detay - Türkçe İngilizce Sözlük

detay

"detay" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 15 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
detay detail i.
Can you give more details of the accident?
Kazayla ilgili daha çok detay verebilir misiniz?

More Sentences
Genel
detay detail i.
Can you give more details of the accident?
Kazayla ilgili daha çok detay verebilir misiniz?

More Sentences
detay particularity i.
The particularities of the case have not been revealed.
Davanın detayı henüz açıklanmamıştır.

More Sentences
detay circumstance i.
detay touch i.
detay technicality i.
detay technism i.
detay thing i.
detay instance [obsolete] i.
detay circumstantials i.
detay flesh i.
detay particularment [obsolete] i.
detay respect i.
Teknik
detay detail drawing i.
Argo
detay crack i.

"detay" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 54 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
teknik detay technicality i.
detay mühendisliği detail engineering i.
detay resmi detail drawing i.
ufak detay small detail i.
detay desinatörü detailer i.
ince detay fine detail i.
elektron mikroskopisi ile tespit edilen küçük morfolojik detay micromorphology i.
ince detay minute [obsolete] i.
eşyalara uygulanan dekoratif detay mount i.
belirli detay parcel [obsolete] i.
ufak detay flyspeck i.
(tasarım, süsleme vb.) detay detailing i.
(resimde, sanat eserinde) detay passage i.
ince detay froufrou i.
(kurdeleler, büzgüler vb.) giysiyi tamamlayan detay frou-frou i.
daha fazla detay vermek enter more details f.
meseleyi çok genel ifadelerle tartışıp önemli detay veya nüansları göz ardı etmek overgeneralise f.
meseleyi çok genel ifadelerle tartışıp önemli detay veya nüansları göz ardı etmek overgeneralize f.
meseleyi çok genel ifadelerle tartışıp önemli detay veya nüansları göz ardı etmek overgeneralise f.
meseleyi çok genel ifadelerle tartışıp önemli detay veya nüansları göz ardı etmek overgeneralize f.
detay içermeyen undetailed s.
gereksiz detay ve kurallarla kafayı bozmuş chicken s.
detay niteliğinde olan minutial s.
detay dolu olan hot s.
detay verme detailing N.
Öbek Fiiller
kurşun kalem veya fırça darbeleriyle (detay) eklemek touch in f.
(bir şeye bir detay) eklemek emblazon (something) on(to) (something) f.
Konuşma Dili
çok fazla detay içermeyen kısa bilgi dry fact i.
son bir detay just one final detail expr.
en küçük detay jot or tittle expr.
Deyim
detay toplama gathering string i.
detay vermek fill in the details f.
Ticaret/Ekonomi
detay hesap detail account i.
detay sütunu detail column i.
Teknik
boş detay özelliği blank detail specification i.
detay resim detail drawing i.
detay projeleri detail drawings i.
tipik detay typical detail i.
boş detay özellikleri blank detail specification i.
detay resmi detail drawing i.
boş detay özellik standardı blank detail specification standard i.
müşteri detay özellikleri customer detail specifications i.
detay resmi detail i.
Telekom
çağrı detay kaydı call detail recording i.
internet protokolü detay kaydı internet protocol detail record i.
detay sayfalar detail pages i.
Otomotiv
krom detay chrome trim i.
pnömatik detay zımpara air powered finishing sander i.
Tütün
görev detay formu task detail sheet i.
Çevre
detay seviyesi lod (level of detail) i.
Coğrafya
detay çıkarma feature extraction i.
Sanat
sanatta ve animasyonda aşırı detay tasviri içeren gerçekçilik akımı photo-realism i.
rötuşlama ile eklenen detay retouch i.
Sinema
detay çekimi extreme close up i.