Par - Türkçe İngilizce Sözlük

Par

"Par" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 35 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
par i. başabaş olma
par i. kur
par i. itibari değer
par i. ortalama
par i. vasat
par f. (golf) topun pata alanına girmesi için gereken vuruşa denk skor yapmak
par f. eş değer tutmak
par s. yeterli
par s. normal
par s. başa baş
par s. standart değere ait
par s. standart değer ile ilgili
par s. normal düzey ile ilgili
par s. normal düzeye ait
par s. ortalama
Ticaret/Ekonomi
par i. denge
par i. değerli kağıtların üzerinde yazılı değerleri
par i. eşitlik
par i. nominal değer
par i. darphane paritesi
par i. bir ülkenin yerleşik para birimi değeri
par i. kura göre belirlenen değer
par i. kura göre belirlenen fiyat
par i. standart değer
par s. başa baş durumunda olma
par s. nominal
par s. para biriminin nominal değerine ait
par s. para biriminin nominal değeri ile ilgili
par expr. başa baş
par expr. başabaş
Teknik
par i. itibari kıymet
par i. nominal değer
Coğrafya
par i. cornwall'da bir sahil kasabası
Spor
par i. (golf) topun pata alanına girmesi için gereken vuruş sayısı
par i. (golf) topun pata alanına girmesi için gereken vuruş sayısına denk skor

"Par" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 4 sonuç

Türkçe İngilizce
Bilgisayar
par lum i.
Deniz Biyolojisi
par parr i.
par hepper i.
par brandling i.

