Belt - Türkçe İngilizce Sözlük

Belt

"Belt" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 75 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
belt i. kayış
belt i. kuşak
belt i. kemer
Genel
belt i. bölge
belt i. şerit
belt i. iklim kuşağı
belt i. uçkur
belt i. kolan
belt i. kasnak kayışı
belt i. kemer
belt i. bant
belt i. sert içki
belt i. korse
belt i. vücut koruyucu olarak giyilen şey
belt i. biçilmiş çimden oluşan yol
belt f. yumruk indirmek
belt f. sarmak
belt f. kemerle dövmek
belt f. hızlı gitmek
belt f. kemerlemek
belt f. kemerle bağlamak
belt f. kuşatmak
belt f. şiddetle vurmak
belt f. kemer takmak
belt f. kuşakla bağlamak
belt f. kemer bağlamak
belt f. kuşanmak (kılıç/silah)
belt f. kendini yırtarcasına şarkı söylemek
belt f. (içki) bir dikişte içmek
belt f. (birine) özellik veya unvan atfetmek
Konuşma Dili
belt i. sert darbe
belt zf. korkakça
belt zf. ahlaksızca
belt zf. vicdansızca
Teknik
belt i. kuşak
Bilgisayar
belt i. kayış
Tekstil
belt i. kemer
Mimarlık
belt i. duvar boyunca uzanan çıkıntılı süslü şerit veya silme
İnşaat
belt i. bant
Ağaç İşleri
belt f. (ağaçtan) bilezik almak
Otomotiv
belt i. kayış
belt i. kemer
belt i. kuşak
belt i. lastik dokusu
belt i. lastik talikatı
Trafik
belt i. çevreleyici yol
belt i. emniyet kemeri
belt i. çevre yolu
Denizcilik
belt i. faça
belt i. savaş gemisinin iskeletini oluşturan zırh plakaları
Gökbilim
belt i. asteroit kuşağı
Coğrafya
belt i. montana eyaletinde yerleşim yeri
Silah/Atıcılık
belt i. mermi kemeri
belt i. mühimmat kemeri
Spor
belt i. kuşak
belt i. rütbe kemeri
belt i. ödül olarak verilen kemer
belt i. (judo, karate) uzmanlık gösteren kemer
Boks
belt zf. bel altında
Osmanlıca
belt i. miyanbend
Argo
belt i. (içki) yuvarlama
belt i. yutulan miktar
belt i. güçlü duygusal tepki
belt i. yumruk
belt i. bir duble
belt i. heyecan
belt i. enerji
belt i. etki
belt i. uyuşturucu kafası
belt i. uyuşturucu etkisi
belt i. bir doz uyuşturucu
belt i. içki yudumu
belt f. yuvarlamak
belt f. kafaya dikmek
belt f. fondip yapmak

