agent - Türkçe İngilizce Sözlük

agent

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

agent — Definition

Anlamı ve Tanımı:
temsilci, ajan, etken
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈeɪdʒənt/ – BrE /ˈeɪdʒənt/)
Terim Türü:
İsim: agent (agents)
Birinin adına hareket eden temsilciyi; kimyada/biolojide etki yaratan etkeni ifade eden sözcüktür. Latince agens (“etki eden”) kökünden gelmektedir ve hem istihbarat hem bilim dilinde teknikleşmiştir.
Eş Anlamlılar:
representative, operative, factor
Zıt Anlamlılar:
principal, bystander, nonparticipant

"agent" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 68 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
agent i. ajan
Brokers in the arms trade are quite unique agents.
Silah ticaretindeki simsarlar oldukça benzersiz ajanlardır.

More Sentences
agent i. temsilci
I have a meeting with our agent in Athens.
Atina'daki temsilcimizle bir toplantım var.

More Sentences
agent i. vekil
Our company's agent in Rio will meet you at the airport.
Firmamızın Rio'daki vekili sizi havaalanında karşılayacak.

More Sentences
Genel
agent i. birim
The economy has not yet reached a sufficient degree of stability to allow for medium-term planning of economic agents.
Ekonomi, ekonomik birimlerin orta vadeli planlamasına izin verecek yeterli istikrar derecesine henüz ulaşmamıştır.

More Sentences
agent i. temsilci
I have a meeting with our agent in Athens.
Atina'daki temsilcimizle bir toplantım var.

More Sentences
agent i. etken
There is still an ongoing discussion whether the responsible agent is close to the common cold or coronavirus.
Sorumlu etkenin soğuk algınlığına mı yoksa koronavirüse mi yakın olduğu konusunda hala devam eden bir tartışma var.

More Sentences
agent i. aracı
Startups are the primary agents of innovation.
Startup'lar inovasyonun birincil aracılarıdır.

More Sentences
agent i. acenta
If you need help, an education agent may be able to assist you.
Yardıma ihtiyacınız varsa, bir eğitim acentesi size yardımcı olabilir.

More Sentences
agent i. vekil
Our company's agent in Rio will meet you at the airport.
Firmamızın Rio'daki vekili sizi havaalanında karşılayacak.

More Sentences
agent i. unsur
Women should be seen as key agents for security.
Kadınlar güvenlik için kilit unsurlar olarak görülmelidir.

More Sentences
agent i. casus
Tom is an FBI agent.
Tom bir FBI casusudur.

More Sentences
agent i. acente
Recruiting and retaining the best agents is one of the top priorities of every successful brokerage.
En iyi acenteleri işe almak ve elde tutmak, her başarılı komisyonculuğun en önemli önceliklerinden biridir.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
agent i. acente
Recruiting and retaining the best agents is one of the top priorities of every successful brokerage.
En iyi acenteleri işe almak ve elde tutmak, her başarılı komisyonculuğun en önemli önceliklerinden biridir.

More Sentences
agent i. ajan
Brokers in the arms trade are quite unique agents.
Silah ticaretindeki simsarlar oldukça benzersiz ajanlardır.

More Sentences
agent i. memur
Case agent at Norfolk sounds pretty green.
Norfolk'takı davaya bakan memur epey acemi geldi.

More Sentences
agent i. temsilci
I have a meeting with our agent in Athens.
Atina'daki temsilcimizle bir toplantım var.

More Sentences
agent i. vekil
Our company's agent in Rio will meet you at the airport.
Firmamızın Rio'daki vekili sizi havaalanında karşılayacak.

More Sentences
Hukuk
agent i. temsilci
I have a meeting with our agent in Athens.
Atina'daki temsilcimizle bir toplantım var.

More Sentences
Siyasal
agent i. ajan
Brokers in the arms trade are quite unique agents.
Silah ticaretindeki simsarlar oldukça benzersiz ajanlardır.

More Sentences
agent i. aktör
Social agents, who need to be convinced, also have an important role to play.
İkna edilmesi gereken sosyal aktörlerin de önemli bir rolü vardır.

More Sentences
agent i. görevli
The service agent helped me solve my problem.
Servis görevlisi sorunumu çözmeme yardım etti.

