Detail - Türkçe İngilizce Sözlük

Detail

"Detail" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 40 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
detail i. detay
detail i. ayrıntı
Genel
detail i. ayrıntılar
detail i. detaylar
detail i. teferruat
detail i. özel göreve verme
detail i. tafsilat
detail i. incelik
detail i. ayrıntı
detail i. detay
detail i. ayrıntılı plan
detail f. detaya girmek
detail f. detayına girmek
detail f. ayrıntılı anlatmak
detail f. ayrıntılı olarak anlatmak
detail f. detaylandırmak
detail f. bilgi vermek
detail f. özel göreve vermek
detail f. noktaları birleştirmek
detail f. ayrıntılı ve açık şekilde bildirmek
detail f. dizayn resimleri yapmak
detail f. ayrıntılandırmak
Hukuk
detail i. ayrıntı
Teknik
detail i. detay resmi
detail i. ayrıntı çizimi
detail f. detaylandırmak
detail f. listelemek
Mimarlık
detail i. (korniş, payanda başlığı, sütun başlığı) küçük mimari parça
Otomotiv
detail f. detaylı temizlemek
Askeri
detail i. müfreze
detail i. özel bir iş için seçilmiş tim
detail i. komutaya verilen günlük görevlerin yazılı olduğu liste
detail i. günlük emirlerin subaylara dağıtılması
detail i. görev
Sanat
detail i. sanat eseri, zanaat veya tasarımın incelikle işlenmiş küçük unsurları
detail i. incelikle işlenmiş küçük ve sanatsal unsurlar ekleme
detail f. (oyma eseri) ince ve zarif çizim veya tasarımlarla süslemek
Fotoğrafçılık
detail i. fotoğrafik görüntünün küçük unsurları
Eski Kullanım
detail i. ufak noktaları birleştiren anlatı
detail i. ayrıntılı açıklama

