March - Türkçe İngilizce Sözlük

March

"March" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 55 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
march i. yürüyüş (topluca)
march i. mart ayı
march i. marş
march i. mart
march f. yürüyüş yapmak (topluca)
Genel
march i. hudut
march i. gidiş
march i. sınır
march i. uygun adımla yürüyüş
march i. yılın üçüncü ayı
march i. yürüyüş
march i. ilerleme
march i. askeri yürüyüş
march i. yürünen mesafe
march i. mart ayı
march i. bir yürüyüşte kat edilen yol
march i. gelişme
march i. ilerleme
march i. yürüyüş marşı
march i. sınır boyunca uzanan toprak parçası
march i. hudut çizgisi
march i. uzun yürüyüş
march i. yorucu yürüyüş
march i. bir görevlini yetkili olduğu uzmanlık alanı
march i. hareket yönü
march i. rota
march i. izlenen yol
march i. gidişat
march f. yürüyüş yaptırmak
march f. yürümek
march f. ilerlemek
march f. yürütmek
march f. göndermek
march f. resmi geçit yaptırmak
march f. resmi geçit yapmak
march f. istikrarlı ve ritmik ilerlemesini sağlamak
march f. bitişik konumda olmak
march f. ortak sınıra sahip olmak
march f. paralel veya bitişik olarak uzanmak
march f. engin bir şekilde uzanmak
march f. uygun adım yürümek
march f. hışımla çıkmak
march f. ite kaka götürmek
Eğitim
march i. mimarlık mastırı
march i. mimarlıkta yüksek lisans derecesi
Tarih
march i. markinin yönettiği sınır bölgesi
Coğrafya
march i. ingiltere'de yerleşim yeri
march i. morava nehri
march i. doğu çekya'da doğup slovak kenti bratislava'nın yakınında tuna nehri'ne dökülen bir nehir
Meteoroloji
march i. gidiş
Askeri
march i. yürüyüş
march i. askerlerin, bandoların ve törene katılanların ritmik, düzenli ve resmi yürüyüşü
Spor
march f. ileriye adım atmak
İskambil
march i. euchre adı verilen kağıt oyununda puan kazandırması muhtemel beş kartın tümünü aynı takımın alması
Müzik
march i. marş

"March" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
march past i. geçit töreni
mid march i. mart'ın ortası
line of march i. yürüyüş hattı
the march of events i. olayların seyri
dead march i. cenaze marşı
funeral march i. cenaze marşı
independence march i. istiklal marşı
protest march i. gösteri yürüyüşü
forward march! i. marş
protest march i. protesto yürüyüşü
early-march i. mart başı
ides of march i. (roma takviminde) 15 mart
pride march i. onur yürüyüşü
death march i. ölüm marşı
demonstration march i. gösteri yürüyüşü
march 8 international women's day i. 8 mart dünya emekçi kadınlar günü
recessional march i. tören alayında çalınan marş
march-past i. özellikle askeri birliklerin yer aldığı tören alayı veya geçit töreni
march-ward i. sınır bölgelerini koruyan kimse
march [obsolete] i. yabani kereviz
mid-march i. mart ayının ortası
mid-march i. mart ortası
grand march i. baloda tüm çiftlerin katıldığı törensel yürüyüş
march on f. ilerlemek
march with the times f. zamana ayak uydurmak
march on the american embassy f. abd büyükelçiliğine yürümek
march forward f. ilerlemek
march forward in time f. zamanla gelişmek
march towards record f. rekora yürümek
march towards record f. rekora gitmek
march towards record f. rekora koşmak
steal a march f. gizli bir şekilde ilerlemek
steal a march f. gizli bir şekilde üstünlük sağlamak
march [obsolete] f. statüye sahip olmak
march [obsolete] f. rütbesi olmak
march [obsolete] f. derecesi olmak
mad as a march hare s. zırdeli
march-mad s. aşırı tedbirsiz
march-mad s. delidolu
march-mad s. aşırı atılgan
mid-march s. mart ayının ortasında olan
mid-march s. mart ayının ortasında gerçekleşen
on the march zf. yürüyüş halinde
in march zf. martta
in march zf. mart ayında
mid-march zf. mart ortasında
mid-march zf. mart ayının ortasında
Öbek Fiiller
march against f. -e karşı yürümek (protesto amacıyla)