"Par" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
nominal par i. nominal değer
nominal par i. itibari değer
par [uk] i. paragraf
be up to par f. her zamanki seviyede olmak
be on a par with f. eşit olmak
be on a par with someone f. aynı kulvarda olmak
put on par with f. eşdeğer tutmak
be put on par with f. eşdeğer tutulmak
par excellence s. mükemmel
up to par s. normal
up to par s. yeterli
below par s. başa baştan aşağı
no-par s. itibari değeri olmayan
no-par s. nominal değeri olmayan
par excellence s. türünün en iyisi
below par zf. normalin altında
at par zf. resmi değerinde
below par zf. başa başın altında
at par zf. başa baştan
at par zf. başa baş
under par zf. süngüsü düşük
below the par zf. seviyenin altında
at par zf. başabaş
par excellence zf. saygın şekilde
par excellence zf. en üst seviyede
par excellence zf. en üstün şekilde
on par with ed. ile eşit düzeyde
on a par with ed. eşit
on a par with ed. eşit derecede veya kıymette
par- ök. (metamorfik kayaçta) orijinal tortudan gelişen anlamına gelen ön ek
par- ök. dışı anlamına gelen ön ek
par- ök. parazitik anlamına gelen ön ek
par- ök. ortak anlamına gelen ön ek
par- ök. neredeyse anlamına gelen ön ek
par- ök. parazitli anlamına gelen ön ek
par- ök. ötesi anlamına gelen ön ek
par- ök. bir yapım eki
par- ök. … ile izomerik anlamına gelen ön ek
par- ök. anormal anlamına gelen ön ek
par- ök. düzensiz durum anlamına gelen ön ek
par- ök. anormallik anlamına gelen ön ek
par- ök. yardımcı anlamına gelen ön ek
par- ök. yakından ilişkili anlamına gelen ön ek
par- ök. sapıklık anlamına gelen ön ek
par- ök. paralel anlamına gelen ön ek
par- ök. hasarlı durum anlamına gelen ön ek
par- ök. … ile birlikte anlamına gelen ön ek
par- ök. (özellikle hastalık adlarında) gerçek türe yakından benzeyen anlamına gelen ön ek
par- ök. gelişmemiş anlamına gelen ön ek
par- ök. bozuk durum anlamına gelen ön ek
par- ök. … ile polimerik anlamına gelen ön ek
par- ök. yanında anlamına gelen ön ek
par- ök. (iki karbon atomu tarafından ayrılan) benzen halkasının iki zıt pozisyon ilişkisi anlamına gelen ön ek
İfadeler
on par (with someone or something) expr. (biriyle/bir şeyle) aynı düzeyde
on par (with someone or something) expr. (biriyle/bir şeyle) eşit
on par (with someone or something) expr. (birine/bir şeye) eşdeğer
on par (with someone or something) expr. (biriyle/bir şeyle) aynı değerde
on par (with someone or something) expr. (biriyle/bir şeyle) aynı kulvarda
on par (with someone or something) expr. (birine/bir şeye) denk
Konuşma Dili
par for the course i. bunun olması normal
par for the course i. ortalama
be below par f. alışılmışın/normalin altında olmak
be below par f. ortalamanın altında olmak/kalmak
be below par f. vasatın altında olmak
be below par f. istendiği/beklendiği/gerektiği kadar iyi olmamak
on a par expr. aynı düzeyde
on a par expr. eşit derecede
on a par expr. eşit değerde
par for the course expr. olağan (olumsuz bir şey için)
par for the course expr. beklenen (olumsuz bir şey için)
par for the course expr. beklendiği gibi
par for the course expr. normal
par for the course expr. umulandan farklı değil
par for the course expr. beklenenden farklı değil
Deyim
be under par f. alışılmışın/normalin altında olmak
be below/under par f. ortalamanın altında olmak/kalmak
be below/under par f. alışılmışın/normalin altında olmak
be under par f. istendiği/beklendiği/gerektiği kadar iyi olmamak
be below/under par f. vasatın altında olmak
be under par f. ortalamanın altında olmak/kalmak
be below/under par f. istendiği/beklendiği/gerektiği kadar iyi olmamak
be under par f. vasatın altında olmak
be above par f. her zamankinden daha iyi olmak
be above par f. paritenin üstünde olmak
be above par f. normalin/ortalamanın üstünde olmak
be on a par with somebody/something f. biriyle/bir şeyle aynı kulvarda olmak
be on a par with somebody/something f. biriyle/bir şeyle aynı düzeyde olmak
be on a par with somebody/something f. biriyle/bir şeyle eşit olmak
be (about) par for the course f. beklendiği gibi olmak (olumsuz anlamda)
be par for the course f. normal olmak (olumsuz anlamda)
be par for the course f. her zamanki gibi olmak (olumsuz anlamda)
be (about) par for the course f. normal olmak (olumsuz anlamda)
be (about) par for the course f. hiç şaşırtıcı olmamak
be par for the course f. hiç şaşırtıcı olmamak
be par for the course f. beklendiği gibi olmak (olumsuz anlamda)
be (about) par for the course f. her zamanki gibi olmak (olumsuz anlamda)
be above par f. her zamankinin üstünde olmak
be up to par f. kabul edilebilir düzeyde olmak
be up to par f. her zamankinden daha iyi olmak
be above par f. her zamankinden daha iyi olmak
be up to par f. beklenen düzeyde olmak
be above par f. beklenen düzeyde olmak
be above par f. kabul edilebilir düzeyde olmak
be above par f. yeterli düzeyde olmak
be up to par f. yeterli düzeyde olmak
be up to par f. her zamankinin üstünde olmak
above par s. her zamankinden daha iyi
above par s. normalin üstünde
below par expr. istenenin/beklenenin altında
below par expr. ortalamanın altında
below par expr. gerekenin altında
below par expr. istenen/beklenen düzeyin altında
below par expr. vasatın altında
not up to par expr. yetersiz
not up to par expr. pek iyi değil
not up to par expr. beklenen/gereken düzeyde değil
not up to par expr. tatmin edici değil
not up to par expr. beklenenin altında
not up to par expr. beklendiği gibi değil
on a par with (someone or something) expr. (biriyle/bir şeyle) aynı kulvarda
on a par with (someone or something) expr. (birine/bir şeye) denk
on a par with (someone or something) expr. (biriyle/bir şeyle) eşit
on a par with (someone or something) expr. (biriyle/bir şeyle) aynı değerde
on a par with (someone or something) expr. (biriyle/bir şeyle) aynı düzeyde
Ticaret/Ekonomi
par value i. yazılı değer
par exchange rate i. par değer kuru
par value of a currency i. paranın par değeri
at par i. başa baş değeri
mint par of exchange i. darphane kambiyo parkesi
bond issued at par i. nominal değeri üzerinden ihraç edilmiş tahvil
below par i. bir borç senedi ya da tahvilin piyasa fiyatının nominal değerinin altında bulunması
par value i. hisse senedi veya başka bir borç senedinin yüzünde kayıtlı değer
par of exchange i. bir para biriminin bir başka para birimi nezdindeki tanınmış değeri
par value of common stock i. adi hisse senedinin nominal değeri
par value of a currency i. başa baş değer
below par i. nominal değerden aşağı
par stock i. nominal değerden çıkartılmış hisse senedi
par value $ i. usd nominal değeri haiz
at par break even analysis i. başabaş analizi
par remittance i. bir çekin parite üzerinden havalesi
par value i. başabaş değer
par bond i. başa baş tahvil
par stock i. üzerinde yazılı değerden çıkartılmış hisse senedi
par exchange rate i. dövizin serbest piyasa fiyatı
par exchange rate i. başabaş döviz kuru
at par i. parite değeri
security issue at par i. nominal değeri üzerinden menkul değer ihracı
par value of a currency i. ulusal bir paranın altın cinsinden değeri ımf
par of exchange i. kambiyo değişim birimi
par value i. saymaca değer