ekstra - Türkçe İngilizce Sözlük

ekstra

"ekstra" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 19 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
ekstra extra s.
Marshall works at the pub for some extra cash.
Marshall ekstra para kazanmak için bir barda çalışıyor.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
ekstra extra s.
Marshall works at the pub for some extra cash.
Marshall ekstra para kazanmak için bir barda çalışıyor.

More Sentences
Genel
ekstra icing i.
ekstra best s.
ekstra supernumerary s.
ekstra choice s.
ekstra superiffic s.
ekstra first-rate s.
ekstra high-grade s.
ekstra first-class s.
ekstra added s.
ekstra extraordinary [obsolete] s.
ekstra special s.
ekstra uber ök.
ekstra ex (extra) kısalt.
ekstra ext (extra) kısalt.
Ticaret/Ekonomi
ekstra supernumerary s.
Teknik
ekstra additional i.
Argo
ekstra gash s.

"ekstra" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 128 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
opsiyonel ekstra optional extra i.
ekstra kalın mutfak tezgahı extra chunky worktop i.
ekstra şey extra i.
ekstra masraf extra i.
ekstra battaniye spare blanket i.
ekstra gelir perquisite i.
ekstra kazanç perquisite i.
ekstra sim kart top up card i.
ekstra kontör top up card i.
ekstra masraf extra charge i.
(albüm) ekstra şarkı/parça bonus cut i.
(albüm) ekstra şarkı/parça bonus track i.
pizzada ekstra malzeme extra topping i.
(pizzada) ekstra malzeme extra toppings i.
ekstra antreman extra training i.
restoranlarda ekstra pasta siparişi için alınan hizmet bedeli cakeage i.
kare dansta ekstra figür veya nakarat trimming i.
bir kravatı bağlarken ekstra döndürmeler yapılarak elde edilen geniş ve üçgen bir düğüm windsor knot i.
abd dışında görev yapan federal hükümet çalışanlarına verilen ekstra tatil süresi home leave i.
ekstra yiyecek reward i.
ekstra oran overrate i.
zorlu yollar için hazır bulundurulan ekstra at cockhorse i.
günlük yolculuklarda kullanılan ve bireysel koltuklar için ekstra ücret ödenen yolcu vagonu parlour car i.
günlük yolculuklarda kullanılan ve bireysel koltuklar için ekstra ücret ödenen yolcu vagonu drawing-room car i.
ekstra ebat super i.
ekstra büyük ürün super i.
ekstra büyüklük super i.
ekstra ölçü super i.
ekstra ısı superheat i.
(dergi ve kitaplarda) düzeltme ve ekstra içeriklerin yer aldığı ek bölüm supplement i.
ekstra ücret extra i.
ekstra ilave add-on i.
ekstra iş side gig i.
ekstra güvenlik önlemleri almak take extra security measures f.
ekstra güvenlik önlemleri almak take extra security precautions f.
kapıya ekstra güvenlik görevlisi yerleştirmek place extra guards at the door f.
ekstra güzellik katmak add an extra beauty f.
ekstra isimlendirmek surname [obsolete] f.
ekstra dayanıklı extra strong s.
ekstra nükleer extranuclear s.
ekstra-toplumsal extra societal s.
normalde ekstra olan dahili bir özelliğe ait built-in s.
ekstra olarak extra zf.
(popüler müzikte) ekstra hece oh ünl.
ekstra uzun maxi ök.
ekstra büyük maxi ök.
ekstra anlamına gelen bir ön ek super- ök.
ekstra anlamına gelen bir ön ek sur- ök.
Konuşma Dili
ekstra harcama parası mad money i.
satış elemanına daha çok satması için ödenen ekstra para spiff i.
ekstra efor sarf etmek turbo-charge f.
ekstra olarak for good measure expr.
Deyim
agresif satış yapmaya teşvik etmek için satış elemanına ödenen ekstra ücret push money i.
bir çiftçinin karısının çiftlikte üretilen bazı ürünleri (yumurta, tereyağı) satarak kazandığı ekstra para (butter and) egg money [old-fashioned] i.
bir düzine ve bir tane de ekstra a baker's dozen i.
bir düzine ve bir tane de ekstra a long dozen i.
ekstra ücret talep etmek nickel and dime someone f.
ekstra neşelenmek have jam on it f.
ekstra çaba harcamak be at pains f.
ekstra uğraşmak take pains f.
ekstra uğraşmak be at pains f.
ekstra çaba harcamak take pains f.
demiryollarında kısmi zamanlı çalışmak veya ekstra yapmak buck the board f.
ekstra işleri yapmak take the slack up f.
ekstra bir çabayla at a push [uk/australia] expr.