More Sentences
agent i. oyuncu
He became a free agent this summer.
Bu yaz serbest oyuncu oldu.

More Sentences
Sigortacılık
agent i. acente
Recruiting and retaining the best agents is one of the top priorities of every successful brokerage.
En iyi acenteleri işe almak ve elde tutmak, her başarılı komisyonculuğun en önemli önceliklerinden biridir.

More Sentences
Medikal
agent i. ajan
Brokers in the arms trade are quite unique agents.
Silah ticaretindeki simsarlar oldukça benzersiz ajanlardır.

More Sentences
agent i. madde
It is clear to all of us that the effects of plant protection agents are not only beneficial.
Bitki koruma maddelerinin etkilerinin sadece faydalı olmadığı hepimiz için açıktır.

More Sentences
Gıda
agent i. aracı
Startups are the primary agents of innovation.
Startup'lar inovasyonun birincil aracılarıdır.

More Sentences
agent i. madde
It is clear to all of us that the effects of plant protection agents are not only beneficial.
Bitki koruma maddelerinin etkilerinin sadece faydalı olmadığı hepimiz için açıktır.

More Sentences
Genel
agent i. faktör
agent i. yapan kimse
agent i. eyleyen
agent i. bir başkası adına iş gören kişi veya kuruluş
agent i. fail
agent i. gereç
agent i. distribütör
agent i. mümessil
agent i. etkili olan kimse
agent i. gizmen
agent i. amil
agent i. gizli ajan
agent i. aracı simsar
agent i. eleman
agent i. menajer
Ticaret/Ekonomi
agent i. emlakçı
agent i. amil
agent i. banka veya sigorta şubesi
agent i. delege
agent i. fail
agent i. komisyoncu
agent i. mümessil
agent i. murahhas
agent i. simsar
agent i. vekaletle temsil eden şahıs
agent i. yükleten
Siyasal
agent i. özne
Teknik
agent i. araç
agent i. katkı maddesi
agent i. vasıta
İnşaat
agent i. oluşturucu
agent i. yardımcı
Denizcilik
agent i. vapur ortaklığı
Gıda
agent i. araç
Kimya
agent i. etki üretebilen aktif kuvvet veya madde
agent i. etkin madde
Biyokimya
agent i. özdek
Dilbilim
agent i. yapıcı
agent s. kılıcı
Felsefe
agent i. etmen
Askeri
agent i. gizli ajan

