduğuna karar vermek (jüri)
printed verdict karar ilamı
return a verdict of not guilty beraat kararı vermek
bring in a verdict karara varmak
bring in a verdict hüküm vermek
bring in a verdict hükümüne varmak
decision not to prosecute or verdict of non-prosecution takipsizlik kararı
verdict becoming a dead-letter kararın hükmünü yitirmesi
verdict of non-prosecution takipsizlik kararı
bring in a verdict of guilty suçlu bulmak
quotient verdict jüri tarafından belli bir meblağın ödenmesiyle ilgili olarak verilen karar
sealed verdict mühürlü bir zarfa konan karar
general verdict bütün sorunu kapsayan jüri kararı
verdict contracry to law kanuna aykırı karar
verdict against evidence yeterli kanıta dayanmayan karar
verdict of not guilty jürinin verdiği beraat kararı
verdict of guilty jürinin verdiği mahkumiyet kararı
verdict against evidence kanıtlara uymayan karar
special verdict mahkemeye hüküm verme yetkisi veren karar
judgment on the verdict mahkemenin jürinin lehinde karar verdiği karar
judgment on the verdict mahkeme kararı
verdict of guilty verilen mahkumiyet kararı
an open verdict cinayeti tespit edip cinayet zanlısını tespit etmemiş olan karar
an open verdict açık karar
true verdict gerçek karar
render a verdict hüküm vermek
render a verdict karar vermek
adverse verdict aykırı jüri kararı
adverse verdict aykırı mahkeme kararı
verdict of conviction mahkumiyet kararı
final verdict kesinleşmiş karar
reach a verdict karar vermek
validity of a verdict kararın kesinleşmesi
reach a verdict karara varmak
give a verdict karar vermek
give a verdict hüküm vermek
deferment of the announcement of the verdict hükmün açıklanmasının geriye bırakılması
a verdict of accidental death kaza sonucu ölüm kararı
announcement of the verdict hükmün açıklanması
deferment of the announcement of the verdict hükmün açıklanmasının geri bırakılması
pass verdict (mahkeme) karar vermek
deferment of the announcement of the verdict hükmün açıklanmasının geri bırakılması (hagb)
Politics
nation's verdict halkın kararı
nation's verdict kamuoyunun kanaati
unanimous verdict oy birliğiyle alınan karar