ekstra olarak (bir şey yapmak) (do something) for good measure expr.
gerisi ekstra the rest is (just) gravy expr.
Konuşma
ekstra ücret istemeyeceğim I'm not going to charge you anything more expr.
Ticaret/Ekonomi
ekstra satışlarla sağlanan karlılık flow through profit i.
ekstra gelir perquisite i.
verimlilik ekstra ödemeleri productivity wages i.
ekstra tediye extra payment i.
ekstra masraflar extra expenses i.
ekstra para extra money i.
ekstra prim extra premium i.
mal veya hizmetle beraber gelen tüm ekstra masrafların dahil olduğu fiyat unit price i.
birlikte çalışma halinde çalışanlardan alınan ekstra verim synergistic i.
ekstra maliyet getirmek bring extra costs f.
ekstra maliyet, kar gibi eklemek load f.
ekstra-ekstra double extra s.
(emtia) ekstra işlem uygulanmayan final s.
Hukuk
ekstra duruşma ücreti refresher i.
Sigortacılık
ekstra kar komisyonu super profit commission i.
Turizm
resmi olarak işverenlerce genel satış acentelerine ödenen ekstra komisyon overriding commission i.
seyahatte vize ve döviz gibi ekstra hizmetlerin sunulması ancillary services i.
ekstra ücret extra i.
Teknik
ekstra koltuk extra seat i.
ekstra kuşet extra bunk i.
hortum üzerinde ekstra ipliklerle örülerek yapılan bir desen wrap i.
ekstra sert extra hard s.
Bilgisayar
b5 ıso ekstra b5 (iso) extra i.
mektup ekstra letter extra i.
ekstra kod extracode i.
satır genişliğini doldurmak için kaydın sonuna eklenen ekstra karakterler padding i.
tabloid ekstra tabloid extra expr.
Telekom
soyut deney dizisi ve kismi protokol uygulama ekstra bilgisi abstract test suite and partial protocol implementation extra information i.
İnşaat
ekstra hızlı çimento high-early-strength cement i.
ekstra destekleyici kazık prick post i.
Otomotiv
beş galonluk ekstra yakıt veya sıvı deposu jerry can i.
Havacılık
uçağın kalkışında ekstra itiş gücü vermesi için ilave edilen jet motoru jet assisted take off i.
Denizcilik
ekstra bir yelken daha bağlamaya yarayan, yelkenin ayağında bulunan halka lasket i.
ekstra bir ilmikle yapılan ıskalarya bağı magnus hitch i.
normalde yalnızca iki sıra dikişle birleştirilen iki yelken bezinin birleştiği yerde yapılan ekstra orta dikiş monk's seam i.
normalde yalnızca iki sıra dikişle birleştirilen iki yelken bezinin birleştiği yerde yapılan ekstra orta dikiş monk seam i.
Petrol
kuyudan ekstra petrol çıkarmaya yarayan bir yöntem fireflood i.
Medikal
ekstra-aksiyel kitle lezyonları extraaxial mass lesions i.
ekstra-aksiyel kitle lezyonları extra-axial mass lesions i.
intraskrotal ekstra testiküler anjiyolipom intrascrotal extratesticular angiolipoma i.
akupunkturda iki önemli ekstra meridyen damardan birisi governing vessel i.
Patoloji
ekstra 21. kromozomun neden olduğu doğumsal hastalık down's syndrome i.
ekstra 21. kromozomun neden olduğu doğumsal hastalık trisomy 21 i.
ekstra 21. kromozomun neden olduğu doğumsal hastalık mongolianism i.
ekstra 21. kromozomun neden olduğu doğumsal hastalık down syndrome i.
ekstra 21. kromozomun neden olduğu doğumsal hastalık mongolism i.
İstatistik
tasarımda ekstra dönem değişimi extra period change over design i.
Kimya
ekstra anhidrit moleküllerinin eş değerini içeren bir oksiasit polyacid i.
Eğitim
ceza olarak verilen ekstra çalışma pensum i.
Spor
ekstra sayı extra i.
(krikette) ekstra sayı sundry i.
(dağ bisikleti) tam havalanmadan önce yayları sıkıştırarak ekstra yükseğe zıplamak huck f.
Basketbol
bir takımda en az üç yıl oynayan oyuncunun o takımla tekrar anlaşmak için kazandığı ekstra kontrat ve ücret avantajları larry bird rights i.
Beysbol
ekstra adım vuruşu extra-base hit i.
ev sahibi takımın son veya ekstra vuruşlarda kazanma koşusunu yapmasını sağlayan ve maçı bitiren oyun walk-off i.
İskambil
bazı kart oyunlarında desteye eklenen ve en yüksek değere sahip olan ekstra kart best bower i.
kartların kapalı olarak yere konduğu ekstra el blind i.
Bahisçilik
resimli kartların ekstra puan değerine sahip olduğu bir kumarhane türü royal casino i.
Argo
ekstra yeni cold stupid fresh i.
ekstra büyük sigara sarma kağıdı king [uk] i.