Türkçe - İngilizce
Türkçe - İngilizce
Almanca - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
İngilizce Eş Anlamlılar
Türkçe - İngilizce Cümleler
Çeviri
Reklamları Kaldır
Oturum Aç / Üye Ol
Işıkları Söndür
English
English
Türkçe
Français
Español
Deutsch
Çeviri
Eş Anlamlılar
Cümleler
Araçlar
Kaynaklar
Hakkımızda
İletişim
Oturum Aç / Üye Ol
EN-TR
Türkçe - İngilizce
Almanca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İngilizce Eşanlam
Türkçe - İngilizce Cümleler
Türkçe - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
Almanca - İngilizce
Geçmişi Gizle
Geçmiş Detayları
Geçmişi Sil
Geçmiş :
data columns
experiential lessons
spination
ip global
get a grip
local potential
is not
span bar
magnetic attraction
kritisch
spherical zone
numerical data
r
cab adaptation
Sitz
large ship
sphaerite
lanzado
tousled
dwarfing
refractory
Harz
create a coalition
general administration
make false statement
Bark
Geçmiş
Cümleler
"Bark"
teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 59 sonuç
Kategori
İngilizce
Türkçe
Yaygın Kullanım
1
Yaygın Kullanım
bark
i.
havlama
2
Yaygın Kullanım
bark
f.
havlamak
Genel
3
Genel
bark
i.
öksürük
4
Genel
bark
i.
hav hav
5
Genel
bark
i.
havhav
6
Genel
bark
i.
soyuntu
7
Genel
bark
i.
barka
8
Genel
bark
i.
ağaç kabuğu
9
Genel
bark
i.
gemi
10
Genel
bark
i.
kabuk
11
Genel
bark
i.
üç direkli yelkenli tekne
12
Genel
bark
i.
patlama
13
Genel
bark
i.
hafif patlama sesi
14
Genel
bark
i.
bağırma
15
Genel
bark
i.
ani ve gürültülü bir şekilde havlama
16
Genel
bark
i.
hayvanın ani ve gürültülü bir şekilde haykırması
17
Genel
bark
i.
kısa ve gürültülü ses
18
Genel
bark
i.
kaba emir
19
Genel
bark
i.
kaba cevap
20
Genel
bark
i.
ani ve gürültülü ses
21
Genel
bark
i.
kısa, keskin ve güçlü konuşma tonu
22
Genel
bark
i.
deri
23
Genel
bark
i.
cilt
24
Genel
bark
f.
derisini sıyırmak
25
Genel
bark
f.
sıyırmak
26
Genel
bark
f.
derisini yüzmek
27
Genel
bark
f.
tabaklamak
28
Genel
bark
f.
bağırmak
29
Genel
bark
f.
kabuğunu soymak
30
Genel
bark
f.
afkurmak
31
Genel
bark
f.
soymak
32
Genel
bark
f.
öksürmek
33
Genel
bark
f.
çığırtkanlık yapmak
34
Genel
bark
f.
patlamak
35
Genel
bark
f.
sepilemek
36
Genel
bark
f.
bağırıp çağırmak
37
Genel
bark
f.
emirler yağdırmak
38
Genel
bark
f.
havlar gibi ses çıkarmak
39
Genel
bark
f.
çığırtkan olarak çalışmak
40
Genel
bark
f.
kabukla örtmek
41
Genel
bark
f.
ani ve gürültülü ses çıkarmak
42
Genel
bark
f.
gümlemek
43
Genel
bark
f.
patlar gibi ses çıkarmak
44
Genel
bark
f.
kabukla çevrelemek
Konuşma Dili
45
Konuşma Dili
bark
f.
birden canını acıtmak
Teknik
46
Teknik
bark
f.
(deriyi) ağaç kabuğuyla tabaklamak
47
Teknik
bark
f.
(kumaşı) ağaç kabuğuyla boyamak
Boyacılık
48
Boyacılık
bark
i.
koyu yeşilimsi bir kahverengi tonu
Denizcilik
49
Denizcilik
bark
i.
küçük tekne
50
Denizcilik
bark
i.
kayık
Medikal
51
Medikal
bark
f.
(hastayı) bitki kabuğundan yapılan çayla tedavi etmek
Eczacılık
52
Eczacılık
bark
i.
cinchona cinsi bitkilerin kurutulmuş kabuğu
Mutfak
53
Mutfak
bark
i.
tablet çikolata
Botanik
54
Botanik
bark
i.
ağaç kabuğu
55
Botanik
bark
i.
meşe kabuğu
56
Botanik
bark
i.
tıbbi veya endüstriyel amaçlarla kullanılan kabuk
Silah/Atıcılık
57
Silah/Atıcılık
bark
f.
