Türkçe - İngilizce
Türkçe - İngilizce
Almanca - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
İngilizce Eş Anlamlılar
Türkçe - İngilizce Cümleler
Çeviri
Reklamları Kaldır
Oturum Aç / Üye Ol
Işıkları Söndür
English
English
Türkçe
Français
Español
Deutsch
Çeviri
Eş Anlamlılar
Cümleler
Araçlar
Kaynaklar
Hakkımızda
İletişim
Oturum Aç / Üye Ol
EN-TR
Türkçe - İngilizce
Almanca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İngilizce Eşanlam
Türkçe - İngilizce Cümleler
Türkçe - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
Almanca - İngilizce
Geçmişi Gizle
Geçmiş Detayları
Geçmişi Sil
Geçmiş :
commodore
cattled
double sharp
cross-stratification
bracketing
experta
program control division (pcd)
explayar
height complex
previous folder
supporting surface
delicate problem
reprehended
bounderish
software tool
influence commerce
heatable
fireback
undiminished
cantus
large powers
instinct
black scope
March
Geçmiş
Cümleler
"March"
teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 55 sonuç
Kategori
İngilizce
Türkçe
Yaygın Kullanım
1
Yaygın Kullanım
march
i.
yürüyüş (topluca)
2
Yaygın Kullanım
march
i.
mart ayı
3
Yaygın Kullanım
march
i.
marş
4
Yaygın Kullanım
march
i.
mart
5
Yaygın Kullanım
march
f.
yürüyüş yapmak (topluca)
Genel
6
Genel
march
i.
hudut
7
Genel
march
i.
gidiş
8
Genel
march
i.
sınır
9
Genel
march
i.
uygun adımla yürüyüş
10
Genel
march
i.
yılın üçüncü ayı
11
Genel
march
i.
yürüyüş
12
Genel
march
i.
ilerleme
13
Genel
march
i.
askeri yürüyüş
14
Genel
march
i.
yürünen mesafe
15
Genel
march
i.
mart ayı
16
Genel
march
i.
bir yürüyüşte kat edilen yol
17
Genel
march
i.
gelişme
18
Genel
march
i.
ilerleme
19
Genel
march
i.
yürüyüş marşı
20
Genel
march
i.
sınır boyunca uzanan toprak parçası
21
Genel
march
i.
hudut çizgisi
22
Genel
march
i.
uzun yürüyüş
23
Genel
march
i.
yorucu yürüyüş
24
Genel
march
i.
bir görevlini yetkili olduğu uzmanlık alanı
25
Genel
march
i.
hareket yönü
26
Genel
march
i.
rota
27
Genel
march
i.
izlenen yol
28
Genel
march
i.
gidişat
29
Genel
march
f.
yürüyüş yaptırmak
30
Genel
march
f.
yürümek
31
Genel
march
f.
ilerlemek
32
Genel
march
f.
yürütmek
33
Genel
march
f.
göndermek
34
Genel
march
f.
resmi geçit yaptırmak
35
Genel
march
f.
resmi geçit yapmak
36
Genel
march
f.
istikrarlı ve ritmik ilerlemesini sağlamak
37
Genel
march
f.
bitişik konumda olmak
38
Genel
march
f.
ortak sınıra sahip olmak
39
Genel
march
f.
paralel veya bitişik olarak uzanmak
40
Genel
march
f.
engin bir şekilde uzanmak
41
Genel
march
f.
uygun adım yürümek
42
Genel
march
f.
hışımla çıkmak
43
Genel
march
f.
ite kaka götürmek
Eğitim
44
Eğitim
march
i.
mimarlık mastırı
45
Eğitim
march
i.
mimarlıkta yüksek lisans derecesi
Tarih
46
Tarih
march
i.
markinin yönettiği sınır bölgesi
Coğrafya
47
Coğrafya
march
i.
ingiltere'de yerleşim yeri
48
Coğrafya
march
i.
morava nehri
49
Coğrafya
march
i.
doğu çekya'da doğup slovak kenti bratislava'nın yakınında tuna nehri'ne dökülen bir nehir
Meteoroloji
50
Meteoroloji
march
i.
gidiş
Askeri
51
Askeri
march
i.
yürüyüş
52
Askeri
march
i.
askerlerin, bandoların ve törene katılanların ritmik, düzenli ve resmi yürüyüşü
Spor
53
Spor
march
f.
ileriye adım atmak
İskambil
54
İskambil
march
i.
euchre adı verilen kağıt oyununda puan kazandırması muhtemel beş kartın tümünü aynı takımın alması
Müzik
55
Müzik
march
i.
marş
"March"
teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç
Kategori
İngilizce
Türkçe
Genel
1
Genel
march past
i.
geçit töreni
2
Genel
mid march
i.
mart'ın ortası
3
Genel
line of march
i.
yürüyüş hattı
4
Genel
the march of events
i.
olayların seyri
5
Genel
dead march
i.
cenaze marşı
6
Genel
funeral march
i.
cenaze marşı
7
Genel
independence march
i.
istiklal marşı
8
Genel
protest march
i.
gösteri yürüyüşü
9
Genel
forward march!
i.
marş
10
Genel
protest march
i.
protesto yürüyüşü
11
Genel
early-march
i.
mart başı
12
Genel
ides of march
i.