"Detail" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
detail card i. ayrıntı kartı
detail drawing i. detay resmi
detail file i. ayrıntı dosyası
detail printing i. ayrıntı basımı
detail file i. ayrıntı sırası
detail engineering i. detay mühendisliği
small detail i. ufak detay
detail drawing i. ayrıntı çizimi
detail drawing i. ayrıntı resmi
detail paper i. saman kağıdı
detail paper i. etüt kağıdı
detail paper i. ayrıntı kağıdı
every detail i. her ayrıntı
corner detail i. köşe detayı
every last detail of the contract i. kontratın en ufak/ince ayrıntısı
a minor detail i. küçük bir ayrıntı
a minor detail i. ufak bir ayrıntı
fine detail i. ince ayrıntı
fine detail i. ince detay
guard detail i. koruma ekibi
equipment detail i. ekipman detayı
every single detail i. her ince ayrıntı
protective services detail (psd) i. koruma ekibi
personal protection detail (ppd) i. koruma ekibi
security detail i. koruma ekibi
personal security detail i. güvenlik ekibi
personal security detail i. koruma ekibi
protective services detail (psd) i. güvenlik ekibi
personal protection detail (ppd) i. güvenlik ekibi
security detail i. güvenlik ekibi
consider in detail f. bütün boyutlarıyla ele almak
take up in detail f. bütün boyutlarıyla ele almak
discuss in detail f. masaya yatırmak
go into detail f. detaya girmek
examine in detail f. ayrıntılı incelemek
go into detail f. ayrıntılara girmek
discuss something in utter detail f. bütün boyutlarıyla ele almak
discuss something with scrupulous attention to detail f. bütün boyutlarıyla ele almak
discuss in detail f. ayrıntılı ele almak
discuss in detail f. ayrıntıyla ele almak
examine in detail f. ayrıntıyla ele almak
examine in detail f. ayrıntılı ele almak
give detail f. ayrıntıya inmek
go into detail f. ayrıntıya inmek
examine in detail f. detaylı incelemek
go into more detail f. daha fazla teferruata girmek
go into more detail f. daha fazla detaya girmek
enter into further detail f. ayrıntılara girişmek
go in further detail f. ayrıntılara girişmek
be explained in detail f. detaylı anlatılmak
be explained in detail f. detaylı açıklanmak
observe every detail f. tüm ayrıntıları gözlemlemek
tell every detail f. tüm detayları anlatmak
tell every detail f. bütün detayları anlatmak
miss one tiny detail f. küçük bir ayrıntıyı kaçırmak
describe the scene in detail f. olay yerini detaylı tarif etmek
discuss in detail f. ayrıntılı tartışmak
discuss in detail f. detaylı tartışmak
detail [us] f. (aracı) özenle baştan sona temizleyip parlatmak
in detail s. mufassal
detail-oriented s. detaylara önem veren
in detail zf. ayrıntılı olarak
in detail zf. ayrıntılarıyla
in detail zf. uzun uzadıya
in great detail zf. enine boyuna
in detail zf. detaylıca
in detail zf. yeterince
in every detail zf. her noktada
in detail zf. detaylı olarak
in vivid detail zf. ayrıntıyla
in detail zf. teferruatla
in detail zf. etraflıca
in detail zf. tafsilatla
in detail zf. ayrıntılı bir şekilde
in detail zf. tafsilatlı
in detail zf. genişçe
in great detail zf. son derece detaylı biçimde
in more detail zf. daha ayrıntılı olarak
in more detail zf. daha etraflıca
in more detail zf. daha ayrıntılı bir şekilde
in detail zf. detaylı şekilde
in minute detail zf. dakikasına kadar
in minute detail zf. dakikası dakikasına
in detail zf. detaylı bir şekilde
Öbek Fiiller
detail for (something) f. (bir göreve) vermek
detail for (something) f. (bir şey) için görevlendirmek
detail someone to someone or something f. birini bir şeye/birine atamak
detail someone to someone or something f. birini bir şeye/birine (iş, grup) tahsis etmek
detail someone for something f. birini bir şey için görevlendirmek
detail (one) to (someone or something) f. (birini) bir göreve atamak
detail someone for something f. birini bir göreve atamak
detail someone for something f. birini bir göreve seçmek
detail for (something) f. (bir göreve) atamak
detail someone to someone or something f. birini bir şeye/birine (iş, grup) vermek
detail (one) to (someone or something) f. (birine) bir görev vermek
detail (one) to (someone or something) f. (birini bir şeyle) görevlendirmek
detail someone to someone or something f. birini bir şeye/birine (iş, grup) seçmek
detail for f. göreve seçmek
detail to f. -e bir görev vermek
detail for f. için görevlendirmek
detail for f. göreve atamak
detail for f. göreve vermek
detail to f. -i bir göreve atamak
İfadeler
attention to detail i. ayrıntılara edilen dikkat
attention to detail i. detaylara gösterilen özen
in minute detail zf. en ince ayrıntısına kadar
as it is explained in detail expr. ayrıntılı olarak açıklandığı üzere
god is in the detail expr. tanrı ayrıntıda gizlidir
god is in the detail expr. ayrıntılara dikkat etmek iyi sonuç almayı sağlar
god is in the detail expr. işin sırrı ufak detaylarda gizlidir
god is in the detail expr. iyi sonuç almak küçük detaylara özen göstermekten geçer
Atasözü
the devil lies in the detail şeytan ayrıntıda gizlidir
the devil lies in the detail şeytan ayrıntıda gizlidir
Konuşma Dili
down to the last detail expr. son ayrıntısına kadar
just one final detail expr. son bir detay
down to the last detail expr. son detayına kadar
into detail expr. ayrıntılara
into detail expr. detaylara
Deyim
a stickler for detail i. çok detaycı
down to the last detail expr. en ince ayrıntısına kadar
down to the last detail expr. en ufak ayrıntıya kadar
down to the last detail expr. tüm ayrıntılarıyla
in graphic detail expr. çok (fazlasıyla) ayrıntılı olarak
the devil is in the detail expr. şeytan ayrıntılarda gizlidir
the devil's in the detail expr. şeytan ayrıntıda gizlidir
Konuşma
no detail is insignificant expr. hiçbir ayrıntı önemsiz değildir
Ticaret/Ekonomi
detail account i. detay hesap
detail column i. detay sütunu
detail column i. izahat sütunu
detail account i. tali hesap
detail account i. yardımcı hesap
detail account i. müfredat hesabı
bill detail i. fatura detayı
invoice detail i. fatura detayı
for farther detail expr. ayrıntı için
in detail expr. ayrıntılı olarak
Hukuk
mistake in detail i. ayrıntıda hata
Teknik
detail drawings i. dizayn resimleri
detail drawing i. ayrıntı
detail file i. ayrıntı kütüğü
detail drawings i. detay projeleri
threshold of detail i. ayrıntı eşiği
detail drawing i. detay
detail drawing i. ayrıntı resmi
detail file i. değişiklik kütüğü
grout box detail i. enjeksiyon kutusu detayları
detail card i. değişiklik kartı
blank detail specification i. boş detay özelliği
detail drawing i. detay resim
typical detail i. tipik detay