Extra-... - Türkçe İngilizce Sözlük

Extra-...

"Extra-..." teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
extra s. ekstra
Genel
extra time i. uzatma
extra i. ek
extra sensory perception i. altıncı his
optional extra i. opsiyonel ekstra
extra profit i. ek kazanç
optional extra i. tatil veya başka herhangi bir organizayonun karşıladıklarına ilaveten müşteri tarafından satın alına
stamp for extra postage i. taksa pulu
extra i. ilave gazete
extra chunky worktop i. ekstra kalın mutfak tezgahı
extra postage i. taksa
extra i. ek ücrete tabi şey
extra pay i. ek ödeme
an extra i. extra bir
extra i. özel baskı
extra i. ek iş
extra i. ekstra şey
extra i. zam
extra i. figüran
extra i. ilave
extra premium i. ek prim
extra i. ekstra masraf
extra vires i. yetkiyi aşma
extra terrestrial i. dünya dışı canlı
extra charge i. ekstra masraf
extra charge i. ek ücret
extra-marital affair i. kaçamak
extra-marital escapade i. kaçamak
extra-large shirt i. battal boy gömlek
extra-terrestrial i. uzaylı
extra work i. ek iş
extra mild i. çok yumuşak
extra work i. ilave iş
extra over price i. fiyat farkı
extra labor i. fazladan çalışma
extra i. munzam
an extra job i. ek iş
extra pencil i. fazla/yedek kalem
two extra mags i. fazladan iki şarjör
extra topping i. pizzada ekstra malzeme
extra toppings i. (pizzada) ekstra malzeme
extra lean ground beef i. yağsız dana kıyması
extra training i. ekstra antreman
extra i. üstün nitelikli şey
extra i. süs
extra i. ek puan
extra i. aksesuar
extra i. ek işçi
extra i. ek sayı
extra i. ekstra ücret
be extra f. fazlalık etmek
be an extra f. fazlalık etmek
give extra time f. süre vermek
give extra time f. zaman vermek
give extra time f. müddet vermek
take extra security precautions f. ekstra güvenlik önlemleri almak
take extra security measures f. ekstra güvenlik önlemleri almak
place extra guards at the door f. kapıya ekstra güvenlik görevlisi yerleştirmek
buy someone extra time f. fazladan zaman kazandırmak
add an extra beauty f. ekstra güzellik katmak
add an extra beauty f. ayrı bir güzellik katmak
earn an extra revenue f. ek gelir kazanmak
earn an extra revenue f. ek gelir elde etmek
extra s. üstün
extra s. olağanüstü
extra s. yedek
extra s. gereksiz
extra s. ayrı
extra s. ilave edilen
extra s. hariç
extra s. fevkalade
extra strong s. çok dayanıklı
extra s. ikinci
extra s. zait
extra strong s. ekstra dayanıklı
extra s. ala
extra s. ilaveten
extra s. fazladan
extra s. fazla
extra-smooth s. çok düzgün
extra s. çok iyi
extra societal s. ekstra-toplumsal
extra societal s. toplum harici
extra societal s. toplum dışı
extra hard s. çok sert
extra-strong s. çok dayanıklı
extra-strong s. çok güçlü
extra-official s. resmi görev dışı
extra-special s. özel
extra-strong s. aşırı güçlü
extra-special s. istisnai
extra s. ilave
extra s. fazladan
extra s. yedek
extra s. fazla
extra s. ek
extra zf. açıktan
extra zf. ekstra olarak
extra zf. ayrıca
extra zf. çok çok
as an extra zf. fazladan
extra zf. en iyisi
extra zf. ek olarak
extra zf. ilave olarak
ab extra zf. dışarıdan
ab extra zf. hariçten
ab extra zf. dıştan
extra zf. bilhassa
extra zf. özellikle
extra zf. alışılmamış bir şekilde
extra zf. fazladan
extra- ök. harici-
extra- ök. dış-
ex (extra) kısalt. ekstra
ex (extra) kısalt. ilave
ext (extra) kısalt. ilave
ext (extra) kısalt. ekstra
ext (extra) kısalt. ek
Konuşma Dili
extra pair of hands i. başka birinin daha el atması
extra pair of hands i. başka birinin yardımı
extra pair of hands i. başka birinin daha yardım etmesi
extra pair of hands i. başka birinin daha yardım elini uzatması
extra pair of hands i. birinin yardımı
why are you being so extra? expr. neden bu kadar tepki veriyorsun?
Deyim
go the extra mile f. elinden gelenin fazlasını yapmak
go the extra mile f. biraz daha uğraşmak/çabalamak
walk the extra mile f. biraz daha uğraşmak/çabalamak
go the extra mile f. (bir şeyi elde etmek için) gerekenden fazlasını yapmak
walk the extra mile f. [bir şeyi elde etmek] gerekenden fazlasını yapmak
get rid of one's extra kilos f. fazlalıklarından kurtulmak
get rid of one's extra kilos f. fazla kilolarından kurtulmak
go the extra mile f. bir adım daha ileri gitmek
go the extra mile (for somebody/something) f. (biri/bir şey için) elinden gelenin fazlasını yapmak
go the extra mile (for somebody/something) f. (biri/bir şey için) fazlasıyla uğraşmak/çabalamak
go the extra mile (for somebody/something) f. (biri/bir şey için) gerekenden fazlasını yapmak
Konuşma
do you have an extra pencil? expr. fazla kalemin var mı?
do you have an extra pencil? expr. fazla kaleminiz var mı?
Ticaret/Ekonomi
extra laytime i. sürastarya müddeti
extra dating i. faturanın ödenme tarihine birkaç gün ilave etme
extra reserve i. olağanüstü yedekler
extra ordinary budget i. olağanüstü bütçe
packing extra i. ambalaj hariç
extra dividend i. ek temettü
extra ordinary gain i. olağan dışı gelir
extra premium i. ek prim
extra freight i. ek yük
extra profit i. ek kazanç
extra pay i. ilave maaş
extra dividend i. olağanüstü temettü
extra insurance i. ilave sigorta

"Extra-..." teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 1 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
extra bir an extra i.