| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | amaze f. | şaşırtmak | ||
|
It always amazes me how she takes care of 5 children. Beş çocuğa birden bakabilmesi beni hep şaşırtmıştır. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | amaze i. | şaşkınlık | ||
| Genel | amaze i. | hayranlık | ||
| Genel | amaze i. | hayret | ||
| Genel | amaze f. | şaşkına çevirmek | ||
| Genel | amaze f. | afallatmak | ||
| Genel | amaze f. | hayrette bırakmak | ||
| Genel | amaze f. | hayran bırakmak | ||
| Genel | amaze f. | hayrete düşürmek | ||
| Genel | amaze f. | hayret ettirmek | ||
| Genel | amaze f. | şaşkınlık uyandırmak | ||
| Genel | amaze f. | hayret uyandırmak | ||
| İngilizce | Türkçe | |
|---|---|---|
| Genel | ||
| Genel | amaze [obsolete] i. | akıl karışıklığı |
| Genel | amaze [obsolete] i. | panik |
| Genel | amaze [obsolete] f. | allak bullak etmek |
| Genel | amaze [obsolete] f. | birbirine katmak |
| Konuşma | ||
| Konuşma | you amaze me expr. | beni şaşırtıyorsun |
| Konuşma | you never cease to amaze me expr. | sürekli beni şaşırtıyorsun |