blessing - Türkçe İngilizce Sözlük

blessing

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

blessing — Definition

Anlamı ve Tanımı:
nimet, kutsama, iyilik
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈblɛsɪŋ/ – BrE /ˈblɛsɪŋ/)
Terim Türü:
İsim: blessing (blessings)
Olumlu sonuç veya değerli katkı olarak algılanan durum. Bless fiilinden türeyen adlandırma, dinsel eylemden soyut kazanca doğru anlamını genişletmiştir. Din, etik ve gündelik anlatımda, beklenmedik fayda ya da olumlu gelişme olarak değerlendirilir
Eş Anlamlılar:
boon, benefit
Zıt Anlamlılar:
curse

"blessing" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 24 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
blessing i. nimet
Electricity is the biggest blessing in our modern life.
Elektrik, modern hayatımızdaki en büyük nimettir.

More Sentences
Genel
blessing i. lütuf
Please, though, let us have no new centrally-enforced blessings.
Yine de lütfen, bize merkezden dayatılan yeni lütuflar olmasın.

More Sentences
blessing i. bereket
Blessings and peace to everyone who is grieving.
Yas tutan herkese bereket ve esenlik dilerim.

More Sentences
blessing i. onay
The manager didn't give her blessing to the plan.
Müdür plana onay vermedi.

More Sentences
blessing i. takdis
blessing i. kutsayan
blessing i. dua
blessing i. şükran
blessing i. hamd
blessing i. tanrı'nın lütfu
blessing i. inayet
blessing i. hayırdua
blessing i. yemekten önceki şükran duası
blessing i. destek
blessing i. hayır dua
blessing i. teşvik
blessing i. kutsama
blessing i. iyilik
blessing i. kayra
blessing i. kutsanma
blessing i. tek boynuzlu at sürüsü
blessing i. iyi şans
blessing zf. kutsayarak
Dini
blessing i. modern pagan ayini

"blessing" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 57 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
knowledge because of god’s blessing i. ledünni ilim
knowledge because of god’s blessing i. vehbi bilim
knowledge because of god’s blessing i. ilm-i ledün
knowledge because of god’s blessing i. ilm-i vehbi
mixed blessing i. olumlu özellikleriyle birlikte olumsuz özellikleri de olan şey
mixed blessing i. hem iyi hem kötü
blessing in disguise i. kahır yüzünden lütuf
blessing (out) i. lanetleme
blessing (out) i. sövme
say the blessing f. yemek duası yapmak
ask the blessing f. yemek duası yapmak
receive somebody's blessing f. duasını almak
give one's blessing f. hakkını helal etmek
have someone's blessing f. onayını almak
have someone's blessing f. olurunu almak
turn out to be a blessing in disguise f. bir şerrin hayırla sonuçlanması
turn out to be a blessing in disguise f. sonu hayra çıkmak
ask for one's blessing f. helallik istemek
Konuşma Dili
hidden blessing i. gizli lütuf
blessing in disguise i. çözülmez gibi görünüp sonradan avantaja dönen sorun
blessing in disguise i. gizli lütuf
Deyim
blessing in disguise i. başlangıçta kötü sonrasında iyi olan şey
a mixed blessing i. hem olumlu hem olumsuz bir durum
a mixed blessing i. hem iyi hem kötü bir durum
a mixed blessing i. aynı anda iyi/olumlu ve kötü/olumsuz sonuçları olan bir durum
give one's blessing f. rıza göstermek
give one's blessing f. izin vermek
give one's blessing f. onay vermek
be a mixed blessing f. hem olumlu hem olumsuz yanları/sonuçları olmak
be a blessing in disguise f. beklenmedik şekilde olumlu sonuçlanmak
be a mixed blessing f. olumlu özellikleriyle birlikte olumsuz özellikleri de olmak
be a blessing in disguise f. sonu hayırlı olmak
be a blessing in disguise f. sonu hayra çıkmak
be a mixed blessing f. hem iyi hem kötü olmak
be a blessing in disguise f. hayırlı bir şeye vesile olmak
know the blessing of f. ...nın değerini bilmek
a blessing in disguise expr. her işte bir hayır vardır
with my blessing expr. itirazım yok
with my blessing expr. memnuniyetle
a blessing in disguise expr. sonradan şansa dönüşen bir talihsizlik
blessing in disguise expr. şerdeki hayır
a blessing in disguise expr. beklenmedik şekilde olumlu sonuçlanan talihsizlik
blessing in disguise expr. beklenmedik şekilde olumlu sonuçlanan talihsizlik
a blessing in disguise expr. şerdeki hayır
blessing in disguise expr. hayırlı bir şeye vesile olan kötü şans/şanssızlık
blessing in disguise expr. sonradan şansa dönüşen bir talihsizlik
a blessing in disguise expr. hayırlı bir şeye vesile olan kötü şans/şanssızlık
with (one's) blessing expr. (birinin) müsaadesiyle
with (one's) blessing expr. (birinin) izniyle
with (one's) blessing expr. (birinin) rızasıyla
with (one's) blessing expr. (birinin) iyi dilekleriyle
with (one's) blessing expr. (birinin) onayıyla
with (one's) blessing expr. (birinin) desteğiyle
a blessing in disguise expr. her şerde bir hayır vardır
Siyasal
blessing of the liberty i. özgürlüğün nimetleri
Dini
toronto blessing i. katılımcılar tarafından gülme, ağlama ve bayılma gibi duygusal tepkilerin gösterildiği bir hristiyan ibadet biçimi
second blessing i. kutsal ruh'un ikinci bir armağanı olarak din değiştirmeden bir süre sonra gelen kutsanma deneyimi