(ağaçtaki sincabı, kuşu) vurarak düşürmek
58
Silah/Atıcılık
bark
f.
ağaç kabuğuna ateş ederek sincabı vurmak
Matbaa
59
Matbaa
bark
i.
kabuk
"Bark"
teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 2 sonuç
Kategori
Türkçe
İngilizce
Genel
1
Genel
bark
bq (barque)
kısalt.
2
Genel
bark
bque (barque)
kısalt.
"Bark"
teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç
Kategori
İngilizce
Türkçe
Genel
1
Genel
bark crack
i.
kabuk çatlağı
2
Genel
bark of the pine tree
i.
yalamuk
3
Genel
bark beetle
i.
kabuk böceği
4
Genel
china bark
i.
kınakına
5
Genel
nine-bark
i.
beyaz yapraklı gül
6
Genel
inner bark
i.
iç kabuk
7
Genel
willow bark
i.
söğüt kabuğu
8
Genel
dog bark
i.
köpek havlaması
9
Genel
dog bark
i.
köpek sesi
10
Genel
bark stove
i.
ağaç kabuğu yakılan soba
11
Genel
tappa bark
i.
dut ağacı kabuğu
12
Genel
tapa bark
i.
dut ağacı kabuğu
13
Genel
caribbee bark
i.
karayiplere özgü bir ağacın kınakına ağacı kabuğu yerine kullanılan kabuğu
14
Genel
cedar bark
i.
sedir ağacı kabuğu
15
Genel
birch bark
i.
huş kabuğundan yapılan kano
16
Genel
green bark
i.
yeşil ağaç kabuğu
17
Genel
bark up the wrong tree
f.
yanlış kapı çalmak
18
Genel
bark at
f.
bağırmak
19
Genel
bark up the wrong tree
f.
yanlış kapıyı çalmak
20
Genel
bark up the wrong tree
f.
yanlış kişiyi suçlamak
21
Genel
bark something out to someone
f.
bağırarak söylemek
22
Genel
bark something at someone
f.
bağırıp çağırmak
23
Genel
bark something out at someone
f.
bağırıp çağırmak
24
Genel
bark something at someone
f.
bağırarak söylemek
25
Genel
bark something to someone
f.
bağırıp çağırmak
26
Genel
bark something out at someone
f.
bağırarak söylemek
27
Genel
bark something to someone
f.
bağırarak söylemek
28
Genel
bark something out to someone
f.
bağırıp çağırmak
29
Genel
without bark
s.
kabuksuz
30
Genel
having bark
s.
kabuklu
Öbek Fiiller
31
Öbek Fiiller
bark at
f.
(birine) bağırmak
32
Öbek Fiiller
bark at
f.
(köpek) (birine veya bir şeye) havlamak
33
Öbek Fiiller
bark at
f.
(köpek) (bir şeye) ürümek
34
Öbek Fiiller
bark at
f.
(birine) bağırıp çağırmak
35
Öbek Fiiller
bark at (someone)
f.
(birine) bağırıp çağırmak
36
Öbek Fiiller
bark at someone or something
f.
birine/bir şeye ürümek
37
Öbek Fiiller
bark at (someone)
f.
(birine) sert çıkmak
38
Öbek Fiiller
bark at (someone)
f.
(birine) sert bir şekilde bağırmak
39
Öbek Fiiller
bark at (someone)
f.
(birine) bağırmak
40
Öbek Fiiller
bark at (someone)
f.
(birine) kaba bir şekilde söylemek
41
Öbek Fiiller
bark at someone or something
f.
birine/bir şeye havlamak
42
Öbek Fiiller
bark out at
f.
'-e bağırıp çağırmak
43
Öbek Fiiller
bark out at
f.
-e bağırarak söylemek
İfadeler
44
İfadeler
even when dogs bark, the parade goes on
expr.
it ürür kervan yürür
Atasözü
45
Atasözü
his bark is worse than his bite
havlayan köpek ısırmaz
46
Atasözü
why keep a dog and bark yourself?
(para verip tuttuğun) başka birisi varken sen niye yapasın?
47
Atasözü
one's bark is worse than one's bite
havlayan köpek ısırmaz
48
Atasözü
all bark and no bite
havlayan köpek ısırmaz
49
Atasözü
why keep a dog and bark yourself?
maşa varken ateşi elinle tutmak niye?
