blessed - Türkçe İngilizce Sözlük

blessed

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

blessed — Definition

Anlamı ve Tanımı:
kutsanmış, mutlu, ayrıcalıklı
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈblɛsɪd/, /blɛst/ – BrE /ˈblɛsɪd/, /blɛst/)
Terim Türü:
Sıfat: blessed
İlahi ya da mecazî olarak olumlu niteliklerle donatılmış olma durumu. Bless fiilinin sıfatlaşmış biçimi, zamanla mutluluk ve şans anlamını da kazanmıştır. Dinî söylemde kutsallık, gündelik dilde ise memnuniyet ve talih vurgusu için kullanılır
Eş Anlamlılar:
fortunate, holy
Zıt Anlamlılar:
cursed

"blessed" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 18 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
blessed s. kutsal
Genel
blessed s. mübarek
Our Prophet killed with his own blessed hands.
Peygamberimiz kendi mübarek elleriyle öldürdü.

More Sentences
blessed s. kutsanmış
And for that, I consider myself blessed.
Ve bunun için kendimi kutsanmış sayıyorum.

More Sentences
blessed s. huzurlu
I am so blessed!
Çok huzurluyum.

More Sentences
blessed s. mutlu
Blessed is the Human Being who has understood this message as personal for themselves, not about the cosmos.
Ne mutlu bu mesajı kozmosla ilgili değil, kendileri için kişisel olarak anlayan İnsan Varlığına.

More Sentences
blessed s. şanslı
However, she definitely had not felt as blessed as tonight.
Ancak, kesinlikle bu geceki kadar şanslı hissetmemişti.

More Sentences
blessed s. bereketli
blessed s. kutlu
blessed s. kutsal
blessed s. el üstünde tutulan
blessed s. hürmet gösterilen
blessed s. saygı gösterilen
blessed s. saygıdeğer
blessed s. (hüsnütabirle) lanetli
blessed s. kınanacak derecede sinir bozucu
blessed s. ayıplanacak derecede tiksindirici
blessed s. ayrıcalıklı
İfadeler
blessed i. allah'ın

"blessed" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 45 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
blessed night i. kandil gecesi
blessed thistle i. peygamberdikeni
the blessed sacrament i. komünyonda kullanılan kutsanmış ekmek
the blessed sacrament i. aşai rabbani ayini
every blessed day i. tanrı`nın günü
blessed virgin i. meryem ana
blessed trinity i. baba oğul kutsal ruh
blessed trinity i. baba oğul ve kutsal ruh
blessed thistle i. kalkan dikeni
be blessed f. kutsanmak
be blessed with f. bir şeyle kutsanmış olmak
İfadeler
may your bayram be blessed expr. bayramınız mübarek olsun
may your bayram be blessed expr. bayramınız kutlu olsun
Atasözü
blessed is he who expects nothing for he shall never be disappointed bir şey beklemeyen (çok şey umut etmeyen) hayal kırıklığına uğramaz
it is more blessed to give than to receive vermek almaktan daha iyidir
it is more blessed to give than to receive vermek almaktan daha kutsaldır
blessed is he who expects nothing, for he shall never be disappointed beklentisi olmayanın hayal kırıklığı olmaz
Konuşma Dili
every blessed day expr. her allahın günü
Deyim
blessed event i. bebeğin doğumu
blessed event i. bebeğin dünyaya gelmesi
blessed with (something) s. ile bahşedilmiş
blessed with (something) s. … ile kutsanmış
blessed with (something) s. (bir şeyle) donatılmış
Konuşma
have a blessed friday expr. hayırlı cumalar
Botanik
blessed thistle i. mübarekdikeni
blessed thistle i. şevketi bostan
blessed thistle i. şevketibostan
blessed thistle i. bostan otu
blessed thistle i. kolgan
blessed thistle i. mübarek dikeni
blessed thistle i. peygamber dikeni
blessed thistle i. şevket otu
Tarih
blessed mantle i. hırka-i saadet
Dini
blessed fault i. erdiren hata
blessed fault i. mutlu hata
blessed rice grains i. okunmuş pirinç
blessed trinity i. teslis
blessed trinity i. kutsal üçleme
blessed trinity i. kutsal üçlü
blessed virgin mary i. meryem ana
the blessed i. cennete gidenler
dormition of the blessed virgin i. hz. meryem'in ölümü ve göğe yükselişi
bmv (blessed mary the virgin) kısalt. kutsal bakire meryem ana
bv (blessed virgin) kısalt. meryem ana
Mitoloji
islands of the blessed i. (yunan mitolojisinde) hesperides