(roma takviminde) 15 mart
13
Genel
pride march
i.
onur yürüyüşü
14
Genel
death march
i.
ölüm marşı
15
Genel
demonstration march
i.
gösteri yürüyüşü
16
Genel
march 8 international women's day
i.
8 mart dünya emekçi kadınlar günü
17
Genel
recessional march
i.
tören alayında çalınan marş
18
Genel
march-past
i.
özellikle askeri birliklerin yer aldığı tören alayı veya geçit töreni
19
Genel
march-ward
i.
sınır bölgelerini koruyan kimse
20
Genel
march [obsolete]
i.
yabani kereviz
21
Genel
mid-march
i.
mart ayının ortası
22
Genel
mid-march
i.
mart ortası
23
Genel
grand march
i.
baloda tüm çiftlerin katıldığı törensel yürüyüş
24
Genel
march on
f.
ilerlemek
25
Genel
march with the times
f.
zamana ayak uydurmak
26
Genel
march on the american embassy
f.
abd büyükelçiliğine yürümek
27
Genel
march forward
f.
ilerlemek
28
Genel
march forward in time
f.
zamanla gelişmek
29
Genel
march towards record
f.
rekora yürümek
30
Genel
march towards record
f.
rekora gitmek
31
Genel
march towards record
f.
rekora koşmak
32
Genel
steal a march
f.
gizli bir şekilde ilerlemek
33
Genel
steal a march
f.
gizli bir şekilde üstünlük sağlamak
34
Genel
march [obsolete]
f.
statüye sahip olmak
35
Genel
march [obsolete]
f.
rütbesi olmak
36
Genel
march [obsolete]
f.
derecesi olmak
37
Genel
mad as a march hare
s.
zırdeli
38
Genel
march-mad
s.
aşırı tedbirsiz
39
Genel
march-mad
s.
delidolu
40
Genel
march-mad
s.
aşırı atılgan
41
Genel
mid-march
s.
mart ayının ortasında olan
42
Genel
mid-march
s.
mart ayının ortasında gerçekleşen
43
Genel
on the march
zf.
yürüyüş halinde
44
Genel
in march
zf.
martta
45
Genel
in march
zf.
mart ayında
46
Genel
mid-march
zf.
mart ortasında
47
Genel
mid-march
zf.
mart ayının ortasında
Öbek Fiiller
48
Öbek Fiiller
march against
f.
-e karşı yürümek (protesto amacıyla)
49
Öbek Fiiller
march past someone
f.
(geçit töreninde) birinin önünden geçmek
50
Öbek Fiiller
march with
f.
(mülk) yaklaşık olarak eşdeğer sınırlara sahip olmak
51
Öbek Fiiller
march alongside
f.
yan yana yürümek
52
Öbek Fiiller
march out
f.
dar bir geçitten çıkıp açıklık bir alana ilerlemek
53
Öbek Fiiller
march against (someone or something)
f.
(birine/bir şeye) karşı yürüyüş/gösteri yapmak
54
Öbek Fiiller
march against (someone or something)
f.
(birini/bir şeyi) protesto etmek
55
Öbek Fiiller
march against (someone or something)
f.
(birine/bir şeye) karşı yürümek (protesto amacıyla)
İfadeler
56
İfadeler
in the month of march
expr.
martta
57
İfadeler
in the month of march
expr.
mart ayında
58
İfadeler
beware the ides of march
expr.
ileride kötü şeylerin olacağını belirtmekte kullanılan deyim
59
İfadeler
beware the ides of march
expr.
kötü şeylerin habercisi
60
İfadeler
beware the ides of march
expr.
martın on beşine dikkat et
61
İfadeler
beware the ides of march
expr.
mart ayının on beşinden sakın
Atasözü
62
Atasözü
March comes in like lion and goes out like a lamb
mart aslan gibi gelir kuzu gibi gider
63
Atasözü
march comes in like a lion and goes out like a lamb
mart soğuk başlar ama sıcak biter
64
Atasözü
march comes in like a lion and goes out like a lamb
mart kapıdan baktırır kazma kürek yaktırır
Konuşma Dili
65
Konuşma Dili
march past
i.
