wrap - Türkçe İngilizce Sözlük

wrap

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

wrap — Definition

Anlamı ve Tanımı:
sarmak, paket
Okunuş (IPA):
(AmE /ræp/ – BrE /ræp/)
Terim Türü:
Fiil: wrap (wraps – wrapped – wrapping); İsim: wrap (wraps)
Bir şeyi örtüyle çevreleme ya da paketleme eylemi. Eski İngilizce kökenlidir. Fiziksel kaplama ve mecazi gizleme bağlamlarında kullanılır.
Eş Anlamlılar:
envelop, cover
Zıt Anlamlılar:
uncover, expose

"wrap" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 60 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
wrap f. sarmak
The necklace was wrapped in white silk.
Kolye beyaz ipekle sarılıydı.

More Sentences
wrap i. sargı
Genel
wrap i. örtü
Could you put some wrap over the bowl?
Kasenin üzerine bir örtü koyabilir misin?

More Sentences
wrap i. şal
Lidia was wearing a red velvet wrap around her shoulders.
Lidia'nın omuzlarında kırmızı kadife bir şal vardı.

More Sentences
wrap f. dolamak
She wrapped a scarf around her neck.
Boynuna bir eşarp dolamıştı.

More Sentences
wrap f. sarınmak
Mary wrapped herself in a towel.
Mary bir havluya sarındı.

More Sentences
wrap f. paket yapmak
Do you want me to wrap it up as a gift?
Onu hediye paketi yapmamı ister misin?

More Sentences
wrap f. sarmak
The necklace was wrapped in white silk.
Kolye beyaz ipekle sarılıydı.

More Sentences
wrap f. paketlemek
Thought you'd want to wrap this one up, Gene.
Bunu paketlemek istersin diye düşündüm, Gene.

More Sentences
Teknik
wrap i. şal
Lidia was wearing a red velvet wrap around her shoulders.
Lidia'nın omuzlarında kırmızı kadife bir şal vardı.

More Sentences
wrap f. paketlemek
Thought you'd want to wrap this one up, Gene.
Bunu paketlemek istersin diye düşündüm, Gene.

More Sentences
wrap f. sarmak
The necklace was wrapped in white silk.
Kolye beyaz ipekle sarılıydı.

More Sentences
Otomotiv
wrap i. ambalaj
This also doesn't look too different from an ordinary plastic wrap.
Bu aynı zamanda sıradan bir plastik ambalajdan çok da farklı görünmüyor.

More Sentences
Mutfak
wrap i. dürüm
I'll have a chicken wrap and some fries.
Ben tavuk dürüm ve patates kızartması alayım.

More Sentences
Sinema
wrap i. filmin çekiminin tamamlanması
Cut! And that's a wrap.
Kestik! Ve çekim bu kadar.

More Sentences
Genel
wrap i. sarınılan şey
wrap i. sarılacak şey
wrap i. soğuğa karşı dış giysi (palto/ceket/şal gibi)
wrap i. atkı
wrap i. battaniye
wrap i. palto
wrap i. giysi
wrap i. sarma
wrap i. ambalaj kağıdı
wrap i. eşarp
wrap i. paketleme
wrap i. paketleme malzemesi
wrap f. bükmek
wrap f. paket vb'ni sarmak
wrap f. bürümek
wrap f. paketlenmek
wrap f. örtmek
wrap f. katlamak
wrap f. sarmalamak
wrap f. üstünü örtmek
wrap f. üstünü kapamak
wrap f. gizlemek
wrap f. işgal etmek
wrap f. dikkatleri üzerine toplamak
wrap f. meşgul etmek
wrap s. sarılı
wrap s. sarılmış
wrap N. paket
Teknik
wrap i. eşarp
wrap i. hortum üzerinde ekstra ipliklerle örülerek yapılan bir desen
wrap i. 3000 yarda eşdeğer bir bükme uzunluğu birimi
wrap f. sarmalamak
Bilgisayar
wrap i. kaydırma
wrap i. sar
wrap i. sarım
wrap expr. kaydır
Tekstil
wrap i. sarım
Medikal
wrap i. vücudun krem, losyon, şifalı otlar vb. ile kaplanıp bezle sıkıca sarıldığı bir güzellik terapisi
wrap i. sargı malzemesi
Sinema
wrap f. çekimi sonlandırmak
wrap f. çekimi bitirmek
wrap f. çekimi tamamlamak
Matbaa
wrap kısalt. panoramik
wrap kısalt. etek
wrap kısalt. sarmalı elbise

