deficient - Türkçe İngilizce Sözlük

deficient

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

deficient — Definition

Anlamı ve Tanımı:
eksik, yetersiz, noksan
Okunuş (IPA):
(AmE /dɪˈfɪʃənt/ – BrE /dɪˈfɪʃənt/)
Terim Türü:
Sıfat
Standart veya ihtiyaç duyulan seviyenin altında kalan durumu niteleyen sözcüktür; tıbben “deficient in vitamin D” gibi kalıplarla sık kullanılır. Latince deficere kökünden türemiştir; modern İngilizcede hem maddi eksiklik hem de işlevsel yetersizlik için ölçü ve norm fikrini çağırır.
Eş Anlamlılar:
inadequate, insufficient
Zıt Anlamlılar:
adequate, sufficient

"deficient" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 17 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
deficient s. eksik
Vitamin deficient patients almost always have allergies.
Vitamin eksikliği olan hastaların neredeyse her zaman alerjileri vardır.

More Sentences
Genel
deficient s. eksik
Vitamin deficient patients almost always have allergies.
Vitamin eksikliği olan hastaların neredeyse her zaman alerjileri vardır.

More Sentences
deficient s. eksik kalan
This act aims to make some improvements to our most deficient services.
Bu kanun, en eksik kalan hizmetlerimiz üzerinde bazı iyileştirmeler yapmayı amaçlamaktadır.

More Sentences
deficient s. yetersiz
Over time, the various voting values tend to consolidate deficient corporate structures.
Zaman içinde çeşitli oy değerleri yetersiz kurumsal yapıları konsolide etme eğilimindedir.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
deficient s. eksik
Vitamin deficient patients almost always have allergies.
Vitamin eksikliği olan hastaların neredeyse her zaman alerjileri vardır.

More Sentences
Medikal
deficient s. yetersiz
Over time, the various voting values tend to consolidate deficient corporate structures.
Zaman içinde çeşitli oy değerleri yetersiz kurumsal yapıları konsolide etme eğilimindedir.

More Sentences
Genel
deficient s. kifayetsiz
deficient s. açık
deficient s. zayıf
deficient s. güdük
deficient s. gerekli
deficient s. noksan
Ticaret/Ekonomi
deficient s. kusurlu
deficient s. tamamlanmamış
Hukuk
deficient s. ayıplı
Medikal
deficient s. noksan
Osmanlıca
deficient s. muallel

"deficient" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 23 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
deficient amount i. açık
deficient amount i. açık miktarı (hesapta)
be deficient in f. - de eksik olmak
mentally deficient s. zihinsel özürlü
mentally deficient s. geri zekalı
culturally deficient s. kültürel açıdan eksik kalmış
culturally deficient s. kültürel açıdan yetersiz
Ticaret/Ekonomi
deficient amount i. açık
deficient demand theories i. eksik tüketim teorileri
deficient amount i. gerekli miktar
demand-deficient unemployment i. eksik talep işsizliği
faulty, defective and deficient s. hatalı, kusurlu ve eksik
Teknik
electron deficient covalent bond i. elektron eksikli ortaklaşım bağı
metal-deficient oxides i. metal eksikli oksitler
Bilgisayar
data deficient i. eksik veri
İnşaat
deficient work i. eksik iş
Medikal
hepatophosphorilase deficient glycogenosis i. hepatofosforilaz yokluğu glikojenozisi
oxygen deficient atmosphere i. oksijenden yetersiz atmosfer
gene-deficient mice i. geni baskılanan fareler
immune-deficient s. immün yetmezliği bulunan
immune-deficient s. bağışıklık yetmezliği bulunan
immune-deficient s. bağışıklığı yetersiz
Çevre
species of global conservation concern, i.e. classified as globally threatened, near threatened or data deficient in the IUCN Red List i. iucn tarafından tehlike altında, neredeyse tehlike altında ya da yetersiz veri olarak sınıflandırılmış türler