march past someone f. (geçit töreninde) birinin önünden geçmek
march with f. (mülk) yaklaşık olarak eşdeğer sınırlara sahip olmak
march alongside f. yan yana yürümek
march out f. dar bir geçitten çıkıp açıklık bir alana ilerlemek
march against (someone or something) f. (birine/bir şeye) karşı yürüyüş/gösteri yapmak
march against (someone or something) f. (birini/bir şeyi) protesto etmek
march against (someone or something) f. (birine/bir şeye) karşı yürümek (protesto amacıyla)
İfadeler
in the month of march expr. martta
in the month of march expr. mart ayında
beware the ides of march expr. ileride kötü şeylerin olacağını belirtmekte kullanılan deyim
beware the ides of march expr. kötü şeylerin habercisi
beware the ides of march expr. martın on beşine dikkat et
beware the ides of march expr. mart ayının on beşinden sakın
Atasözü
March comes in like lion and goes out like a lamb mart aslan gibi gelir kuzu gibi gider
march comes in like a lion and goes out like a lamb mart soğuk başlar ama sıcak biter
march comes in like a lion and goes out like a lamb mart kapıdan baktırır kazma kürek yaktırır
Konuşma Dili
march past i. resmi geçit
on the march expr. hareket halinde
on the march expr. yürüyüş halinde
Deyim
the march of time i. zamanın su gibi akıp gidişi
the march of time i. zamanın akışı
the march of time i. zamanın ilerleyişi
the march of time i. zamanın dur durak bilmeden ilerleyişi
the march of time i. zamanın durmadan ilerleyişi/akışı
the march of time i. zamanın durmaksızın akışı/ilerleyişi
steal a march on f. baskın çıkmak
steal a march on f. erken davranarak avantaj sağlamak
steal a march on f. erken davranıp bir adım öne geçmek
steal a march on f. erken davranarak ileri geçmek
march to (the beat of) a different drummer f. ayrı telden çalmak
march to a different tune f. ayrı telden çalmak
march to a different drummer f. ayrı telden çalmak
march in a single line f. tek sıra halinde yürümek
march in single line f. tek sıra halinde yürümek
march in a single file f. tek sıra halinde yürümek
march in step with someone f. adım uydurmak
march to a different tune (brit) f. farklı telden çalmak
be on the march f. revaçta/popüler/yükselişte olmak
march to a different drummer (us) f. farklı telden çalmak
steal a march on somebody f. birinden önce davranıp avantaj kazanmak
march to own drum f. standartlara uymayan bir şekilde hareket etmek
march to the beat of one's own drum f. standartlara uymayan bir şekilde hareket etmek
march to a different drummer f. farklı/ayrı bir yol tutturmak/izlemek
march to a different drummer f. sıra dışı bir/hayat/yaşam tarzı seçmek
march to a different beat f. aykırı olmak
march to a different drummer f. aykırı olmak
march to a different beat f. farklı/ayrı bir yol tutturmak/izlemek
march to a different beat f. sıra dışı bir/hayat/yaşam tarzı seçmek
march to a different drummer f. marjinal/farklı olmak
march to a different beat f. marjinal/farklı olmak
march to a different beat f. farklı/ayrı telden çalmak
march to a different drummer f. farklı/ayrı telden çalmak
steal a march over (someone or something) f. (birine/bir şeye) karşı beklenmedik bir avantaj elde etmek
steal a march over (someone or something) f. erken davranarak (birinden/bir şeyden) bir adım öne geçmek
steal the march over (someone or something) f. bir hamleyle (birinden/bir şeyden) avantajlı konuma geçmek
steal a march upon (someone or something) f. (birine/bir şeye) karşı beklenmedik bir avantaj elde etmek
steal a march upon (someone or something) f. bir hamleyle (birinden/bir şeyden) avantajlı konuma geçmek
steal the march upon (someone or something) f. bir hamleyle (birinden/bir şeyden) avantajlı konuma geçmek
steal a march over (someone or something) f. (birine/bir şeye) baskın çıkmak