"Belt" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
belt buckle i. kemer tokası
Genel
corn belt i. mısır yetiştiren bölge
belt webbing i. kemer örgüsü
seat belt i. kemer
corn belt i. mısır yetiştirilen bölge
money belt i. para taşımaya elverişli kuşak
garter belt i. çorap lastiği
green belt i. yeşil alan
black belt i. judo siyah kuşak
cartridge belt i. palaska
belt line i. çevre yolu
rubber belt i. lastik kayış
safety belt i. kemer
shoulder belt i. emniyet kemeri
belt lacing i. bant ekleme
belt maker i. kemerci
steel belt i. çelik bant
cartridge belt i. fişeklik
conveyor belt i. taşıma kayışı
shoulder belt i. hamaylı
cartridge belt i. kargılık
green belt i. yeşil kuşak
leather belt i. kösele kayış
rust belt i. pas kuşağı
black belt i. kara kuşak
belt pouch i. kemer çantası
belt highway i. çevre yolu
cartridge belt i. kütüklük
seat belt i. kaza ve sert bir hareket durumunda yolcuları içinde oturdukları taşıtların koltuklarında tutan aygıt
rim for a belt i. kayış kasnağı
belt dryers i. kayışlı kurutucular
belt buckle i. toka
broad belt i. kolan
wind belt i. rüzgar siperi
belt breakage i. bant kopması
belt breakage i. kayış kopması
green belt cities i. yeşil kuşaklı kentler
belt-tightening i. kemer sıkma
putting on a belt during a master ceremony according to an ahi-order i. şed kuşanma
belt clip i. kemer kancası
life belt i. can yeleği
ultimate black belt i. son siyah kuşak
golden belt i. altın kemer
money belt i. para kemeri
seat belt i. emniyet kemeri
life belt i. cankurtaran kemeri
leather belt i. deri kemer
rust belt i. abd'nin nispeten eski ve ağır sanayilerini barındıran ve soğuk havanın egemen olduğu kuzey bölgesi
belt bag i. bel çantası
security belt i. güvenlik kemeri
asteroid belt i. asteroit kuşağı
belt-tightening policy i. kemer sıkma politikası
wool belt i. yün kuşak
wool belt i. yün kemer
belt pack (us) i. bel çantası
chastity belt i. bekaret kemeri
cotton belt i. pamuk üretim kuşağı
tropical belt i. tropikal kuşak
tool belt i. alet kemeri
life belt i. cankurtaran simidi
chastity belt i. bekaret kuşağı
waist belt i. bel kemeri
waist belt i. bel bağı
commuter belt i. banliyö bölgesi
belt puncher i. kemer delici
belt puncher i. kemer delme makinesi
genuine leather belt i. gerçek deri kemer
luggage belt i. valiz kemeri
retractable belt barrier i. şerit bariyer
tree belt i. yol ve kaldırım arasındaki çimden şerit
belt man [australia] i. (eskiden) belinde iple yüzen cankurtaran
belt line i. itfaiyeci halatı
belt line i. bel hattı
shot belt i. taktik kemer
shot belt i. cepli bel kemeri
stockbroker belt i. gelir düzeyi yüksek bir yerleşim birimi
wear a seat belt f. emniyet kemeri bağlamak
pull in one's belt f. masrafları azaltmak
hit below the belt f. kahpelik etmek
belt out f. nakavt etmek
tighten one's belt f. kemerini sıkmak
belt up f. çenesini kapatmak
pull in one's belt f. kemer sıkmak
hit below the belt f. haksızlık etmek
belt down f. yuvarlamak
tighten one's belt f. daha tutumlu davranmak
belt up f. emniyet kemerini takmak
tighten one's belt f. kemeri sıkmak
tighten one's belt f. kemer sıkmak
tighten one's belt f. kemerleri sıkmak
tighten one's belt f. masrafları azaltmak
hit below the belt f. kalleşlik etmek
belt down f. içmek
fasten seat belt f. emniyet kemeri takmak
put on seat belt f. emniyet kemeri takmak
wear seat belt f. emniyet kemeri takmak
tighten the belt f. masrafları kısmak
tighten the belt f. kemerleri sıkmak
have a black belt f. siyah kuşağı olmak
unfasten the seat belt f. emniyet kemerini sökmek
unbuckle seat belt f. emniyet kemerini çıkarmak
unbuckle seat belt f. emniyet kemerini sökmek
fasten the seat belt f. emniyet kemerini takmak
buckle the seat belt f. emniyet kemerini takmak
belt [rare] f. daire içine almak
belt [rare] f. çevrelemek
belt [rare] f. (renk) kemerlerle süslemek
belt [rare] f. etrafını sarmak
without a belt s. kemersiz
under one's belt s. tecrübe ile yetişmiş
containing a belt s. kayışlı
belt-shaped s. kemer şeklinde
belt-like s. kuşağa benzeyen
below the belt zf. vicdansızca
below the belt zf. ahlaksızca
below the belt zf. korkakça
belt up ünl. sus
belt up ünl. kes sesini
Öbek Fiiller
belt along f. boyunca hızla gitmek
belt along f. acele ile gitmek
belt along f. hızla katetmek
belt down f. içki yuvarlamak
belt down f. kadeh yuvarlamak
belt down f. içki içmek
belt something out f. (bir şarkıyı vb.) yüksek sesle ve coşkuyla söylemek
belt out something f. (bir şarkıyı vb.) yüksek sesle ve coşkuyla söylemek
belt out f. hırpalamak
belt down (something) f. (bir şey) yuvarlamak
belt someone up f. birini kemerle yerine sabitlemek
belt out f. yüksek sesle müzik çalmak
belt someone up f. birini kemerle emniyete almak
belt out f. öldüresiye dövmek
belt down (something or someone) f. (birini/bir şeyi) sağlama bağlamak
belt down (something) f. içki yuvarlamak
belt out f. tartaklamak
belt someone or something down f. birini/bir şeyi kemerle emniyete almak
belt someone up f. birinin emniyet kemerini takmak
belt someone up f. birini kemerle bağlamak
belt someone or something down f. birini/bir şeyi kemerle yerine sabitlemek
belt down (something or someone) f. (birini/bir şeyi) kemerle bağlayıp emniyete almak
belt out f. bayıltana kadar dövmek
belt down (something or someone) f. (birini/bir şeyi) yerine sabitlemek
belt down (something) f. fondip yapmak
belt out f. öldürmek
belt someone or something down f. birini/bir şeyi kemerle bağlamak
belt down (something or someone) f. (birini/bir şeyi) bağlayıp sabitlemek
belt down (something) f. kafaya dikmek
belt someone or something down f. birinin/bir şeyin emniyet kemerini takmak
belt down (something or someone) f. (birinin/bir şeyin) emniyet kemerini bağlamak
Konuşma Dili
unbuckled belt i. bağlanmamış kemer