"wrap" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
shrink-wrap i. yiyecekleri kitapları vb kaplamak ve korumak için kullanılan elastik ince tabaka
wrap-up i. başlık
wrap-up i. özet
wrap-up i. sonuç
cling wrap i. streç film
plastic wrap i. streç film
cord wrap i. kablo yuvası
ear wrap i. kulağa tutturulan bir çeşit küpe
ear wrap i. kulağı deldirmeden takılabilen bir tür küpe
body wrap i. (bakım amaçlı) vücut sargılama
body wrap i. vücut sargılama malzemeleri
gift-wrap i. hediye paketleme kağıdı
gift wrap i. hediye paketleme kağıdı
saran wrap® i. streç film
saran wrap® i. bir streç film markası
shrink-wrap i. soyu tükenmiş canlıların yumuşak dokulardan yoksun ve sıska bir şekilde tasvir edilmesi
wrap it up f. kesmek
wrap oneself up f. bürünmek
wrap up f. sona erdirmek
wrap up in a bundle f. bohçalamak
wrap oneself up in f. bürünmek
wrap a towel f. havlu sarmak
wrap up f. sarmalamak
wrap up f. son vermek
wrap oneself in f. sarınmak
wrap up in a bundle f. bohçe etmek
wrap into a bundle f. denk yapmak
wrap around f. sarmak
wrap up f. özetlemek
wrap up f. paketlemek
wrap oneself up f. sarınıp sarmalanmak
wrap up f. sarınıp sarmalanmak
wrap up f. sarıp sarmalamak
wrap oneself up f. sarınmak
wrap up f. sarılıp sarmalanmak
wrap it up f. kısa kesmek
wrap up f. sarmak (paket vb'ni)
wrap up f. sarınmak
wrap up f. ambalajlamak
wrap up f. kalın giyinmek (soğuğa karşı)
gift wrap f. hediye paketi yapmak
wrap up f. ambalaj yapmak
wrap up f. sarmak
wrap up in cotton wool f. üzerine titremek
gift-wrap f. hediye paketi yapmak
shrink-wrap f. sıkıca paketlemek
shrink-wrap f. sıkıca örtmek
wrap up in canvas f. beze sarmak
wrap up f. bez vs'ye sarmak
wrap up f. paket yapmak
stack them up and wrap rubber bands around them f. üst üste yığıp lastik bantlarla sarmak
wrap the leftovers f. kalanları paket yapmak
wrap a gift f. hediye sarmak
wrap up f. sıkıca sarmak
wrap up f. tamamlamak
wrap-around s. başa sarmalı
wrap-up s. tamamlayan
wrap-up s. sonuçlandıran
wrap-up N. kapanış
Öbek Fiiller
wrap up f. sarmak
wrap up f. sarınıp sarmalanmak
wrap up f. bitirmek
wrap up f. üstesinden gelmek
wrap up f. halletmek
wrap up f. başarıyla sona erdirmek
wrap up f. tamamen dahil olmak
wrap up f. kağıdı katlamak
wrap up f. kağıdı kıvırmak
wrap up f. dibine kadar batmak
wrap around (someone or something) f. (birinin/bir şeyin) etrafına sarmak
wrap in f. içine sarmak
wrap (someone or something) up with (something) f. (birini/bir şeyi bir şeye) sarmak
wrap something up f. bir şeyi toparlayıp bir sonuca bağlamak
wrap (someone or something) up in (something) f. (birini/bir şeyi bir şeye) sarmak
wrap something up f. bir şeyi tamamlamak
wrap around (someone or something) f. (birinin/bir şeyin) etrafına dolamak
wrap in f. ile sarmak
wrap (someone or something) up in (something) f. (birini/bir şeyi bir şeyle) sarmak
wrap (someone or something) up with (something) f. (birini/bir şeyi bir şeyle) sarmak
wrap around (someone or something) f. (birinin/bir şeyin) etrafına dolanmak
wrap (someone or something) in (something) f. (birini/bir şeyi bir şeyle) sarmak
wrap in f. -e sarmak
wrap something up f. bir şeyi bitirmek
wrap something up f. bir şeyi sonuçlandırmak
wrap (someone or something) in (something) f. (birini/bir şeyi bir şeye) sarmak
wrap around (someone or something) f. (birinin/bir şeyin) etrafına sarılmak
Konuşma Dili
wrap in cotton wool f. pamuklar içinde saklamak
wrap up f. toparlamak
wrap it up f. sessiz olmak
wrap it up f. asıl konuya gelmek
wrap it up f. konuşmayı/gürültü yapmayı kesmek
wrap it up f. konuyu toparlamak
wrap it up f. sadede gelmek
wrap (up) [australia] f. (birini) göklere çıkarmak
wrap car around f. arabayı (büyük bir süratle) çarpmak