steal the march upon (someone or something) f. bir hamleyle (birinin/bir şeyin) bir adım önüne geçmek
steal the march upon (someone or something) f. erken davranarak (birine/bir şeye) karşı avantaj sağlamak
steal a march over (someone or something) f. bir hamleyle (birinin/bir şeyin) bir adım önüne geçmek
steal a march over (someone or something) f. bir hamleyle (birinin/bir şeyin) önüne geçmek
steal a march upon (someone or something) f. erken davranarak (birine/bir şeye) karşı avantaj sağlamak
steal the march upon (someone or something) f. (birine/bir şeye) karşı beklenmedik bir avantaj elde etmek
steal the march upon (someone or something) f. (birine/bir şeye) baskın çıkmak
steal the march over (someone or something) f. bir hamleyle (birinin/bir şeyin) önüne geçmek
steal the march upon (someone or something) f. bir hamleyle (birinin/bir şeyin) önüne geçmek
steal the march over (someone or something) f. erken davranarak (birine/bir şeye) karşı avantaj sağlamak
steal a march upon (someone or something) f. bir hamleyle (birinin/bir şeyin) önüne geçmek
steal the march over (someone or something) f. bir hamleyle (birinin/bir şeyin) bir adım önüne geçmek
steal the march upon (someone or something) f. erken davranarak (birinden/bir şeyden) bir adım öne geçmek
steal a march upon (someone or something) f. erken davranarak (birinden/bir şeyden) bir adım öne geçmek
steal a march upon (someone or something) f. bir hamleyle (birinin/bir şeyin) bir adım önüne geçmek
steal the march over (someone or something) f. erken davranarak (birinden/bir şeyden) bir adım öne geçmek
steal a march upon (someone or something) f. (birine/bir şeye) baskın çıkmak
steal a march over (someone or something) f. bir hamleyle (birinden/bir şeyden) avantajlı konuma geçmek
steal a march over (someone or something) f. erken davranarak (birine/bir şeye) karşı avantaj sağlamak
steal the march over (someone or something) f. (birine/bir şeye) baskın çıkmak
steal the march over (someone or something) f. (birine/bir şeye) karşı beklenmedik bir avantaj elde etmek
march to (the beat of) a different drum f. topluma ayak uydurmamak
march to (the beat of) a different drum f. standartlara uymamak
march out of time (with someone or something) f. (birinin/bir şeyin) dışında hareket etmek
march out of step (with someone or something) f. (birine/bir şeye) uymayı reddetmek
march out of time (with someone or something) f. (biriyle/bir şeyle) senkronize olamamak
march out of time f. zamanlamasını kaçırmak
march to (one's) own beat f. standartlara uymamak
march out of time (with someone or something) f. (birinin/bir şeyin) ritmini tutturamamak
march to (one's) own beat f. marjinal/farklı davranmak
march to (one's) own beat f. aykırı olmak/davranmak
march out of step (with someone or something) f. (birinin/bir şeyin) zamanlamasını tutturamamak
march out of time (with someone or something) f. (birinin/bir şeyin) ritminin dışına çıkmak
march in time (with someone or something) f. (biriyle/bir şeyle) aynı ritimde yürümek
march to (the beat of) a different drum f. toplumsal normlara uymamak
march out of step (with someone or something) f. (birine/bir şeye) göre hareket etmeyi reddetmek
march to (the beat of) a different drum f. farklı olmak/hareket etmek
march out of step (with someone or something) f. (biriyle/bir şeyle) senkronu kaçırmak
march out of step (with someone or something) f. (birinden/bir şeyden) farklı davranmak
march out of step (with someone or something) f. (birinin/bir şeyin) adımlarını kaçırmak
march out of time (with someone or something) f. (birinin/bir şeyin) zamanlamasını tutturamamak
march to (one's) own beat f. bildiğini okumak
march out of time (with someone or something) f. (birinin/bir şeyin) adımlarını kaçırmak