50
Atasözü
the dogs bark, but the caravan goes on
it ürür kervan yürür
51
Atasözü
one's bark is worse than one's bite
havlayan köpek ısırmaz
52
Atasözü
bark is worse than one's bite
havlayan köpek ısırmaz
53
Atasözü
don't bark if you can't bite
bir şey yapamayacaksan boşuna çıkışma/efelenme
54
Atasözü
don't bark if you can't bite
ısıramayacaksan havlama
55
Atasözü
one's bark is worse than bite
havlayan köpek ısırmaz
56
Atasözü
your bark is worse than your bite
havlayan köpek ısırmaz
57
Atasözü
your bark is worse than your bite
ne varsa dilindedir
Konuşma Dili
58
Konuşma Dili
all bark and no bite
expr.
sadece kuru gürültü
Deyim
59
Deyim
bark up the wrong tree
f.
yanlış kapıyı çalmak
60
Deyim
bark up the wrong tree
f.
yanlış kapı çalmak
61
Deyim
bark up the wrong tree
f.
yanlış taşın altına bakmak
62
Deyim
bark something out at someone
f.
bağırarak söylemek
63
Deyim
bark something out to someone
f.
bağırarak söylemek
64
Deyim
bark something at someone
f.
bağırarak söylemek
65
Deyim
bark something to someone
f.
bağırarak söylemek
66
Deyim
go between the bark and the tree
f.
(özellikle aile meselelerine) karışmak
67
Deyim
go between the bark and the tree
f.
(özellikle aile meselelerine) burnunu sokmak
68
Deyim
go between the bark and the tree
f.
(özellikle aile meselelerine) müdahale etmek
69
Deyim
go between the bark and the tree
f.
etle tırnak arasına girmek (girilmez)
70
Deyim
bark at the moon
f.
boş yere boğazını ağrıtmak
71
Deyim
bark at the moon
f.
boş yere karşı çıkmak
72
Deyim
bark at the moon
f.
boşuna nefes tüketmek
73
Deyim
bark at the moon
f.
boşuna çene yormak
74
Deyim
bark at the moon
f.
boşuna ağzını yormak
75
Deyim
bark at the moon
f.
boşuna itiraz etmek
76
Deyim
take the bark off [us]
f.
derisini yüzmek
77
Deyim
take the bark off [us]
f.
cezalandırmak
78
Deyim
take the bark off [us]
f.
derisini soymak
79
Deyim
take the bark off [us]
f.
kırbaçlamak
80
Deyim
go between the bark and the tree
f.
birinin kişisel meselelerine gereğinden fazla burnunu sokmak
81
Deyim
go between the bark and the tree
f.
karı koca arasına girmek
82
Deyim
bark up the wrong tree
f.
boşa kürek çekmek
83
Deyim
bark up the wrong tree
f.
yanlış iz üzerinde olmak
84
Deyim
bark up the wrong tree
f.
yanlış kapı çalmak
85
Deyim
bark up the wrong tree
f.
yanlış iz sürmek
86
Deyim
bark up the wrong tree
f.
yanlış kapıyı çalmak
87
Deyim
bark up the wrong tree
f.
yanlış yolda olmak
88
Deyim
bark up the wrong tree
f.
boşa çaba harcamak
89
Deyim
keep a dog and bark (oneself)
f.
parayla birini tutup işi kendi yapmak
90
Deyim
keep a dog and bark yourself
f.
maşa varken ateşi elinle tutmak
91
Deyim
keep a dog and bark yourself
f.
paralı çalışanın varken işi kendin yapmak
92
Deyim
keep a dog and bark (oneself)
f.
maşa varken ateşi eliyle tutmak
93
Deyim
keep a dog and bark yourself
f.
çalışanın varken bütün işi kendin yapmak
94
Deyim
keep a dog and bark (oneself)
f.
paralı çalışanı varken işi kendi yapmak
95
Deyim
keep a dog and bark yourself
f.
parayla birini tutup işi kendin yapmak
96
Deyim
keep a dog and bark (oneself)
f.
çalışanı varken bütün işi kendi yapmak
97
Deyim
tight as the bark on a tree
s.
cimri
98
Deyim
close as the bark to the tree
s.
etle tırnak gibi
99
Deyim
close as the bark to the tree
s.
etle tırnak kadar yakın
100
Deyim
tight as the bark on a tree
s.
çok/aşırı tutumlu
101
Deyim
close as the bark to the tree
s.
içtikleri su ayrı gitmeyen
102
Deyim
tight as the bark on a tree
s.
pinti
103
Deyim
tight as the bark on a tree
s.
varyemez
104
Deyim
close as the bark to the tree
s.
