... unsuru - Türkçe İngilizce Sözlük

... unsuru

"... unsuru" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 2 sonuç

Türkçe İngilizce
Konuşma Dili
... unsuru the (whole)... bit expr.
... unsuru the (whole)... thing expr.

"... unsuru" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
teşvik unsuru stimulant i.
yapıda destek unsuru support i.
tehdit unsuru threat risk i.
baskı unsuru element of oppression i.
suç unsuru crime element i.
suç unsuru crime factor i.
insan unsuru human factor i.
güvenlik unsuru safety member i.
destek unsuru support element i.
risk unsuru element of risk i.
karar destek unsuru decision support element i.
görev unsuru task component i.
güven unsuru element of trust i.
sürpriz unsuru element of surprise i.
denge unsuru antilibration i.
bir alaşımın temel unsuru matrix i.
ara bağlantı unsuru mean i.
bağlantı unsuru bridge i.
çok sayıda kişinin dikkatini çekmek için tarihi veya kültürel bir unsuru sansürleyerek veya çarpıtarak takdim etme disneyfication i.
alt kenar unsuru inframarginal i.
içerik unsuru olma ingredience i.
entelektüel veya sosyal değişim unsuru coin i.
kabiliyet unsuru part i.
ön ikaz unsuru premonitor i.
komiklik unsuru scream i.
eğlence unsuru screamer i.
ikilem unsuru stickler i.
(parfümeride) parfümün ciltte kuruduktan sonra kalan unsuru drydown i.
en temel bağlantı unsuru lifeline i.
suç unsuru peril i.
suç unsuru perpetration i.
tartışma unsuru proposition i.
denge unsuru oluşturmak equipoise f.
suç unsuru oluşturmak constitute a crime f.
(başka bir unsuru) karmaşık bir bütüne dahil etmek weave f.
silinecek unsuru işaretlemek dele f.
fetiş unsuru haline gelmek fetichize f.
fetiş unsuru haline gelmek fetichise f.
beyan unsuru olan declarative s.
çeşitli unsuru barındıran multifarious s.
birden fazla farklı unsuru bulunan multipronged s.
birden fazla farklı yönü, unsuru veya işlevi bulunan multitrack s.
sekiz etkin unsuru olan octuple s.
düşlem unsuru yaratan phantastic [obsolete] s.
düşlem unsuru yaratan phantastical [obsolete] s.
konfor unsuru amenity N.
Öbek Fiiller
(bilgisayar programcılığında) bir koddan bir unsuru çıkarıp yerine zararsız fakat gereksiz bir bilgi koymak dummy out f.
(bilgisayar oyunlarında) önceden var olan bir unsuru kaldırmak/çıkartmak dummy out f.
Konuşma Dili
şıklık unsuru snazz i.
(bir şey) unsuru the whole (something) thing i.
(bir şeyin) en önemli unsuru olmak be down to (something) f.
doğruluk unsuru anything/nothing/something in it expr.
doğruluk unsuru anything in it expr.
Deyim
yozlaşmışlık unsuru sleaze factor i.
yolsuzluk unsuru sleaze factor i.
ahlaksızlık unsuru sleaze factor i.
bir hikayede tekrar tekrar değinilen mizah unsuru running gag i.
temel unsuru warp and woof i.
kriz veya suç unsuru oluşturabilecek bir durumu kanıksama ve mağdur kişiye yardım etmeme durumu bystander apathy i.
(bir şey) unsuru the whole (something) bit i.
tahrik unsuru yaratmak sow dragon's teeth f.
Ticaret/Ekonomi
maliyet unsuru cost element i.
daha fazla rol ve daha az sayıda fiili iş unsuru içeren çalışma yöntemi dejobbing i.
gelir unsuru item of income i.
üretim unsuru agent of production i.
görünmez ticaret unsuru invisible i.
Hukuk
döngüsel hata unsuru element of circularity i.
suçun maddi unsuru corpus delicti i.
kasıt unsuru scienter i.
manevi unsuru moral element i.
suçun maddi unsuru material element of crime i.
suçun manevi unsuru moral element of crime i.
suçun manevi unsuru mental element of crime i.
maddi suç unsuru actus reus i.
suçun maddi unsuru actus reus i.
suç unsuru element of a crime i.