"agent" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
inquiry agent i. sorgu vekili
ticket agent i. bilet acentesi
free agent i. faili muhtar
diluting agent i. seyreltici madde
sweetening agent i. tatlandırıcı
agent's contract i. acente sözleşmesi
double agent i. iki taraflı çalışan casus
dehydrating agent i. suçeker
real estate agent i. emlakçı
agent provocateur i. kışkırtıcı ajan
accredited agent i. akredite edilmiş acenta
goods agent i. nakliyeci
consular agent i. fahri konsolos
disinfecting agent i. dezenfektan
ticket agent i. seyahat acenteleri için eskiden kullanılan isim
forwarding agent i. nakliye komisyoncusu
agent on change i. borsa acentası
causal agent i. etmen
agent's commission i. acente komisyonu
defrothing agent i. köpük giderici madde
shipping agent i. nakliyatçı
oxidizing agent i. yükseltgen
narcotics agent i. narkotik şube
agent's coupon i. acenta kuponu
collecting agent i. tahsildar
shipping agent i. nakliyeci
publicity agent i. reklamcı
secret agent i. gizli görevli
express agent i. ambarcı
secret agent i. ajan
fbi agent i. fbı ajanı
carrying agent i. nakliyat firması
cleansing agent i. temizleme şirketi
news agent i. gazeteci
estate agent i. emlakçı
land agent i. emlakçı
estate agent i. emlak komisyoncusu
binding agent i. bağlayıcı madde
oxidizing agent i. oksitleyici
press agent i. basın sözcüsü
purchasing agent i. satınalma temsilcisi
wetting agent i. ıslatıcı
wetting agent i. nemlendirici etmen
forwarding agent i. nakliye acentesi
wetting agent i. suda eriyen madde
press agent i. basın danışmanı
travel agent i. seyahat acentesi
ticket agent i. bilet acentası
agent provocateur i. provokatör ajan
secret agent i. gizli ajan
insurance agent i. sigorta acentası
forwarding agent i. nakliyeci
publicity agent i. tanıtımcı
carrying agent i. nakliyeci
clarifying agent i. arıtma maddesi
depilatory agent i. hamamotu
agent provocateur i. ajan provokatör
descaling agent i. kireç çözücü
sole agent i. tek yetkili mümessil
adhesive agent i. yapışkan madde
waterproofing agent i. su geçirmez madde
gelling agent i. jelleştirici
customs agent i. gümrükçü
active agent i. aktif madde
cleansing agent i. temizlik ürünü
commercial agent i. ticari vekil
sole agent i. tek temsilci
discoloring agent i. renksizleştirme kimyasalı
discoloring agent i. soldurma maddesi
dulling agent i. matlaştırma maddesi
claim agent i. hasar servis yetkilisi
washing agent i. deterjan
washing agent i. yıkama maddesi
road agent i. soyguncu
road agent i. gaspçı
road agent i. haydut
road agent i. eşkıya
house agent i. ev ve emlak komisyoncusu
house agent i. ev tellalı
ticket agent i. gişe yetkilisi
ticket agent i. bilet satıcısı
glass cleaning agent i. cam temizleme maddesi
glass cleaning agent i. cam temizleme deterjanı
special agent in charge of the investigation i. soruşturmadan sorumlu özel ajan
federal agent i. federal ajan
security agent i. güvenlik görevlisi
distributing agent i. dağıtım bayii
diluting agent i. seyreltici
inquiry agent i. özel dedektif
ticket agent i. biletçi
agent orange i. portakal gazı
fbi agent i. fbi ajanı
ticket agent i. bilet görevlisi
public agent i. kamu görevlisi
talent agent i. oyuncu menajeri/temsilcisi
adhesive agent i. yapıştırıcı
adhesive agent i. bant
adhesive agent i. yapışkan
adhesive agent i. tutkal
agricultural agent i. zirai danışman
agricultural agent i. tarım danışmanı
travel agent i. seyahat danışmanı
undercover agent i. gizli görevli
undercover agent i. ajan
espionage agent i. istihbarat casusu
espionage agent i. istihbarat ajanı
publishing agent i. telif/edebiyat ajanı
publishing agent i. yayıncı temsilcisi
mill agent i. sahibi başka ülkede yaşayan bir fabrikada görevli yerel yönetici
book agent i. kitap satıcısı
booking agent i. bir kimseyi veya şirketi gösteri için tutan kimse
road agent [new england] i. yol sorumlusu
road agent [new england] i. yol görevlisi
road agent i. yolkesen
dissolving agent i. eritici madde
dissolving agent i. çözücü sıvı
dissolving agent i. çözücü madde
dissolving agent i. eritici sıvı
distributing agent i. distribütör
fbi agent i. federal soruşturma bürosuna bağlı özel kolluk kuvveti ajanı
chaos agent i. kargaşa yaratan kimse
chaos agent i. canı istediği için kargaşa yaratan kimse
agent of chaos i. kargaşa yaratan kimse
agent of chaos i. canı istediği için kargaşa yaratan kimse
house agent i. emlakçı
house agent i. kira tahsildarı
appoint a person as an agent f. vekil tayin etmek
press-agent f. basın danışmanlığı yapmak
press-agent f. basın sözcülüğü yapmak
press-agent f. tanıtım yapmak
press-agent f. basın sözcülüğünü yapmak
press-agent f. reklamını yapmak
press-agent f. basın danışmanlığını yapmak
press-agent f. halka duyurmak
through an agent zf. temsilci aracılığıyla
through an agent zf. temsilci vasıtasıyla
İfadeler
(acting as) principal or agent expr. asaleten veya vekaleten
Konuşma Dili
fbi agent i. fbi ajanı
Konuşma
I was accused of being an agent expr. ajan olmakla suçlandım
Ticaret/Ekonomi
selling agent i. satış temsilcisi
commission agent i. alım satım aracısı
agent for service i. tebligat vekili
fiscal agent i. mali temsilcilik
customs agent i. gümrükçü
sub agent i. acenta vekili
paying agent i. ödeme kuruluşu
forwarding agent i. taşıma acentesi
transfer agent i. nakliye acentası
purchasing agent i. satınalma acentesi
commercial agent i. mümessil