resmi geçit
66
Konuşma Dili
on the march
expr.
hareket halinde
67
Konuşma Dili
on the march
expr.
yürüyüş halinde
Deyim
68
Deyim
the march of time
i.
zamanın su gibi akıp gidişi
69
Deyim
the march of time
i.
zamanın akışı
70
Deyim
the march of time
i.
zamanın ilerleyişi
71
Deyim
the march of time
i.
zamanın dur durak bilmeden ilerleyişi
72
Deyim
the march of time
i.
zamanın durmadan ilerleyişi/akışı
73
Deyim
the march of time
i.
zamanın durmaksızın akışı/ilerleyişi
74
Deyim
steal a march on
f.
baskın çıkmak
75
Deyim
steal a march on
f.
erken davranarak avantaj sağlamak
76
Deyim
steal a march on
f.
erken davranıp bir adım öne geçmek
77
Deyim
steal a march on
f.
erken davranarak ileri geçmek
78
Deyim
march to (the beat of) a different drummer
f.
ayrı telden çalmak
79
Deyim
march to a different tune
f.
ayrı telden çalmak
80
Deyim
march to a different drummer
f.
ayrı telden çalmak
81
Deyim
march in a single line
f.
tek sıra halinde yürümek
82
Deyim
march in single line
f.
tek sıra halinde yürümek
83
Deyim
march in a single file
f.
tek sıra halinde yürümek
84
Deyim
march in step with someone
f.
adım uydurmak
85
Deyim
march to a different tune (brit)
f.
farklı telden çalmak
86
Deyim
be on the march
f.
revaçta/popüler/yükselişte olmak
87
Deyim
march to a different drummer (us)
f.
farklı telden çalmak
88
Deyim
steal a march on somebody
f.
birinden önce davranıp avantaj kazanmak
89
Deyim
march to own drum
f.
standartlara uymayan bir şekilde hareket etmek
90
Deyim
march to the beat of one's own drum
f.
standartlara uymayan bir şekilde hareket etmek
91
Deyim
march to a different drummer
f.
farklı/ayrı bir yol tutturmak/izlemek
92
Deyim
march to a different drummer
f.
sıra dışı bir/hayat/yaşam tarzı seçmek
93
Deyim
march to a different beat
f.
aykırı olmak
94
Deyim
march to a different drummer
f.
aykırı olmak
95
Deyim
march to a different beat
f.
farklı/ayrı bir yol tutturmak/izlemek
96
Deyim
march to a different beat
f.
sıra dışı bir/hayat/yaşam tarzı seçmek
97
Deyim
march to a different drummer
f.
marjinal/farklı olmak
98
Deyim
march to a different beat
f.
marjinal/farklı olmak
99
Deyim
march to a different beat
f.
farklı/ayrı telden çalmak
100
Deyim
march to a different drummer
f.
farklı/ayrı telden çalmak
101
Deyim
steal a march over (someone or something)
f.
(birine/bir şeye) karşı beklenmedik bir avantaj elde etmek
102
Deyim
steal a march over (someone or something)
f.
erken davranarak (birinden/bir şeyden) bir adım öne geçmek
103
Deyim
steal the march over (someone or something)
f.
bir hamleyle (birinden/bir şeyden) avantajlı konuma geçmek
104
Deyim
steal a march upon (someone or something)
f.
(birine/bir şeye) karşı beklenmedik bir avantaj elde etmek
105
Deyim
steal a march upon (someone or something)
f.
bir hamleyle (birinden/bir şeyden) avantajlı konuma geçmek
106
Deyim
steal the march upon (someone or something)
f.
bir hamleyle (birinden/bir şeyden) avantajlı konuma geçmek
107
Deyim
steal a march over (someone or something)
f.
(birine/bir şeye) baskın çıkmak
108
Deyim
steal the march upon (someone or something)
f.
bir hamleyle (birinin/bir şeyin) bir adım önüne geçmek
109
Deyim
steal the march upon (someone or something)
f.
erken davranarak (birine/bir şeye) karşı avantaj sağlamak
110
Deyim
steal a march over (someone or something)
f.
bir hamleyle (birinin/bir şeyin) bir adım önüne geçmek
111
Deyim
steal a march over (someone or something)
f.
bir hamleyle (birinin/bir şeyin) önüne geçmek
112
Deyim
steal a march upon (someone or something)
f.
erken davranarak (birine/bir şeye) karşı avantaj sağlamak
113
Deyim
steal the march upon (someone or something)
f.
(birine/bir şeye) karşı beklenmedik bir avantaj elde etmek
114
Deyim
steal the march upon (someone or something)
f.
