adequate - Türkçe İngilizce Sözlük

adequate

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

adequate — Definition

Anlamı ve Tanımı:
yeterli, kâfi, uygun
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈædɪkwət/ – BrE /ˈædɪkwət/)
Terim Türü:
Sıfat
İhtiyacı karşılayacak ölçüde yeterli olanı, “tam yerinde asgari seviye”yi niteleyen sözcüktür. Latince adaequare kökünden gelir; modern kullanımda adequate, çoğu zaman “mükemmel” değil ama “iş görür ve standardı tutturur” anlamıyla rapor dilinde kritik bir eşik kelimesi gibi durur.
Eş Anlamlılar:
sufficient, satisfactory, acceptable
Zıt Anlamlılar:
inadequate, insufficient, deficient

"adequate" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 19 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
adequate s. yeterli
His performance was barely adequate to meet our demands.
Performansı bizim taleplerimizi karşılamaya zar zor yetiyordu.

More Sentences
adequate s. kafi
adequate s. elverişli
Genel
adequate s. yeterli
His performance was barely adequate to meet our demands.
Performansı bizim taleplerimizi karşılamaya zar zor yetiyordu.

More Sentences
adequate s. uygun
Check the equipment to ensure it is adequate for your needs.
İhtiyaçlarınıza uygun olduğundan emin olmak için ekipmanı kontrol edin.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
adequate s. yeterli
His performance was barely adequate to meet our demands.
Performansı bizim taleplerimizi karşılamaya zar zor yetiyordu.

More Sentences
Teknik
adequate s. uygun
Check the equipment to ensure it is adequate for your needs.
İhtiyaçlarınıza uygun olduğundan emin olmak için ekipmanı kontrol edin.

More Sentences
Bilgisayar
adequate s. yeterli
His performance was barely adequate to meet our demands.
Performansı bizim taleplerimizi karşılamaya zar zor yetiyordu.

More Sentences
Genel
adequate s. ehven
adequate s. kifayetli
adequate s. münasip
adequate s. yeter
adequate s. ortalamanın üstü
adequate s. ne iyi ne kötü
adequate s. kabul edilebilir
adequate s. kâfi
Ticaret/Ekonomi
adequate s. kafi
adequate s. yetecek kadar
Bilgisayar
adequate s. upuygun

"adequate" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 59 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
adequate consideration i. yeterli oranda düşünme
adequate consideration i. yeterli derecede düşünme
more than adequate i. yeterinden fazlası
adequate cooking i. yeterince pişirme
adequate amount i. yeterli miktar
adequate explanation i. yeterli açıklama
adequate information i. yeterli bilgi
adequate image drawing i. yeterli görünüş çizimi
be adequate f. ihtiyacı karşılamak
find adequate f. yeterli görmek
find adequate f. yeterli bulmak
more than adequate s. gereğinden fazla
adequate to s. e uygun
adequate to s. muktedir
adequate to s. gücü yeter
adequate to s. liyakatli
adequate to s. layık
adequate to s. kapasiteye sahip
adequate to s. ehliyetli
in adequate quality zf. yeterli kalitede
Ticaret/Ekonomi
adequate pay i. ecri misil
adequate sample i. uygun örnek
adequate sample i. uygun numune
adequate price i. değer pahası
Hukuk
without adequate remedy at law i. kanuni yolların kısıtlı olması
adequate pay i. ecrimisil
adequate price i. ecri misil
adequate causality i. uygun nedensellik
adequate causality i. yeterli illiyet
adequate evidence i. yeterli delil
adequate evidence i. yeterli kanıt
adequate cause i. yeterli neden
adequate care i. orta derecede dikkat
adequate care i. yeterli dikkat ve ihtimam
adequate cause i. kafi sebep
adequate care i. orta derecede ihtimam
without adequate remedy at law i. kanunda yeterli çare olmaması
adequate consideration i. yeterli ivaz/bedel
adequate remuneration i. uygun bedel
Siyasal
adequate safeguards i. yeterli koruma önlemleri
Teknik
adequate strength i. uygun dayanım
adequate strength i. yeterli dayanım
Havacılık
adequate warning time i. yeterli uyarı zamanı
Denizcilik
adequate temperature for sea bathing i. denize girmek için uygun su sıcaklığı
Medikal
adequate level of protection i. yeterli derecede koruma
adequate care i. yeterli bakım
adequate oxygenation i. yeterli oksijenlenme
adequate medical care i. yeterli tıbbi bakım
adequate bone marrow i. yeterli kemik iliği
adequate respiration i. yeterli solunum
adequate caloric intake i. yeterli kalori alımı
adequate and balanced nutrition i. yeterli ve dengeli beslenme
Psikoloji
adequate treatment analysis i. yeterli tedavi analizi
adequate sample i. yeterli örneklem
İstatistik
adequate subset i. uygun altküme
Çevre
adequate tariff structure i. uygun tarife yapısı
Askeri
lack adequate mobility i. yeterli hareket yeteneği eksikliği
Modern Argo
adequate tittage s. idare eder
adequate tittage s. yeterli