çok yakın/samimi
105
Deyim
tight as the bark on a tree
s.
cebinde akrep var
106
Deyim
tight as the bark on a tree
s.
eli cebine/cüzdanına/kesesine gitmez
107
Deyim
close as the bark to the tree
s.
sıkı fıkı (dost/arkadaş)
108
Deyim
tight as the bark on a tree
s.
elini cebine atmaz
109
Deyim
close as the bark to the tree
s.
yediği içtiği ayrı gitmeyen
110
Deyim
close as the bark to the tree
s.
etle tırnak gibi
111
Deyim
close as the bark to the tree
s.
can ciğer kuzu sarması
112
Deyim
close as the bark to the tree
s.
etle tırnak kadar yakın
113
Deyim
close as the bark to the tree
s.
sıkı fıkı
114
Deyim
tight as the bark on a tree
s.
cimri
115
Deyim
tight as the bark on a tree
s.
nekes
116
Deyim
tight as the bark on a tree
s.
eli sıkı
117
Deyim
tight as the bark on a tree
s.
mıhsıçtı
118
Deyim
tight as the bark on a tree
s.
kibritçi
119
Deyim
tight as the bark on a tree
s.
bitli
120
Deyim
tight as the bark on a tree
s.
pinti
121
Deyim
tight as the bark on a tree
s.
ekti
122
Deyim
tight as the bark on a tree
s.
kısmık
123
Deyim
tight as the bark on a tree
s.
varyemez
124
Deyim
tight as the bark on a tree
s.
hasis
125
Deyim
tight as the bark on a tree
s.
sıkı
126
Deyim
tight as the bark on a tree
s.
bitli
127
Deyim
dogs bark but the caravan goes on
expr.
it ürür kervan yürür
128
Deyim
to one who has lost his way, a dog's bark is sweeter than the song of the nightingale
expr.
denize düşen yılana sarılır
129
Deyim
to one who has lost his way, a dog's bark is sweeter than the song of the nightingale
expr.
koyunun bulunmadığı yerde keçiye abdurrahman çelebi derler
130
Deyim
his bark is worse than his bite
expr.
ne varsa dilindedir
131
Deyim
somebody's/something's bark is worse than their/its bite
expr.
daha çok havlar ısırmaz
132
Deyim
somebody/something has more bark than bite
expr.
umulduğu kadar kötü değil
133
Deyim
somebody's/something's bark is worse than their/its bite
expr.
umulduğu kadar kötü değil
134
Deyim
somebody/something has more bark than bite
expr.
daha çok havlar ısırmaz
135
Deyim
more bark than bite
expr.
kuru tehdit
136
Deyim
has more bark than bite
expr.
daha çok havlar ısırmaz
137
Deyim
has more bark than bite
expr.
sanıldığı kadar kötü değil
138
Deyim
his/her bark is worse than his/her bite
expr.
ne varsa dilindedir
139
Deyim
his/her bark is worse than his/her bite
expr.
havlayan köpek ısırmaz
Konuşma
140
Konuşma
their bark is worse than their bite
expr.
havlamaları ısırmalarından daha beterdir
Teknik
141
Teknik
bark gauge
i.
ağaç kabuğu kalınlığı ölçeri
142
Teknik
bark gauge
i.
ağaç kabuğu kalınlığı ölçen alet
143
Teknik
bark pit
i.
tabakahanede kabuk çukuru
144
Teknik
bark crack
i.
kabuk çatlağı
Tekstil
145
Tekstil
bark cloth
i.
keten gibi görünen pamuk veya suni ipek kumaş
146
Tekstil
bark cloth
i.
ağaç kabuğu kumaş
147
Tekstil
bark cloth
i.
dut ağacı kabuğundan yapılan ince kumaş
148
Tekstil
bark cloth
i.
ağaç kabuğundan yapılan ince kumaş
Ağaç İşleri
149
Ağaç İşleri
bark spud
i.
ağaç kabuğu soyma bıçağı
150
Ağaç İşleri
bark mill
i.
ağaç kabuğu öğütme değirmeni
×
Pronunciation in context (
out of
)
Pronunciation of Bark
×
Terim Seçenekleri
Çeviri Öner / Düzelt
Fransızca İngilizce Sözlük
İspanyolca İngilizce Sözlük
Almanca İngilizce Sözlük
İngilizce Eş Anlamlılar Sözlük
Google Images
Merriam Webster
Dictionary.com
The Free Dictionary
Abbreviations
Wikipedia in English
Wikipedia in Turkish
Urban Dictionary
German, LEO
Chinese, Dict.Cn
Spanish, SpanishDict
Russian, Multitran.ru
Medical, MedicineNet
İşaret Dili, Signing Savvy