suç unsuru bulunmaması impossibility i.
suçun manevi unsuru mens rea i.
Siyasal
yabancılık unsuru element of foreignness i.
milli destek unsuru national support element i.
yozlaşmışlık unsuru x factor i.
yolsuzluk unsuru x factor i.
ahlaksızlık unsuru x factor i.
Teknik
denge unsuru equilibrant i.
kaba ayar unsuru coarse control member i.
ince ayar unsuru fine control element i.
yakıt unsuru fuel element i.
güvenlik unsuru safety member i.
çatı ve dış cephe kaplamasında kullanılan kiremit şekilli yapı unsuru slate i.
doğal bir unsuru elde etmek için işlemek mine f.
Bilgisayar
veri unsuru data item i.
bir veya daha fazla endeksin eriştiği bir grup bellek unsuru array i.
şiddet unsuru içermiyor no violence expr.
Telekom
değişim unsuru variance factor i.
görev unsuru duty factor i.
Radyo
kompleks mekanizma unsuru stage i.
Havacılık
hava aracının temel yapı unsuru keel i.
Denizcilik
gel-git unsuru tidal constituent i.
Medikal
tanı unsuru diagnosis component i.
tanı unsuru diagnostic component i.
tanı unsuru diagnosis i.
tanı unsuru diagnostic factor i.
hasta edici unsuru enjekte etmek inoculate f.
Psikoloji
işlemsel davranış unsuru operant i.
Mantık
bağlaç unsuru conjunct i.
Edebiyat
düzyazı unsuru prosaism i.
Dilbilim
dil bilgisi unsuru grammaticism i.
çekimleme unsuru inflexion i.
çekimleme unsuru inflection i.
yazılı dil unsuru inscription i.
(iletişimsel davranış unsuru olarak) sembol ve işaretlerin incelendiği bir alan semeiotics i.
sözcük kökünde yer almayan dil unsuru servile i.
Dini
alman teolog georg major'un hristiyan inancının önemli bir unsuru olan hayır işlerinin kurtuluş için elzem olduğunu ifade ettiği öğretileri majorism i.
(budizm) varoluşun bir unsuru dharma i.
Çevre
tahmin unsuru predictor i.
Askeri
toplama unsuru collecting agency i.
yardımcı manevra unsuru effector i.
muharebe unsuru combat element i.
nükleer silah sistemine sahip birlik veya destek unsuru nuclear certified delivery unit i.
nato askeri unsuru nato military body i.
müşterek ateş unsuru joint fires element i.
paraşüt unsuru parachute element i.
program unsuru programme element i.
özel görev unsuru functional component i.
program unsuru nezaretçisi programme element monitor i.
çok uluslu polis danışma unsuru multinational advisory police element i.
destek unsuru support element i.
hücum unsuru assault element i.
haber toplama unsuru collecting agency i.
hava savunma topçusu ateş yoğunluğu tahlil unsuru anti-aircraft artillery analysis i.
günlük şifre anahtar unsuru daily keying element i.
hizmet unsuru service element i.
görev teşkilat unsuru task component i.
hedef sistemi ana unsuru target system component i.
iki unsuru farklı kod two element differential i.
keşif unsuru reconnaissance element i.
komuta unsuru command element i.
kontrol unsuru test element i.
istikrar unsuru element of stability i.
manevra unsuru maneuvering element i.
araştırma ve geliştirme program unsuru research and development program element i.
lojistik destek unsuru logistic support element i.
barış için ortaklık karargah unsuru partnership for peace staff element i.
bölge hasar kontrol unsuru area damage controller i.
hava kuvvetleri özel harekat unsuru air force special operations component i.
donanma destek unsuru navy support element i.
ordu özel harekat unsuru army special operations component (arsoc) i.
hava muharebe unsuru aviation combat element i.
müşterek özel harekat unsuru komutanı joint force special operations component commander (jfsocc) i.
müşterek istihbarat irtibat unsuru joint intelligence liaison element i.