(birine/bir şeye) baskın çıkmak
115
Deyim
steal the march over (someone or something)
f.
bir hamleyle (birinin/bir şeyin) önüne geçmek
116
Deyim
steal the march upon (someone or something)
f.
bir hamleyle (birinin/bir şeyin) önüne geçmek
117
Deyim
steal the march over (someone or something)
f.
erken davranarak (birine/bir şeye) karşı avantaj sağlamak
118
Deyim
steal a march upon (someone or something)
f.
bir hamleyle (birinin/bir şeyin) önüne geçmek
119
Deyim
steal the march over (someone or something)
f.
bir hamleyle (birinin/bir şeyin) bir adım önüne geçmek
120
Deyim
steal the march upon (someone or something)
f.
erken davranarak (birinden/bir şeyden) bir adım öne geçmek
121
Deyim
steal a march upon (someone or something)
f.
erken davranarak (birinden/bir şeyden) bir adım öne geçmek
122
Deyim
steal a march upon (someone or something)
f.
bir hamleyle (birinin/bir şeyin) bir adım önüne geçmek
123
Deyim
steal the march over (someone or something)
f.
erken davranarak (birinden/bir şeyden) bir adım öne geçmek
124
Deyim
steal a march upon (someone or something)
f.
(birine/bir şeye) baskın çıkmak
125
Deyim
steal a march over (someone or something)
f.
bir hamleyle (birinden/bir şeyden) avantajlı konuma geçmek
126
Deyim
steal a march over (someone or something)
f.
erken davranarak (birine/bir şeye) karşı avantaj sağlamak
127
Deyim
steal the march over (someone or something)
f.
(birine/bir şeye) baskın çıkmak
128
Deyim
steal the march over (someone or something)
f.
(birine/bir şeye) karşı beklenmedik bir avantaj elde etmek
129
Deyim
march to (the beat of) a different drum
f.
topluma ayak uydurmamak
130
Deyim
march to (the beat of) a different drum
f.
standartlara uymamak
131
Deyim
march out of time (with someone or something)
f.
(birinin/bir şeyin) dışında hareket etmek
132
Deyim
march out of step (with someone or something)
f.
(birine/bir şeye) uymayı reddetmek
133
Deyim
march out of time (with someone or something)
f.
(biriyle/bir şeyle) senkronize olamamak
134
Deyim
march out of time
f.
zamanlamasını kaçırmak
135
Deyim
march to (one's) own beat
f.
standartlara uymamak
136
Deyim
march out of time (with someone or something)
f.
(birinin/bir şeyin) ritmini tutturamamak
137
Deyim
march to (one's) own beat
f.
marjinal/farklı davranmak
138
Deyim
march to (one's) own beat
f.
aykırı olmak/davranmak
139
Deyim
march out of step (with someone or something)
f.
(birinin/bir şeyin) zamanlamasını tutturamamak
140
Deyim
march out of time (with someone or something)
f.
(birinin/bir şeyin) ritminin dışına çıkmak
141
Deyim
march in time (with someone or something)
f.
(biriyle/bir şeyle) aynı ritimde yürümek
142
Deyim
march to (the beat of) a different drum
f.
toplumsal normlara uymamak
143
Deyim
march out of step (with someone or something)
f.
(birine/bir şeye) göre hareket etmeyi reddetmek
144
Deyim
march to (the beat of) a different drum
f.
farklı olmak/hareket etmek
145
Deyim
march out of step (with someone or something)
f.
(biriyle/bir şeyle) senkronu kaçırmak
146
Deyim
march out of step (with someone or something)
f.
(birinden/bir şeyden) farklı davranmak
147
Deyim
march out of step (with someone or something)
f.
(birinin/bir şeyin) adımlarını kaçırmak
148
Deyim
march out of time (with someone or something)
f.
(birinin/bir şeyin) zamanlamasını tutturamamak
149
Deyim
march to (one's) own beat
f.
bildiğini okumak
150
Deyim
march out of time (with someone or something)
f.
(birinin/bir şeyin) adımlarını kaçırmak
×
Pronunciation in context (
out of
)
Pronunciation of March
×
Terim Seçenekleri
Çeviri Öner / Düzelt
Fransızca İngilizce Sözlük
İspanyolca İngilizce Sözlük
Almanca İngilizce Sözlük
İngilizce Eş Anlamlılar Sözlük
Google Images
Merriam Webster
Dictionary.com
The Free Dictionary
Abbreviations
Wikipedia in English
Wikipedia in Turkish
Urban Dictionary
German, LEO
Chinese, Dict.Cn
Spanish, SpanishDict
Russian, Multitran.ru
Medical, MedicineNet
İşaret Dili, Signing Savvy