violent - Turc Anglais Dictionnaire
Historique

violent

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Sens de "violent" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 23 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
violent adj. şiddetli
General
violent adj. kuvvetli
violent adj. yaman
violent adj. saldırı sonucu olan
violent adj. hemen şiddete başvurabilen
violent adj. şedit
violent adj. aşırı
violent adj. berbat
violent adj. yeğin
violent adj. zorlu
violent adj. şiddetli
violent adj. ters
violent adj. sert
violent adj. yüksek (ses)
violent adj. canlı/koyu/acı (renk)
violent adj. şiddet içeren
violent adj. hiddetli
violent adj. hiddet dolu
violent adj. vahşiyane
violent adj. şiddet eğilimli
violent adj. şiddete eğilimli
Technical
violent şiddetli
violent sert

Sens de "violent" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 54 résultat(s)

Anglais Turc
General
become violent v. yeğinleşmek
become violent v. şiddetlenmek (rüzgar)
become violent v. coşmak (rüzgar)
become violent v. şiddetlenmek
make more violent v. şiddetlendirmek
grow violent v. alevlenmek
violent crimes n. şiddet suçları
violent stream n. kuvvetli akıntı
violent blow n. sadme
violent rainstorm n. tufan
violent death n. zor ölüm
violent storm n. kuvvetli fırtına
violent disorder n. şiddet karışıklığı
violent oath n. sunturlu küfür
violent media n. şiddet içerikli medya
violent attacks n. şiddetli saldırılar
violent storm n. şiddetli fırtına
violent organisation n. şiddet örgütü
violent organization n. şiddet örgütü
violent victimization n. gaddarlık mağduriyeti
violent victimization n. şiddet mağduriyeti
violent behaviors n. şiddet içeren davranışlar
violent criminal n. vahşi suçlu
violent criminal n. şiddete meyilli suçlu
violent criminal n. azılı suçlu
violent conflict n. şiddetli çatışma
violent conflict n. şiddetli çekişme
non-violent methods n. şiddet içermeyen yöntemler
non-violent adj. pasif
non-violent adj. sessiz
non-violent adj. şiddete başvurmayan
by violent means adv. şiddetle
by violent means adv. cebren
violent storm şiddetli fırtına
violent act şiddet eylemi
Idioms
lay violent hands on birden kapmak
lay violent hands on aniden yakalamak
Speaking
he suffered a violent death ölümü korkunçtu
is it violent? şiddet içeriyor mu?
Trade/Economic
violent price increase hızlı fiyat artışı
Law
violent presumption kuvvetli karine
violent death şiddet kullanarak öldürme
violent street robbery cebren sokak soygunu
violent street robbery sokakta cebren soygun
violent crime şiddet suçu
Politics
non-violent action şiddete dayalı olmayan eylem
Marine
violent storm bora
Medical
violent pang şiddetli sancı
violent pang şiddetli ağrı
violent or injurious behaviors şiddet içeren veya zarar verici davranışlar
Psychology
violent extremism şiddet içeren aşırılık
Cinema
violent films şiddet içeren filmler
violent movies şiddet içeren filmler
British Slang
silent but violent sessiz ama ölümcül (genellikle osuruk için kullanılır)