wage - Turc Anglais Dictionnaire

wage

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

wage — Definition

Signification:
ücret, yürütmek
Prononciation (IPA):
(AmE /weɪdʒ/ – BrE /weɪdʒ/)
Partie du discours:
İsim: wage (wages); Fiil: wage (wages – waged – waging)

Sens de "wage" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 26 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
wage n. maaş
A pupil's wage has been introduced for 11 million children from the poorest families.
En yoksul ailelerden gelen 11 milyon çocuk için öğrenci maaşı uygulaması başlatılmıştır.

More Sentences
wage n. ücret
He is paid a weekly wage of 700 pounds.
Kendisine haftalık 700 pound ücret ödenmektedir.

More Sentences
General
wage n. ücret
He is paid a weekly wage of 700 pounds.
Kendisine haftalık 700 pound ücret ödenmektedir.

More Sentences
wage v. yürütmek
The company is waging a legal battle against its competitor.
Şirket, rakibine karşı yasal bir mücadele yürütüyor.

More Sentences
Trade/Economic
wage n. maaş
A pupil's wage has been introduced for 11 million children from the poorest families.
En yoksul ailelerden gelen 11 milyon çocuk için öğrenci maaşı uygulaması başlatılmıştır.

More Sentences
wage n. ücret
He is paid a weekly wage of 700 pounds.
Kendisine haftalık 700 pound ücret ödenmektedir.

More Sentences
General
wage n. (haftalık/aylık) maaş
wage n. aylık
wage n. yevmiye
wage n. münakaşa
wage v. açmak
wage v. devam ettirmek
wage v. sürdürmek
wage v. (savaş) açmak
wage v. (savaş vb) açmak
wage v. başlatmak
wage v. yoluna baş koymak
wage v. kendini (bir şeye) adamak
Trade/Economic
wage n. çalışma ücreti
wage n. çalışması karşılığında işçiye ödenen para
wage n. işçilik
wage n. işçi ücretleri
wage n. ulusal gelirden işçilerin aldıkları toplam pay
wage n. yevmiye
wage v. işe almak
wage v. (ücret vererek) tutmak

