await - Türkçe İngilizce Sözlük

await

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

await — Definition

Anlamı ve Tanımı:
beklemek, gözetmek, karşılamak
Okunuş (IPA):
(AmE /əˈweɪt/ – BrE /əˈweɪt/)
Terim Türü:
Fiil: await (awaits – awaited – awaiting)
Bir olayın veya kişinin gerçekleşmesini bilinçli olarak bekleme durumu. Eski Fransızca awaitier kökü, tetikte olma ve hazırlık fikrini içerir. Resmî ve edebî dilde, beklenti ve sonuç arasındaki gerilimi kuran fiil olarak kullanılır
Eş Anlamlılar:
expect
Zıt Anlamlılar:
ignore

"await" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 7 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
await f. beklemek
He stayed up all night awaiting his master's orders.
Bütün gece efendisinin emirlerini bekledi.

More Sentences
await f. pusuda beklemek
A terrible accident awaited the group at the end of the pathway.
Patika yolun sonunda grup için korkunç bir kaza pusuda bekliyordu.

More Sentences
await f. gözlemek
await f. hazır olmak
await f. gözetmek
await f. karşılamak
Hukuk
await f. intizar etmek

"await" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 18 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
await [obsolete] i. pusu
await one's turn f. sıra beklemek
await one's turn f. nöbet beklemek
await one's turn f. nöbet tutmak
await news f. birisinden haber beklemek
await news f. haber beklemek
await the arrival of f. yoluna bakmak
await the arrival of f. yolunu beklemek
await confirmation f. teyit beklemek
await confirmation f. konfirmasyon beklemek
await something impatiently f. merakla beklemek
await a reply f. cevap beklemek
await execution f. idam edilmeyi beklemek
await trial in prison f. ceza evinde yargılanmayı beklemek
await confirmation f. olur/onay beklemek
await [obsolete] f. pusuya yatmak
await [obsolete] f. kötü niyetle birini beklemek
Ticaret/Ekonomi
await to a reply f. cevap beklemek