borderlines - Türkçe İngilizce Sözlük

borderlines

borderlines — Definition

Anlamı ve Tanımı:
sınırda, ara/ikircikli
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈbɔːrdərlaɪn/ – BrE /ˈbɔːdəlaɪn/)
Terim Türü:
Sıfat/İsim: borderline (borderlines)
Tam sınırda olmayı, arada kalmışlığı niteleyen sözcüktür; klinik/psikoloji bağlamında “borderline” terimleşmiş kullanımlara da sahiptir. “Border” + “line” birleşimi, hem coğrafi çizgiyi hem kavramsal eşiği “çizgi” metaforuyla birleştirir

"borderlines" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 22 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
borderline i. sınır
There is a long wall on the borderline between the two countries.
İki ülke arasındaki sınır hattında uzun bir duvar var.

More Sentences
borderline i. sınır çizgisi
But can we always draw a neat borderline?
Fakat her zaman düzgün bir sınır çizgisi çizebilir miyiz?

More Sentences
Medikal
borderline s. sınırda
The doctor thinks he might have a borderline personality disorder.
Doktor onda sınırda kişilik bozukluğu olabileceğini düşünüyor.

More Sentences
Genel
borderline i. hudut
borderline i. sınır boyu
borderline s. kesin olmayan
borderline s. sınırdaki
borderline s. sınıra yakın olan
borderline s. belirsiz
borderline s. standartları tam olarak karşılamayan
borderline s. belirsiz
borderline s. arada olan
borderline s. marjinal
borderline s. kalıplara uymayan
borderline s. müstehcen
borderline s. zevksiz
borderline s. ara/ikircikli
borderline zf. neredeyse
Psikoloji
borderline i. sınır kişilik bozukluğu hastası
borderline s. sınır kişilik bozukluğuna ait
borderline s. sınır kişilik bozukluğuyla ilgili
borderline s. sınır kişilik bozukluğu olan

"borderlines" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 1 sonuç

Türkçe İngilizce
Medikal
borderline border line i.

"borderlines" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 23 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
borderline case i. sınır vaka
borderline case i. her iki kategoriye de girebilecek bir durum
Konuşma Dili
borderline impossible i. neredeyse imkansız
Deyim
on the borderline expr. (iki şey) arasında gidip gelen
on the borderline expr. karar verilmemiş
on the borderline expr. (bir şeyin) çizgisinde
on the borderline expr. (iki şey) arasında bir yerde
on the borderline expr. (iki şey) arasında kalmış
on the borderline expr. kararsız
on the borderline expr. sınırda
on the borderline expr. muallakta
on the borderline expr. (bir şeyin) sınırında/eşiğinde
on the borderline expr. çizgide
on the borderline expr. eşikte
on the borderline expr. karara bağlanmamış
Teknik
borderline pumping temperature i. pompalanabilme sınır sıcaklığı
Medikal
borderline personality disorder i. sınır kişilik bozukluğu
borderline product i. ara ürün
mucinous borderline ovarian tumor i. müsinöz borderline over tümörü
Psikoloji
borderline schizophrenia i. sınırdaki şizofreni
borderline personality disorder i. sınırda kişilik bozukluğu
borderline intelligence i. sınır zeka
bpd (borderline personality disorder) kısalt. sınırda kişilik bozukluğu