bireyler - Türkçe İngilizce Sözlük

bireyler

"bireyler" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 2 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
bireyler individuals i.
This case is a perfect example of the impact on individuals of the quality or otherwise of European integration.
Bu dava, Avrupa entegrasyonunun kalitesinin ya da kalitesizliğinin bireyler üzerindeki etkisine mükemmel bir örnektir.

More Sentences
bireyler fry i.

"bireyler" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 38 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
genç bireyler youth i.
toplum içinde yaşayan bireyler community-residing persons i.
toplumda yaşayan bireyler community-residing persons i.
genç ve orta yaşlı bireyler young and middle-aged individuals i.
kendini gerçekleştiren bireyler self-realized individuals i.
etkileşime giren bireyler veya türler coactor i.
fiziksel veya zihinsel engelli bireyler disabled i.
(gruplar ve bireyler arasında) karşılıklı işbirliği symbiosis i.
ilişkili olmayan bireyler arasında doğal çiftleşme outbreeding i.
farklı bireyler arası çaprazlama outcross i.
dalgalı saçlı bireyler içeren cymotrichous s.
aynı ebeveynleri paylaşan (bireyler) full s.
Ticaret/Ekonomi
(kredi) bireyler arası person-to-person s.
Hukuk
engelli bireyler eğitim yasası disabilities education act i.
(roma'da) esir alınanların hür bireyler olarak öldüğünü varsayan yasal bir ilke postliminium i.
(roma'da) düşman tarafından esir alınan kimselerin hür bireyler olarak öldüğünü varsayan yasal bir ilke postliminy i.
kanun nazarında/karşısında tüm bireyler eşittir all men are equal in the sight of the law expr.
Teknik
aşırı sıcak veya soğuk çevrelere maruz kalan bireyler individuals exposed to extreme hot or cold environments i.
Medikal
sağlıklı bireyler healthy individuals i.
kronik fiziksel özürlü bireyler persons with chronic physical disability i.
aynı türden olup genetik olarak farklı bireyler arasında cerrahi doku nakli homograft i.
Anatomi
homoseksüel bireyler third sex i.
Psikoloji
ruh sağlığı bozuk olan bireyler persons with mental disorders i.
öz farkındalığı olan bireyler self-realized individuals i.
bireyler arasındaki kabul edilebilir davranışları belirleyen sınır boundaries i.
Mantık
ortak özelliği olmayan (bireyler) discrete s.
ortak özelliği olmayan (bireyler) discretive s.
Biyoloji
transseksüel ve interseks bireyler gibi, ne erkek ne de kadın olarak kabul edilen kimse third gender i.
Deniz Biyolojisi
olgun bireyler mature individuals i.
Sosyal Bilimler
bireyler arası saygı interpersonal respect i.
bireyler arası çatışma inter- personal conflict i.
asalak/parazit bireyler parasitic singles i.
asalak/parazit bireyler parasite singles i.
Dini
ingiltere'de ortaya çıkan, tanrı ile bireyler arasındaki dini makamları reddeden bir dinsel hareket independency i.
Felsefe
toplumsal olguların bireyler arasındaki ilişkilerden doğduğunu savunan öğreti relationism i.
toplumsal olguların bireyler arasındaki ilişkilerden doğduğunu savunan öğreti ile ilgili relationist s.
Askeri
algı yönetimi ya da benzer yaklaşımlar bağlamında, birbirine muhalif bireyler, gruplar, istihbarat sistemleri veya yetkililer tarafından elde edilen veri categories of data i.
Kısaltma
mülkler ve koruma altındaki bireyler kodu epic (estates and protected individuals code) i.