breakthrough - Türkçe İngilizce Sözlük

breakthrough

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

breakthrough — Definition

Anlamı ve Tanımı:
atılım, çığır açan gelişme
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈbreɪkθruː/ – BrE /ˈbreɪkθruː/)
Terim Türü:
İsim: breakthrough (breakthroughs)
Bir alanda kilidi açan, eşiği aşan büyük ilerlemeyi tanımlar. “Break through” ifadesindeki fiziksel “engel delme” çekirdeği, bilim/teknoloji dilinde “çığır açma” metaforuna dönüşmüştür

"breakthrough" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 24 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
breakthrough i. atılım
This device is considered a major breakthrough in health technologies.
Bu cihaz sağlık teknolojilerinde büyük bir atılım olarak kabul edilmektedir.

More Sentences
breakthrough i. ilerleme
There has definitely been a breakthrough this year in the area of aid, on which I have been working.
Üzerinde çalıştığım yardım alanında bu yıl kesinlikle bir ilerleme kaydedildi.

More Sentences
breakthrough i. buluş
One of the most incredible breakthroughs in water systems is low-flow water fixture systems.
Su sistemlerindeki en inanılmaz buluşlardan biri düşük akışlı su armatür sistemleridir.

More Sentences
breakthrough i. dönüm noktası
The Biarritz Summit was a breakthrough for reinforced cooperation.
Biarritz Zirvesi güçlendirilmiş işbirliği için bir dönüm noktası olmuştur.

More Sentences
breakthrough s. çığır açan
He was named a BAFTA Breakthrough Brit in 2017.
2017'de BAFTA Çığır Açan Britanyalı seçildi.

More Sentences
breakthrough i. büyük buluş
breakthrough i. bilimde büyük buluş
breakthrough i. çığır açan buluş
breakthrough i. yenilik
breakthrough i. (engel, kısıtlama, denetim) aşma
breakthrough i. (engel, kısıtlama, denetim) aşılan yer
breakthrough i. çığır açan gelişme
Konuşma Dili
breakthrough i. aydınlanma
breakthrough i. farkına varma
breakthrough i. idrak
Ticaret/Ekonomi
breakthrough i. fiyat rekoru
Siyasal
breakthrough i. kısıtlamalara karşı istisnalar
Teknik
breakthrough i. iyileştirme
breakthrough i. önemli ilerleme
Maden
breakthrough i. iki maden çalışmasını birbirine bağlayan kısa geçit
Coğrafya
breakthrough i. suyun geçit oluşturması
Askeri
breakthrough i. cepheyi yarıp geçme
breakthrough i. yarma
Spor
breakthrough i. karşı savunmanın içeri girmesi

"breakthrough" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 18 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
breakthrough bleeding i. ani kanama
breakthrough pain i. ani sancı
breakthrough pain i. ani ağrı
technological breakthrough i. büyük bir teknolojik yenilik
technological breakthrough i. büyük bir teknolojik buluş
breakthrough information i. çığır açıcı bilgi
breakthrough change i. köklü değişiklik
stunning breakthrough i. çarpıcı yenilik/buluş
achieve a significant breakthrough in f. önemli bir çığır açmak
make a breakthrough f. büyük/önemli bir atılım gerçekleştirmek
make a breakthrough f. çığır açmak
Deyim
make a breakthrough f. çıkış yapmak
have a breakthrough f. çıkış yapmak
Medikal
breakthrough pain i. kaçak ağrı
virological breakthrough i. viral alevlenme
virologic breakthrough i. viral alevlenme
Kimya
breakthrough time i. hamle zamanı
Askeri
breakthrough forces i. herhangi bir büyük savaşta düşmanın savunma hatlarını geçip hava üslerine saldırılar düzenleyerek hava harekatını engellemekle görevli birlikler