don't be a fool, wrap your tool expr. aptallık etme, korunmadan cinsel ilişkiye girme
don't be a fool, wrap your tool expr. aptallık etme, korun
Deyim
wrap around one's little finger f. parmağının ucunda oynatmak
wrap around one's little finger f. birini kolayca kandırabilmek
wrap around one's little finger f. parmağında oynatmak
wrap around one's little finger f. istediğini yaptırabilmek
wrap someone around one's little finger f. parmağında oynatmak
wrap one's car around something f. arabayı (büyük bir süratle) bir yere çarpmak
wrap somebody up in cotton wool f. üzerine titremek
wrap somebody up in cotton wool f. üstüne titremek
wrap oneself in the flag f. ülkesi için yapıyormuş izlenimi vermek
wrap oneself in the flag f. ülkesi için yapıyormuş gibi yapmak
wrap my head around f. bir şeyi anlamaya/kavramaya çalışmak
wrap one's head around f. bir şeyi anlamaya/kavramaya çalışmak
wrap yourself in the flag f. yurtseverlik kisvesine bürünmek
wrap one's head around something f. bir şeyi/ bir şeye aklı almak/ermek
wrap somebody up in cotton wool f. pamuklara sarmak
wrap somebody around your little finger f. birini parmağının ucunda oynatmak
wrap around one's finger f. serçe parmağında oynatmak
wrap somebody around your little finger f. birini küçük parmağında oynatmak
wrap somebody round your little finger f. birine istediğini yaptırabilmek
wrap somebody around your little finger f. birini parmağında oynatmak
wrap around one's finger f. kolayca kandırabilmek
wrap someone around your little finger f. birini parmağında oynatmak
wrap someone around your little finger f. birini kolayca kandırabilmek
wrap somebody round your little finger f. birini parmağında oynatmak
wrap someone around your little finger f. birine istediğini yaptırabilmek
wrap around one's finger f. parmağının ucunda oynatmak
wrap around one's finger f. parmağında oynatmak
wrap somebody round your little finger f. birini parmağının ucunda oynatmak
wrap somebody around your little finger f. birini serçe parmağında oynatmak
wrap somebody around your little finger f. birine istediğini yaptırabilmek
wrap somebody round your little finger f. birini kolayca kandırabilmek
wrap somebody round your little finger f. birini serçe parmağında oynatmak
wrap somebody round your little finger f. birini küçük parmağında oynatmak
wrap somebody around your little finger f. birini kolayca kandırabilmek
wrap someone around your little finger f. birini küçük parmağında oynatmak
wrap someone around your little finger f. birini serçe parmağında oynatmak
wrap someone around your little finger f. birini parmağının ucunda oynatmak
wrap around one's finger f. küçük parmağında oynatmak
wrap around one's finger f. istediğini yaptırabilmek
wrap someone in cotton wool f. birini pamuklara sarmak
wrap (someone) round (one's) (little) finger f. (birini) parmağının ucuyla/ucunda oynatmak
wrap (someone) round (one's) (little) finger f. (birine) her istediğini yaptırmak
wrap someone in cotton wool f. birinin üstüne titremek
wrap (someone) round (one's) (little) finger f. (birini) elinde oyuncak etmek
wrap (someone) round (one's) (little) finger f. (birini) parmağında oynatmak
wrap (someone) round (one's) (little) finger f. (birini) tamamen kontrol altına almak
wrap (someone) round (one's) (little) finger f. (birini) (küçük) parmağında oynatmak
wrap (someone) round (one's) (little) finger f. (birini) kukla gibi oynatmak
wrap (someone) round (one's) (little) finger f. (birini) istediği gibi yönetmek
wrap someone in cotton wool f. birinin üzerine titremek
Konuşma
let's wrap it up expr. toparlayalım
that's a wrap expr. çekim bitti
that's a wrap expr. bugünlük bu kadar