Sens de "wage" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
minimum wage n. asgari ücret
wage increase n. zam
subsistence wage n. geçimlik ücret
General
daily wage n. gündelik ücret
wage rise n. ücret artışı
wage per hour n. saat ücreti
wage labour n. ücretli emek
living wage n. geçindirebilecek maaş
wage earner n. iş gören
wage gap n. maaş uçurumu
wage differentials n. ücret farklılaşması
hourly wage n. saat ücreti
wage freeze n. ücretlerin dondurulması
wage level n. ücret düzeyi
wage agreement n. ücret anlaşması
wage differential n. maaş farkı
wage schedule n. ücret takvimi
wage advance n. ücret avansı
wage earner n. gündelikçi
wage council n. ücret konseyi
time wage n. saat ücreti
wage slave n. ücretli köle
labour wage n. işçi ücreti
wage in kind n. ayni ücret
wage claim n. ücret artış talebi
daily wage n. gündelik
wage war n. savaş
maximum wage n. maksimum ücret
wage systems n. ücret sistemleri
wage slave n. bordro mahkumu
wage earner n. ücretli
wage flexibility n. ücret esnekliği
wage floor n. asgari ücret
wage earner n. aylakçı
wage cost n. ücret maliyeti
wage scale n. ücret tarifesi
day's wage n. gündelik
daily wage n. yevmiye
wage cut n. kesinti
wage increase n. maaş artışı
wage increase n. maaş zammı
bottom wage n. en düşük ücret
bottom wage n. asgari ücret
day wage work n. günlük ödemeli iş
day wage work n. gündelikçi işi
day wage n. gündelik
day wage n. yevmiye
day wage n. günlük ücret
wage-labourer n. ücretli işçi
hourly wage n. saat başına ücret
maximum wage n. azami ücret
maximum wage n. en yüksek ücret
wage labor n. ücretli işçi
basic wage n. temel ücret
higher wage n. daha yüksek ücret
higher wage n. daha yüksek maaş
decent wage n. iyi ücret
subminimum wage n. asgari ücret altı maaş
subminimum wage n. asgari ücretten düşük maaş
wage a battle v. savaşmak
wage war on v. savaş açmak
wage war on v. harp açmak
wage war against v. savaşmak
wage war v. harp açmak
wage a war v. savaşmak
wage war v. savaş açmak
wage war on v. savaşmak
wage war v. savaşı sürdürmek
wage war v. savaşmak
wage war against v. savaş açmak
wage war against v. harp açmak
wage a fight v. savaşmak
wage war with v. savaşmak
wage a feud v. kan davasını sürdürmek
wage war on somebody v. savaşmak
wage a war v. savaş yapmak
wage a struggle v. mücadele ortaya koymak
wage war against v. -e karşı savaşmak
wage war with v. -e karşı savaşmak
wage war on v. -e karşı savaşmak
work minimum wage v. asgari ücretle çalışmak
make a wage claim v. zam istemek
wage [obsolete] v. çabalamak
wage [obsolete] v. bahse koymak
wage [obsolete] v. bahis yapmak
wage [obsolete] v. uğraşmak
wage a campaign v. kampanya yürütmek
wage a campaign v. kampanya başlatmak
wage earning adj. para kazandırıcı
slave to wage adj. maaşa mahkum
Phrasals
wage (something) against (someone or something) v. (birine/bir şeye) karşı savaşmak
wage (something) against (someone or something) v. (birine/bir şeye) karşı (savaş, saldırı) açmak/başlatmak
wage against v. '-e karşı savaşmak
wage against v. karşı savaş açmak/başlatmak
wage against v. '-e saldırmak
Colloquial
a fair wage n. iyi bir ücret
Idioms
wage war (on someone or something) v. (birine/bir şeye) karşı savaşmak
wage war (on someone or something) v. (birini/bir şeyi) ortadan kaldırmaya çalışmak
wage war (on someone or something) v. (birini/bir şeyi) alt etmeye çalışmak
wage war (on someone or something) v. (birini/bir şeyi) yok etmeye çalışmak
wage war (on someone or something) v. (birine/bir şeye) karşı (savaş) açmak/başlatmak
wage war (on someone or something) v. (biriyle/bir şeyle) savaşmak
wage war (on someone or something) v. (birinin/bir şeyin) hakkından gelmeye çalışmak
Speaking
they make minimum wage expr. asgari ücret alıyorlar
Trade/Economic
wage garnishment n. maaşa haciz konulması
real wage n. reel ücret
wage packet n. maaş zarfı
actual wage n. fiilen ödenen ücret
wage bill n. ücret faturası
efficiency wage models n. etkin ücret modelleri
college wage premium n. üniversitelinin ücret primi
wage cost saving n. ücret giderlerinden tasarruf
fundamental wage n. temel ücret
wage imitation n. ücret benzeşimi
money wage n. nakdi ücret
regional wage differential n. bölgesel ücret farklılıkları
wage earners n. ücretliler
wage rate n. belirli bir işin yapılmasında ödenmesi kararlaştırılmış ücret
wage rigidity n. ücret hareketsizliği
wage dividend n. çalışanlara hisse senedi olmaksızın dağıtılan temüttü
wage elasticity coefficient n. ücret esneklik katsayısı
wage deduction n. maaş kesintisi
low wage country n. düşük ücretli ülke
wage inflation n. ücret enflasyonu
reservation wage n. bir kimsenin çalışmayı tercih etmeyeceği en yüksek ve iş piyasasına girmeyi tercih edeceği en düşük ücret
money wage n. parasal ücret
dismissal wage n. işten çıkarılma ücreti
wage tax n. ücret vergisi
acceptance wage n. bir kimsenin belli bir işi kabul etmesi için ona önerilmesi gereken en düşük ücret
equalizing of wage differences n. ücret farklılıklarının eşitlenmesi
sliding wage scale n. fiyat endeksine veya başka bir endekse bağlanmış ücret
wage payroll n. ücret bordrosu
wage guidepost n. ücret artış göstergesi
wage earners n. ücret geliriyle geçinenler
wage worker n. gündelikçi işçi
equilibrium wage differential n. eşitleyici ücret farkı
wage incentive system n. ücrete ilişkin özendirici sistem
(wage) garnishment deduction n. icra kesintisi
wage elasticity of labor supply n. işgücü arzının ücret esnekliği
incentive wage system n. normalin üzerinde çalışan işçiye yapılan primli ödeme sistemi
compensating wage differential n. karşılayıcı ücret farkı
wage reopener n. yeniden ücret görüşmesi başlatılması
average wage n. ortalama ücret
wage and salary supplements n. ücret ve maaşlara ek ödemeler
union wage advantage n. sendika avantajı
wage earners n. işçiler
minimum wage n. minimum ücret
incentive wage system n. teşvik edici ücret sistemi
money wage n. nominal ücret
wage subsidy n. ücret sübvansiyonu